Ben öğrendim sizde öğrenin Osmanlı döneminde, 1833 yılında resmi gazetede (Takvim-i Vekayi) bildiğin "vampir haberi" yayımlanmış! Olay Bulgaristan’ın Tırnova kasabasında geçiyor. Halk, "Vampirler un çuvallarını patlatıyor, gece üzerimize çöküyor" diye ayaklanınca, devlet duruma el koyup kasabaya bir "cadıcı" (yani vampir…devamıBen öğrendim sizde öğrenin Osmanlı döneminde, 1833 yılında resmi gazetede (Takvim-i Vekayi) bildiğin "vampir haberi" yayımlanmış! Olay Bulgaristan’ın Tırnova kasabasında geçiyor. Halk, "Vampirler un çuvallarını patlatıyor, gece üzerimize çöküyor" diye ayaklanınca, devlet duruma el koyup kasabaya bir "cadıcı" (yani vampir avcısı) göndermiş.
İşin en komik yanı ise; yapılan "inceleme" sonucunda bu vampirlerin aslında iki eski yeniçeri olduğu iddia edilmiş! Cadıcı, mezarlarını açıp cesetlerin bozulmadığını görünce "Tamam bunlar vampir" demiş ve etkisiz hale getirmek için kazık çaktırmış. Olayın resmi gazetede yayımlanma sebebi ise tamamen imaj; yani devlet diyor ki: "Biz o kadar güçlüyüz ki, halkımızı vampirden bile koruruz!"
Spoiler içeriyor
bence aşırı eğlenceli ve enerjisi hiç düşmeyen bir filmdi 😍🐼🔥✨. Bu sefer hikâyede Po’nun uzun zamandır kayıp olan gerçek babası ortaya çıkıyor 👨👦🥹 ve Po kendi köklerini öğrenmek için panda köyüne gidiyor 🏞️🐼🎋. Aynı anda ruhlar dünyasından gelen çok güçlü…devamıbence aşırı eğlenceli ve enerjisi hiç düşmeyen bir filmdi 😍🐼🔥✨. Bu sefer hikâyede Po’nun uzun zamandır kayıp olan gerçek babası ortaya çıkıyor 👨👦🥹 ve Po kendi köklerini öğrenmek için panda köyüne gidiyor 🏞️🐼🎋. Aynı anda ruhlar dünyasından gelen çok güçlü bir düşman 😨⚡👹 bütün kung fu ustalarının gücünü toplamaya başlıyor 💥🌀.
özellikle panda köyü sahneleri aşırı tatlıydı 😭💖🐼. Her yerde sakar, eğlenceli pandalar görmek baya keyifliydi 🍜🎍😂. Ama film sadece komedi değil 🥹✨, Po’nun “gerçekten kim olduğunu” bulma süreci de vardı 💭🫶. Hem ejder savaşçı olmak 🐉⚔️ hem de kendi gibi kalmak arasında denge kurmaya çalışması güzeldi 🌟💛.
aksiyon sahneleri de baya iyiydi 😮💨🔥⚡. Özellikle son savaş 🌀💥👊 görsel olarak çok güçlüydü 🎨✨. Ruh dünyası sahneleri 🌌👀 ve o yeşil enerji efektleri 💚⚡ baya havalı görünüyordu.
ben izlerken sürekli gülümsedim 😄🍿💫 çünkü hem komik 🤣🐼 hem de duygusal anları güzel 🥺💖. Bence serinin en sıcak ve en eğlenceli filmlerinden biri 🎬🔥💯✨
Spoiler içeriyor
Uma Thurman ve Quentin Tarantino ortaklığına gerçekten bayılıyorum! Özellikle Kill Bill: Volume 1, neden daha önce izlemediğimi sorgulattıracak kadar etkileyici bir yapım. Hikaye, "Gelin" ya da "Kara Mamba" (Uma Thurman) olarak bilinen ana karakterin düğününün basılmasıyla, eşi ve karnındaki bebeği…devamıUma Thurman ve Quentin Tarantino ortaklığına gerçekten bayılıyorum! Özellikle Kill Bill: Volume 1, neden daha önce izlemediğimi sorgulattıracak kadar etkileyici bir yapım.
Hikaye, "Gelin" ya da "Kara Mamba" (Uma Thurman) olarak bilinen ana karakterin düğününün basılmasıyla, eşi ve karnındaki bebeği de dahil olmak üzere dokuz kişinin katledildiği o sarsıcı olayla başlıyor. Dört yıllık uzun bir koma sürecinden sonra uyanan Gelin'in, hikayeye daha hastanedeyken iki kişiyi öldürerek başlaması ise filmin en sevdiğim ve en unutulmaz anıydı.
Dört yıl önce onu ölüme terk edenlerin peşine düşen Gelin, bu intikam listesindeki herkesi henüz bitirmese de serinin bu muazzam başlangıcı beni kendine hayran bıraktı. Yine aynı ikilinin bir başka efsaneleşmiş işi olan Pulp Fiction (Ucuz Roman) ile kıyaslamıyorum ama onun çok daha ağır bir tonda olduğunu da belirtmek gerek. Kill Bill, kesinlikle izlemekte geç kaldığım bir başyapıt.
Gök Tengri inancı eski Türklerin dünya görüşünü anlamak için en önemli şeylerden biri aslında. Çünkü bu inanç sadece “din” gibi düşünülmüyor, insanların devlete bakışını, doğayla ilişkisini, savaş anlayışını, hatta günlük yaşamını bile etkiliyor. Bu inancın merkezinde Tengri var. Tengri en…devamıGök Tengri inancı eski Türklerin dünya görüşünü anlamak için en önemli şeylerden biri aslında. Çünkü bu inanç sadece “din” gibi düşünülmüyor, insanların devlete bakışını, doğayla ilişkisini, savaş anlayışını, hatta günlük yaşamını bile etkiliyor.
Bu inancın merkezinde Tengri var. Tengri en yüce güç olarak kabul ediliyor. Yeri, göğü, insanın kaderini yöneten varlık gibi düşünülüyor. Ama bugünkü dinlerdeki gibi ayrıntılı kurallar, kutsal kitaplar ya da belirli ibadet saatleri yok. Daha sade ve doğrudan bir inanç sistemi.
Eski Türkler için gök çok önemli bir şeydi çünkü yaşamlarının merkezindeydi. Göçebe yaşadıkları için sürekli açık arazideler. Gün boyunca göğün altında yaşıyorlar. Hava değişirse hayat değişiyor. Kuraklık olursa açlık başlıyor, sert kış gelirse insanlar ve hayvanlar ölebiliyor. Bu yüzden gök sadece fiziksel bir şey değil, hayatı yöneten büyük güç gibi görülüyor.
“Tengri” bazen direkt gökyüzü anlamında da kullanılıyor zaten. Ama sadece mavi göğe bakıp ona tapınma gibi düşünmemek lazım. Daha çok evrenin düzenini sağlayan kutsal güç gibi.
Bu inançta kader anlayışı da önemli. İnsanların yaşamının Tengri tarafından belirlendiğine inanılıyor. Özellikle hükümdarlar için bu daha da önemliydi. Kağanların yönetme hakkını Tengri’den aldığı düşünülüyordu. Buna “Kut” deniyor. Yani bir hükümdar başarılıysa, halkını koruyorsa Tengri’nin onu desteklediğine inanılıyor. Eğer devleti kötü yönetirse artık Tengri’nin desteğini kaybettiği düşünülüyor.
Bu yüzden eski Türklerde devlet çok kutsal bir yapı haline geliyor. Devletin ayakta kalması sadece siyasi mesele değil, aynı zamanda kutsal düzenin devamı gibi görülüyor.
Bir diğer önemli konu doğa. Gök Tengri inancında insan doğadan üstün görülmüyor. İnsan doğanın bir parçası gibi düşünülüyor. Bu yüzden dağlar, nehirler, ormanlar saygı duyulan şeyler. Çünkü evrendeki düzenin parçaları olarak görülüyorlar.
Ayrıca bu inançta ahlak anlayışı da var. Dürüstlük, cesaret, söze sadık olmak önemli özellikler kabul ediliyor. Özellikle savaşçı toplum yapısı olduğu için cesaret büyük değer taşıyor. Ama sadece savaşmak değil, halkı korumak da önemli görülüyor.
Ölüm konusunda da tamamen yok oluş fikri yok. İnsan öldükten sonra ruhunun yaşamaya devam ettiğine inanılıyor. Bu yüzden mezarlara eşyalar bırakılıyor. Çünkü öteki dünyada da yaşamın sürdüğü düşünülüyor.
Aslında Gök Tengri inancı biraz eski Türklerin yaşadığı coğrafyanın ve yaşam biçiminin yansıması gibi. Çok geniş bozkırlarda yaşayan, doğayla sürekli mücadele eden bir toplumun inancı. Bu yüzden karmaşık kurallardan çok güç, düzen, doğa ve kader gibi kavramlar ön plana
çıkıyor.
Bugün insanlar Gök Tengri inancını genelde sadece “Türklerin eski dini” diye kısa geçiyor ama içinde ciddi bir dünya görüşü var. Özellikle devlet anlayışı ve doğaya bakış açısından eski Türk kültürünü anlamada çok önemli bir yere sahip.
Kitap Doğu Akdeniz limanlarında geçen bir aşk ve hayat hikayesi. Farklı dinler kültürler ve insanlar iç içe yaşıyor ama savaşlar her şeyi karıştırıyor. Anlatımı çok akıcı, sürükleyici. Hem macera var hem hüzün var. Tarihi olaylar da güzel karışmış içine fazla…devamıKitap Doğu Akdeniz limanlarında geçen bir aşk ve hayat hikayesi. Farklı dinler kültürler ve insanlar iç içe yaşıyor ama savaşlar her şeyi karıştırıyor.
Anlatımı çok akıcı, sürükleyici. Hem macera var hem hüzün var. Tarihi olaylar da güzel karışmış içine fazla sıkmıyor. Okurken hem mutlu oldum hem duygulandım. Hem kederle doldum hem umutlandım.
Maalouf' un diğer kitaplarına göre biraz daha sakin ama bence çok güzel. Tarih sevenler ve Doğu hikayelerine merakı olanlar mutlaka okusun derim.
Uzun süredir "Film mi izlesem, diziye mi başlasam, kitap mı okusam? Bunların tümünü nerede derli toplu tutsam da üzerine iki kelam etsem?" diye düşünüp ortak paydası sanat olan bir yer ararken sağ olsun yapay zeka "Bak senin için şöyle bir…devamıUzun süredir "Film mi izlesem, diziye mi başlasam, kitap mı okusam? Bunların tümünü nerede derli toplu tutsam da üzerine iki kelam etsem?" diye düşünüp ortak paydası sanat olan bir yer ararken sağ olsun yapay zeka "Bak senin için şöyle bir yer var" dedi ve beni buraya getirdi.
Henüz uygulamanın acemisiyim, buralarda işler nasıl yürüyor yavaş yavaş çözeceğim artık. Şimdiden tanıştığımıza memnun oldum. Güzel tavsiyelerde görüşmek üzere. Umarım karşılıklı bolca ilham alacağımız bir süreç olur. Herkese kocaman bir merhaba!
New York’ta yaşayan altı arkadaşın gündelik hayattaki maceralarını anlatan, son derece sıcak ve mizah düzeyi yüksek bir dizi. İzlemeyen mutlaka izlesin; kefilim, izleyen herkes sever. Kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum artık o kadar söyleyeyim.
Fazlafa Abartılan ve saçma sahnelerle dolu olan dizilerden biri Bana hiç hitap etmedi nedense sahne efektleri oyunculuklar falan İzleyen ne için izliyo bilmiyorum ama ben bı bölüm daha açıp izlememm