Kitap kısa bir kitap ama sonu beni acayip mutlu etti hiç beklemediğim bir şekilde bitti ama çok güzeldi, o günlerin vatan millet ruhunu çok güzel şekilde yansıtan bir kitap.
Dereler gibi çağıldanabilecek çok güzel bir dilimiz var. Türkçemize okurken, yazarken, konuşurken özen gösterelim. Dilimize saygı kendimize saygı demek.
Spoiler içeriyor
Eski ordu binbaşısı Jack Reacher, haksız yere vatana ihanetle suçlanan halefi Susan Turner'ı askeri hapishaneden kaçırarak arkasındaki yozlaşmış savunma şirketinin uyuşturucu kaçakçılığı komplosunu ifşa eder. Bu süreçte Reacher, peşlerindeki acımasız kiralık katilden korumak için yanına aldığı ve kendi kızı olduğunu…devamıEski ordu binbaşısı Jack Reacher, haksız yere vatana ihanetle suçlanan halefi Susan Turner'ı askeri hapishaneden kaçırarak arkasındaki yozlaşmış savunma şirketinin uyuşturucu kaçakçılığı komplosunu ifşa eder. Bu süreçte Reacher, peşlerindeki acımasız kiralık katilden korumak için yanına aldığı ve kendi kızı olduğunu sandığı Samantha ile tehlikeli bir kovalamacaya atılır. Büyük liman baskınıyla komplonun başındaki generali yakalatan Reacher, çatıda geçen sert bir dövüşün ardından kiralık katili binadan aşağı atarak öldürür. Finalde Samantha’nın aslında biyolojik kızı olmadığını öğrenmesine rağmen onunla dostça vedalaşır, aklanan Turner görevine dönerken kendisi de göçebe hayatına devam eder.
Hayattayken rahat vermeyen kocası, yokluğunda bile rahat vermedi. Güzeldi. Başrol kadın uyku ve uyanıklık arasını kaçırmaya başlayan, uyurgezerliğe sahip birisi. Kocasının yaşadığı kazanın ardından sürekli kabuslar görmeye başlıyor. Bir müddet sonra olayların yalnızca bir kabus olmadığını düşünmeye başlıyorsunuz. Her şey…devamıHayattayken rahat vermeyen kocası, yokluğunda bile rahat vermedi.
Güzeldi.
Başrol kadın uyku ve uyanıklık arasını kaçırmaya başlayan, uyurgezerliğe sahip birisi. Kocasının yaşadığı kazanın ardından sürekli kabuslar görmeye başlıyor.
Bir müddet sonra olayların yalnızca bir kabus olmadığını düşünmeye başlıyorsunuz. Her şey iyi, güzel, parçalar oturdu yerine derken final sahnesi ile beynimizi bulandırıp bitiriyorlar.
Finalini bu kadar ucu açık yapmasalardı tam puan bile verebildim.
8/10
Adam Fawer'ın kitaplarını her ne kadar sevsem de, bu kez olmamış bence. Hikaye hiç akmadı, okumakta çok zorlandım. Özellikle ana karakterin kişiliğiyle ilgili fikri en başta anlıyorsunuz ama defalarca tekrar eden bir fikir bu. Bu kadar karmaşıklaştırmak, uzatmak gereksiz... Romanın…devamıAdam Fawer'ın kitaplarını her ne kadar sevsem de, bu kez olmamış bence. Hikaye hiç akmadı, okumakta çok zorlandım. Özellikle ana karakterin kişiliğiyle ilgili fikri en başta anlıyorsunuz ama defalarca tekrar eden bir fikir bu. Bu kadar karmaşıklaştırmak, uzatmak gereksiz... Romanın son 30 sayfası güzeldi ama bu son için yaklaşık 500 sayfa okunur mu derseniz, okunmaz. Üzgünüm. =(
Bence buga girdim eskisi gibi ne kitap okuyabiliyorum ne de film dizi izleyebiliyorum. Korku filmi izlemeyi çok seviyorum. Dedim ki bir froma başlayayım bitmiyor gerçi ben izleyemiyorum 1-2 bölüm izleyip hemen bırakıyorum ve çok sıkılıyorum tüm sosyal medya hesaplarımı da…devamıBence buga girdim eskisi gibi ne kitap okuyabiliyorum ne de film dizi izleyebiliyorum. Korku filmi izlemeyi çok seviyorum. Dedim ki bir froma başlayayım bitmiyor gerçi ben izleyemiyorum 1-2 bölüm izleyip hemen bırakıyorum ve çok sıkılıyorum tüm sosyal medya hesaplarımı da dondurdum pffff duzelemiyorum ne yapacağım 🥹😭😭😭🙏🙏
En çok sevdiğim ve 11 yıl önce Harddiskim kazara silindiğinden bu yana tekrar izleyemediğim Twin Daggers (2008) filmi İmdb'de olmadığı için uygulamada istekte bulunamıyorum..
Reşat Nuri Güntekin'den "Acımak"; Zehra isimli dürüst, saygın, herkes tarafından sevilen bir genç öğretmenin hikayesini anlatıyor. Zehra'nın tek eksiği, zor durumda bir insanın yanlış yapma ihtimali olduğuna inanmaması ve buna müsamaha göstermemesiydi. Örneğin öğrencilerden birisi anne babasına yardımcı olmak için…devamıReşat Nuri Güntekin'den "Acımak"; Zehra isimli dürüst, saygın, herkes tarafından sevilen bir genç öğretmenin hikayesini anlatıyor. Zehra'nın tek eksiği, zor durumda bir insanın yanlış yapma ihtimali olduğuna inanmaması ve buna müsamaha göstermemesiydi. Örneğin öğrencilerden birisi anne babasına yardımcı olmak için para karşılığı arkadaşlarının ödevlerini mi yapıyor...Sebep ne olursa olsun, bu Zehra için affedilemez bir şeydir. Çünkü acıma duygusu yoktur.
Zor bir çocukluk geçiren Zehra;sarhoş, işe yaramaz, şiddete meyilli bir babaya sahiptir. Küçükken hem annesi hem kardeşi hem de yaşlı dindar anneannesi, babası Mürşitten çok çektiği için babasına hep nefret duyarak büyümüştür. Öyle ki soranlara bir babasının olmadığını söyler.
Bir gün öğretmenlik yaptığı yere bir telgraf gelir. Telgrafta babasının ölmek üzere olduğu ve son nefesinde Zehrayı görmek istediği yazar. Zehra tereddüt etse de babasının yanına gider. Ve sandığı açıp babasına ait olan günlüğü okuduğu zaman babası Mürşit'e dair okuduğu ve öğrendiği gerçekler, belki de ilk defa Zehra'nın içinde acıma duygusu uyandırır.
Spoiler içeriyor
Hayatımda en değer verdiğim konulardan biri saygı. Başta yaşama olmak üzere düşünceye, inanca, benliğe saygı duymak, farklı olabiliriz ama sırf bu yüzden benden daha kıymetsiz değilsin diyebilmek mentalitemin yapı taşını oluşturan en önemli unsurlardan biri. Bu, süresi kısacık anlamı derin…devamıHayatımda en değer verdiğim konulardan biri saygı. Başta yaşama olmak üzere düşünceye, inanca, benliğe saygı duymak, farklı olabiliriz ama sırf bu yüzden benden daha kıymetsiz değilsin diyebilmek mentalitemin yapı taşını oluşturan en önemli unsurlardan biri. Bu, süresi kısacık anlamı derin film, birçok konuyla birlikte saygı kavramını mükemmel işlediği için filmi çok çok beğendim. İncelikle işlenen dolu dolu bir film kesinlikle.
İnsanların iyilik yapmak için belli bir dine mensup olmasına gerek olmadığını, birbirinin hayatını kolaylaştırmayı ve aynı düzlemde olmadan da bir insan için elinden geleni yapabilmeyi çok başarılı bir şekilde anlatmış. Adem ve Salim karakterleri iyiliğin iki farklı koldaki temsilcisi olarak bunu gayet güzel yansıtmışlar.
Sadece Adem'in ölümünü camiden duyurmama inadına anlam veremedim. Salim'e söyletmek istedikleri için bu şekilde yazılmış belli ki ama birçok yerleşim yerinde camilerden duyuru yapıldığını biliyoruz. Müslüman olmasa bile sevilen bir insanın ölümü de pekala duyurulabilir. Bürokrasiye bu denli takılmanın, bir arada huzurla yaşanan ortamlara ayrılık tohumu ekme ihtimali olduğu için duyuru yapmak alınabilecek bir inisiyatifti bana göre.
Filmin bence en vurucu noktaları; Adem'in kediye, verdiği yiyecek yüzünden bir şey olabileceği endişesi, Salim'in gittiği her yerde kediye bakınması ve kedinin kapalı dükkanın önünde dolandığı yerlerdi.