Akademik bir kız olmak yerine kitap kurdu bir kız olmak daha mantıklı geliyor şuan ama hayat şartları beni tam tersine itiyor, hayat maalesef ki çekilebilir değil
Filmin başları çok nostoljik ve sıcak hissettirdi.-kışta geçiyo olsada- Filmde her karakter farklı bir şeyin vurgusunu yapıyor sanırım. Genel olarak filmi beğendim. Oğlan çocuğuna takıldım. Filmi ablası yazmış ve kendi çocukluklarından bir hikayeymiş diye okudum bi yerde. Doğruysa o çocuk…devamıFilmin başları çok nostoljik ve sıcak hissettirdi.-kışta geçiyo olsada- Filmde her karakter farklı bir şeyin vurgusunu yapıyor sanırım. Genel olarak filmi beğendim.
Oğlan çocuğuna takıldım. Filmi ablası yazmış ve kendi çocukluklarından bir hikayeymiş diye okudum bi yerde. Doğruysa o çocuk nuri bilge demektir. Adamın çocukluğunuda anlamak zor.
Sanırım çoğunluk en çok saffetin tiradını sevmiş ama beni asiyenin sınıf sahnesi çok üzdü. Zaten o sahneyi görüp izlemiştim.
Monsters in 4.sezonu gelmis Lizzie Borden hikauesi izliyim dedim actim baktim Ed Gein i oynayan adam var.. babasi rolundeymis Neyse devam ettim sonra bi baktim bu sefer de ed gein e ilham olan ilse koch.. az once de beraber sahneleri…devamıMonsters in 4.sezonu gelmis Lizzie Borden hikauesi izliyim dedim actim baktim Ed Gein i oynayan adam var.. babasi rolundeymis
Neyse devam ettim sonra bi baktim bu sefer de ed gein e ilham olan ilse koch.. az once de beraber sahneleri vardi balta tutup kan hakkinda konusuyorlar... dayanicam
Son derece zıt karakterlere sahip Lal ve Aktan'ın yıkıcı, tutkulu ve kopamama döngüsü üzerine kurulu bir aşk hikayesi. Ben normalde Mert Ramazan Demir’i hiç sevmem ama bu dizide oyunculuğuna bayıldım. Kesinlikle Miray Daner ile müthiş bir uyum yakalamışlar. Beni uzun…devamıSon derece zıt karakterlere sahip Lal ve Aktan'ın yıkıcı, tutkulu ve kopamama döngüsü üzerine kurulu bir aşk hikayesi.
Ben normalde Mert Ramazan Demir’i hiç sevmem ama bu dizide oyunculuğuna bayıldım. Kesinlikle Miray Daner ile müthiş bir uyum yakalamışlar. Beni uzun zamandır bu kadar sürükleyen bir dizi olmamıştı. Yer yer Aktan’ın hareketleri ve Lal ile toksik ilişkileri insanı gerçekten çıldırtsa da, tekrar tekrar izleyebileceğim bir dizi.
Boş senaryo izlerken berbat bir kurgu da olunca film böyle kopuk kopuk ilerliyor. Oyuncular çekilen sahnelerin arasında 1 yıl varmış gibi filmden kopuklar. Genel olarak tıııırrttt bir film.
"Bu ilişki beni çok yıprattı, ben ayrılmak istiyorum Osman." Bu Hikâye Senden Uzun Osman, ayrılığın nahif ve esprili bir dışavurumu aslında. Bir ilişkinin son evrelerini; kopuşu, ayrılık kararını, yeniden bir araya gelme isteğini ve nihayetinde kabullenişle gelen vedayı anlatıyor. Bunu…devamı"Bu ilişki beni çok yıprattı, ben ayrılmak istiyorum Osman."
Bu Hikâye Senden Uzun Osman, ayrılığın nahif ve esprili bir dışavurumu aslında. Bir ilişkinin son evrelerini; kopuşu, ayrılık kararını, yeniden bir araya gelme isteğini ve nihayetinde kabullenişle gelen vedayı anlatıyor. Bunu da ayrılık hikâyelerinde alışageldiğimiz melankolik ve kasvetli havadan uzak, daha hafif ve görece eğlenceli bir üslupla yapıyor.
Ben ilişkilerin, ne kadar zor olursa olsun, mümkün olduğunca sakin ve olgun bir şekilde sonlandırılmasından yanayım. Kitap yüz küsur sayfa boyunca bu sakinliği pek koruyamasa da sonunda o noktaya ulaşıyor ve vedasını tam da olması gerektiği gibi yapıyor. Bu yüzden kitapta en çok veda konuşmasını sevdim. Çünkü her bitişin ardından hemen iyileşmek gerekmiyor; bazen önce bütün o karmaşanın içinden geçmek, sonra neyin bittiğini gerçekten anlamak gerekiyor.
Kitaptan birkaç alıntı bırakıyorum:
"Rüya ya da gerçek, gördüğüm her güzel şeyi seninle paylaşmayınca eksik kalıyorum, Osman ben barışmak istiyorum."
"Merhaba Osman, nasılsın? Geçenlerde bir arkadaşım görmüş seni, bakkaldan sigara alıyormuşsun. Söylediğine göre sefil bir haldeymişsin. O kadarcık sürede sefaletini nasıl sezdi bilemiyorum tabii de doğrusunu istersen hoşuma gitti. Yani elbette iyi ve mutlu olmanı istiyorum ama aynı zamanda sürünmeni ve bensiz perişan olmanı da istiyorum. Bu ayrılıklar insanın kafasını çok karıştırıyor Osman, hiç bilmiyorum."
"Bahçeye Osman adında bir çam ektim. Güzel yeri kaptı valla, halinden memnun görünüyor. Yiyor, içiyor, güneşleniyor, başka bir şey yaptığı yok. Ben boyuna çalışıyorum, o hep yatışta. Bazen o serpildikçe sana kuruluyorum, ben burada neler çekiyorum Osman! Seni artık daha seyrek özlüyorum ama bazen ilk günkü yoğunlukla oluyor. Doğrusu bunca zaman sonra hayalimde de olsa gelip boşluğumu bulmana çok bozuluyorum. Çamdan Osman'a bir bardak su bile vermek istemiyorum. Ama sana kızdım diye elbette ağacı susuz bırakmıyorum. Sen de iyice şaşırdın artık, manyak mısın nesin Osman."
"Aşktan sevgiden geçtim. İnsanız, şefkate ihtiyacımız var Osman."
Spoiler içeriyor
Tabii şimdi bize söz hakkı düşmüşken “Bu Hikâye Senden Uzun Osman” kitabı hakkında bir şeyler söylemek mecbur oldu. Anlatıcıya göre madem ayrılmamız gerekiyor, çok saçma bahaneler buluyorsun. Vidalar, dandik pazar poşetleri hayal kırıklığın oluyor ve ilişkinin gitmediğinden bahsediyorsun benim suçum…devamıTabii şimdi bize söz hakkı düşmüşken “Bu Hikâye Senden Uzun Osman” kitabı hakkında bir şeyler söylemek mecbur oldu. Anlatıcıya göre madem ayrılmamız gerekiyor, çok saçma bahaneler buluyorsun.
Vidalar, dandik pazar poşetleri hayal kırıklığın oluyor ve ilişkinin gitmediğinden bahsediyorsun benim suçum yok yani kafanda kuruyorsun. Ayrıca çok alakasız konulardan bahsediyorsun galiba her öğrendiğini yazıyorsun buraya günlük mü tutuyorsun ansiklopedi mi yazıyorsun?
Bayat espriler yapıp duruyorsun. Bana olan öfken edebi cümleler kurmaya çalışıp ortaya bir şey koyamaman baya göze çarpıyor. Belli ki uzun zaman yayılmış olan hayatını okuyoruz ben belli ki umursamıyorum sen spora falan yazılıyorsun sonra kabuğuna çekiliyorsun.
Belgesel izliyorsun sonra Soul’dan Bir Ayrılık’tan ve John Wick’ten falan bahsediyorsun tamam en sinefil sensin. Ayrıca sensiz perişan da değilim keyfim yerinde. Gitmişin bahçeye çam ağacı ekmiş adını da Osman koymuşun nasıl bir çarsın sen ya. Bir ara dobarlan bıragma yazmışın...
Aylin Balboa'nın diğer kitaplarını okumadım. Ama onun dilinde yazmak istedim. Bazı yorumlarda yazarın dili etkileyici ve mizah dolu denilmiş. Hiçbirine katılmıyorum. Kendini okutmayan bir klişelik hâkim, dilin bu kadar basitleştirilmesi okuma eylemini de yıpratan, yoran bir şey.
Yoruldum yani okurken sürekli bir bilinç akışı ama bir sonuca bağlanmayan veya Osman'a bağlanan ama muhatap Oğuz adlı bir şahısmış. Oğuz Bey umarım bu kitap önünüze düşmemiştir. Sevenlere saygım var ama yazdığın şey günlük bile olsa azıcık üstüne düşünseymişin sayın anlatıcı!
Bu kitapta 7.bölümdeyim ASLAAAA AKMIYOR devam etmem için öyle bi sey diyin ki bitireyim kitabı yoksa YAKİCAM HA CIDDEN NE MAL BI KARAKTER BU kötü çocuk taktı beresini gibi mal mal konuşuyor hep
görselliği biraz tırt teorik olarak biraz mantık hatası var ama bu tarz canavar filmi meraklısının ilgisini çekebilecek man eater serisinden bir yapım daha