Önceki paylaşımlarımın birinde varoluş bilincinin insanın yok olmasını engellemek için insana aşıladığı duygu ve düşüncelerden bahsetmiştim galiba en büyük silahı “Sevgi”.
Böyle ters köşe mi yapılır şok oldum, saçma bir ritüel için hayırsız bir eşe rağmen çaba sarfeden ve kendisini toplumun bir parçası olduğunu kabul ettirmek için çırpınan kadına üzülüyordum ki filmin sonunda kadının yaptığı beni şoke etti kadına olan bütün…devamıBöyle ters köşe mi yapılır şok oldum, saçma bir ritüel için hayırsız bir eşe rağmen çaba sarfeden ve kendisini toplumun bir parçası olduğunu kabul ettirmek için çırpınan kadına üzülüyordum ki filmin sonunda kadının yaptığı beni şoke etti kadına olan bütün sempatim gitti tabi filmin sonunda ters köşe yapıldığı gösteriliyor içim rahatladı, umarım filmin sonu doğrudur rüya falan değildir.
Yorumlarda genelde filmi kötülemişler ben gayet beğendim bence başarılı sadece bazı olaylar hızlı gelişiyor kendi kafamızdan burayı demekki halletmişler gibi düşünüp geçiyoruz. Nesrin Cavadzade’nin oyunculuğunu çok beğendim kısa bir sahnede olsa Emel Göksu da akılda kalıcı bir oyunculuk göstermiş. Fakat olay öğrenildiğinde köylünün gösterdiği tepki yetersizdi bence insanların orda çıldırması gerekiyordu anneyi yerden yere vurmaları gerekiyordu. (Ayrıca eşinin aklına tüküreyim çok güzel bir eşi varken çirkin kadına para yediriyor nasıl bir aptallıktır.)
Tom abimizi herkes tanır anlatmaya gerek yok zaten, film çok iyiydi aksiyon sahneleri abartılı olduğunu biliyoruz ama filmde o kadar güzel absorbe ediyorlar ki abartma bunu da yapama be adam diyemiyoruz. Klişe geri sayımların gerilimini çok iyi yapmışlar ama içimden…devamıTom abimizi herkes tanır anlatmaya gerek yok zaten, film çok iyiydi aksiyon sahneleri abartılı olduğunu biliyoruz ama filmde o kadar güzel absorbe ediyorlar ki abartma bunu da yapama be adam diyemiyoruz. Klişe geri sayımların gerilimini çok iyi yapmışlar ama içimden çok sövdüm hadi yap artık diye diye.:) Bir iki ufak sahne saçma geldi bana filmi çok etkilemiyor ama gene de söyleyeyim örneğin buzullarda yıllarca yaşayan ablamızın birden kendini Kongo da bulması ve sanki yıllardır o cennetin içindeymiş gibi tepki vermesi yani insan bir şaşırır her yer yeşil hava sıcak her şey çok güzel bir hayran kal abla azıcık.:):)
KanalTürk ve BeyazTV de çıkan mecburen izlenilen filmlere benzesede tam tersi eğlenceli tatlı bir film. Konu bakımından tam bir dram filmi (halihazırda örnekleri mevcut) fakat burada Eddie Murphy ve Martin Lawrence’nin oyunculuğu ile sıkmayan ve abartılmayan eğlenceli bir film olmuş.
Bu yerli Pavlo’nun köpeğinin hikayesi. Köyümüzün arkasında Fırat nehri geçiyor eni 100 150 metreyi buluyor. Nehrin iki tarafında da tepe üstünde kurulmuş köyler var. Düğün yapılınca davul zurnanın sesi köylere ulaşıyor. Köpek davulun sesiyle yemek arasındaki bağlantıyı anlamış. Davulun sesini…devamıBu yerli Pavlo’nun köpeğinin hikayesi. Köyümüzün arkasında Fırat nehri geçiyor eni 100 150 metreyi buluyor. Nehrin iki tarafında da tepe üstünde kurulmuş köyler var. Düğün yapılınca davul zurnanın sesi köylere ulaşıyor. Köpek davulun sesiyle yemek arasındaki bağlantıyı anlamış. Davulun sesini duyunca hemen yüzerek karşı köye gidiyormuş. Köpeğin bu durumunu daha sonra köylüler anlamış. Bir gün iki davulcu anlaşmış nehrin iki tarafına geçmişler. İlk önce biri çalmaya başlamış köpek bunu duyunca suya atlayıp yüzmeye başlamış tam karaya çıkacakken diğer davulcu çalmaya başlıyormuş bu sefer tersine yüzmeye başlıyormuş böyle böyle hayvan en sonunda yorulup suda boğulmuş. Vicdansız bir Pavlo’nun köpeği deneyi olmuş.
Böyle tiplerin olduğu bir işte çalıştım daha önce gerçekten aynısını yansıtmışlar oyunculuklar aşırı iyi Nadir Sarıbacak ve Özgür Emre Yıldırım çok iyi oynamışlar özellikle Nadir abi çok harika oynamış, o işte çalışırken adamlara verdiğim tepkinin aynısını burda Nadir abiye de…devamıBöyle tiplerin olduğu bir işte çalıştım daha önce gerçekten aynısını yansıtmışlar oyunculuklar aşırı iyi Nadir Sarıbacak ve Özgür Emre Yıldırım çok iyi oynamışlar özellikle Nadir abi çok harika oynamış, o işte çalışırken adamlara verdiğim tepkinin aynısını burda Nadir abiye de verdim.
İnsanın hayatın bir anlamı olması gerektiğini düşünmesinin sebebi, gelişmiş düşünebilme yetisine sahip olmasından kaynaklanır. Yani hayatın bir anlamı yok var olduğumuz için varız ve bu tür düşüncelerin sebebi varlığımızın farkında olmamızdır. Descartes abimizin dediği gibi ‘Düşünüyorum öyleyse varım.’.