Kimse tutmadı ellerimden Ellerim bu yüzden soğukluğunu korudu Karşıdan karşıya geçerken Hep kendi ellerimden tuttum Belki de bu yüzdendir Nerede olsam Yalnızlığa düşmem Dizlerim çok kanadı Gözyaşlarım sebepsiz çok aktı Çünkü ağlamak için görünür bir sebep Hiç aramadım Canım ağlamak…devamıKimse tutmadı ellerimden
Ellerim bu yüzden soğukluğunu korudu
Karşıdan karşıya geçerken
Hep kendi ellerimden tuttum
Belki de bu yüzdendir
Nerede olsam
Yalnızlığa düşmem
Dizlerim çok kanadı
Gözyaşlarım sebepsiz çok aktı
Çünkü ağlamak için görünür bir sebep
Hiç aramadım
Canım ağlamak istedi ve ağladım
Demem o ki
Bir tek ağlama özgürlüğüne sahibim
Onun dışında hep tutukluyum
Boyunduruklarıma sevdalıyım
Söküp atmak elimde olsa da
Bir o kadar da zor
Keşke anlatabilsem
Bu koca tezatlığı
Ama gücüm yok
Kelimelerim de yetmiyor hem
Belki bir gün anlatabilirim
Gözyaşlarımın dindiği
Yersiz telaşlarımın sona erdiği
Yaşıyor olmanın huzurunu
Gerçekten hissettiğim bir gün.
Hepimiz karnımız doyup sırtımız pekleşince ait olacak yerler ararız. Bu içimizden gelen bir dürtüdür bahsettiğim şey cinsellik değil. Bunu şöyle açıklamalıyım sanırım biri bizi sever genelde onu sevmesek bile kendimizden uzaklaştırmayız çünkü sevilmeye, hayran olunmaya açızdır. Aynı şekilde sevmeye de…devamıHepimiz karnımız doyup sırtımız pekleşince ait olacak yerler ararız. Bu içimizden gelen bir dürtüdür bahsettiğim şey cinsellik değil. Bunu şöyle açıklamalıyım sanırım biri bizi sever genelde onu sevmesek bile kendimizden uzaklaştırmayız çünkü sevilmeye, hayran olunmaya açızdır. Aynı şekilde sevmeye de açlık duyduğumuzdan bizde genelde bize karşı bir şey hissetmeyen insanın peşinden ayrılmayız. Bunun üzerine sayamayacağım kadar cümle kurulmuş. Bazen de bizim sevdiğimiz insan tam bizim onu sevdiğimiz anda bizi sever buna düşük bir ihtimal ya da biraz daha romantik ifade edecek olursak mucize demeye meyilliyizdir. Burada olan şey sadece doğru zamanlamadır iki tarafta aynı anda birbirine karşı merak duyar ve aynı anda ifade eder yalnızca. Buna dair sabah dolmuş beklerken aklıma gelen muhteşem bir örnek var. Hepimiz ait olmak isteriz buna evde olma hissi de diyebiliriz. Aynı anda birbirini merak eden ve bunu ifade eden insanlar kendilerini evde hissederler ikisi de hem ev hem de kiracıdırlar birbirlerinin eşiti olduklarından birine ev birine kiracı diyeceğim. Ev bulunur kiracı gelir kiracı mutludur sürekli evde olmak ister sürekli evini düşünür günler ayları aylar yılları takip eder veya sadece birkaç ay geçer bazı şeyler değişir ait hissettiğimiz yer başkalaşmıştır ve bunu başklaştıktan hatta biz de başkalaştıktan sonra fark ederiz. Evin kapısı, boyası, mobilyası, mutfağı değişmiştir bu değişimi fark etmeyiz önce çünkü alışmışızdır. Sonra bir gün bir çocuk pencereye taş atar ve cam kırılır o gün pencerenin değiştiğini fark ederiz. ardından boyanın birkaç ton daha koyu olduğunu fark ederiz birkaç gün sonra kapının da değişmiş olduğunu görürüz ama dediğim gibi kapı değişirken bunun farkında olmayız pencere camı kırılana kadar hiçbir şeyden haberimiz olmaz ancak her şey değişmiştir artık zaten. Peki evimizin değişmesine ne sebep olur. Pek tabii çevre yakınlarda bir yere bir site kurulur, yüzme havuzu açılır, sinemalar, tiyatro salonları, yeni evler, yeni kiracılar... Evimiz ve biz bilmeden değişiriz bilmeden bir olduğumuzu düşünürken yabancılaşırız birbirimize veee kira kontratı feshedilir. Kışın ortasında, yazın sıcağında evden çıkmamız fark etmez hep zor gelir bize bir süre yolda kalırız. Bu süre arttıkça etrafımıza emlakçılar gelmeye başlar genelde şöyle duyarız " bir arkadaşım var tam birbirinize göresiniz hadi tanışın " ev sizi siz evi beğenince yeni bir kontrat yapılır. Hep böyle olmaz gerçi bazen evini avmye satmayan o yaşlı teyze veya dayı evinde ısrar eder.
Hepimiz birbirimizden çok farklı olduğumuzu iddia ederek aynı şeyleri arzular benzer şartlar altında benzer tepkiler veririz. Bilmemiz gereken her zaman başka bir ev olduğudur ve ona uygun olduğumuza benzer şekilde bizim ona uygun olduğumuza karar veren biz değilizdir bu zamandır. Zamana sahip olduğumuzu düşünürüz " Akşam sendeyim " ölme ihtimalimi düşünmem veya kaza geçirme ihtimalimi, misafir gelme ihtimalini... Bizler zamana içkinizdir onun içinde kalmak zorundayızdır.
Özgür irade dolayısıyla sonsuz aşk muhteşem aşk inanılmaz dostluk hepsi bir dizi kendinden bile habersiz olasılığın başımıza gelmesinden ibarettir.
Şimdi bu yazıyı burada kesiyorum bitmiş değil aklımdakilerin hepsi değil ama kpss çalışmam gerek ki bu da garip kafamı kaldırıp baktığım gökte elmas dolu gezegenler, kara deliler, nebulalar, yıldızlar var sonsuz veya sonlu da olsa kocaman bir bilinmezin karşısında onu düşünüp hayrete düşebilen bir türdenim ama tantuni yemek için para kazanmak zorundayım hayret edeceğim süreyi yoğurtlu tantuniye değişiyorum.
Durmadan koşturuyoruz ama vardığımız bir yer yok. Gelin görün ki bir yere varamadığımızın farkında bile değiliz. Hiçbirimiz bir dağa bakıp sessiz kalmayı beceremiyor. Ya düşüncelerimiz kirletiyor sessizliği ya da telefonumuzda çalan bir şarkı yahut konuşma arzumuz insanlardan bahsetmiyorum bile. Varacak…devamıDurmadan koşturuyoruz ama vardığımız bir yer yok. Gelin görün ki bir yere varamadığımızın farkında bile değiliz. Hiçbirimiz bir dağa bakıp sessiz kalmayı beceremiyor. Ya düşüncelerimiz kirletiyor sessizliği ya da telefonumuzda çalan bir şarkı yahut konuşma arzumuz insanlardan bahsetmiyorum bile. Varacak bir yer olmadan üstelik ileri mi geri mi koştuğumuzu bilmeden yola bakmadan koşuyoruz. Hafif duraksamak bile bizi delirmenin eşiğine getiriyor hemen bir meşgale arıyoruz. hiçbir şey yapmasak şarkı açıyoruz onu yapamasak biz mırıldanıyoruz o da olmasa düşünceler durmuyor beynimizde. dinlenmiyoruz uykumuzda bile rüyaların ardına gizleniyoruz. Yorulduğumuzu düşündüğümüzde daha hızlı koşuyoruz çünkü durmanın altan alta ölmek demek olduğunu biliyoruz. Önemli olan var kalabilmektir. Para kazanmak, ünü olmak, sağlıklı olmak gibi tüm hedeflerimiz varlığımızı sürdürebilmek için neden yaratmamızdan geliyor. Ölemem çünkü çocuklarım küçük, ölemem çünkü taksidim bitmedi. Sanatçı ve yazarlarda şu fark var ölebilirim ama en azından düşüncelerim, duygularım ölmesin. Özetle durmak bizim için ölmek demektir herkes amaçlar belirler herkes işe yaramalıdır ki varlığına gereklilik (haklılık) kazandırsın oysa doğarken bir gerekliliğimiz yoktu dünyayı yönetiyor da olsak bir gerekliliğimiz yok yerimizi dolduracak insanlar çok. Nihayetinde durmayı becermiyorsakta varlığımıza anlam yüklemek yerine andan alınabilecek en fazla zevki, en fazla verimi alabilelim
mağaramdan çıkıp klasikleri izliyorum gün 1 bu filme yorum yapmama gerek var mı bilemedim, söylenmemiş bir şey kalmış mıdır ki? film yavaş akıyo diyen olmuş 1.5xde izlediğim için aktı gitti açıkçası o konuda fikir belirtemeyeceğim🥸 toprakta silah mı gömülüydü acaba¿…devamımağaramdan çıkıp klasikleri izliyorum gün 1
bu filme yorum yapmama gerek var mı bilemedim, söylenmemiş bir şey kalmış mıdır ki? film yavaş akıyo diyen olmuş 1.5xde izlediğim için aktı gitti açıkçası o konuda fikir belirtemeyeceğim🥸 toprakta silah mı gömülüydü acaba¿ bir de sırf çok mektup gönderdi diye kütüphaneye o kadar yardım gelmesi pek realistik gelmedi bana.
gayet güzeldi, sevdim
İlk film oldukça eğlenceliydi ancak ikinci filmi ilkinden daha renkli daha komik olmuş. Beni çokça eğlendiren sahneleri var. Keyifli vakit gecirmek ya da biraz kafanızı dağıtmak isterseniz hiç düşünmeden açıp izleyin.
Herşeyi tamam etmeye çalıştıkça yok olduğuna şahit olacaksin zamanla bütün kırpılmış fotoğrafların o hoyrat makası seni de oyacak bir gün sevdiğin o Fotoğraftan ve sen kahrolacaksin iki tane omzun var yüzlerce yük koyacaklar kaldıracak olmeyeceksin aşıklar ölmez bilirsin Eve döner…devamıHerşeyi tamam etmeye çalıştıkça yok olduğuna şahit olacaksin zamanla bütün kırpılmış fotoğrafların o hoyrat makası seni de oyacak bir gün sevdiğin o
Fotoğraftan ve sen kahrolacaksin iki tane omzun var yüzlerce yük koyacaklar kaldıracak olmeyeceksin aşıklar ölmez bilirsin
Eve döner insan hep # Ali bayam 📚