Ümit Yaşar Oğuzcan/ Birgün Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanlan çalarsa Bil ki seni düşünüyorum 🫠🫠
Sevmek De Yorulur Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım Bana bunu sessizce anlatıyorlardı Bir yerde onların yönlerinden Alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki Bulvarların geceye vurdukları Çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri Uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan Bir sürü…devamıSevmek De Yorulur
Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım
Bana bunu sessizce anlatıyorlardı
Bir yerde onların yönlerinden
Alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki
Bulvarların geceye vurdukları
Çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri
Uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan
Bir sürü alışkanlıklar taşıyan
İnsanlığımızın gülüşü yalnızlar çarşısında
Çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin
Başkası sevsin diye en seçkin yerine
Bir şal gezdirirdi
İnsanlığımıza birşey getirirdi yalnızlara
Bir sen varsın hep saçların ağzın
Bir merdiven hücresinde
Uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem
Senin sonsuz gelişinle
Saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor
Eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman
Uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi
Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle
Davranılmaz üstünde durulmaz
Hiçbir tüfeğe gelmez kekliksem
Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde
Durmuş ki bakışın boynun bozgun
Üstünden bir nehir geçer gibi
Ya gecedir ondan ya bulanık sudan
Bir hasta gibi ağrımaktasın
Gelişini aldım onu nasıl harcadım
Denizden bulanıp okyanusa
Selam çakan vapurun
Aman o ne güzel o nasıl
Sevindik adımına birden parka çekildik
Ve birden nasıl bayram bıyıklı
Bir yaylım herkesin yaydığı bir merhabayla
Eğip başını içlerimden gittiğim zaman
Uzağa bir yolcuya çıkar gibi
Selini üstüme çektin önce
Camdan bir mektup dolabının
Üstüste sayısız koridorunu yüzüme yakın
Başını duvara değdirmiş bir benzetişle
Jozef ka benzeri bir bakışındı
Ya da konuşmayı kesip aman sen
Öyle bir gittin ki benimle
Piknik beni sana verdi önce
Gelişen güneş yalnızlıktan
bir göze
Eski ellerin
Ve çağlarınla birşeye uzanmış etin
Ve hançerinle zamana saf durmuş
Son gidişindir bu
Bunların hepsi beni çağırıyorlar sevinçlerimden
Biri denizdir uzun boylu gürültüsüyle
Zaten hangisi kavak zürafası değil
Biri bütün yan odaları bekler
Kuşkulu geçer camlardan
Ve bırekır yerini bir koridor bekçisine
Haydi sen bütün onlara git benimle
Son sigaramdın
Gidişin antinikotin
Birden birşey mutlueşit piyano çalıyor
Elleri iki çeşit durgun
Gerçi çımıyor gelenlerin karanlığa duranların
Suya inen sesleri
Tam şimdi denizinle
Bir çakıl taşına yaklaşıyor
Kuma çok yakın bütün kesitlerinle
Bakıyor ve bunalıyorsun
Tam şimdi ipe koşan
Beni elleriyle alkışlayan
Ağrıyan bir gün geliyor
Cahit Zarifoglu
Bağlanmayacaksın Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. 'O olmazsa yaşayamam.' demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu…devamıBağlanmayacaksın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
'O olmazsa yaşayamam.' demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
'O benim.' diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
Merhabalar öncelikle , bu eserle buradayım okudum güzeldi akıcı bir şekilde okudum fakat konusu beni çekmedi. Yani bir adamın denize olan tutkunluğunu anlatıyor seferler ve bu seferlerde başına gelen olaylardan bahsetmektedir . Güzel bir konu anlatım biçimi de açık ve…devamıMerhabalar öncelikle , bu eserle buradayım okudum güzeldi akıcı bir şekilde okudum fakat konusu beni çekmedi. Yani bir adamın denize olan tutkunluğunu anlatıyor seferler ve bu seferlerde başına gelen olaylardan bahsetmektedir . Güzel bir konu anlatım biçimi de açık ve netti ama bana fazla heyecan mutluluk korku gibi duyguları yaşatmadı diyeyim.
İyi okumalar 🤗🤗
GİZLİCE SEVGİLİM Rüyalar bile geceleri bekler Gizlice görünmek için Yüreğimdesin, saklısında içimin Gizlice sevgilim Kimse bilmesin üzgünlüğümü Taşırım ölümüm gibi bu duyguyu En gizli kuytularında ömrümün Bir yer var gizlice sevgilimin uyuduğu Gizlice sevgilim, yaşam kadar acı Canımı tutuşturan özlem…devamıGİZLİCE SEVGİLİM
Rüyalar bile geceleri bekler
Gizlice görünmek için
Yüreğimdesin, saklısında içimin
Gizlice sevgilim
Kimse bilmesin üzgünlüğümü
Taşırım ölümüm gibi bu duyguyu
En gizli kuytularında ömrümün
Bir yer var gizlice sevgilimin uyuduğu
Gizlice sevgilim, yaşam kadar acı
Canımı tutuşturan özlem gibi
Özlüyorum derin yokoluşta
Gizlice sevgilimi
ATAOL BEHRAMOĞLU
Spoiler içeriyor
Selamlar. Sizlere bugun Zülfü Livaneli'nin bir başka eserini paylaşmak istedim. Bu aralar taktım Livaneli'ye galiba . Kısa ve öz yazmak istiyorum dili gayet yalın ve açık ama fark ettim ki Livaneli yazdığı eserlerinde hep bir soru işareti bırakıyor bu kitapta…devamıSelamlar. Sizlere bugun Zülfü Livaneli'nin bir başka eserini paylaşmak istedim. Bu aralar taktım Livaneli'ye galiba .
Kısa ve öz yazmak istiyorum dili gayet yalın ve açık ama fark ettim ki Livaneli yazdığı eserlerinde hep bir soru işareti bırakıyor bu kitapta da beni merakta bıraktı mesela kitaptaki yazar karakterine ne oldu onu en çok merak ediyorum. Belki de bu yüzden Livaneli'ye ayrı bir ilgim oldu sonunu ben kendimce kurguluyorum .
Kitabın içeriğine değinmek de istiyorum sonra bitiririm . Adı üstünde son ada orda daha çok bulundukları ülkelerinin karmaşasından kurtulmak için gelenler var her şey normal ve huzurlu giderken oraya gelen bir eski başkanın o adayı nasıl dağıttığını anlatan bir kitap.
Kısacası ben çok beğendim ve okurken keyif aldım kitapla geçirdiğim zaman boş değil onu biliyorum en azından. Okumayalara da tavsiye ederim kesinlikle ☺️☺️
Evet dün başlayıp dün bitirdiğim bir kitapla buradayım. Bunun 2 sebebi var benim çabuk bitirme hırsım ve kitabın yalın dili . Kitap bir gazetecinin ağzından anlatılıyor çocukluk arkadaşının ölüm haberini aldıktan sonra İstanbul'dan Mardin'e gider ve olay orada başlar .…devamıEvet dün başlayıp dün bitirdiğim bir kitapla buradayım. Bunun 2 sebebi var benim çabuk bitirme hırsım ve kitabın yalın dili . Kitap bir gazetecinin ağzından anlatılıyor çocukluk arkadaşının ölüm haberini aldıktan sonra İstanbul'dan Mardin'e gider ve olay orada başlar . Hem arkadaşının ölüm sebebini araştırır hem de batılılaşmaya başlayan kendisini özüne döndürür. Diğer gönderi gibi uzatmak istemiyorum kısaca böyle bir olay ama ben bu kitabı okurken bana biraz ağır geldi.Her halde kitaptaki karakterlere yapılan hareketler buna neden oldu . Bildiğim şeyleri tekrar okumak bana iyi gelmedi kitap güzeldi ama moralim bozuk biraz.
Okuyacak olan arkadaşlara iyi okumalar 🤗
Spoiler içeriyor
Selamlar, Livaneli 'nin okuduğum 2. eseriydi. Anlatımı ilk bölüm için karışıktı fakat bu romandan iki anlatıcı (Hikayenin baş karakteri olan Sami ve basından geçen olaylari anlattığı arkadaşı )var ve bu daha anlaşılır hale getirdi. Konu olarak daha çok politika ve…devamıSelamlar, Livaneli 'nin okuduğum 2. eseriydi. Anlatımı ilk bölüm için karışıktı fakat bu romandan iki anlatıcı (Hikayenin baş karakteri olan Sami ve basından geçen olaylari anlattığı arkadaşı )var ve bu daha anlaşılır hale getirdi.
Konu olarak daha çok politika ve siyasetten bahseder ve bu halkın bu dönemde neler yaşadığını anlatır .
Baş karakter olan Sami sinemaya olan ilgisinden dolayı üniversitesi İstanbul'da okumak istiyor bu pek kolay olmasa da annesi sayesinde babasını ikna ederek okumaya İstanbul'a gitti . Sami sinema için arada çekim yapar ve bu çekimler arasında bir kıza (Filiz) ilgilsi artar ve onunla arkadaşlık kurar fakat Filiz ve Sami arasında bir fark var Sami siyaset ile pek ilgilenmemesine rağmen Filiz 'in ilgisi vardır . Bu iki karakter zamanla yakınlaşarak evlenmeye karar verirler . Ama o dönemde bulunan kargaşa onlara da bulaştı ve Filiz ölüyor. Ve Sami türlü işkenceye maruz kalıyor. Bunu yapanı hiç bir zaman unutmayan Sami ülke dışına çıkmaya karar verir . Sami' nin durumu kötü olur piskolojik olarak hastalık hastası da diyebiliriz ve bulunduğu hastanede bir Türk gelir . Bu Türk Filiz 'i öldüren, Sami'ye işkence eden eski bakanlardan o hastanede . Sami hatırladığı günden sonra eski bakanı öldürmek için planlar yapar oldu ama aynı zamanda Türk ile iletişime geçtikçe yakınlaştığının farkında değil . Öldürmek istediğini gün (3 Ocak Filiz'in öldüğü gün) yaklaşıyor. Sami hastaneden çıkmış ve eski bakanı da hastaneden çıkartarak öldürmeye götürdü fakat yapamayan Sami onu bırakıp kendi halinde yaşadı .
Umarım çok uzatmadım özet kısmını ilk defa böyle bir şekilde yazdım yorulmazsınız umarım 🤭🤗🤗
Okumanızı tavsiye ederim ,iyi okumalar ☺️
Az önce bu kitap ile ilgili yazı yazarken yanlışlıkla gitti yazılarım yaa . Neyse bakalım bu seferki yorumum nasıl olacak 🤭. Aslında güzel bir kitap yalın sade her sayfada farklı konuya değinilmiş . Bazen kitap okumak istemiyorum yalan yok çünkü…devamıAz önce bu kitap ile ilgili yazı yazarken yanlışlıkla gitti yazılarım yaa . Neyse bakalım bu seferki yorumum nasıl olacak 🤭.
Aslında güzel bir kitap yalın sade her sayfada farklı konuya değinilmiş . Bazen kitap okumak istemiyorum yalan yok çünkü o kadar sayfada tek bir konudan bahsediliyor. Bu bazen beni kitaplardan uzak tutuyor. Ama böyle kitaplar okuyunca sanki yeniden başlıyorum . Daha çok okumak istiyorum.bir kaç beğendiğim cümle buraya bırakmak istiyorum çünkü olay örgüsü olan bir kitap değil fazla .
🍃Meğer her ayrılık, sevdiğin bir şairin intiharı gibiymiş. Beden kendini sonsuza gömüyor, sadece dizeler ve duygular kalıyor geriye. Şu anda, tam da şu anda, ruhumu silkeleyen öpüşünü hatırlamaya çalışıyorum.
🍃Güleceksin, şarkılar söyleyeceksin. Bir sokak ressamının yaptığı tabloda aşkın ne olduğunu göreceksin. Çocukların olsun isteyeceksin, hikâyelerin kulaktan kulağa kırıla döküle yayılsın diye. Rüyalarının açık bıraktığı musluktan akacak günün irini. Her ne kadar kendine itiraf edemesen de, uykularına sızan o paramparça imgelerin seni koruduğunu, ayakta tuttuğunu bileceksin.
Keyifli okumalar dilerim ☺️
AĞLAMAK ANLAMAKTIR O kadar güçsüzüm ki sesim bile çıkmıyor Saat üçtür belki dört uyusaydım ya keşke Uyanmaktan korkmasam yüz yıl uyurum sanki Ağaçlar, evler, kuşlar bile uykuda Bir garip, bir tuhaf, bir huysuzum ki sorma. Sana söyleyemediklerimi bak gaybına söylüyorum…devamıAĞLAMAK ANLAMAKTIR
O kadar güçsüzüm ki sesim bile çıkmıyor
Saat üçtür belki dört uyusaydım ya keşke
Uyanmaktan korkmasam yüz yıl uyurum sanki
Ağaçlar, evler, kuşlar bile uykuda
Bir garip, bir tuhaf, bir huysuzum ki sorma.
Sana söyleyemediklerimi bak gaybına söylüyorum
İçinden konuşma!
Bu yeryüzü bu gökyüzü iyi güzel amenna
Her işte bir hayır var doğru bunları geçmeyelim
Ama bıktım artık şerden hayır damıtmaktan
Misal şimdi yan yana uyumak var
Uyumamakta hayır var da
Uyumakta ne mahsur var
Bir güzel olsak ya senle bu anlaşmamazlıklar niye
Secdelere küs alnımda bir kara bir kara
Kalksak gitsek ya şimdi
Belki Abant olur belki Porsuğun kenarı
Bayram namazından sonra
Ben anlatsam sen anlasan beraberce ağlasak
Ağlamak anlamaktır benimle ağlasana..
Ali LİDAR