🎵 Rastgele Şarkı Paylaşıyorum | Gün 8 🎵 Merhaba arkadaşlar. Bugünkü şarkımız Gary Moore – Still Got the Blues (Live). Siz hiç gitarın ağladığını gördünüz mü? İşte bu şarkı bana tam olarak öyle bir his veriyor. Özellikle bu canlı performansı…devamı🎵 Rastgele Şarkı Paylaşıyorum | Gün 8 🎵
Merhaba arkadaşlar. Bugünkü şarkımız Gary Moore – Still Got the Blues (Live).
Siz hiç gitarın ağladığını gördünüz mü? İşte bu şarkı bana tam olarak öyle bir his veriyor. Özellikle bu canlı performansı inanılmaz. Gary Moore'un gitarından çıkan her nota ayrı bir şey hissettiriyor.
Gary Moore, kariyerinin başlarında İrlandalı Skid Row ve Thin Lizzy gibi gruplarda yer almış, daha sonrasında blues'a yönelmiş büyük sanatçılardan biriydi. Bence gerçekten çok büyük bir gitaristti.
Bugün hakkında uzun uzun konuşmak yerine şarkıyı bırakıyorum. Bence dinleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Bugünkü paylaşım bu kadardı. Siz daha önce dinlemiş miydiniz? Düşüncelerinizi yorumlarda bekliyorum.
aaağla, aaağla içim şişti. repliklerinden oyunculuğuna, atmosferinden senaryosuna çok güzeldi. dokunaklı, sıkılmadan, zırıl zırıl ağlatan filmlerden biri. sürekli erteliyordum, çok ağlayacağımı bildiğim için. en sonunda açıp izledim. içime öküz oturdu. sadık ve salim isminin tezatlığına kadar ince düşünülmüş, detayları olan…devamıaaağla, aaağla içim şişti. repliklerinden oyunculuğuna, atmosferinden senaryosuna çok güzeldi. dokunaklı, sıkılmadan, zırıl zırıl ağlatan filmlerden biri. sürekli erteliyordum, çok ağlayacağımı bildiğim için. en sonunda açıp izledim. içime öküz oturdu. sadık ve salim isminin tezatlığına kadar ince düşünülmüş, detayları olan bi' film.
Göl Evi, aşkın küçük bir zaman meselesi olsa bile tüm sınırları aşabileceğini vurgulayan güzel bir hikaye. Birbirini tanımayan ama yine de birbirlerine o kadar güçlü bir şekilde bağlı hisseden insanlar arasındaki aşkı anlatıyor :)
Üfffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff instaya şu videoları 1080pde yükleyin yaa en komiklerini piksel piksel izliyoruz yeter ya zaten gözlerim puslu yüklüyonuz 144p bi sk anlamıyom
sabah simsim bozuldu yukledigim modlardan biri sıkıntı yapmis googlein yapay zekasiyla 3 saat falan ugrastik en son modlarin hepsinin ssini attim kotuleri sildirdi oyle duzelttik bi daha yapay zekalara bir fiske bile vurulmicak kimse yapay zekalara laf etmicek onsuz napardim…devamısabah simsim bozuldu yukledigim modlardan biri sıkıntı yapmis googlein yapay zekasiyla 3 saat falan ugrastik en son modlarin hepsinin ssini attim kotuleri sildirdi oyle duzelttik bi daha yapay zekalara bir fiske bile vurulmicak kimse yapay zekalara laf etmicek onsuz napardim bilmiorum iyi ki var canim benim
💗💗💗
Konu ilk başta fena değil, hatta insanı merak ettiriyor ama film ilerledikçe “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Gizem desen tam oturmuyor, gerilim desen doğru düzgün yükselmiyor. Oyunculuklar da filmi kurtarmaya yetmemiş. 90 dakika boyunca bir şeylerin toparlanmasını bekledim, sonunda elimde…devamıKonu ilk başta fena değil, hatta insanı merak ettiriyor ama film ilerledikçe “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Gizem desen tam oturmuyor, gerilim desen doğru düzgün yükselmiyor. Oyunculuklar da filmi kurtarmaya yetmemiş. 90 dakika boyunca bir şeylerin toparlanmasını bekledim, sonunda elimde koca bir hayal kırıklığı kaldı. Vakit geçirmek için bile zor.
Çocukluğumda bir kaç bölümüne denk geldiğim o ürkünç program 😱 Cem Kurtoğlu ve Haluk Bilginerin Sunumunu yaptığı ilginç bir program 🤔 Toplumsal olayları daha çok cinayet katliam gibi olayları gündeme getiriyordu sanırım 🤔 En korkunç tarafıysa cinayet mahalini gösterip katillerin…devamıÇocukluğumda bir kaç bölümüne denk geldiğim o ürkünç program 😱 Cem Kurtoğlu ve Haluk Bilginerin Sunumunu yaptığı ilginç bir program 🤔 Toplumsal olayları daha çok cinayet katliam gibi olayları gündeme getiriyordu sanırım 🤔 En korkunç tarafıysa cinayet mahalini gösterip katillerin ifadelerini yayınlayıp ölen maktüllerin kanlar içindeki cesetlerini göstermesiydi hayal meyal hatırlıyorum 🤔 Düşünün sansürsüz ölü kanlı bedenleri gösteriyordu açıkça 🩸 Belki de şu an Ülkenin en çok ihtiyacı olan bu program 👍 neden derseniz ülkede Kadın ve Çocuk Cinayetlerinden bol bir şey yok 👍 Bunların Açıkca halka gösterilmesi ve çözümlenmesi daha iyi olur devlet bu konuya daha dikkat kesilir 👍 Düşününce Eskiden Daha duyarlı bir milletmişiz sanki 🤔
filmi bitirdikten sonra fark ettim ki belki de filmin neredeyse %80lik kısmını falan catık kaslarla izlemisim cünkü filmdeki özellikle erkek karakterlerin (sinir olduğum kadın karakterler de oldu) her biri davranıslarındaki salaklıklar ile ayrı ayrı sinir etti ve bir ara tüm…devamıfilmi bitirdikten sonra fark ettim ki belki de filmin neredeyse %80lik kısmını falan catık kaslarla izlemisim
cünkü filmdeki özellikle erkek karakterlerin (sinir olduğum kadın karakterler de oldu) her biri davranıslarındaki salaklıklar ile ayrı ayrı sinir etti ve bir ara tüm erkeklerin iliski islerini cok bilip kadınları parmaklarında oynatıyolarmıs seklinde lanse edilmesi ayrı sinirimi zıplattı.
ayrıca filmin süresinin uzunluğu da sacma geldi sahsen.
genel anlamda pek de sevemedim sanırım sadece sonunun tatlı bitmesinden hoslandım.
film yordu ya baya yordu… sans vermek isteyenlere basarılar diliyorum🌸
Darren Aronofsky Felsefesi: Bir insanın tutkusu, sınırları aştığı anda kendi cehennemine dönüşür. Cehennemi görmek istiyorsanız Darren Aronofsky izleyin ama onun anlattığı cehennem öyle alevler, zebaniler veya canavarlarla dolu klasik bir yer değil; insanın kendi elleriyle, kendi zihninde inşa ettiği yaşayan…devamıDarren Aronofsky Felsefesi: Bir insanın tutkusu, sınırları aştığı anda kendi cehennemine dönüşür.
Cehennemi görmek istiyorsanız Darren Aronofsky izleyin ama onun anlattığı cehennem öyle alevler, zebaniler veya canavarlarla dolu klasik bir yer değil; insanın kendi elleriyle, kendi zihninde inşa ettiği yaşayan bir kabustur.
Aronofsky sinemasında nefes alacak tek bir boşluk bulamazsınız.
Onun filmlerinde tutku, insanı yücelten bir şey değildir; sınırları aştığı anda sahibini canlı canlı yutan bir canavara dönüşür. Karakterler en büyük arzularına doğru koşarken aslında kendi yıkımlarını kucaklarlar. Üstelik finalde rahatlatıcı bir çıkış yolu veya teselli de yoktur; ulaşılan tek şey, o tutkunun geride bıraktığı enkazdır.
Aronofsky’nin karakterlerini cehenneme sürükleyen mekanizmayı üç ana aşamada ele alabiliriz:
1. Masum Başlangıç: Anlam ve Kusursuzluk Arayışı: Buradaki arzu henüz saf bir "istek"tir.
-Başarılı bir sanatçı olmak (Black Swan - Nina)
-Sevilmek, kabul görmek ve bir televizyon programında güzel görünmek (Requiem for a Dream - Sara Goldfarb)
-Sevdiği kadını ölümden kurtarmak (The Fountain - Tommy)
2. Sınırın Aşılması: İllüzyon ve Gerçeklik Algısının Yitimi
-Nina, mükemmel siyah kuğu olabilmek için karanlık tarafını serbest bırakırken kendi bedenine ve kimliğine yabancılaşır; aynadaki yansıması ona düşman kesilir.
-Max Cohen, 216 basamaklı sayıyı ararken beynindeki baskı fiziksel bir matkaba, dayanılmaz bir migrene ve paranoyaya dönüşür.
-Sara Goldfarb, kırmızı elbiseye sığabilmek için zayıflama haplarına sığındığında, buzdolabı canlanıp onu yutmaya çalışan bir canavara dönüşür
3. Fatura: Bedenin ve Ruhun Kendi Kendini Tüketmesi
İnsan sınırlarını zorlayıp kusursuzluğa ya da mutlak kontrole ulaşmak istediğinde beden buna isyan eder.Ruhsal saplantı bedende somut yaralar açar:
-Black Swan’da sırtındaki yaralar Katı diyetler, kusmalar, kırılan ayak tırnakları, sırtında beliren ve kaşınmaktan kanayan açık yaralar.
-The Wrestler’da Randy’nin ringde kalma tutkusu uğruna iflas eden kalbi.
-The Whale’de Charlie’nin kederini ve kendini cezalandırma arzusunu devasa bir bedenin ağırlığı altına gömmesi.