Adını okumak ve yazmak zor gelse de “Thiruchitrambalam”, romantik, müzikal ve oldukça eğlenceli bir film. Aile bağlarını, dostlukları ve duygusal ilişkileri sade ama dokunaklı bir şekilde anlatıyor. ‘İyi ki izlemişim’ dedirten filmlerden biri.
“Aman tanrım!”, eğlenceli, düşündüren ve sorgulatan bir filmdi. Filmin başarısında Jim Carrey faktörünün de elbette büyük payı var. Tanrı’nın gücünü kısa süreliğine bir insana vermesiyle insanın hem kendini hem de çevresini sorgulamasına neden oluyor. Mizahın ve maneviyatın yer aldığı güzel…devamı“Aman tanrım!”, eğlenceli, düşündüren ve sorgulatan bir filmdi. Filmin başarısında Jim Carrey faktörünün de elbette büyük payı var. Tanrı’nın gücünü kısa süreliğine bir insana vermesiyle insanın hem kendini hem de çevresini sorgulamasına neden oluyor. Mizahın ve maneviyatın yer aldığı güzel bir film.
“Verdiğin sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir.” Momo’nun gözünden hayata bakmak beni çok etkiledi. Kısa ama iz bırakan bir kitap. “İşte böyle, şimdi ben Momo’yum, Mavi Sokak’ın bakkalı, mavi olmayan Mavi Sokak’ın. Herkes için köşedeki Arab’ım.”
Rango, Western tarzında kurgulanmış; hem çok tatlı hem de oldukça eğlenceli bir animasyon filmi. Keyifli vakit geçirmek isteyen herkese tavsiye ederim.
“Saygı” dizisini genel olarak çok beğendim. Kurgusu, atmosferi özellikle 1. sezonda işlediği toplumsal temalar yerinde ve etkileyiciydi. Ancak Ercüment Çözer karakteri kendi değerlerine ve kendisine duyulan saygıya bu kadar önem verirken, çevresine karşı sergilediği saygısız ve kontrolsüz tavırlar beni rahatsız…devamı“Saygı” dizisini genel olarak çok beğendim. Kurgusu, atmosferi özellikle 1. sezonda işlediği toplumsal temalar yerinde ve etkileyiciydi. Ancak Ercüment Çözer karakteri kendi değerlerine ve kendisine duyulan saygıya bu kadar önem verirken, çevresine karşı sergilediği saygısız ve kontrolsüz tavırlar beni rahatsız etti. Bu yönüyle karakterin derinliği artmış olsa da, izlerken ona karşı zaman zaman sinirlendiğimi hissettim.
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana…devamıKartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu serâba
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar ceylan koşması
Sen nasıl bu kadar yollar aşması
Sen nasıl bu kadar güneşe meftun
Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi
Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere
Ben kara parmaklı insan değilim
Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar
Bilemezsin, hayal akşamlarında
Renklerini kuşatan
Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün
Ben boşluğa üfleyen cellat değilim
Karayele verdim ayaklarımı
Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden
Hangi ölü bilmez nereye gittiğini
Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi
Sen nasıl bu kadar bıldırcın sesi
Sen nasıl bu kadar pencere önü
Sen nasıl bu kadar gök gürlemesi
Ben kaptan değilim, anlamam gemileri
Gizli bir ummanın gelgitlerinden
İniltiler vurur sahillerime
Deniz feneri değilim
Önce yürü bu vefasız ülkeden
Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol
Gelip geçsin üzerinden turnalar
Düşün, sesler neden bulur sesleri
Kelâm kimin damarlarında kandır
Harflerini senden alan merhaba
Hangi demin âteşidir içimde
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar gönül hanesi
Sen nasıl bu kadar yâr divanesi
Sen nasıl bu kadar çerağı ömür
Sen nasıl bu kadar inci tanesi
Ben korku değilim kapı aralarında
Pencerenin infilâkı değilim
Gölgeleri yüzlerinden tanırım
Bir resim bir ressamı ağlatır bir yerlerde
Bir eşya bir hamalı
Ben hâlâ öğütülen anılarıma değil
Değirmene inanırım
Bu derin aldanış kimden kalmadır
Bu uzaklık, bu diba
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar kelâmın hası
Sen nasıl bu kadar şiir bohçası
Sen nasıl bu kadar esrarlı bir mum
Sen nasıl bu kadar rüya bahçesi
Ben bir kervan muamması değilim
Çekinmem yolların kıvrımlarından
Ellerim ışıldar alacakaranlıkta
Saklambaçlar ortasındadır evim
Kışın kartopudur adını anmak
Döner döner yüreğimde, dağ olur
Yazın güneş yanığıdır düşlerim
Sonbahar ruhumu bekleyen oba
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar sevda hecesi
Sen nasıl bu kadar hayal incesi
Sen nasıl bu kadar mutluluk çağı
Sen nasıl bu kadar tarih öncesi
-Nurullah Genç.-
Ruhsar, çocukluğumun dizisi. İzlerken eski günler aklıma geliyor. Ruhsar ve Mazhar’ın ortalama bir aşkla başlayan evliliği, Ruhsar’ın ölümüyle bambaşka bir boyuta taşınıyor. Asıl olaylar, Ruhsar’ın hayalet olarak geri dönmesiyle başlıyor. Komedi, mizah ve aşkın harmanlandığı, izlerken keyif veren özel bir…devamıRuhsar, çocukluğumun dizisi. İzlerken eski günler aklıma geliyor. Ruhsar ve Mazhar’ın ortalama bir aşkla başlayan evliliği, Ruhsar’ın ölümüyle bambaşka bir boyuta taşınıyor. Asıl olaylar, Ruhsar’ın hayalet olarak geri dönmesiyle başlıyor. Komedi, mizah ve aşkın harmanlandığı, izlerken keyif veren özel bir diziydi. Yıllar sonra tekrardan izlemek iyi geldi.
Squid Game gerçekten farklı bir yapımdı. Beni en çok etkileyen şey, karakterlerin güven arayışı ve bu duygunun ne kadar kırılgan olduğuydu. İlk sezon, alışılmışın dışında oluşuyla beni derinden etkilemişti. İkinci sezon bana göre biraz sönük kalsa da, üçüncü sezonda o…devamıSquid Game gerçekten farklı bir yapımdı. Beni en çok etkileyen şey, karakterlerin güven arayışı ve bu duygunun ne kadar kırılgan olduğuydu. İlk sezon, alışılmışın dışında oluşuyla beni derinden etkilemişti. İkinci sezon bana göre biraz sönük kalsa da, üçüncü sezonda o ilk heyecanı yeniden yakaladığını görmek sevindiriciydi. Finali ise beni hem etkiledi hem de hüzünlendirdi…Bitmiş olmasına da ayrıca üzüldüm.
İbrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrâhîm güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller…devamıİbrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim
Asaf Halet ÇELEBİ
“Dünyada görmek istediğin değişim sen ol.” Bu kitap, kişisel gelişimle romanı harmanlayan bir tarzda yazılmış. Başlarda klasik bir kişisel gelişim kitabı havası taşısa da, ilerledikçe olay örgüsü beni içine çekti. Sonlara doğru merakım ve aldığım keyif arttı, yüzümde farkında olmadan…devamı“Dünyada görmek istediğin değişim sen ol.”
Bu kitap, kişisel gelişimle romanı harmanlayan bir tarzda yazılmış. Başlarda klasik bir kişisel gelişim kitabı havası taşısa da, ilerledikçe olay örgüsü beni içine çekti. Sonlara doğru merakım ve aldığım keyif arttı, yüzümde farkında olmadan bir gülümseme oluştu. Hem düşündüren, hem çözüm sunan, hem de iyi hissettiren bir okuma deneyimiydi.