"Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde..." Bir çakıl taşının insanın içinde ısınmasını düşünmüş müydünüz hiç?.. İçimde ne cehennemler yandı, bilirim de...📖
Uyku öncesi gelen pandomim perileri ve Pardon, bakar mısınız? Tanışmış mıydık? Sevmiş miydim ben sizi hiç? Yüzünüz ne kadar da aşina... Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim. Peki, bu şarkıyı hatırlar mısınız?♫
Çimlere uzanıp bulutları bir şeylere benzetmelik hava. Kendime üç dakika verdim ağlamak için ve karpuz yedim. 'Yarın dışarı çıkmak istemiyorum' diyorum, 'Zaten bir gün iznim var' diyor. Yazanda kabahatmiş.
Yaklaşık yedi saat youtube fareliği yapıp kanaviçe yaptım. Kitap masada tozlandı, çiçek vazoda soldu. "Kanaviçeyi kıskanmama az kaldı!"dedi. Koyu pembe ve koyu çingene pembesini ayırt etmem gerekiyor.
3 Eylül 1973 günü, saat akşam altıyı yirmi sekiz dakika otuz iki saniye geçe, kanatlarını dakikada on dört bin altı yüz yetmiş kez çırpabilen calliphoridae türü bir mavi sinek, Montmartre'daki Saint-Vincent caddesine kondu.🎬