filmi izler izlemez favorilerime eklemeye geldim ama favori sınırına ulaştığı için uyarı verdi. Sonra dedim ki zaten favorilere eklemek bu filme yetmez. DÜNYANIN DEĞİL EVRENİN EN İYİ FİLMİ TM? EN SEVDİĞİM FİLM BU ARTIK😭
hayirli sabahlar dün akşam ev arkadaşımla geçireceğimiz son huzurlu akşam şerefine bir film gecesi yapalım dedik ve oy birliğiyle bu filmde karar kıldık. Öncelikle filmi öneren arkadaşa teşekkür ederiz. Gerçekten arkadaş ortamında izlenecek keyifli bir filmdi. Ama şöyle bir sorunumuz…devamıhayirli sabahlar
dün akşam ev arkadaşımla geçireceğimiz son huzurlu akşam şerefine bir film gecesi yapalım dedik ve oy birliğiyle bu filmde karar kıldık.
Öncelikle filmi öneren arkadaşa teşekkür ederiz. Gerçekten arkadaş ortamında izlenecek keyifli bir filmdi. Ama şöyle bir sorunumuz var ki filmin iki izleyicisi de yani arkadaşımla ben hollywood düşmanıyız ahqçxwiwşwğcşqüs. Dolayısıyla film muazzam olsaydı bile burun kıvıracaktık. (Muazzam hollywood filmi söz konusu değil de zaten varsayımlarla konuşuyoruz)
ETS TUR REKLAMINA HOŞ GELDİNİZ!!!
Çekim ve görsel kalitesinden anlayan ve bu konularda yetkili (?) biri olarak söylüyorum kardesm 1.5 saatlik tatil reklamı izlemeye hazır olun. Ciddiyim?
Filmi izlerken mısır patlatmak için beş dk ara verdik ve ben o arafa kötü bir haber aldım. Bu kötü haberin etkisi film sayesinde uzun sürmedi. Ya da etkiyi erteledi diyebilirim. O yüzden dün gecemin huzurlu geçmesini bu filme borçluyum. Aslında filme değil de sadece Booth karakterine😜.
Şimdi filmin son 18 dakikasındaki tepkilerimizi ayynen size aktarıyorum;
+ sıçmık gibi olmuş bu ne
- ben demiştim
+ayy ne alaka ya
-keltoşun kafasınıbenzetmişlerdi ya heh tam öyle olmuş kardeşim
+ o kadında öpüşeceğine booth la öpüşseydi ya
anlayacağınız üzere sonu bizi tatmin etmedi
öneren kişiye tekrar teşekkür ediyoruz izlemek çok keyifliydi ve gerçekten arkadaşla film gecesine uygun tam aradığımız filmdi.
Dünya üzerinde bir fotoğrafın peşine düşüp dağ bayır aşacak iki tane eşşşek var biri walter mitty öbürü de ben. Walter mitty benden hoşlansın, bana aşık olsun çok isterdim ama nasip değilmiş. O adını telafuz etmekte zorlandığım bir bayanla flörtleşmeyi tercih…devamıDünya üzerinde bir fotoğrafın peşine düşüp dağ bayır aşacak iki tane eşşşek var biri walter mitty öbürü de ben.
Walter mitty benden hoşlansın, bana aşık olsun çok isterdim ama nasip değilmiş. O adını telafuz etmekte zorlandığım bir bayanla flörtleşmeyi tercih etti. Her insan tercihleriyle yasar bu hayatı.
Sevmek mi sevilmek mi sorusuna her defasında istisnasız sevmek diyen ben senin tarafından sevilmek istiyorum walter, sen bana ne yaptın böyle?
🥀🥀
Way way way
Asigim diyorum
Lambam sarı ışıklı
Tuvalet terliği cok korkunc
Ezan vakti ettigim duasin
Ramazanda sahurda gozumun kaldigi son su damlacigisin
My love my love
Isırgan otu çorbası
Isırgan otu çorbası (nakarat)
Tüm yollar sana çıkıyor inan
Yaşasın tam bağımsız filistin
selamun aleykum gönül tostlarim aile evinde heder olduğumuz bu boğucu yaz günlerinde içinizi ferahlatacak (ice tea reklamina burada kısa bir ara veriyoruz) kitaba gelecek olursak ya da olamazsak ergenliğimden çıkışımı tamamlamak için okumam gereken bir kitapti. hakan gunday okuyup marjinal…devamıselamun aleykum gönül tostlarim
aile evinde heder olduğumuz bu boğucu yaz günlerinde içinizi ferahlatacak (ice tea reklamina burada kısa bir ara veriyoruz)
kitaba gelecek olursak ya da olamazsak
ergenliğimden çıkışımı tamamlamak için okumam gereken bir kitapti. hakan gunday okuyup marjinal olduğum o dönemi kapatmak gerekiyordu ve kapanışı da bu kitapla yaptık elhamdülillah. bundan sonra kişisel gelişimimi tamamlamaya bir adim daha yaklaşmış oldum.
eğer hiç hakan gunday okumadiysaniz veyahut halihazirda kişisel gelişimini tamamlamis bir bireyseniz baska bir deyisle 17 yas surecini astiysaniz zaten hic baslamaniza gerek yok.
benim bu sureci tamamlamak icin son bir hakan gunday kitabina ihtiyacim vardi. Onun disinda okumaya degecek bir kitap değil zaten
Elveda lise son sınıf erkeklerinin ruhsal bunalımlarıyla tanrılaştırdığı yazar elveda.
dipnot: insallah kitaptaki kufurleri okumak benim amel defterime yazilmiyordur.
hoşçakalın ve taze sıkılmış portakal suyuyla kalın
embesiller bu filmin değerini bilmiyor🤠 @zeyzerella’yla sinema yolunda beyaz gömlekli oğlanın peşine düştüğümüz için bileti yaktığımız film🤗🤗 az once zeyzerellayi otogara bırakıp otobusune bindirdim ve hemen telefonu elime alıp yazmaya başladım. İstanbul’da eve çıkarken raftan tanıştığım birini evimde misafir edeceğim…devamıembesiller bu filmin değerini bilmiyor🤠
@zeyzerella’yla sinema yolunda beyaz gömlekli oğlanın peşine düştüğümüz için bileti yaktığımız film🤗🤗
az once zeyzerellayi otogara bırakıp otobusune bindirdim ve hemen telefonu elime alıp yazmaya başladım.
İstanbul’da eve çıkarken raftan tanıştığım birini evimde misafir edeceğim aklıma bile gelmezdi. Ama hayat gerçekten çok tuhaf şeylere gebeymiş.
Her neyse çok duygusalım şuan nasıl yazmam gerektiğini bilemiyorum. Gerçekten su gibi akıp geçti beş gün ve biz sinemaya gitmeyi son gün akıl ettik.
Filme gelecek olursak ben animasyon versiyonunu izlememiştim. O yüzden herhangi bir beklentim yoktu. Çok keyifli bir şekilde izledik. Akıcıydı,eğlenceliydi ve karakter seçimleri de güzeldi. Tabi en iyi yanı sinemanın bomboş olması ve yanımdaki kişiyle her sahneye gülerek yorum yapabilmekti. Ben normalde altyazılı izlesem de sinemada hep dublaj izlerim. Ama bu filmin detaylarına hiç bakmamıştık ve altyazılı olduğunu görünce hayddaa olduk. Ben filme odaklanamam büyüsü bozulur vs sanıyordum ama hiç öyle olmadı. Bundan sonra sinemada da hep altyazılı izlemeye karar verdim.
Kısacası biz filmi başştan sona izledik 👍👍 ve beğendik. Filmi bu kadar keyifli yapan da muhakkak yan koltuğunuzda bıcır bıcır konuşan kişidir.
Ve evet sucuklu yumurta benim sevgi dilimdir.
ha bir de raf yetkililerine kocaman teşekkürlerle
Selamun aleyküm. Uzun zaman sonra gerçek bir gönderiyle karşınızdayım. Bu beni çok heyecanlandırıyor ve sizin de kalp atışlarınızı duyar gibiyim. Nasıl giriş ama 😉 Her neyse laf salatası yapmanın lüzumu yok. Bu kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim umarım hakkını…devamıSelamun aleyküm.
Uzun zaman sonra gerçek bir gönderiyle karşınızdayım. Bu beni çok heyecanlandırıyor ve sizin de kalp atışlarınızı duyar gibiyim.
Nasıl giriş ama 😉
Her neyse laf salatası yapmanın lüzumu yok. Bu kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim umarım hakkını verebilirim ve okuduğunuza değer.
Çok zor bir dönemimde kelimenin tam anlamıyla hayatın dibini sıyırırken bana eşlik ettiği için bu kitaba çok minnettarım. Zaten zor bir dönemden geçerken üstüne bir de terapi seanslarımı aksatınca tuzu biberi oldu ve ben kafayı çıldırdım. Tam olarak o süreçte bu kitap bana gelsene😜 yaptı ve dans etmeye başladı ben de itiraz etmedim.
Evet giriş kısmını yeterince uzattıysak kitaba bismillah diyelim artık.
Aslında bu kitabın hiçbir derinliği, edebi yanı veyahut çarpıcılığı yok. Sadece en yalın haliyle dümdüz yaşananların iki kapak arasına basılması o kadar. Benim için özel kılan da tam olarak buydu zaten. Bana göre vermek istediğini verdi amacına ulaştı ve bu kadar fazlası yok.
Kitapta kendimi buldum. Yaklaşık 7 aydır psikolojik destek alıyorum ve tam anlamıyla bu şekilde ilerliyordu . Hatta ara ara psikoloğumun benim için söylediği cümlelere denk geldim.
Dürüst ve özgün bir iş olmuş bence ve bu yüzden çoğu kişiyi tatmin etmemiş sanırım. Yorumlara baktığımda beğenilmediğini gördüm, kimisi sürekli tekrara düşüyor, kimisi de boşuna okudum psikiyatrist hastaya bir yarar sağlamadı ortada bir sonuç yok demiş. Ve evet çok haklılar bu yüzden kitabı size asla tavsiye etmeyeceğim OKUMAYIN. Tekrara düşmesi de o kadar gerçekti ki. Ben bazen 3 seans üst üste aynı konudan dert yanıyorum ve aynı cümlelerle gidiyorum her seferinde. Bir süre sonra kendimi tuhaf hissetmeye başlamıştım ki Baek Sehee yalnız olmadığımı gösterdi bana. Psikiyatrist hastaya yarar sağlamadı bir sonuca vardırmadı diyenler için de evet -zaten bunu kitabın sonunda psikiyatristin kendisi de söylüyor- her süreç mutlak ve gözle görülür elle tutulur bir iyileşmeye götürmek zorunda değil. Ki zaten bu bir kişisel gelişim kitabı değil, amacı da insanlara çözüm sunmak değil. Sıradan birinin kendi hikayesini ve terapi sürecini olduğu gibi paylaşması. Yazarın kullandığı dile gelirsek sade, şatafattan, edebi cümlelerden, manşetlerden oldukça uzak. Didaktik değil, öğüt verici değil sadece anlatıyor. Son zamanlarda hep edebi ya da bilgi- felsefe yönünden ağırlıklı kitaplar okuduğum için çok iyi geldi. Fazla uzatmayacağım KİTABI ASLA ÖNERMİYORUM.
Buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim. Okumayanların da eminim haklı sebepleri vardır. Hoşçakalın bir 4 ay daha sonra görüşmek üzere.
HA bu arada “ölmek istiyorum ama cağ kebap da yemek istiyorum” adlı kitabım çok yakında raflarda ✌🏼
ülkenin durumu ortada insanlar zaten yeterince bu konuda yaralanmışken travma tetiklemek hangi üstün zekanın fikriydi? bir annenin gözü önüne kızının vücudu parçalanıp atılalı daha bir ay olmadı gerçekten yurdum entelinin her şeyi hemen unutması beni çileden çıkartıyor gerçekten bombok işler…devamıülkenin durumu ortada insanlar zaten yeterince bu konuda yaralanmışken travma tetiklemek hangi üstün zekanın fikriydi?
bir annenin gözü önüne kızının vücudu parçalanıp atılalı daha bir ay olmadı
gerçekten yurdum entelinin her şeyi hemen unutması beni çileden çıkartıyor gerçekten
bombok işler peşindesiniz hep.
anladık dostum hepiniz o aşırı toxic ilişkilerinizle çok havalısınız vaov😍😍
kesik vücut parçalarıyla pozlarınızı da güzelce münasip bir yerinize montelersiniz artık
anlamadığım şey şu biz bu ünlülerle aynı ülkede yaşamıyor muyuz ya
Spoiler içeriyor
#TİKTOK KAPATILMASIN Gönderiye başlamadan önce merve'me teşekkür etmek istiyorum. Kendisini sinefil yapmak için başladığımız yolculukta ilk filmimiz bu oldu. Kendisi benim 12 yıllık arkadaşımdır. Bu ucube ve çekilmez karakterime rağmen benim yanımda olan nadir kişilerden. O yüzden kendisine sizin huzurunuzda…devamı#TİKTOK KAPATILMASIN
Gönderiye başlamadan önce merve'me teşekkür etmek istiyorum. Kendisini sinefil yapmak için başladığımız yolculukta ilk filmimiz bu oldu. Kendisi benim 12 yıllık arkadaşımdır. Bu ucube ve çekilmez karakterime rağmen benim yanımda olan nadir kişilerden. O yüzden kendisine sizin huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Kendisi maalesef bu uygulamayı kullanacak kadar kültürlü değil 😔.
Neyse merve'me olan serenatım bittiğine göre başlayabiliriz☝🏽
Buraya yazdığım gönderiler genelde buradakiler okusun, yorumlarda bulunsun diyedir. Ama bu farklı olacak. Bu gönderiyi tamamen kendim için yazıyorum. Bu yüzden şahsi hayatımdan fazlaca detay barındırmaktadır.
Filmin beni bu kadar etkilemesinin sebebi karakteri kendimle fazlasıyla özdeşleştirmemdir. İlk defa bir karakter beni bu kadar içine aldı ve etkiledi. Daha doğrusu ben karakteri içime aldım.
Olcay Hanım kanser olduğunu öğreniyor doktor ailenize haber vermeyecek misiniz dediğinde "Herkesin derdi kendine yeter, insanların neden huzurunu kacirayim" diyor. Ben de böyleyim. Hayatimda irili ufaklı değişimler olur, olumsuzluklar yaşanır en yakınlarıma bile haber vermem. Herkesin kendine yetecek kadar hayatı ve derdi var zaten. Bana sıra gelirse düzen bozulacak gibi hissederim. Arkadaşlarım bu huyumdan çok şikayet eder. Bizi yakın görmüyor musun vs diye.Oysa alakası yok. Neyse biraz daha ilerleyip Olcay hanımın piyano öğrettiğini görünce oha dedim tamam işte. 50 yıl sonraki ben.
Neyse efendim şimdi filmden bahsetmeye devam edelim. Havası aşırı guzel filmin. Hic yaşamadığım hâlde İstanbul'un o zamanki hâllerini özledim. İnsanların konuşma tarzını, vefasını... İzlerken hep düşündüm Olcay Hanım neden çok genç yaşta eşini kaybetmesine rağmen yeniden evlenmemiş de böyle zorlu bir hayata kendini mecbur bırakmış? Sonra fark ettim ki ben insanların gemilere bile bağ kurup vefalı kaldığı döneme insanların ekranlara sevgi şovu sunduğu aşıklarına 2 aydan fazla kalmadığı dönemin gözüyle bakıyorum.
Ben cahil bir adamım öyle alengirli laf beceremem. Bence insanlık kaybediyor.
Efendiliği yani, İstanbul'un özünü. Filmde bir ağlama, kriz, bağırtı çağırtı olmamasına rağmen hüznü, kasveti, kalp kırıklığını, hayal kırıklığını o kadar hissettim ki. İçime dokundu. Filmin ortasında boğazıma bir yumru oturdu sonuna kadar da kalkmadı. Bitince de ağladım zaten. Aslında bu kadar etkilenip ağlamamın sebebi beni çok tetiklemiş olması. Benim anannem huzurevinde vefat etti. Onun ölümünden sonra onun burukluğu benden hiç gitmedi. Vicdan azabını ne yapsam içimden bir türlü atamadım. Uzaktan bir akrabamız var. Yaşlı bir teyze. Tek yaşıyor Çocukları şehir dışında pek yanına gelmezler. Burada olduğum sürece onun yanına gitmeye çalışırım. Her gidişimde yalnızlığı öyle bir anlatır ki. Yani ben burada sayfalarca tarif etsem onun bir kelimesine denk düşmez. Her gittiğimde zile ikinci kez basmak zorunda kalınca içimi kasvet kaplar. Acaba öldü mü, yalnız başına.
Ha bu arada sadece Olcay Hanım değil beni etkileyen. Necmi kaptan var ( saygıyla eğiliyorum). Bu adamın aşkı beni çok etkiledi. Öyle ki Necmi kaptanın bir dakikalık sahnesi Oscar ödülü almis bütün aşk filmlerine bedel*. Neyse devasız aşkın tezahürü bunlar.
" Senin iyiliğin benim huzurum". Daha önce hiçbir yapımda sevginin böylesine net bir tanımına denk gelmemiştim. Allah'ım bu film fazla mükemmel,
Bir yerde bir yanlışlık var ama nerede bilmiyorum. Ben bu kadın kadar naif ve düşünceli olamam çünkü. En iyisi yeni başladığım piyano yolculuğumu sonlandırmak.
Son olarak beni en çok etkileyen repliğe değinmek istiyorum:
"Biliyor musun hiç dua etmeye alışamadım. Tanrıya nasil yakarılır bilmiyorum."
İşte bu satırlar tamamen ben. Geçenlerde hem son zamanlarda Allah'ın bana yaşattığı sevinçlerden hem de bulunduğum derin hüzünden dolayı (paradoksal girdap da diyebiliriz). Ellerimi acmak dua etmek istedim. Yakarmak istedim. Ama olmadı. Yapamıyorum. Dilim tutuluyor. Kelimeler yanyana istediğim gibi gelmiyor bir türlü.
Acilen dua etmesini öğrenmem lazim☝🏽
velhasıl kelam bu filmi izleyiniz.
ha bu arada Merve filmden hic etkilenmemis. 5x olsa o hızda izlerdim diyor:
+ Neye tetikleniyorsun. Görende der kedisi var. (merve erzurumlu🙏🏽)
Şimdi giriş cümlemizi açıklamaya gelelim ve bu cümleye vesile olan alıntıya:
Ben bu filmde geçen bir konuşmayı tiktokta etkileyici videolarda falan sürekli görüyordum. En son kadının ses tonu, konuşma tarzı o etkiledi ki filmi bulup izledim. İşte o alıntı ve daha fazlası 👇🏽
+Benden sana son nasihat başkalarına aldırma inandığın gibi yaşa yüreğin neyi doğru buluyorsa o yolda yürü.
+Ben senin gibi riyazat,seyahat,ibadet çilehanelerde pişip olmadım.
-Dünyadan daha mükemmel bir çilehane var mıdır ruhum,sen de bu dünyanın çocuğusun.
+Barışacaksın başa çıkamadığın her olayı kabul edeceksin. Barışacaksın çare yok.
neyse. bu müzik adeta ölüm kokuyor.
sağlıkla, dostlarla kalın. ve kendinize cici bakın.
*aşk filmleri oscar ödülü aliyor muydu ya?
Bu mesajımızı İslam için kendilerini feda eden arkadaşlarımızın hatırasına ithaf ediyoruz. Ankara garında 2 saat sonraki treni beklerken ne yapabilirim diye düşündüm ve rafa gönderi yazmaya karar verdim. Müslümanlar olarak belki de İslam çağının en zor dönemlerini yaşıyoruz. Dünya'nın her…devamıBu mesajımızı İslam için kendilerini feda eden arkadaşlarımızın hatırasına ithaf ediyoruz.
Ankara garında 2 saat sonraki treni beklerken ne yapabilirim diye düşündüm ve rafa gönderi yazmaya karar verdim.
Müslümanlar olarak belki de İslam çağının en zor dönemlerini yaşıyoruz. Dünya'nın her köşesinde sadece MÜSLÜMAN olduğu için akla hayale gelmeyecek şekilde öldürülen binlerce mazlum var. Tüm bu olanlar karşısında biz de sadece çaresizliğimzin arkasına sığınıyoruz. Müslümanların Filistin'de Kırım'da Doğu Türkistan'da Keşmir'de veya Etiyopya'da çektiklerine ilişkin haberler her yerde hüzne yol açıp aynı ölçüde kınanırken niçin hiçbir zaman eyleme geçilmiyor veya eylemler hissedilenlerle büsbütün farklı oluyor?
Geçtiğimiz ay Bosna Hersek planım vardı marş mira yürüyüşüne de katılmayı çok istiyordum. Gitmeden önce biraz araştırma yaptım. Ne yalan söyleyeyim daha öncesinde Srebrenitsa Katliamı hakkında pek bilgim yoktu ve bu yüzeysel bir araştırmada bile kanım dondu. Dönüp baktığımız zaman yıllar sonra bile değişen hiçbir şey yok. Müslüman toplumlar hunharca katliama uğruyor ve yıllar önce olduğu gibi dünya ve güya İSLAM ÜLKELERİ hâlâ sessiz. İran'ın animason şovlarını da dahil ediyorum :d. Neyse uzun lafın kısası benim Bosna turum bazı sebeplerle iptal oldu ben de bari Aliya İzzet okuyayım dedim.
Aliya büyük lider Allah ondan razı olsun, okurken hayran kaldım. Özellikle kitap bittikten sonra mahkeme süreciyle ilgili de notlar eklemiş biraz karışık da olsa ona olan hayranlığımı katlamaya yetti. Gelelim kitaba:
‘ İslam'ı kabul eden bir halk tıpkı İslam'ı kabul eden bir fert gibi bu aşamadan sonra başka bir ideal için yaşama ya da ölme salahiyetine sahi değildir. Bir Müslümanın adı ne olursa olsun bir imparator veya hükümdar uğruna ya da bir ulus partı vb bir yapı için kendini feda etmesi düşünülemez’
evet özellikle bu alıntıya değinmek istiyorum çünkü son yıllarda genel bir ırkçılık artışı söz konusu özellikle yakın çevremde de buna şahit olmak beni çok yıkıyor. Bakın "yanlış göçmen politikalarını eleştirmek için ırkçılık yapmanız gerekmiyor"
"Entelektüel sınıf ile halk arasındaki trajik uçurum umumi vaziyetimizin en kasvetli hususiyetlerinden birini temsil ediyor"
Bu alıntıya da değinmek istiyorum çünkü ben yurdum entelektüellerinden şikayetçiyim.
Beyaz saraylarından çıkmayıp sokak nedir bilmeden pembe bulutlarkndn halk adına söz sahibi oluyorlar.
Evladı paramparça olan bir anneye çok çirkefçe hakaret edebiliyorlar yüksek kürsüler üzerinden.
Ve ben mütefekkir hukukçu tayfadan da razı değilim. ‘Onlar vakitlerini hırsızın elinin mi kesilmesi yoksa hapse mi atılması gerektiği hakkında nihayetsiz münakaşayla geçirirken hırsızlığın hususi bir formu olan yolsuzluk daha önce görülmemiş bir şekilde gemi azıya alarak bizi temelleri sarsan bir krize sürükledi.
Neyse parmak basacağımız daha çok konu var ama kafa şişirmek istemiyorum. Çok kısa bir kitap zaten okumanızı tavsiye ederim.
Buraya kadar okuyanlara ve okumayanlara teşekkür ederim.
"Dolayısıyla her ne yapılmak isteniyorsa insanların ruhlarında gerçekleştirilmelidir."
Hoşçakalın ✋🏽