Korku türünün genç kraliçesi Mia Goth'un yeni filmi Infinity Pool'u nihayet izledim ve tek kelimeyle bayıldım. Mia Goth, iyi bir insan izlenimi uyandıran çocuksu ince ses tonunuyla psikopatlığı, canlandırdığı kötü karakterlerle ve muazzam oyunculuk permormansıyla o kadar güzel harmanlıyor ki…devamıKorku türünün genç kraliçesi Mia Goth'un yeni filmi Infinity Pool'u nihayet izledim ve tek kelimeyle bayıldım. Mia Goth, iyi bir insan izlenimi uyandıran çocuksu ince ses tonunuyla psikopatlığı, canlandırdığı kötü karakterlerle ve muazzam oyunculuk permormansıyla o kadar güzel harmanlıyor ki kendisine hayran olmamak, heyecanlanmamak elde değil kesinlikle. Bunun yanı sıra filmin renkleri kullanımı çok iyi ve muhteşem bir sinematografi şöleni sunuyor. Yine buna ek olarak kullandığı harika müziklerle inanılmaz güzellikte bir atmosferin içine sokuluyor seyirci.
Ben filme bayıldım ve Mia Goth'un performansının ve büyüleyici güzelliğinin heyecanıyla hala ellerim tir tir titriyor şu an. Siz değerli dostlarıma da mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Puanım 10/10.
Filmden bir Mia Goth repliği:
"JAMESİEEEEE..." 😱
İncelememin bundan sonra ki kısmı filmin mesajıyla ilgili ilerledikçe daha derine inen kritiğini içeriyor. Henüz izlememiş olan dostlarımı bundan sonraki kısımda spoiler içerebileceği konusunda uyarayım.
Filmin ana fikrini ya da başka bir deyişle ne mesaj verdiğini anlayabilmemiz için öncelikle filmde yer alan polislerin ana karakterimizin gerçek bedenini mi yoksa klonunu mu öldürdüğünü ele almamız gerekiyor.
İnsanın özü kötü ise polisler karakterin klonunu öldürüyorlar. Çünkü karakterin gerçek bedeni gerçek olanı yani kötülüğü, klonu ise sahte olanı yani iyiliği temsil ediyor.
Öte yandan eğer insanın özü iyi ise polisler karakterin gerçek bedenini öldürüyorlar. Çünkü finalde karakter kötü bir insan oluyor ve gerçek bedeni iyiliği temsil ediyor.
Sonuç olarak film bize eğer insanın özü kötü ise filmde idam edilenlerin klonlar olduğunu, yok eğer insanın özü iyi ise filmde idam edilenlerin karakterin gerçek bedeni olduğunu söyleyerek insanın özünün iyi mi yoksa kötü mü olduğu sorusunun cevabını biz seyircilere bırakıyor.
Ama daha da derine inersek bu durum da değişiyor. Eğer insanın özü kötü ise polisler karakteri idam ederek iyi yanını yani klonunu öldürmesine yardım etmiş oluyorlar.
Yok eğer insanın özü iyi ise polisler karakteri idam ederek yine iyi yanını yani gerçek bedenini öldürmesine yardım etmiş oluyorlar.
Sonuç olarak polisler iki farklı durumda da karakterin iyi yanını öldürmesine yardım etmiş oluyorlar. Çünkü iki farklı durumda da karakter finalde kötü bir insan oluyor. Bu da filmin biz seyircilere ceza sisteminin her iki farklı durumda da kötülüğe hizmet ettiğini söylediğini gösterir. Polisler iyilik adına olsa da bile bile birini öldürerek kendileri de içlerindeki iyi parçayı öldürmüş oluyorlar. Çünkü gerekçe olarak ne gösterirlerse göstersinler kötülüğe kötülükle karşılık vermiş oluyorlar. Niyetleri kötülük olmasa bile. Doğal olarak ceza sistemi olmazsa toplum diye bir şey de kalmaz diye düşünebilirsiniz ve bu konuda haklısınız. Ceza sistemi olmazsa toplum diye bir şey de kalmaz. En iyi ihtimalle çekirdek aile seviyesinde kalır. Dört kişiden oluşmasa da yüz, yüzelli kişiden oluşan bir çekirdek aile bu. Çünkü insanın sosyal kapasitesinin sınırı budur. Fazlasını tanımaz unutur.
Tüm bunlardan yola çıkarak diyebiliriz ki Infinity Pool bize insanlığın arada kalmışlığını ve insan özünün milyarlarca kişiden oluşan devasa bir topluma uygun olmadığını. Bu yüzden polislerin iki farklı durumda da iyiliği öldürdüğünü ve bunu yaparak kendilerinin de kötülük yaptığını görüyoruz. Sonuçta polisler karakterin klonunu öldürüyorlar, çünkü film bize insanın özünün kötülük olduğunu söylüyor.