László Nemes’in Lily-Rose Depp ve Jacob Elordi’nin başrollerini paylaştığı ‘OUTER DARK’ adlı filmi yakında çekimlere başlıyor. Büyük Buhran döneminde geçen gotik gerilim, bir kadının kardeşinin çocuğunu doğurmasını konu alıyor.
"Ne için yaşıyorum, dünya? Bilerek kanıyorum dünya yalana Yâr, bu değil mi yaşamak? Sen sonunu gördüm say Kim için yaşıyorum, dünya? Bilerek kanıyorum dünya yalana Yâr, bu değil mi yaşamak? ... Eskisi gibi kızamıyorum artık, yorgunum da Bana yalnızlık getiren…devamı"Ne için yaşıyorum, dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yâr, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Kim için yaşıyorum, dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yâr, bu değil mi yaşamak?
...
Eskisi gibi kızamıyorum artık, yorgunum da
Bana yalnızlık getiren bu korkunun tarifi yok
...
Kalır ya kahır, kafada kaybolmalı sıfatlar
Ben korkmuyorum sınavdan, gel yaz sonrayı sırattan
Bir şans olmayı kınarlar, sen tutun umuda
Çünkü sırf güneş geceyi sevmedi diye ay doğmayı bırakmaz"
bapuçsuz deyyus ege filmlerini seviyorum ya çiğdem çay al otur izle mis türküleri de çok güzeldi doğu ve ege türkülerine ayrı bi sempatim var rocktan harmandalıya geçiş çok tatlıydı gülümsetti
Poyraz karakteri türk dizi tarihine damga vuran bir isim olmayı çok hakediyor. Çok iyi bir dizi zaten ne desem bilemedim. Özellikle ilk sezonu o kadar akıcı ki başlamasıyla bitmesi bir olmuştu devamında sıkıldığım kısımlar olsa da. Sahnelerini izleyip beğendiyseniz kesin…devamıPoyraz karakteri türk dizi tarihine damga vuran bir isim olmayı çok hakediyor. Çok iyi bir dizi zaten ne desem bilemedim. Özellikle ilk sezonu o kadar akıcı ki başlamasıyla bitmesi bir olmuştu devamında sıkıldığım kısımlar olsa da. Sahnelerini izleyip beğendiyseniz kesin başlayın çok saracağına eminim.
Tarih - sosyoloji - gezi yazısı üçlemesinde ilerliyor. Özellikle bahsettiği sehirde bulunan mekanın tarihine derin bir anlatım yapıyor. Bir an tarih kitabı mi okuyorum diye sorguladığım oldu lakin kitabın sonuna doğru anladım ki yüzeysel gezip gördüğümüz, geçip gittiğimiz o mekanların…devamıTarih - sosyoloji - gezi yazısı üçlemesinde ilerliyor. Özellikle bahsettiği sehirde bulunan mekanın tarihine derin bir anlatım yapıyor. Bir an tarih kitabı mi okuyorum diye sorguladığım oldu lakin kitabın sonuna doğru anladım ki yüzeysel gezip gördüğümüz, geçip gittiğimiz o mekanların aslında ne gibi bir derinliğe sahip olduğunu nasıl yaşanmışlıklara ev sahipliği yapabileceğini bizlere göstermek istemiş Tanpınar. Durum böyle olunca okuyucuda bir merak uyanıyor, içsel bir monolog dönüyor. Benim nezdimde bir anda okuyup bitireyim kitabı kesinlikle değil çünkü bilgi akışı vs fazlasıyla mevcut. Eğer bir anda bitirmeye çalışırsaniz muhtemelen kitabı yarım bırakmak durumunda kalırsınız: sindire sindire okumak daha iyi olacaktır. Eğer Erzurum, Konya, Bursa, Ankara ve İstanbul şehirlerini gezme imkanınız olursa görmeden önce kitaba bir göz atıp bahsedilen mekanlara giderseniz mekanın ruhunu daha iyi hissedeceksinizdir.
Hani ben derdim ya; eksik her şey Artık anladım ki, insan tamamlanamaz yarım kalmak uğruna Direncin ukdesi şiir yazmak İki de acıdan beslenmek yani seni sevmek Pencere açmamak gibi Doğadan kaçma sakın İnsanın vermediği her güzellik ki onda saklı kaldı…devamıHani ben derdim ya; eksik her şey
Artık anladım ki, insan tamamlanamaz yarım kalmak uğruna
Direncin ukdesi şiir yazmak
İki de acıdan beslenmek yani seni sevmek
Pencere açmamak gibi
Doğadan kaçma sakın
İnsanın vermediği her güzellik ki onda saklı kaldı Şeytanı duymasak mı?
Hüznümün kanlarından geyikler, vals zamanı
Sevmenin tam zamanı
Ölmenin tam zamanı yani
Ölmeden önce ölmek