90'ların o tekinsiz, karanlık gerilim havasını ne zaman özlesem kendimi bu filmde buluyorum. Sadece cesur sahneleriyle değil acaba gerçeği kim söylüyor? dedirten o şahane kedi-fare oyunuyla da insanı ekrana kilitliyor.
Son zamanlarda, beni duygusal olarak etkileyen -hatta çoğu zaman gözlerimin dolmasına sebep olan- gitar sololarını dinliyorum ve düşünüyorum: insanların bunlardan mahrum kalmamaları gerekiyor. Her geçen gün zayıflaşan sanatın artık can çekişmesine, bir nebze de olsa müsaade etmemeliyiz. Daha fazla sanatçı/grup…devamıSon zamanlarda, beni duygusal olarak etkileyen -hatta çoğu zaman gözlerimin dolmasına sebep olan- gitar sololarını dinliyorum ve düşünüyorum: insanların bunlardan mahrum kalmamaları gerekiyor. Her geçen gün zayıflaşan sanatın artık can çekişmesine, bir nebze de olsa müsaade etmemeliyiz. Daha fazla sanatçı/grup keşfetmeliyiz.
Biraz fazla kişisel tercihler ama benim için özel parçalar, belki sizlerinde hoşuna gider..
Black Sabbath - Lonely Is the Word
Buckethead - Too Many Humans
Axe - Battles
Judas Priest - Dreamer Deceiver
Black Label Society- I Never Dreamed
Wasp - The Idol
Camel - Ice
Whitesnake - Looking for Love
Gary Moore - The Loner
Redd - Vicdanı Redd
Opeth - Burden
Barclay James Harvest - Child of the Universe
(baştan sona -ileriye sarmadan- dinlemenizi öneririm)
ye bibıs batlak justin araba aston martin partide üfler lamba alaattin era7 superstar like locada 4 model dördü peri gece 4 kom araştırır evi esmer sarıdan tehlikeli
Kadın kadının her zaman yurdudur🫶🏻 Sadece kadınları izlediğimiz bir film, denk geldiğim için çok mutluyum. Her karakterin hikayesine değinildi. Kadınlara mahsus bir kampta birkaç gün kafa dinlerken birbirlerine destek oluyorlar. O kadar iyi geldi ki bu film bana, onca şiddet…devamıKadın kadının her zaman yurdudur🫶🏻
Sadece kadınları izlediğimiz bir film, denk geldiğim için çok mutluyum. Her karakterin hikayesine değinildi. Kadınlara mahsus bir kampta birkaç gün kafa dinlerken birbirlerine destek oluyorlar. O kadar iyi geldi ki bu film bana, onca şiddet intikam filmlerinden sonra. İzlemenizi şiddetle öneririm.
aziz bey… yer yer rauf efendi hissiyatı veren, okudukça elimden düşüremediğim, cümleleri adeta içtiğim bir kitap oldu. henüz taze bitirmenin getirisiyle hissiyatımı tam manasıyla cümlelere dökemiyorum fakat bendeki yeri başka ve daim olacak.
Hayatımdaki Kırılma Noktaları (Kronolojik): Basit Ama Bende Silinmeyen Anılar Resitali Anaokulunda resmen aşık olduğum bir arkadaşım vardı. Öyle bir bağlılık duyardım ki çantamda vesikalığını taşırdım. Bazen aramıza katılan Funda da vardı. Annem bir gün bana Fundayla neden az oynadığımızı sordu.…devamıHayatımdaki Kırılma Noktaları (Kronolojik): Basit Ama Bende Silinmeyen Anılar Resitali
Anaokulunda resmen aşık olduğum bir arkadaşım vardı. Öyle bir bağlılık duyardım ki çantamda vesikalığını taşırdım. Bazen aramıza katılan Funda da vardı. Annem bir gün bana Fundayla neden az oynadığımızı sordu. Neden bilmiyordum ve "o biraz kilolu" diyiverdim. Fundanın bu dediğimden haberi yok ama ilk zorbalık sanmadığım zorbalığımdı.
Birinci sınıfta istiklal marşını güzel okuma yarışması vardı. 10 kıtayı birden içli okuman gerekiyordu. Sınıftan ben seçildim ve haftalarca öğretmenimle çalıştım. Müdürün karşısına geçince heyecandan dümdüz okudum ve resmen titredim. Seçilmeyeceğimi okurken biliyordum ama yine de çok sevdiğim öğretmenimin gözünde hayal kırıklığı görünce çok üzülmüştüm. Keşke katılmasaydım dedim ve bir daha çok nadir etkinliklere katıldım. Hayal kırıklığına uğratma riskini kavramıştım.
Üçüncü sınıfta annem bir gün cips almıştı. Akşam yemeğinden sonra annemden cipsi yemek için izin almaya gittim. Annem "birazdan kuzenlerin gelecek onlar gidince yersen daha çok yemiş olursun" dedi. Anlık aklımda şimşek çaktığını hatırlıyorum. " Annem mükemmel ve iyi biri olmayabilir" uyanışı yaşamıştım.
Ortaokulda çok zorbalığa uğradım ama bunu hiç dert etmedim. Açıkçası bunu zorbalık olarak bile değerlendirmezdim bile büyüyünce zorbalık olduğunu anladım. Zorbalık sanmadığım duruma maruz kalınca aynı şekilde karşılık verirdim ve bu bana hiç yanlış gelmezdi. Birgün yine zorbalığa uğradım ve ben de karşılık verdim. Bir kaç dakika geçti sonra onu önümden geçerken gördüm ve yüzünde doğum lekesi olduğunu unuttuğumu farkettim. Belki doğum lekelerinden memnun değildir diye düşündüm. Sonrasında gidip özür diledim. Bu olay da tabularımı yıkan bir andı.
Ortaokul lise döneminde video izliyordum. Biri " kesin uyduruyor" gibi bir yorum yapmıştı. Yine bir ampul yandı aklımda "herkesin yalan söyleme ihtimali var " uyanışı yaşadım.
Şimdilik resital sonu