... küsecek kadar sevmeli insan birini o gelince küsmeli: nerdeydin bunca zaman niye sevmedin beni, küsecek kimsem yoktu demeli, o varken de kimseye küsmemeli.
Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim "Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil Nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve günışığı sislerden düşsel ovalara Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü Yitik ceren arayı…devamıSeni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara
Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi...
📚
Gülten Akın'ın, tekdüzeliğe, alışılmışlıklara, sıradanlığa atıfta bulunduğu muhteşem şiirlerinden derleme olan kitap şiirseverlerin beğenisine sunulmuş.
Asu bunu beğendi 😌
1991 yılında Breat Easton Ellis tarafından yazılan roman, 2000 yılında aynı isimle sinemaya uyarlanmış. Sebepsizce insanları öldüren sosyal görünümlü psikopat Patrick Bateman'ın hikayesini konu alıyor. Dış görünümüne son derece dikkat eden, zengin ve yakışıklı bulunan ama aynı zamanda buna paralel…devamı1991 yılında Breat Easton Ellis tarafından yazılan roman, 2000 yılında aynı isimle sinemaya uyarlanmış.
Sebepsizce insanları öldüren sosyal görünümlü psikopat Patrick Bateman'ın hikayesini konu alıyor.
Dış görünümüne son derece dikkat eden, zengin ve yakışıklı bulunan ama aynı zamanda buna paralel içinde kopan kasırgalarla seri katil olan Bateman, günümüz insanına atıfta bulunuyor aslında.
Dışa değil içe yatırım yap ki , kendinle iyi geçinebilesin.
Ve en korkuncu da, öldüklerinden bir parçayı saklaması, belki de bağlanmayı sevmeyenlerin kendini avutma çabası diye düşünülebilir.
En iyi, en zengin, en yakışıklı, en başarılı gibi bol en'li yaşama isteğinin insanı tüketen yanları kıskançlık, hazmedememe, doğallığı kabullenememe duygularını en kanlı yanıyla görmek isteyenlere ayna tutan psikolojik gerilim filmi her ne kadar erkeklerin dünyasını yansıtma gibi lanse edilmişse de bence her iki cinsiyete hitap ediyor.
aksiyonlu, hızlı ve enerjisi hiç bitmeyen bir film. Dolandırıcılık mesleğini (!) öğrettiği kıza duygusal yakınlığı olunca ters köşe olan Nicky'nin macerasını severek izledim🤭
Restoran işletme hayali kuran Pedro'nun, beklenmedik sağlık durumuyla alt üst olan hayatına giren dost canlısı, Caramelo adını verdiği sokak köpeğiyle arasında kurulan muhteşem bağı anlatan sıcacık bir film. Köpekseverleri bekleyen duygusal bir yolculuk :)
anoreksiya nervoza durumunda hastaların yüzde 15-20’si açlıktan hayatını kaybediyor. Bir deri bir kemik kalsa da hasta kilo aldığını düşünüyor. Arkasında birçok sebep olabilir, baskın anneyle olan sorunlar, vesaire. 👣 Demek kafamda parçalamam gereken bazı tabular var daha… Öncelikle zamana ihtiyacım…devamıanoreksiya nervoza durumunda hastaların yüzde 15-20’si açlıktan hayatını kaybediyor. Bir deri bir kemik kalsa da hasta kilo aldığını düşünüyor. Arkasında birçok sebep olabilir, baskın anneyle olan sorunlar, vesaire.
👣
Demek kafamda parçalamam gereken bazı tabular var daha… Öncelikle zamana ihtiyacım var.
👣
“Karanlıktım.” Kendisini böyle açıklamak istediği zamanlar olmuştu.
📚📚
Kısa ama etkisi derin bir yolculuktu bana göre.
Yazara Nobel Edebiyat Ödülü getiren eser, okuyucuda bıraktığı etkinin tortusu.
Japon yazarların kalemini fazlasıyla karamsar bulmuşumdur hep. Bu eseri okurken de aynı duygular yanıbaşımdaydı.
Sıradan, sakin, sessiz bir hayat süren Yonğhe'nin bir sabah uyandığında vejetaryen olmaya karar vermesi ve bunun temelinde çocukluğundan beri yoldaşı olan baskı ve şiddete başkaldırı hikayesini çarpıcı, kısa ama sarsıcı bir dille anlatmış Han Kang.
Olayı, Yonğhe'nin en yakınındaki 3 kişiden dinliyoruz ; eşi, eniştesi ve kız kardeşi.
Bir olaya açılan 3 farklı pencereden. Aslında dördüncüsünün de Yonğhe olmasını isterdim ama sessiz, sakin kişiliğinden ödün vermek istememiş sanki yazar.
Çocukluk, kişiliğimizin temellerinin atıldığı , psikolojimizin şifresi, yaşadığımız an'a adaptasyondaki en belirleyici dönem.
Zor yıllar geçirmiş olsak da, içimizdeki çocuğun elini bırakmayalım ki ruhumuza bir pencere, bir ışık olsun.
Keyifli diyemeyeceğim ama meşakkatli yolculuk isteyenlere tavsiyemdir.
Öpünce geçmeyen, gözle görülmeyen yaralarımız var. Ama anne'den ama baba'dan ya da yar'dan.. Canımızı yakan, sesimizi kısan anılarımız var. İlla ölmesi gerekmiyor gidenin ya da yüreği yakanın, yaralanıyoruz işte birinden. Hayali yara bantları yapıştırıyoruz gerçek yaralarımıza. Bir sonraki yüreğe soruyoruz…devamıÖpünce geçmeyen, gözle görülmeyen yaralarımız var. Ama anne'den ama baba'dan ya da yar'dan.. Canımızı yakan, sesimizi kısan anılarımız var. İlla ölmesi gerekmiyor gidenin ya da yüreği yakanın, yaralanıyoruz işte birinden. Hayali yara bantları yapıştırıyoruz gerçek yaralarımıza. Bir sonraki yüreğe soruyoruz tüm yaşanmış acıların hesabını, işte o zaman kaybediyoruz. Her sabah yeniden başlıyor hayat, her sabah yeniden öğreniyoruz nefes almayı, hayatta en pahalı şey aldığımız nefes.
Yolu uzun süre aşka düşmemiş bir adama denk gelirse yüreğiniz çalkalayın, zira dibine çökmüş olabilir seven yanları... Çünkü yalnız yaşamak için çok fazla bu hayat...
🎥
Halil Sezai , sen muhteşem bir detaysın...
DEDİKODU Kim söylemiş beni Süheylâ’ya vurulmuşum diye? Kim görmüş, ama kim, Eleni’yi öptüğümü, Yüksekkaldırımda, güpegündüz? Melâhat’i almışım da sonra Alemdara gitmişim, öyle mi? Onu sonra anlatırım, fakat Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? Gûya bir de Galataya dadanmışız; Kafaları çekip çekip Orada…devamıDEDİKODU
Kim söylemiş beni
Süheylâ’ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni’yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melâhat’i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Gûya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Muallâ’yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın’ı söyletme hikâyesi?