az once fark ettim telefonumda bi numara kayitli ama profildeki kisileri assla tanimiyorum. bi cift. mesaj gecmisime gruplara fln baktim yok. olm bu nasi oldu lan yine kime sattiniz verileri
Spoiler içeriyor
Olayları bu şekilde anlattığımda filmin verdiği hissiyatı tam aktaramıyorum ama yine de özetlemek istedim. Ben çok geç ? Ama tam zamanında izlemiş bulundum müzikal ne ya diyip izlememezlik yapmamalıymışız. Seb, Mia’nın annesiyle konuşmasından sonra anladı ki sevdiği kadının gözünde de…devamıOlayları bu şekilde anlattığımda filmin verdiği hissiyatı tam aktaramıyorum ama yine de özetlemek istedim. Ben çok geç ? Ama tam zamanında izlemiş bulundum müzikal ne ya diyip izlememezlik yapmamalıymışız.
Seb, Mia’nın annesiyle konuşmasından sonra anladı ki sevdiği kadının gözünde de başarılı bir erkek olabilmeliydi. Mia’nın da desteklediği ve istediği gibi Seb’s adlı jazz mekanını açabilmeliydi. Bunun için düzgün bir iş sahibi olmak istedi, para biriktirmek için sevmediği bir stilde jazz yapmayı, turnelere çıkmayı göze aldı ancak bu yoğun tempoda ilk fırsatta da soluğu Mia’nın yanında aldı bir akşam yemeğiyle karşıladı onu.
Önceleri Mia’nın kendisini desteklediğini düşünmüştü, haklıydı da ancak sürpriz bir akşam yemeğinde Mia’nın sorduğu soru, sen hep böyle uzaklarda mı olacaksın, oldu. Seb de buna anlam veremedi. Mia’nın o akşam yemeğinde söylediklerinden sonra Seb artık Mia’nın onu desteklemediğini anladı. Mia Seb’i olduğu gibi kabul edemedi.
Kalbi kırık olmasına rağmen Seb, aldığı bir telefonla sevdiği kadının seçmelere davet edildiği haberini aldı. Bu haberi alır almaz LA’den saatlerce araba kullanıp Mia’nın adresini küçük bir anıdan çıkararak evi bulacak kadar seven adam, gitti onu istediği rolü kapacağı ve şöhret olacağı seçmelere götürdü ve sonuna kadar gitmesi için destekledi onu. Ondan ayrı kalmayı göze alarak.
Mia bütün bunların üzerine, birde ondan kal demesini, gitme Paris’e demesini bekledi.
Sonuç olarak sevdiği kadını Paris’te de olsa, ayrı da kalacak olsalar, bu Mia’nın hayali olduğundan ve bunu desteklediği, çünkü onu olduğu gibi, hayalleriyle bir bütün olarak kabul ettiği ve sevdiği için, Mia’ya gitme kal demedi.
Sonra Mia ünlü oldu, evlendi ve bir çocuğu oldu. Bir akşam kocasıyla bir mekana ezkaza girdiler e mekanın adı Seb’s ismini Mia’nın kendisinin verdiği Seb’s. Mia’yı son görüşü kocasıyla Seb’s e geldiklerinde olmuş oldu.
Son sahneler muhteşemdi.
Şuan bunu okuyorum. Bu ara okumalarım kasıtsız bir şekilde ölüm temslı oldu.Bu da onlardan biri; sevdiğim bir YouTuber en sevdiği 5 e koymuş bu sene okuduğu kitaplar arasında. Okuma ve izlemelermi de tıp alanında yapmayı seviyorum. *** 13.10.2026
Spoiler içeriyor
Timshel... Babaların, annelerin günahlarını evlatları mi öder? İnsan kendi yazgısının hükümranı olabilir mi? Başımıza gelen musibetlerin faturasını bütün bir hayatımıza mi ödetmeliyiz? Sahi kötülük doğuştan mıdır, yoksa sonradan mı kazanılır? İyiliğin değeri aptallık mıdır? Öfke sevgiden kuvvetli midir? Gibi gibi…devamıTimshel...
Babaların, annelerin günahlarını evlatları mi öder? İnsan kendi yazgısının hükümranı olabilir mi? Başımıza gelen musibetlerin faturasını bütün bir hayatımıza mi ödetmeliyiz? Sahi kötülük doğuştan mıdır, yoksa sonradan mı kazanılır? İyiliğin değeri aptallık mıdır? Öfke sevgiden kuvvetli midir?
Gibi gibi soruları temasında işleyen dramatik, gerçekçi ve dönem yapımı bir diziyle karşınızdayım. Son zamanlarda revaçta olan bir dizi. Florence Pugh görünce de kesinlikle izlemeliyim dediğim ve sonunda iyiki izlemişim dediğim bir dizi oldu.
Netflix yapımı bu dönem dizisinde elbette ki diğer yorumlara hak verip kadına verilen değerin ne kadar alcakca olduğunu bir kez daha fark ettim. Kadının özgürlüğünün bu kadar iğrenç yollarla sağlanması mesajı , her ne kadar dönem için de vurgulansa dahi, benim asla onaylamayacağım; onayı bırak rahatsız hissedeceğim bir konu haline geldi. Hem bu mesajlara dikkat çeken hem de Kate karakterinde ki bu kötülük unsurunun neden bu kadar rahatsız edici seviyelerde olduğunu gözler önüne serdi. En sonunda yapay zekaya bu kadın neden bu kadar kötü travma mi yaşadı diye sorgularken buldum kendimi. Tam anlamıyla dizide böyle bir travma da vurgulanmış ancak kitabı okuyanlar böyle bir şeyin olmadığını diziye sonradan eklendiğini belirtmişler. Elbetteki kitabı okumadım ama okumayı düşünüyorum. Böyle bir konu yoksa kitaptaki bu kurgusal karakter neden vicdandan yoksun. Psikolojik olarak hangi kişilik tipi diye çokca merak ettiğim oldu. Neyse bunlar uzmanlarının konusu ama kesinlikle psikoloji ve sinema sanatıyla ilgilenen bu konuları araştırsın.
Onun dışında arkadaşım bu Adam karakteri beni deli etti. İzleyince anlarsınız. Lee sen benim üzümlü kekimsin. Caleb'e bazen hak verdim arkadaşlar. Yargılamayin beni ama Aaron harbi Kate'in Adam'a dediği gibi mal bir karakter ya. İyilik bu değil. İyilik bir anlık öfke uğruna sevdiklerine yan çizmek hayatinla oynamak asla olmamalı. Elbette hak ettiğin istediğin hayatı seç ama neden bunun yolu ani kararlar ve sevdiklerini yıkmak oluyor. Bununla neyi kanıtlıyorsun? Duygularına kapılıp hareket eden insanlar bencil. Caleb'in de böyle atakları oldu ancak bu Adam ve Aaron karakteri kadar bencil değildi. Babasına olan öfkesi, kardeşine olan kırgınlığından ötürü senelerce onlarla konuşmadı görünmedi. Bu kin değil de ne? İki günlük kadına aşık oldun eyvallah abim de neden kardeşini , babanı hedef aldın ve her şey geçken dönüyosun.
Bu dizide bnei kanser eden karakter Kate'den çok Adam oldu. Körü körüne bir aşk bencilliktir. Çocuklarına bile acımasızlık yaptı kimi yerlerde. Adını koymamak ne ulan? Senin o kadından ne farkın var ki. En azından kadının kötü de olsa bir motivasyonu var. Senin sadece inat, yıkım ve sonunu düşünmeden gözünü karartman. Aşkı da aşk değil bir inatti. Yaptığı seçimler burada Timsel'e değinmek istiyorum, birçok insanın hayatına etki etti. Bunun sonucunda sıçıp batiranlar da oldu. Lee gibi bilge bir karakterin yol gostermesiyle dönenler de.
Kısacası Timşel arkadaşlar. Kaderiniz babanız anneniz değil. Bir yerden başlayın. Muktedersiniz, kendinizden ümidi kesmeyin. En önemlisi de kendinizi kaybetmeyin. Umudunuzu, ışığınızı başkalarına adarsaniz bir nesneye, çok afedersiniz ama b*k ilerlersiniz.
Adamlar boşuna demiyor. Except yourself, love yourself. Kendinizi kabul edin ve olduğunuz haliyle sevin. Yok anama benziyorum yok babama. Kaderim de onlara benzeyecek. Eee zıkkım yani. Boşuna mı senin adın Fatma , Veli,Ahmet. O zaman size annenizin babanızın adıyla seslenelim. Sorumluluklarınızı ve travmalariniz var diye kimse size buyur geç otur demeyecek. İnsan olun başta, sonra keep going on dostlar.
Neyse içimi iyi döktüm . İzleyin ...
Heyecan ve gerilimin hakim olduğu harika bir filmdi. Filmin sonlarına doğru ters köşe ile insanı şaşırtıyor. Sinemada 2 sini izlemek için ilk filmini bakayım dedim ve beğendim izlenir 👌 10/10
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi taşınacak suyu göster,kırılacak odunu kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde? İsmet Özel
Çok beğendim, gerçekten harikaydı. Örümcek Adam serüveninin en başından bugüne kadar gelen tüm karakterleri bir filmde birleştirme fikrini ve hepsini muazzam bir şekilde birbirine bağlamalarını aşırı beğendim. Bir o kadar da duygulandım, ağlamadım ama gerçekten gönülden sarsıldım diyebilirim. Örümcek Adam…devamıÇok beğendim, gerçekten harikaydı. Örümcek Adam serüveninin en başından bugüne kadar gelen tüm karakterleri bir filmde birleştirme fikrini ve hepsini muazzam bir şekilde birbirine bağlamalarını aşırı beğendim. Bir o kadar da duygulandım, ağlamadım ama gerçekten gönülden sarsıldım diyebilirim. Örümcek Adam gibi fantastik karakterleri ve bu tarz filmleri sevmeyen arkadaşlar ya bu kadar abartılacak ne var altı üstü bir fantastik karakter diyebilirler ama hikayeyi bilince ve sevince gerçekten öyle olmuyor. Sevmeyenlere saygım var ama bir şans vermelerini de tavsiye ederim. :) Bu arada ara ara görüyorum, Spider-Man filmini hangi sırayla izlemeliyiz diyen arkadaşlar oluyor, ben soranlara sırayla filmleri mesaj olarak atıyorum. Bu seriyi baştan sona izlememiş biri özellikle bu filmi ve filmde olan olay örgüsünü çok iyi anlamayabilir, bu yüzden baştan sona sırayla izlemenizi tavsiye ediyorum. Yani Spider-Man'i çok seven biri olarak bu filme gerçekten çok geç kalmışım. Umarım yeni filme daha fazla geç kalmadan gitme fırsatı bulurum.