"Bari tabutum uzun olsun” diyen cüceye, “Colormatic rica ediyorum” diyen âmâya, “Başınızı ağrıttım özür dilerim” diyen dilsize, “Sesini biraz kısar mısınız?” diyen sağıra, benzediğimi hissediyorum bazen... Süreyya Berfe
Bu nasıl hayat böyle! Düşlerle gerçeklik hep çatışma içinde! Nikolay Gogol Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun 👾 Dostoyevski 'ye 'hepimiz Gogol'un Paltosu'ndan çıktık' dedirten bir eserle tanışmak güzeldi. Kitapta kısa ama derin anlam yüklü, hayal gücünüzün nirvana…devamıBu nasıl hayat böyle! Düşlerle gerçeklik hep çatışma içinde!
Nikolay Gogol
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun
👾
Dostoyevski 'ye 'hepimiz Gogol'un Paltosu'ndan çıktık' dedirten bir eserle tanışmak güzeldi. Kitapta kısa ama derin anlam yüklü, hayal gücünüzün nirvana yaptığı 3 öykü bulunmakta.
Eserde neler yok ki, bir kadına olan engin sevgisi için neleri göze alabileceğine dair , gözü kara bir adamla tanışıyoruz ilk olarak. Tutkusuna hayran oluyoruz elbette.
Sonrasında , ironinin çıtasını yükseltiyor ve burun kavramının 5 duyu organından birisi olmasından öte, hiyerarşiden ve sistemde meydana getirdiği tahribata dair atıfta bulunuyor inceden inceden.
Normallikten deliliğe geçiş öyküsü de ayrı bir güzelleme 😊 Bir memurun gerçek hayattan kopma aşamalarına tanık ediyor bizi Gogol.
İroni iyidir, hayal gücünüzü , bakış açınızı zenginleştirir. Eğer o deryada yüzmek isterseniz, edebi dahiyanesi esere 'merhaba' demenizin vaktidir :))
... İnsanın kendisiyle tanışması için hiçbir yaş geç değildi. 🎯 Hiçbir dünyalı bu dünyaya dayanamaz ya da katlanamaz ya da yalan söyler ya da küfreder ya da ölür ya da bölünür ya da kopar ya da tapar ya da kusar…devamı...
İnsanın kendisiyle tanışması için hiçbir yaş geç değildi.
🎯
Hiçbir dünyalı bu dünyaya dayanamaz ya da katlanamaz ya da yalan söyler ya da küfreder ya da ölür ya da bölünür ya da kopar ya da tapar ya da kusar ya da susar ya da kaçar ya da kırar ya da kalır ya da ayırır ya da okur ya da korur ya da doğurur ya da boğulur ya da dağılır ya da bağırır ya da sarhoş olur ya da aşık olur ya da koşar ya da yürür ya da durur ve kurur ve solar ve sorar ve kazar ve yorar ve dolar ve boşalır ve kasılır ve kalır ve yaratır ve inanır ve yaratılır ve savaşır ve yaralanır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve dener ve yanılır ve yazar ve dayanır.
🎯
Kinyas ve Kayra'dan sonra çeşitli mecralarda yayımlanmış yazılarının derlemesi , iki roman arası çerez niteliğinde bir eser. Kısa ve keskin, sert, yer yer acımasız da bulabileceğiniz öykücükler toplamı.
Keyifli demek istiyorum yine de😊
Beni biraz hatırlar mısınız eski bir resmin zor taraflarından, daha ilk mimiğimde esrik bir deniz gülümsemesi! Beni biraz sorar mısınız vitrin mankenlerinin sessizliğine, ağır bir küfür gibi yaklaşırken korkunuzdaki fırtına! Beni biraz üzer misiniz, eğer mümkünse, izafiyet teorisinin yakınında! 📚…devamıBeni biraz hatırlar mısınız
eski bir resmin zor taraflarından,
daha ilk mimiğimde esrik bir deniz gülümsemesi!
Beni biraz sorar mısınız
vitrin mankenlerinin sessizliğine,
ağır bir küfür gibi yaklaşırken korkunuzdaki fırtına!
Beni biraz üzer misiniz, eğer mümkünse, izafiyet teorisinin yakınında!
📚
leyleklerle birlikte çekip giden gökyüzü kadar lacivertsin şimdi
içimde!
📚
Nehirlere karışan zehirli atıklar gibi
ağır ağır akarak, kanıma karışmakta
yokluğun!
Kavgasını, sevincini şiirle dile getirebilen usta kalemin şaheser bir yapıtı. Şiirin cezbediciliğine tanık olacaksınız yine, yeni, yeniden ...
Spoiler içeriyor
Hiç bir şeye bağlanmıyorum.Bir kere Cenin’e bağlanmıştım azıcık, o kadar.Nasıl yaşamamız gerektiğini biliyorum.Hiç yükümüz olmamalı ki kaçabilelim kolayca.Yakalayamasınlar bizi. 📚 Bir anne ve kızın durmaksızın bir şeylerden, birilerinden kaçışının anlatıldığı bir kitap. Her ikisinin de ismini bilmiyoruz sadece kadın kızına…devamıHiç bir şeye bağlanmıyorum.Bir kere Cenin’e bağlanmıştım azıcık, o kadar.Nasıl yaşamamız gerektiğini biliyorum.Hiç yükümüz olmamalı ki kaçabilelim kolayca.Yakalayamasınlar bizi.
📚
Bir anne ve kızın durmaksızın bir şeylerden, birilerinden kaçışının anlatıldığı bir kitap. Her ikisinin de ismini bilmiyoruz sadece kadın kızına küçükken okuduğu hikaye kitabındaki kahramanın adıyla hitap ediyor çoğunlukla ; Bambi.
Yazarın anlatım dilini çok sevemedim, kelimeler birbirine küsmüş de cümle kurmak istemiyor gibi geldi bazı yerlerde.
Başlarından geçenleri her ne kadar kızın anlatımıyla okusak da ara ara jandarma ya da olaya tanıklık eden görgü şahitlerinin anlatımıyla da okuyoruz.
Kitabın sonunu çok doyurucu bulamadım. Bazı olayların üzeri örtülerek anlatım hissini sevemedim. Tabiri caizse eve giremeyip pencereden içeriye bakmak gibiydi sanki.
Sanırım diziye de uyarlanmış bir kitap. Okumalı mısınız bilemedim, tavsiye konusunda da kararsızım :/
Spoiler içeriyor
2020 Amerikan romantik komedi filmi. Cuma akşamına da pek yakıştı. Sonunu tahmin etsem de bu tarz filmler çerezlik, rahatlatıcı gelmiştir hep bana. Severek izledim. Günün yorgunluğunu atmak için iyi bir seçimdi :) Avukat Susan (Rachael Leigh Cook), bir çok hayır…devamı2020 Amerikan romantik komedi filmi. Cuma akşamına da pek yakıştı. Sonunu tahmin etsem de bu tarz filmler çerezlik, rahatlatıcı gelmiştir hep bana. Severek izledim. Günün yorgunluğunu atmak için iyi bir seçimdi :)
Avukat Susan (Rachael Leigh Cook), bir çok hayır amacı güden davalara bakmaktan finansal sıkıntının eşiğindeyken, çöpçatanlık sitesine dava açmak isteyen Nick (Damon Wayans Jr.) 'in davasını yüksek bir ücret karşılığında kabul eder.
Doğallığın cezbediciliği diye bir şeye inananlar izlemeli bence ;)
Her insanın boşluğa doğma hakkı olmalıydı. Vatansız, toplumsuz, ailesiz ve kişiliksiz olmak her insanın hakkıydı. Hiçbir insan, genetik ve kültürel mirasın baskısı altında yaşamaya mahkûm edilemezdi. Hiçbir insan, Tanrı'nın iyi olduğuna inanmak zorunda değildi. 📚 Dehalık ile delilik arasında arafta…devamıHer insanın boşluğa doğma hakkı olmalıydı. Vatansız, toplumsuz, ailesiz ve kişiliksiz olmak her insanın hakkıydı. Hiçbir insan, genetik ve kültürel mirasın baskısı altında yaşamaya mahkûm edilemezdi. Hiçbir insan, Tanrı'nın iyi olduğuna inanmak zorunda değildi.
📚
Dehalık ile delilik arasında arafta kalmış olan Azil ile tanışıyoruz bu eserde. Sorgulamanın tüm ana, ara sokaklarına dalan, Tanrı'yı, varoluşu, sistemi, iyiyi, kötüyü durmadan sorgulayarak nöronlarını, zihnini, yüreğini hacamat ediyor Azil.
Bana göre Hakan Günday'ın 'aforizmalar' eseri de diyebiliriz bu kitabına.
Bakış açınızı dürtecek, tetikleyecek, önemsemediklerinizi gözünüze sokacak dizeler.
Kolay gelsin ;)
Spoiler içeriyor
Off bu nasıl film böyle? Resmen koltuğa çakıldım . Nefessiz kaldım. Yükseklik korkumun varmış bir sebebi 😐 Saatlerce otobüsle giderim ben gideceğim yere, yerçekimine karşı çıkmak da neymiş😁 1972'de olan bir uçak kazası ve sonrasında kazazedelerin hayatta kalma mücadelesinin anlatıldığı…devamıOff bu nasıl film böyle? Resmen koltuğa çakıldım . Nefessiz kaldım. Yükseklik korkumun varmış bir sebebi 😐
Saatlerce otobüsle giderim ben gideceğim yere, yerçekimine karşı çıkmak da neymiş😁
1972'de olan bir uçak kazası ve sonrasında kazazedelerin hayatta kalma mücadelesinin anlatıldığı bir yapım. Uruguay'lı gazeteci Pablo Vierci kazadan kurtulanların ifadelere dayanarak hazırladığı hatta aynı adla yayımladığı kitaptan sinemaya uyarlanmış. Oyuncuların çoğunluğu Uruguay ve Arjantin'liymiş. Ve film İspanya'da Oscar adayı olmuş.
Ben filmde en çok Numa'nın ölmesine üzüldüm :((
Açlığın insana neler yaptırabileceğinin en çetin örneğini izledim daha doğrusu izlemeye çalıştım.
Gerilim, macera sevenler ve nutku tutulmadan izleyebileceklere tavsiye ederim 😐