"Pahalı saatler takan insanların zamanları değerlidir. Ama bir terasta yaşıyor ve saati sokaktaki yabancılardan öğreniyorsanız, zaman size sonsuzmuş gibi gelir."
"Hayatta her şeyin mükemmel olmaması ne kadar da mükemmel değil mi?" Her insan hayat sahnesinde kendisine verilen rolü oynamaya çalışır. Çoğu zaman da repliği bile olmadan doğaçlama yapmak zorunda kalır. Gulseren'in odaklanılmış hayatında da bu doğaçlamayı fazlasıyla görüyoruz. Yaşadığı her…devamı"Hayatta her şeyin mükemmel olmaması ne kadar da mükemmel değil mi?"
Her insan hayat sahnesinde kendisine verilen rolü oynamaya çalışır. Çoğu zaman da repliği bile olmadan doğaçlama yapmak zorunda kalır. Gulseren'in odaklanılmış hayatında da bu doğaçlamayı fazlasıyla görüyoruz. Yaşadığı her türlü olmusuzluğa, çevresinden gelen eleştirilere rağmen kendi içinden geldiği gibi yasamaya devam eden, kalbi tertemiz ve asla büyümeyen küçük bir kız çocuğu o.
Hikaye her ne kadar Gülseren'in yaşantısına odaklansa da çevresindeki karakterleri, onların hayat mücadelelerine de şahitlik ediyoruz. Dönem geçişlerinde biraz sıkıntı olsa da genel olarak ülkenin içerisinde bulunduğu halet-î ruhiye hikâye içerisinde uygun ölçüde yansıtılmış.
Gülseren'in olayları kendince yorumlayıp esprili bir şekilde dile getirmesi filmin en eğlenceli sahnelerini oluşturuyor.
Bol bol güldüren, güldürürken düşündüren ve tabii ağlatma derecesinde hüzne boğan sahnelerin birbirleriyle başarılı bir şekilde harmanlandığını düşünüyorum. Güzel ve temiz bir iş olmuş. Belki Oscarlık bir iş olmayabilir ama yine de bir kez olsun izlenmeli diyorum. Ecem için bile izlenir be..
Unutmadan; lambalar sadece ışık verir, ama ateşböcekleri aydınlatır..
Annesinin dizleri dibinden Hiç ayrılmayan Uslu bir çocuk gibidir Limandaki deniz Ama sokağa çıkıp Dalga olmak geçer Yüreğinden... Okuyun. Asla pişman olmazsınız..!
"Yaralarımız daha hızlı iyileşsin diye kendimizi hırpalayıp dururuz. 30 yaşına geldiğimizde de çökmüş oluruz. Ve yeni biriyle her başlangıcımızda kendimizden sunacağımız daha az şey kalır. Ama kendini bir şey hissetmemek için zorlamak veya hiçbir şey hissetmemek çok büyük kayıp olur."
Diğer kitapları gibi tek bir olay örgüsünün olmadığı, kısa kısa hikayelerden oluşan bir eser. Ama o hikayelerin her biri ayrı bir kitap olabilecek kadar ilgi çekişi ve sürükleyici. Ahmet Ümit severlerin zaten okuyacağı, polisiye hikayeleri sevenlerin ise şans vermesi gereken…devamıDiğer kitapları gibi tek bir olay örgüsünün olmadığı, kısa kısa hikayelerden oluşan bir eser. Ama o hikayelerin her biri ayrı bir kitap olabilecek kadar ilgi çekişi ve sürükleyici. Ahmet Ümit severlerin zaten okuyacağı, polisiye hikayeleri sevenlerin ise şans vermesi gereken bir kitap olarak görüyorum.
"sisler bulvarı'na akşam çökmüştü omuzlarımıza çoktan çökmüştü kesik birer kol gibi yalnızdık dağlarda ateşler yanmıyordu deniz fenerleri sönmüştü birbirimizin gözlerini arıyorduk" Keyifle okunacak bir eser. Tavsiye ederim.
Spoiler içeriyor
İlginç ve cazip gelebilecek bir konuyu güzel bir şekilde işlediler ilk sezon. Platonik aşkların gizli kalamadığı bir ortamda muhakkak ki aşk üçgenleri kaçınılmazdır. Hele ki bu üçgenin iki kenarı kardeş gibi beraber büyüyen ve aynı kıza aşık olan esas oğlanlar…devamıİlginç ve cazip gelebilecek bir konuyu güzel bir şekilde işlediler ilk sezon. Platonik aşkların gizli kalamadığı bir ortamda muhakkak ki aşk üçgenleri kaçınılmazdır. Hele ki bu üçgenin iki kenarı kardeş gibi beraber büyüyen ve aynı kıza aşık olan esas oğlanlar varsa... Kızımız da bu ikizkenar aşk üçgeninde iki kenara da değer vererek kendini bulmaya çalışıyor. Sonuçsa koca bir hıımmmm oluyor.
İkinci sezon ise ilkine göre çok daha yavaş, çok daha ağlak geçiyor. Finale geldiğimizde ise yapılan tercihler ve alınan kararlar izleyicilerden bir tarafı memnun ederken diğer tarafta hayal kırıklığı oluşturuyor.
Günlük hayatımızda sosyal medya ve ortaya çıkan teknolojik gelişmeler ile insanlar daha fazla makineleşmeye, duygularını daha korkak yaşamaya başladı. Birine sevdiğini söylemenin bile uygulaması varsa kararlarımızın ne kadarı bize ait olabilir ki? Pek çok kişi riske girmeden onu seven ya da sevebilecek olanlarla sınırlı bir sosyal çevreden öteye adım atmaya korkmaz mı? Dizinin sonunda bu sorunu eleştirmesi ve insanların her ne olursa olsun insan olarak kalması, özgür iradelerinin getirdiği tercihleri yapabilmesinin savunulması bence verilecek mesaj adına önemliydi.
Bayılarak izlediğim bir Kore dizisi olmadı. Ama izlediğim için pişman da değilim. Orta karar diyelim. Boş zamanlarda alternatif olarak görülebilir.
Orta karar bir film olmuş. Çizimler, renkler güzel; izleyiciye gereken sıcaklığı veriyor. Ama konu olarak çok da özgün bulamadım. Onlar da özgün bir senaryo bulamamış olacaklar ki Dünyalar Savaşı filminin animasyonunu yapalım demişler. Bu konu tercihi ve filmin çeşitli yerlerine…devamıOrta karar bir film olmuş. Çizimler, renkler güzel; izleyiciye gereken sıcaklığı veriyor. Ama konu olarak çok da özgün bulamadım. Onlar da özgün bir senaryo bulamamış olacaklar ki Dünyalar Savaşı filminin animasyonunu yapalım demişler. Bu konu tercihi ve filmin çeşitli yerlerine konulmuş bazı sahneler filmi çocuklarıyla birlikte izleyen büyükleri de kendine çekmek adına yapılmış olabilir.
8 yaş altı çocukların seveceği, 8+ içinse eh iste diyebileceği türden bir film. Yetişkinler de can sıkıntısına izleyebilir. Ben izlerken sıkılmadım ama çok da bir şey katmadı.
Anne figürünün tamamen es geçilmesini çok doğru bulmadim. Neredeyse hiçbir hayvanın annesini göremiyoruz. Olanlar da ya kızıyor ya da pasif bir tutum sergiliyorlar. Acaba bu filmi yapanın annesi ya da karısıyla bir sorunu mu var ki demeden gecemedim. Vermek istediği mesaj da çocuklar için biraz soyut kalmış.
Her insanın içinde bir iyi bir de kötü taraf bulunur. Kimi insanlar bunu dengede tutarken kimilerinde bu denge bir tarafa doğru bariz bir eğilim gösterir. Kime sorarsak soralım, herkes kendisini iyi olarak yorumlama eğilimindedir. Çoğunluk içindeki kötülüğü görmek istemez hatta…devamıHer insanın içinde bir iyi bir de kötü taraf bulunur. Kimi insanlar bunu dengede tutarken kimilerinde bu denge bir tarafa doğru bariz bir eğilim gösterir.
Kime sorarsak soralım, herkes kendisini iyi olarak yorumlama eğilimindedir. Çoğunluk içindeki kötülüğü görmek istemez hatta kabul dahi etmez. Belli ki dünyadaki herkes bir yerde kötüdür ama o asla kötülük düşünmemiştir.
Peki soruyorum size; hangimiz nasıl olacağını önemsemeden çok para sahibi olmayı hayal etmedi? Karşındaki insanın suratını sebepsizce dağıtmak istemedi? Hangimiz bugüne kadar hiç yalan söylemedi, kimseyi aldatmadı?
Sanırım kimse bu sorulara gönül rahatlığıyla "Ben" diyemez.
Her insanın içinde bastırılmış olan bu kötü taraf bir şekilde fırsatını bulup zamanı geldiğinde gün yüzüne çıkıyor, çıkarılıyor. Önemli olan bizimle birlikte doğan ve beraber yaşadığımız bu yanımızı iyi tanıtabilmek ve dengeli bir ilişki kurabilmektir. Aksi takdirde o kötü taraf hiç ummadığımız bir zamanda benliğimizi ele geçirip sonradan pişman olacağımız edimler gerçekleştirirken bazen tüm bu olup bitenin farkında bile olamıyoruz.
Kötü adamların aslında sanıldığı kadar kötü olmayacağını eğlenceli bir şekilde anlatmış. 70'li yılların Hollywood dünyasında önemli bir yere sahip gizli dedektifler, pis işlerinizi yaptıracağınız ucuz adamlar ve mafyalar gibi argümanların bol olduğu böyle bir yerde her şey yerinde ve tadında…devamıKötü adamların aslında sanıldığı kadar kötü olmayacağını eğlenceli bir şekilde anlatmış. 70'li yılların Hollywood dünyasında önemli bir yere sahip gizli dedektifler, pis işlerinizi yaptıracağınız ucuz adamlar ve mafyalar gibi argümanların bol olduğu böyle bir yerde her şey yerinde ve tadında kullanılmış.
Filmde senaryo olarak bizi çok da şaşırtmayan bir kovalamaca söz konusu. Ancak ortak bir amaç uğruna bir araya gelmiş iki şaşkın kötü ( belki de iyi demeliyim) adamın olaylara kendi tarzlarında yaklaşması ve bolca mizahi durum yaratmaları filmi sıkılmadan izlemenizi sağlıyor.
Ryan Gosling ve Russell Crowe'un uyumunu çok beğendim. Birbirlerini her açıdan tamamlamışlar. Beraber daha fazla iş yapmalılar. Holly'in filme kattığı değer yadsınamaz. Eminim ki bu genç kızımızı ilerleyen yıllarda daha çok projede göreceğiz. Geleceği oldukça parlak.
Filmdeki kostümden, arabalara kadar tüm prodüksiyon çok başarılıydı. Özellikle parti hem dönemi en iyi yansıtan bölümü olmuş hem de benim en çok keyif aldığım sahnelerden oluşuyordu. Sıkılmadan izleyebileceğiniz kaliteli bir dönem filmi.