Evinizde kaç tane kitap vardır tahmini olarak? Benim sanırım 400-500 bandında vardır. (Raf'ta yetmeyenleri bazanın altına ve elbise dolabının cekmecesine sikistirdim)
Selam bayadir buraya yazmıyorum. bir sürü şey oldu ve üniversite sınavları falan, kitap okuyamamiştım ve tek sıkıntı bu değildi, baya stresli baya kötü hissettiğim garip bir dönemden sonra, bazen hala kendime kurulsam da üni kazandım(hatta birkaç bölüm seçeneğim bile oldu(cok…devamıSelam bayadir buraya yazmıyorum. bir sürü şey oldu ve üniversite sınavları falan, kitap okuyamamiştım ve tek sıkıntı bu değildi, baya stresli baya kötü hissettiğim garip bir dönemden sonra, bazen hala kendime kurulsam da üni kazandım(hatta birkaç bölüm seçeneğim bile oldu(cok sukur tam burs))birde 18 yaş falan oldum diye sorumluluk tokat gibi yüzüme çarptı, ehliyet almayi düşünüyorum ve rastgele bir markette çalışmayı düşünüyorum, ya aslında bu uygulamanin amacı daha çok kitap film dizi falan olsa da daha önceden bu konudan bahsettiğim için ve bir yerlerde konusuyum artık biraz olsun içim rahatlasın diye falan yazıyorum. Hangi bölümü seçmeliyim falan diye düşünüyorum sürekli ve sevdiğimi düşündüğüm ve sevebileceğimi düşündüğüm şeyleri seçtim. Yani sanat sevdiğim için sanatla alakalı, birçok kişi iş bulamayacaksın falan diyor ama (haklı olabilirler) en azından üniversitede egleneyim işte ya ben kitap yazmak, oyun çıkarmak, film çekmek hayalim var, birkaç bir şey daha var aklımda. Ben yaratıcı öyle demiyim üretken yani, sanatçı bir kişiliğim olduğunu dusunuyorum. Evet yer yer anksiyete, stres, tüm psikolojik sıkıntılar yaşadığım oluyor, yani lafın gelişi, ama ne bileyim ya önemli bir şeyler yapmak istiyorum işte. Ve benim asla ama asla tek bir işe odaklanabilecegimi düşünmüyorum ben her şeyi yapmayı seviyorum ve üniversitelerin tekdüze olmasından hoşlanmıyorum aslında, yani diyelim ki işletme okudun sadece işletmeyle ilgileniyorsun hayatının sonuna kadar ve bence aşırı sıkıcı yani bölüm değil sıkıcı olan şey tek bir şey yapmak bence ve bende tamda bu yüzden stres oluyorum, tek bir şey yapmak istemiyorum. Hem başarılı olmakta muamma her neyse daha fazla karamsarlık yapmayacağım, hayırlısı neyse o olur inşallah. Ve buraya kadar okuduysaniz teşekkür ederim, farkındayım çok uzun yazdım ama bayadir yazmadigim içinde içimde birikmiş işte. Hepinizi seviyorum ve hayaliniz falan varsa bir şekilde yapın ya benim kadar stres yapmayin çünkü ben yaptım ve yapıyorum. Özledim buraya yazmayı, sınavlar tam bir bitsin, daha aktif olacağım. İzlediğim okuduğum Kitaplar,filmler diziler falanla geleceğim. Umarım her şey gönlünüzce olur😽💗💗
Bingo filmi çok sevdim ⭐️ Başta huysuz yaşlı kadının hayatına pişmanlıklarına bakıcaz bla bla diye izledim ama sonrasında büyük büyük laflar olamdan kendi gibi olmakla gurur duyan bi kadını izledim. Kimseyle dramatik katarsislere girmedi. İyi ya da kötü biri olması…devamıBingo filmi çok sevdim ⭐️
Başta huysuz yaşlı kadının hayatına pişmanlıklarına bakıcaz bla bla diye izledim ama sonrasında büyük büyük laflar olamdan kendi gibi olmakla gurur duyan bi kadını izledim.
Kimseyle dramatik katarsislere girmedi.
İyi ya da kötü biri olması farketmez Harriet'ın o sert kabuğunun altında, aslında hayata karşı muazzam tutkulu ve dürüst biri. Onun felsefesi: "Herkes tarafından sevilmek için sahte ve silik bir hayat yaşayacağına; kendin ol, dürüst ol, varsın bazıları senden nefret etsin." Ki bu herkes 🤣
Bir gün gazetede ölüm ilanlarını görüyor ve kendisinin de öldüğünde güzel bir yazısı olsun istiyor ama bunu da şansa bırakmak istemiyor
Harriet’a bir ölüm ilanının iyi sayılması için gereken 4 ana kuralı olduğunu tespit ediyor.
1 -Aile tarafından sevilmek
2 -İş arkadaşları ve çevresi tarafından saygı duyulmak
3 -Birinin hayatına dokunmuş, beklenmedik bir insana mentörlük/iyilik yapmış olmak.
4 -O "sürprizli" olan, yani hayata imzasını atan o unutulmaz bir anıya sahip olmak.
Harriet listeye baktığında ilk iki maddeye zaten sahip olmadığını çok iyi biliyordu; çünkü ailesi onu terk etmişti, iş dünyasındaki herkes de ondan nefret ediyordu. Bu yüzden Harriet rotayı direkt 3. ve 4. maddelere kırdı.
Ve böylece sırf o ölüm ilanındaki "sürprizli boşluğu" doldurmak için yaptığı çılgınlıklar, onun hayattaki en gerçek, en maskesiz ve en sevgi dolu anlarına dönüştü.
Harriet’ın radyodan tüm dünyaya haykırdığı o sözü fısıldıyorum:
“İyi bir gün geçirmeyin. Anlamlı bir gün geçirin. Doğru bir gün geçirin. Kendinize dürüst olduğunuz bir gün geçirin... İyi bir gün geçirmek çok kolay, çok sıradandır. Siz sıradan olmayın."
o kadar zeki anlayışlı güzel hedefleri olan mizahı fena bi kızı nasıl kaybettim aklım almıyor abi köpek gibi pişmanım yemin ederim her gece kendimi yiyorum ben nasıl bi aptalım ki ona bu hatayı yaptım böyle bi kadını kendi ellerimle kaybettim…devamıo kadar zeki anlayışlı güzel hedefleri olan mizahı fena bi kızı nasıl kaybettim aklım almıyor abi köpek gibi pişmanım yemin ederim her gece kendimi yiyorum ben nasıl bi aptalım ki ona bu hatayı yaptım böyle bi kadını kendi ellerimle kaybettim şaka gibi lan başkasıyla yan yana görsem herhalde oracıkta deliririm çıldırırım o acıyı kaldıramam valla bak o yüzden ne olursa olsun her şeyi göze alıp son bir kez şansımı deniycem ne diyecekse desin yüzüme vursun ama ben son kez konuşacam şans dileyin arkadaşlar.
Spoiler içeriyor
Kitaptaki en sevdiğim alıntılardan biri ; "Herkes öldür öldür diye tuturmuş. Düşmanlar bize biz düşmanlara ölüm götürüyoruz. Ya sonra nasıl yaşayacağız dünyada? Sadece katiller mi yaşamaya devam edecek." "Sen öldürmezsen onlar seni öldürecek. Öldürürsende sen katil olursun." Savaşa bakış açımı…devamıKitaptaki en sevdiğim alıntılardan biri ;
"Herkes öldür öldür diye tuturmuş. Düşmanlar bize biz düşmanlara ölüm götürüyoruz. Ya sonra nasıl yaşayacağız dünyada? Sadece katiller mi yaşamaya devam edecek."
"Sen öldürmezsen onlar seni öldürecek. Öldürürsende sen katil olursun."
Savaşa bakış açımı değiştiren çok önemli alıntılardan biridir. Hangi amaçla olursa olsun bir insanın öldüğü gerçeği yadsınamaz. Bu savaşın zafer için her yolu mübah olarak gördüğü gerçeğini ortaya koyar. Savaşı insan canının değersiz bir nesne olarak görüldüğü adeta öldürülen düşman kadar zafer motyosuyla ilerleyen ruhu bedenden koparan kan emici bir varlık gibi gördüm.
Savaşsız bir dünyanın gerçekten var olup olamayacağını sorguladım uzun bir süre.Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel kitabındaki dünya dışı olan uygarlık adeta bir rehber gibiydi. O uygarlığın savaşı barbarca görüşü ve var olduğu günden beri birlik oluşuna hayran kaldım.
Atmosferi gerilim yaratma konusunda başarılıydı özellikle ışık kullanımı ve mekan tasarımları etkileyiciydi. Ancak hikaye açısından beklediğim kadar derinlikli bir anlatım bulamadım. Karakter gelişimi biraz yüzeysel kalmış gibi hissettirdi bu da olaylara tam anlamıyla bağlanmamı zorlaştırdı. Gerilim dozu yer yer iyi…devamıAtmosferi gerilim yaratma konusunda başarılıydı özellikle ışık kullanımı ve mekan tasarımları etkileyiciydi. Ancak hikaye açısından beklediğim kadar derinlikli bir anlatım bulamadım. Karakter gelişimi biraz yüzeysel kalmış gibi hissettirdi bu da olaylara tam anlamıyla bağlanmamı zorlaştırdı. Gerilim dozu yer yer iyi olsa da bazı sahneler tahmin edilebilirdi. Korku gerilim türünü sevenler için izlenebilir bir film ama beni çok fazla etkilediğini söyleyemem.
suan aglamak istiyorum ya. o kadar begendim ki.. emmanin unutulmasina ragmen asla pes etmemesi kalbimi cok kirdi. ikisi de toparlayabilmek icin cok ugrasti kiyamam. sonunu boyle beklemiyodum sok oldum ama o kadar begendim ki. sadece sonu daha mutlu bitsin isterdim.…devamısuan aglamak istiyorum ya. o kadar begendim ki.. emmanin unutulmasina ragmen asla pes etmemesi kalbimi cok kirdi. ikisi de toparlayabilmek icin cok ugrasti kiyamam. sonunu boyle beklemiyodum sok oldum ama o kadar begendim ki. sadece sonu daha mutlu bitsin isterdim. gerci bu bi son muydu tartisilir........