... Kadınlar acı gerçekleri bütün açıklığıyla görür ve hemen saklarlar. Öyle bir saklarlar ki sonra kendileri bile bulamaz... Barış Bıçakçı Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme 📚 Kendini bulmanın yolu hep bir başkasından mı geçer?
Bazen saklanır insan, saklanır, yakalanmamak için gizlenir, burnunun ucunu bile göstermeye korkar; yerini belli etmez, çünkü önyargı kol geziyordur, çünkü yeryüzünde başka şey kalmamış gibi, herkesin arasından seni bulup şamataya alırlar, bir bakarsın senin özel hayatın da, aile hayatın da…devamıBazen saklanır insan, saklanır, yakalanmamak için gizlenir, burnunun ucunu bile göstermeye korkar; yerini belli etmez, çünkü önyargı kol geziyordur, çünkü yeryüzünde başka şey kalmamış gibi, herkesin arasından seni bulup şamataya alırlar, bir bakarsın senin özel hayatın da, aile hayatın da edebiyata girmiş, hepsi yayınlanmış, okunmuş, alaya alınmış, değerlendirilmiş!
Fyodor Dostoyevski
İnsancıklar
📚
Dostoyevski'nin yazdığı ilk romanını heyecanla okudum. Uzun süredir kitaplığımda sırasını bekliyordu :) Kaleminin ilk ürününü yalayıp yuttum tabiri caizse. Daha ilk romanında acıma, kaygı, üzüntü, sevinç, neşe, keder kombinini nasıl da harmanlamış Sevgili Dosto'm.
'İnsancıklar' ya da asıl isminin birebir çevirisiyle söylenirse 'Zavallı, Yoksul İnsanlar' ,Dosto'nun 23 yaşında kaleme aldığı eseri. O dönemde Petersburg'da mühendislik eğitimi alıyormuş. Ve memur olma dışında başka bir seçenek aradığı döneme denk gelen bir eser , ya da şaheser demeliydim. Edebiyata ilgisi, çeviriler yapması da bu konuda yapıtaşı olmuş kendisine.
İnsancıklar ; yaşlı bir katip olan Makar Devuşkin'in, yirmili yaşlardaki Varvara Dobroselova arasındaki mektuplaşmalardan oluşan bir yapıt. Ana teması acımak olan eserde yoksulluk, dostluk gibi temalar ağırlıkta. Ve yayımlandığı dönemde eleştirmenlerce beğenileri toplamış, 'toplumsal roman' kategorisinde anılmıştır.
İnsan psikolojisine dair müthiş çözümlemeleri olan yazara hayranlığımı katmerleyen bir eserdi. Mutlaka okumalısınız diyorum ve susuyorum ;)
Kitap okumak için pek az zaman bulabildiğime göre, elime aldığım kitap da tam zevkime göre olmalı. Johann Wolfgang Von Goethe Genç Werter’in Acıları 📚 Yazar bu eserini henüz 25 yaşındayken kaleme almış. Eser öncesinde sevdiğinden ayrılmış, taptaze buhran dolu hislerle…devamıKitap okumak için pek az zaman bulabildiğime göre, elime aldığım kitap da tam zevkime göre olmalı.
Johann Wolfgang Von Goethe
Genç Werter’in Acıları
📚
Yazar bu eserini henüz 25 yaşındayken kaleme almış. Eser öncesinde sevdiğinden ayrılmış, taptaze buhran dolu hislerle yazmış bir bakıma. Ve eser oldukça popüler olmuş. Hatta eserdeki sevdiğine kavuşamayıp intihar eden kahramanı örnek alan bir çok mutsuz insan olmuş. Ve hatta onun giyim tarzını benimsemiş aşıklar bir dönem. Mavi frak, sarı yelek ve çizme kombini bir hayli revaçta olmuş.
Eser, edebiyatta akılcılığı geçerek, duygusallığa geniş bir alan açmıştır.Başkahramanımız Werter, ilk görüşte aşık oluyor ama evlenme arefesinde bir genç kıza. Ve aşkının peşinden gidiyor. Bu serüvendeki duygusal yolculuğuna tanık ediyor okuyucuyu.
İlk görüşte aşk olur mu, sorusunun herdaim tazeliğini koruduğuna şahit oluyoruz.
Aşkla kalın .
... KİTLELERİN DEHASI Ortalama insanda herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. Ve cinayet konusunda en becerikliler, cinayet karşıtı vaaz verenlerdir. Ve nefreti en iyi becerenler, sevmeyi vaaz edenlerdir. Ve son olarak; savaşı…devamı...
KİTLELERİN DEHASI
Ortalama insanda
herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
Ve cinayet konusunda en becerikliler,
cinayet karşıtı vaaz verenlerdir.
Ve nefreti en iyi becerenler,
sevmeyi vaaz edenlerdir.
Ve son olarak;
savaşı en iyi becerenler,
barış vaazı verenlerdir.
Tanrı'yı vaaz edenlerin,
Tanrı'ya ihtiyacı var.
Barış vaaz edenlerin,
huzuru yok.
Sevgiyi vaaz edenler,
sevgisizdirler.
Vaaz edenlerden sakının.
Bilmişlerden sakının.
Durmadan kitap okuyanlardan sakının.
Yoksulluktan nefret edenlerden,
ya da gurur duyanlardan sakının.
Övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının.
Karşılığında övgü beklerler.
Sansürlemekte hızlı davrananlardan sakının.
Bilmedikleri şeylerden korkarlar.
Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
Tek başlarına bir hiçtirler.Ortalama erkekten,
ortalama kadından sakının.
Sevgilerinden sakının.
Sevgileri vasattır,
vasatı aranır dururlar.
Ama nefretleri dahiyanedir.
Nefretleri seni beni,
herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir..
Yalnızlığı istemezler.
Yalnızlığı anlamazlar.
Kendilerinden farklı herşeyi yoketmeye çalışırlar.
Sanat yaratamadıklarından,
sanatı anlayamazlar.
Yaratma başarısızlıklarını,
dünyanın beceriksizliğine yorarlar.
Kendileri tam sevemedikleri için,
senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
Ve senden nefret ederler.
Ve nefretleri
parlak bir elmas,
bir bıçak,
bir dağ,
bir kaplan,
bir baldıranotu gibi mükemmeldir.
En usta oldukları sanattır nefret!
Charles Bukowski
Asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şairdir. Kirli gerçekçilik akımını benimsemiştir. Yazılarında çoğunlukla depresyon ve alkolizm temalı cümlelere rastlanmasının sebebi, bu hayatı benimsemesinden geliyor diye yorumlanmıştır.
Dobra, bazen acımasız ama en doğalından bir anlatımı olduğuna inananlardanım.Yazarın kaleminin bir görevi de bu değil midir zaten, gerçekleri yüzümüze vurmak?
Masa da Masaymış Ha Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kaseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta…devamıMasa da Masaymış Ha
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
Edip Cansever
Sevdiklerini hep etrafında, göz önünde görmek isteyenlere...
... Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye…devamı...
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum.
Ahmet Telli
Çocuksun Sen
📚
Şiirle uyuyup kalalım...
En çok bu huyunu seviyorum, her cümlenin sonuna ; anlıyorsun değil mi? cümlesini koymanı. O kadar anlamamışlar ki seni bu yaşına kadar, diline dolanmış Büşra Yılmaz
.. Cerrah değilsek kimseyi ameliyat etmeyiz. Fakat yargıç olmadığımız halde neden başkalarını yargılıyoruz? Murat Menteş Derde Deva Randevu - 2 📚 Büyük beğeni toplayan ilk kitaptan sonra ikincisine kolları sıvamış Menteş. Yine, yeniden Hakan Karataş da çizimleriyle çorbada tuzu olmuş.Menteş…devamı..
Cerrah değilsek kimseyi ameliyat etmeyiz. Fakat yargıç olmadığımız halde neden başkalarını yargılıyoruz?
Murat Menteş
Derde Deva Randevu - 2
📚
Büyük beğeni toplayan ilk kitaptan sonra ikincisine kolları sıvamış Menteş. Yine, yeniden Hakan Karataş da çizimleriyle çorbada tuzu olmuş.Menteş bu eserinde birbirinden değerli 13 yazarı sahneye davet ediyor. Bakın kimler var ;)
Konfüçyüs,
Yunus Emre,
Balzac,
Ahmet Mithat,
Arthur Conan Doyle,
Halide Edib,
Theodor Adorno,
Orhan Kemal,
Attilâ İlhan,
Ursula K. Le Guin,
Cemal Süreya,
Umberto Eco
ve
Bruce Lee.
Yine karşılıklı sohbet havasındaki çizimlerde yazarımız usta kalemlere sorduğu soruları onların sözleriyle cevaplıyor. Yine aynı amaca hizmet eden bir eser. Yeni okurlara müthiş kalemleri göstermek, tecrübeli okurlara ise unuttukları sözleri hatırlatmak, kalıcı izler bırakmasını sağlamak. Eğlenceli, sinematografik, felsefik, edebi bir zaman yolculuğuna ne dersiniz ?
Cinsel kimlik hayatın çok başında, iki en fazla üç yaşında belirleniyordu. Cinsel kimlik, anadil gibiydi, doğumdan önce yoktu, insan beyninde çocukken oluşuyor ve asla yok olmuyordu. Çocuklar İngilizce ya da Fransızca öğrenir gibi kadınca ve erkekçe konuşmayı öğreniyordu. Middlesex Jeffrey…devamıCinsel kimlik hayatın çok başında, iki en fazla üç yaşında belirleniyordu. Cinsel kimlik, anadil gibiydi, doğumdan önce yoktu, insan beyninde çocukken oluşuyor ve asla yok olmuyordu. Çocuklar İngilizce ya da Fransızca öğrenir gibi kadınca ve erkekçe konuşmayı öğreniyordu.
Middlesex
Jeffrey Eugenides