Film TV plusa geldi. Amrum da yaşayan bir Alman bir ailenin çocuğu Nanning. Nazileri destekleyen anne ve babadan dünyaya gelmiş. Fakat dünyaya bakış açısı katı olamıyor. Kalbinin sesini dinlemekten kendini alamıyor. Savaş ve Hitlerin ölümüyle değişen hayatlar ve konumlara kısa…devamıFilm TV plusa geldi. Amrum da yaşayan bir Alman bir ailenin çocuğu Nanning. Nazileri destekleyen anne ve babadan dünyaya gelmiş. Fakat dünyaya bakış açısı katı olamıyor. Kalbinin sesini dinlemekten kendini alamıyor. Savaş ve Hitlerin ölümüyle değişen hayatlar ve konumlara kısa bakışlar var. Bir çocuğun büyüme yolculuğunda şahit olduğu şeyler ile azminin hikayesi kısaca.
Birinci filmden sonra ilaç gibi geldiniz, hoş geldiniz. Efektler, sesler, renkler aşırı güzeldi. Bi yerde bir kopukluk vardı gibi hissediyorum nedense ama belki de devam filmi gelecek onun için böyle bıraktılar. Genel olarak çok beğendim. Hikayesi çok iyi olup çok…devamıBirinci filmden sonra ilaç gibi geldiniz, hoş geldiniz.
Efektler, sesler, renkler aşırı güzeldi. Bi yerde bir kopukluk vardı gibi hissediyorum nedense ama belki de devam filmi gelecek onun için böyle bıraktılar. Genel olarak çok beğendim.
Hikayesi çok iyi olup çok kötü kullanmışlardı ilk filmi ama kesinlikle kurtarmışlar, umarım devamı da gelir.
league of legends Zed gördüm gibi oldum bi ara xksofopx Shao Kahn'ın Azap Çekici de efsaneydi bu arada...
Hiçbir şey istememek... Sadece beklemek, ta ki bekleyecek hiçbir şey kalmayana kadar beklemek... gezmek ve uyumak... kendini kalabalığa ve sokaklara bırakmak... vaktinizi boşa harcamak için olukları, çitleri, su kenarlarını takip etmek... Arzu, kızgınlık ve isyan duygusundan ayrılmak...
Görebildiğim en güzel ikinci manzara, her rafı binlerce dünyaya açılan kütüphanemdi. Ona şöyle bir baktığımda ormanda derin bir nefes alır gibi açılır içim, soluklanır kalbim. Kitaplara sahip olmak bir nimet, okumayı sevmek ise başka bir hikmetti. Aslında ben onlara değil…devamıGörebildiğim en güzel ikinci manzara, her rafı binlerce dünyaya açılan kütüphanemdi. Ona şöyle bir baktığımda ormanda derin bir nefes alır gibi açılır içim, soluklanır kalbim. Kitaplara sahip olmak bir nimet, okumayı sevmek ise başka bir hikmetti. Aslında ben onlara değil de onlar bana sahipti sanki. Çünkü beni bir bir büyüten kitaplarımdı.
Birileri istediğinde kimseyle paylaşamamam, “sana yenisi alayım” demelerim hep bir duygusal bağın, kitapların içine daldıkça kazandığı başka başka manaların neticesiydi. Sayfalarında titizlikle aldığım notlar, incitmeden altını çizdiğim satırlara binaen benim en nadide özelimdi kitaplarım.
Öğrenme sevdası tanıştırdı bizi ve bir ömür taliptim verebileceklerine..
Birinci en güzel manzaram ise bizatihi gökyüzüydü ve onunla da kainatı okuyabiliyor, tefekkür aleminde hoş gezintiler yapıyor, cenneti anımsıyordum.
Okumak.. Bu dünyanın bizlere sunabildiği en büyük iyilik; bu imtihan diyarının kendinden verebildiği tek tavizdi. Okuyabilene kainat da yeterdi, kainatı okumayı öğreten kitaplığı da…
Spoiler içeriyor
bugün, 90 dakikalık finalini izledim. birkaç saat geçti ama hâlâ aşamadım. 90 dakika bana yetmedi, onu söyleyeyim. ayrıca finali beğendim mi beğenmedim mi emin de olamadım. aslında genel olarak iyiydi, tam diziye göre bir bölümdü gibi geldi bana. sadece sonunda…devamıbugün, 90 dakikalık finalini izledim. birkaç saat geçti ama hâlâ aşamadım. 90 dakika bana yetmedi, onu söyleyeyim. ayrıca finali beğendim mi beğenmedim mi emin de olamadım. aslında genel olarak iyiydi, tam diziye göre bir bölümdü gibi geldi bana.
sadece sonunda insana dönüşmeleri biraz klişe geldi. tiktok'ta bir yorum gördüm, uzun uzun incelemesini yazmıştı biri. karakterlere ne kadar uygun bir son olduğundan bahsediyordu. karakterlerin, karakteristik özellikleri bariz bir şekilde değiştirilmiş. ikisinin de cennet ve cehennem sorumluluğu olmadan, o doğaüstü olayları yaşamadan, sadece bir insan olarak onları şekillendiren yaşamlarından dolayı olduğunu söylüyordu. ayrıca daha da detaylı anlatıyordu. onu okuyunca bende de taşlar yerine oturdu, mantıklı ve güzel bir yorum olduğunu düşündüm. diziyi sevdiğim için mi bilmiyorum, sonunu daha doğrusu böyle kısacık bir sonu olmasını benimseyemedim herhalde. yine de güzel, hoş bir tat bıraktı geride.
ayrıca dizinin introsunu izlemek de çok hoş hissettiriyordu.
diziye yaptığım önceki yorumumu silmek istemedim, arşivledim. yine de aynısını buraya da bırakmak istiyorum.
2025'te izlediğim son dizi ve 2026'nın ilk saatlerinde bitirdiğim ilk dizi.
niye bu kadar bekledim izlemek için bilmiyorum ama 90 dakikalık bölümü beklemek çok zor geliyor şu an. çok keyifliydi, çok iyi seyir zevki verdi. aziraphale ve crowley ilişkisi çok güzeldi. son bölümde hem sevindim hem üzüldüm.
aziraphale'in, durumu kurtarmak adına ve crowley onunla gelmediği için uzaklaşmak istediğinden gittiğini biliyorum ama crowley'i öylece bırakıp gitmesi de üzdü :( ayrıca crowley cennet'e ve cehenneme, tanrı'nın emirlerine koşulsuz itaat edecek biri değil, ondan bu beklenemezdi. aziraphale burada biraz bencil davrandı, ki kendisi de birçok kez tanrı'yı sorgulayıp yapmaması gereken şeyler yaptı. crowley'i anlaması lazımdı o durumda.
her neyse, karakterleri özellikle de ana karakterleri sevdim. cebrail ile beelzebub benim için beklenmedikti. tam o sıralarda uykum gelmeye başlamıştı, uyukluyordum ki olaylarını görünce uykum kaçtı kendime geldim eowşdmwldöwmd
nina'nın toksik sevgilisinden kurtulmasına sevindim. maggie ile de daha şimdiden çok tatlılar ve nina'nın hemen yeni bir ilişkiye başlamaması çok doğruydu. ilk sezon da ayrı güzeldi. anathema ve newton pulsifer ilişkisi de güzeldi. anathema'nın ömrünü kehanetlere adamayı bırakması da ayrı güzeldi.
deccal'in adının adam olması, güzel yetiştirilmesi ve sağlam arkadaşlıklar edinmesi, böylece istenilenin aksi yönde gelişmesi güzeldi. yetişme şeklinin önemini de gösteriyordu.
yani aklıma daha başka bir şey gelmiyor, diziyi çok beğendim. neredeyse her zaman crowley'e dedikleri konusunda hak verdim. keşke türk bakış açısından da böyle bir dizi olsaydı, dengeli olacak şekilde, diye düşündüm. ancak gün geçmiyor ki bırakın böyle içerikleri, insanlar kendi düşüncelerini belirttiğinde bile hedef oluyorlar maalesef.
neyse işte. bu kadar.
İçe kapanıklıkla birlikte akran zorbalığı ve cinsel yönelim belirsizlikleriyle boğuşan, kavga eden, bir şahıs üzerine dönen bir film ve Amerika'daki uyuşturucu bataklığının dağılmış aile bireylerinin sosyal hayatta var olma çabası. Başka da bir yorum yapılmaz bu filme. İlla izlenecek diye…devamıİçe kapanıklıkla birlikte akran zorbalığı ve cinsel yönelim belirsizlikleriyle boğuşan, kavga eden, bir şahıs üzerine dönen bir film ve Amerika'daki uyuşturucu bataklığının dağılmış aile bireylerinin sosyal hayatta var olma çabası.
Başka da bir yorum yapılmaz bu filme. İlla izlenecek diye de bir şey demicem. Çünkü iyi bir film değil orta kalite bir film.