Kendi döneminde insanlara kahlahalar attırıp, ince nükteler ile dokunması gereken yerlere dokunduğuna eminim. Günümüzde ben bu eseri kitabını okusaydım keyif alacağımı düşünmüyorum lakin storytel sağolsun, güzel seslendirmeler ile kitap formatından çıkartıp, sesli tiyatro formatında dinlememe olanak tanıdığı için keyif alabildim.…devamıKendi döneminde insanlara kahlahalar attırıp, ince nükteler ile dokunması gereken yerlere dokunduğuna eminim.
Günümüzde ben bu eseri kitabını okusaydım keyif alacağımı düşünmüyorum lakin storytel sağolsun, güzel seslendirmeler ile kitap formatından çıkartıp, sesli tiyatro formatında dinlememe olanak tanıdığı için keyif alabildim.
Sesli dinleme imkanı olanlar için tavsiyede bulunabilirim lakin okuma için tavsiye edemiyorum.
Puanım : 4/10
Kitap, Montaigne sevenler için başarılı bir anlatım olmuş. Ünlü düşünürün hayatının fotoğrafına bakmak ve onun hayatını Stefan Zweig kaleminden öğrenmek isteyenler için okunması gereken bir biyografi olduğunu düşünüyorum. Yıllar önce okuduğum ve halen etkisinde olduğum Denemeler kitabını yazmadan önce ve…devamıKitap, Montaigne sevenler için başarılı bir anlatım olmuş. Ünlü düşünürün hayatının fotoğrafına bakmak ve onun hayatını Stefan Zweig kaleminden öğrenmek isteyenler için okunması gereken bir biyografi olduğunu düşünüyorum.
Yıllar önce okuduğum ve halen etkisinde olduğum Denemeler kitabını yazmadan önce ve yazdıktan sonraki süreçleri tüm açıklığı ile öğrenme fırsatı sunduğu için bu kitabı okudum.
Puanım : 6/10
Bütün kutsal kitapların sıkıntısı olan tek düzelikten kurtulamama sorunu bu kitapta da kendini göstermiş. Dönemin insanına yazıldığını -ve bizim çağımıza hitap etmediğini- düşünerek okudum bu kitabı. Yine de; sürekli sürekli mezmurlarda geçen, tanrıya aşırıya kaçan övgüler, "tanrının bu övgülerle mutlu…devamıBütün kutsal kitapların sıkıntısı olan tek düzelikten kurtulamama sorunu bu kitapta da kendini göstermiş. Dönemin insanına yazıldığını -ve bizim çağımıza hitap etmediğini- düşünerek okudum bu kitabı. Yine de; sürekli sürekli mezmurlarda geçen, tanrıya aşırıya kaçan övgüler, "tanrının bu övgülerle mutlu olacak bir egosu mu var?" sorusunu akla getiriyor.
Kitabın tamamı -farklı mezmurlar olsa da- tanrıya övgü, dua, beddua ve dönemin toplumuna eleştirilerden ibaret. Anlattığı bunun dışında herhangi farklı bir şey yok.
Sonradan değiştirildiği iddiası ise daha da fecaat; ilk yazılmış halini güzel bulmayıp, yerine bu tek düze metinin yazılması trajikomik bir hadise olmuş.
Edebi yönden, bilgi yönünden hayatımıza zerre bir etkisi olmayan bu kitaba, verebilseydim sıfır verirdim. Programda ancak bu puanı verebiliyorum.
Puanım : 1/10
Ben mi yanlış bir zamanımda okudum, yoksa kitap, klasik olmasına rağmen iyi olmayan kitaplar arasında mı bilmiyorum; beni pek içine alamadı. Kitap karakterlerinden Lord Harold, aklıma kazınacak güzel cümleler kurma konusunda başarılıydı Bir dünya klasiğini okumuş oldum ve aklımdaki kütüphaneye…devamıBen mi yanlış bir zamanımda okudum, yoksa kitap, klasik olmasına rağmen iyi olmayan kitaplar arasında mı bilmiyorum; beni pek içine alamadı. Kitap karakterlerinden Lord Harold, aklıma kazınacak güzel cümleler kurma konusunda başarılıydı
Bir dünya klasiğini okumuş oldum ve aklımdaki kütüphaneye eklendi.
Üzerine çok yorum yapabileceğimi sanmıyorum. İngiliz edebiyatına güzel bir örnek ama hikaye açısından zayıf.
Puanım : 6/10
"Bin yıl öncesinde yazılmış olmasına rağmen, günümüzde halen İmam Gazali'nin bu eserinden faydalanılır" denildiği için kitap hakkında, hazırda da varken dinledim. Kitap kısa olduğu için maruz kaldığımız İslami dil katlanılır seviyede oluyor, bu yüzden dinledim zaten kitabı; kısa olduğu için.…devamı"Bin yıl öncesinde yazılmış olmasına rağmen, günümüzde halen İmam Gazali'nin bu eserinden faydalanılır" denildiği için kitap hakkında, hazırda da varken dinledim. Kitap kısa olduğu için maruz kaldığımız İslami dil katlanılır seviyede oluyor, bu yüzden dinledim zaten kitabı; kısa olduğu için.
Gelelim kitabın 'bin yıldır halen faydalı olduğu' iddiasına. Her dini bilgide olduğu gibi, islam dininde de sunulan bilgiler, belgeler ve iddialar değişmez. 1400 yıl önce gelen kutsal kitabı nasıl değiştirilemiyorsa, onun verdiği bilgiler ve sunduğu iddialar da değiştirilemez. Hal böyle olunca, İmam Gazali'nin bu kitabında verilen bilgiler de, islam inancına sahip insanlar için geçerliliğini korur. Yoksa; adamın yazdığı kitapta islami bilgileri çıkartsak, geriye kalan hiçbir şey günümüz medeniyetinde işimize yarayacak bilgiler değildir. Hoş, islami bilgiler dışında pek bişey söylediği de yok kitapta.
Ben genel anlamda kitabı beğenmedim. Okulda dersleriniz için okumanız gereken kitap bu değilse, bence pek de zaman harcamaya değmez.
Puanım : 2/10
Osmanlı'nın son padişahlarından 33 yıl tahtta kalmış ve kardeşi Sultan Reşat tarafından tahttan indirilmiş II.Abdülhamit'in, Selanik'te geçirdiği sürgün hayatını anlatan, devrik padişaha şimdiye kadar belki de hiç bakamadığımız bir pencere ile bakmamızı sağlayan, güzel bir kitap olmuş. Zülfü Livaneli'nin etkin…devamıOsmanlı'nın son padişahlarından 33 yıl tahtta kalmış ve kardeşi Sultan Reşat tarafından tahttan indirilmiş II.Abdülhamit'in, Selanik'te geçirdiği sürgün hayatını anlatan, devrik padişaha şimdiye kadar belki de hiç bakamadığımız bir pencere ile bakmamızı sağlayan, güzel bir kitap olmuş.
Zülfü Livaneli'nin etkin anlatım dili ile kaleme aldığı kitapta, bazı ön yargılarım yıkıldı, bazıları ise perçinlendi. Devrik Sultanın savunması niteliğinde olan hatıratı, yer yer samimiyetten uzak ve akıllarda soru işareti bırakıyor. Zaten kendisi de öz eleştirisini yaptığı zamanlarda, aslında hiç de sütten çıkma ak kaşık olmayabileceği gerçeğini kabul etmiş durumda.
Kaybettiği topraklara, akıttığı kana sürekli bir savunma geliştiren ve kendisini aklama çabasına giren devrik sultanı, sanki yanınızda konuşuyormuş gibi hissedeceğiniz güzel bir roman olmuş.
Puanım : 7/10
"Oblomov'luk yapma" deyimini Rusya'ya kazandıran kitaptır. Kitabın öznesi olan İlya İliç Oblomov'un, tembelliği ve ruhunun rehaveti yüzünden kaybettiği değerleri anladığında çok geç olduğunu farketmesinin hikayesini anlatmıştır İvan Gonçarov. Anlamış mıdır, o da belli değil aslında. Tembellik ve kalıcı depresyon halinin…devamı"Oblomov'luk yapma" deyimini Rusya'ya kazandıran kitaptır.
Kitabın öznesi olan İlya İliç Oblomov'un, tembelliği ve ruhunun rehaveti yüzünden kaybettiği değerleri anladığında çok geç olduğunu farketmesinin hikayesini anlatmıştır İvan Gonçarov.
Anlamış mıdır, o da belli değil aslında.
Tembellik ve kalıcı depresyon halinin hayatımıza nasıl engeller koyduğunu, gözlerimizin önüne nasıl bir perde çektiğini okuyoruz kitapta.
Kitapla ilgili eleştirilerimden en önemlisi uzun olmasıydı. Rus edebiyatını severim fakat gereğinden fazla yapılınca hikayenin bütününden sıkılma durumları oluşabiliyor. Gogol, Palto kitabında müthiş kısa yazmış ve iyi bir iş çıkartmıştır mesela.
Oblomov, okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap olmuş.
Puanım : 7/10
Kapitalizm nice insanların evini, toprağını elinden almıştır. Aynı kapitalizm bir ekmeği yiyebilmek için, hayatta kalabilmek için her zaman daha az ücreti reva görmüştür. Peki kimdir bu kapitalizm? Neden bu kadar acımasızdır? Vicdanı yok mudur; küçücük çocuklar yemek yiyemedikleri için hastalanıp,…devamıKapitalizm nice insanların evini, toprağını elinden almıştır. Aynı kapitalizm bir ekmeği yiyebilmek için, hayatta kalabilmek için her zaman daha az ücreti reva görmüştür.
Peki kimdir bu kapitalizm? Neden bu kadar acımasızdır? Vicdanı yok mudur; küçücük çocuklar yemek yiyemedikleri için hastalanıp, ölürken rahatça izler?
Yoksa biz mi hata yapıyoruz, kapitalizme bir kişilik verip, bütün acımasızlıkların kızgınlığını ona kusmaya çalışarak?
Kapitalizm bir fikirdir ve insanların içinde bulunan canavarı ortaya çıkartma konusunda yeterince başarılı olduğunu bu kitapta okuyabilirsiniz.
Hapisten çıktığında hayatını yoluna sokmak konusunda istekli olan Tom Jood, kapitalizmin çirkin yüzüyle tanışan ailesine katılır ve amansız bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır. Yer yer hapishanedeki zamanlarını aratacak olaylar, aslında tam anlamıyla Amerika'da büyük buhran zamanlarında çoğu ailenin yaşadığı olağan durumlardır. Ücretler az, iş yok, iş yoksa para yok ve yemek de yoktur.
"Başımızı sokacak bir evimiz olur, çocukları da okula yollarız" gibi gayet alt tabaka ve sıradan hayallerin, "bugün yiyecek alacak paramız yok, yarına kadar sabredin" gibi gerçeklere dönüşmesini okumak, gerçekte dünyanın nasıl bir yer olduğunu bize hatırlatıyor.
Amerikan edebiyatının duayen edebiyatçısı John Steinbeck, bu kitabı ile çok iyi bir iş çıkarmış. Ben iliklerime kadar hissettim o yoksulluğu, çaresizliği, dağılmışlığı.
Puanım : 9/10
Jack London yine döktürmüş bu kitabında. Okuduğum diğer kitapları Martin Eden ve Demir Ökçe'nin yanında biraz daha çerez kalmış olsa da, kurgunun tam anlamıyla dibine vurmuş. İlk çağları kendi yorumuyla anlattığı Adem'den Önce, ismi ile de manidar ve o çağları…devamıJack London yine döktürmüş bu kitabında. Okuduğum diğer kitapları Martin Eden ve Demir Ökçe'nin yanında biraz daha çerez kalmış olsa da, kurgunun tam anlamıyla dibine vurmuş.
İlk çağları kendi yorumuyla anlattığı Adem'den Önce, ismi ile de manidar ve o çağları neredeyse birebir okuyucuya anlatıyor. Kitabı okurken bir anda kendinizi ağaçların üzerinde salına salına gezen evrimleşmiş primatların yerinde hissedebiliyorsunuz.
Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 50 ile 100 bin yıl öncesine dair yeni bir pencere açıp, ufkunuzu genişleterek yeni bir perspektif oluşturmak isteyenler için nokta atışı bir kurgu olmuş.
Puanım : 8/10