"mark twain'in şu meşhur lafı neydi? 'hayatımda birçok endişem oldu ama çoğu yaşanmadı bile." üçüncü sezon, altıncı bölüm. diziye dair bir not olarak, beğendiğim birçok kısımdan biri olarak bunu seçtim ve after life'ı böyle sonlandırıyorum.
15 dakikaya sığacak bir hikaye beklemiştim, belki de hikayenin biraz çarpıcı olmasını beklemiştim ama beklentimi karşılamadı. zaten ne zaman listeme eklemişim bilmiyorum da. belki beklentiyle başladığımdan, verdiği bir şeyler varsa anlamamışımdır ama eh işte bir şeydi.
bu diziyi çok parça parça izledim aslında. boş vakitte kafa dağıtmalık, kısa ve çerez bir diziydi. yanlış hatırlamıyorsam ilk üç sezonunda daha fazla bel altı şakası vardı ve daha fazla küfürlüydü ama kerem bürsin'in geldiği sezonlarda bu daha azdı. emin…devamıbu diziyi çok parça parça izledim aslında. boş vakitte kafa dağıtmalık, kısa ve çerez bir diziydi. yanlış hatırlamıyorsam ilk üç sezonunda daha fazla bel altı şakası vardı ve daha fazla küfürlüydü ama kerem bürsin'in geldiği sezonlarda bu daha azdı. emin değilim, bölük pörçük izlediğimden yanlış da hatırlıyor olabilirim ama eh üstünden iyi denebilir.
Spoiler içeriyor
dün gece başladım ve bu akşam bitirdim. ilk başta, ilk bölümdeki sahneden devam edileceğini ve bütün hikayenin de ilk bölümle bağlantılı olacağını sanmıştım. ancak her bölüm farklı bir konu işlense de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi bir ya da iki…devamıdün gece başladım ve bu akşam bitirdim. ilk başta, ilk bölümdeki sahneden devam edileceğini ve bütün hikayenin de ilk bölümle bağlantılı olacağını sanmıştım. ancak her bölüm farklı bir konu işlense de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi bir ya da iki karakter de başkalarının hikayesinde konuk oyuncuydu. her bölüm birbirinden anlamlı ve güzeldi. bazı yerlerde senaryo gidişatını tahmin etsem de (kendimce sevdiğim ufak bir oyundur bu tahmin etme işi) beni de ters köşe eden ya da beklemediğim şeyler gösteren bir yapımdı. öncelikle klasik bir dizi sanmıştım ama içine çeken bir yapım oldu.
dizinin 4. bölümünde dilek'in yaşadıkları eminim ki birçok kadının korkusu ya da kabusudur. bu tür şeylerde gözler genelde kadınların üzerindedir ve bölümde de olduğu gibi onlar hatırlanır. insanlar yakınları tarafından ya da tamamen bir yabancıdan darbe yiyebilirler. kaan'ın, sürekli söz vermesinden tahmin etmiştim en sonunda onun da videoyu izleyeceğini ama sonrasında yaptığı hareketi tahmin etmemiştim. arabada tartışırlarken, adamın da yüzünün kabak gibi olduğunu söylediği anda bir anlığına anlayamamıştım ama anladığımda ben de dilek gibi şaşırmıştım. üstelik izleyeceğini bildiğim halde. ama her şeye rağmen bölümün iyi bitmesini istiyordum ve öyle de olduğu için mutluyum.
son bölümde metin'in, gökçe'nin evine dalıp kedi gibi davrandığı sahnede onun adına utanıp bir de gülmüş olsam da yine de kendini affettirebildiği için ve hikayelerini başlatan asıl olaya vurgu yaparak bunu yaptığı için de sahneyi sevmiş oldum.
beklentimin de üstünde, güzel bir diziydi, öneririm 🪄
Spoiler içeriyor
birçok açıdan beğendiğim bir dizi oldu açıkçası. gerek oyuncular gerek senaryo akışı gerekse gerçekçiliği falan. deniz'e ya da barış'a tamamen hak veremiyorsunuz aslında. ikisinin de hataları ve haklılıkları var. hak vermeseniz de neyi neden yaptıklarını anlayabiliyorsunuz ya da neden o…devamıbirçok açıdan beğendiğim bir dizi oldu açıkçası. gerek oyuncular gerek senaryo akışı gerekse gerçekçiliği falan. deniz'e ya da barış'a tamamen hak veremiyorsunuz aslında. ikisinin de hataları ve haklılıkları var. hak vermeseniz de neyi neden yaptıklarını anlayabiliyorsunuz ya da neden o kadar tepki verdiklerini.
bence gün'ün barış'ı bırakıp gitmesi her iki taraf için de en iyisi oldu. gün, aynı şeyleri tekrar yaşadı ve tekrar kendisini seçti. bence iyi de yaptı. çünkü barış ne deniz'den vazgeçebildi ne de gün'e "deniz" diye seslenmekten. ayrıca evlilik ve çocuk işlerine girmeden bitmesi de iyi oldu çünkü ikinci kere "can" olsaydı daha kötü olurdu. üstelik bu sefer durum daha da karışacaktı.
finalde barış ve deniz'in yeniden ve baştan denemeye karar verdiğini düşünüyorum. başkalarıyla devam edemeyeceklerini ama eski halleriyle de sürdüremeyeceklerini anladılar ve hem kendileri için hem de can için temiz bir sayfa açtıklarını düşünüyorum.
bazı karakterlerden kendinize ait bir parça bulabilirsiniz. deniz'den de barış'tan parçalar taşıyor olabiliriz ama onlar kadar uç ve toksik olabilir miyiz bilmiyorum.
izlerken, sıkılmadığımı ve izleyeceğimi biliyordum ama esas olarak izlemeye devam edeceğimi anladığım yer, barış'ın evlilik teklifi ettiği sahnenin devamıydı. barış'ın evlilik teklifi ve deniz'in ağlamaktan yarım yamalak söylediği "ben boşanmak istiyorum" sahnesinin birleşmesi güzeldi. genel olarak güzeldi birçok sahnesi ama en çok aklımda kalan sahnelerden biri de o sahneydi. bazı sahnelerden birkaç kesit görmüştüm daha öncesinde ama bu sahneyi gördüğümü hatırlamıyorum.
her neyse, kısacası güzel ve izlenebilir bir diziydi. ben bir akşam başladım ve bölümleri peş peşe izlediğim için de sabaha karşı bitirdim. sıkmadı, bazen kızdırıp duygulandırdı ama güzeldi. ara ara hatırlayacağım bir diziydi.
prens'in ikinci sezonu geldi. ilaç gibi geldi ama tüm bölümlerin aynı anda gelmemesi üzdü. neyse en azından bütün mutluluğu bir anda sömürmeyeceğiz ejwğemjwğsödk özlemişim prens'i 🥹🫂 hasharia'mın güzelliği bu sezon da beni büyüledi, bazen sahneyi kaçırıp tekrar izledim bu yüzünden…devamıprens'in ikinci sezonu geldi. ilaç gibi geldi ama tüm bölümlerin aynı anda gelmemesi üzdü. neyse en azından bütün mutluluğu bir anda sömürmeyeceğiz ejwğemjwğsödk özlemişim prens'i 🥹🫂 hasharia'mın güzelliği bu sezon da beni büyüledi, bazen sahneyi kaçırıp tekrar izledim bu yüzünden 🫶🏻✨️
Spoiler içeriyor
az önce bitti. bunca zaman izlemediğim için pişman olmadım ama çok güzel bir seriydi. çok güzel, tek tek işlenmişti ve son sahnesi olmasa biraz eksik kalırdı bence. louvre müzesin'de başladı ve orada bitti. böyle başı ve sonu bağlantılı olan eserleri…devamıaz önce bitti. bunca zaman izlemediğim için pişman olmadım ama çok güzel bir seriydi. çok güzel, tek tek işlenmişti ve son sahnesi olmasa biraz eksik kalırdı bence. louvre müzesin'de başladı ve orada bitti. böyle başı ve sonu bağlantılı olan eserleri severim, bu da ayrı bir yöndü filmi bana beğendiren.
bu filmi de hemen arkasından açtım zaten. aslında izlerken karakterler için "bunda kesin bir şeyler var" diyorsunuz ve çıkıyor. yine de sienna'nın böyle biri çıkması bir tık üzmedi değil :/ oyuncunun güzelliğinden gözlerimi alamadım bdwşmsnswod filmde istanbul sahneleri biraz sarı…devamıbu filmi de hemen arkasından açtım zaten. aslında izlerken karakterler için "bunda kesin bir şeyler var" diyorsunuz ve çıkıyor. yine de sienna'nın böyle biri çıkması bir tık üzmedi değil :/ oyuncunun güzelliğinden gözlerimi alamadım bdwşmsnswod filmde istanbul sahneleri biraz sarı filtreli, orta doğu ülkesinin şehriymiş gibi gözükse de yerebatan sarnıcı sahnesi falan iyiydi yine de 🤺
film sırasını takip etmeden, bodoslama dalarak izlemişim farkında olmadan. izlemeyi uzun zamandır planladığım (kitabını almayı ve okumayı planladığım ama daha yapmadığım) bir eserdi. madem netflix'te son zamanları, hadi bu gece de bunu izleyeyim diye filmine öncelik verdim. bence güzeldi, sembolleri…devamıfilm sırasını takip etmeden, bodoslama dalarak izlemişim farkında olmadan. izlemeyi uzun zamandır planladığım (kitabını almayı ve okumayı planladığım ama daha yapmadığım) bir eserdi. madem netflix'te son zamanları, hadi bu gece de bunu izleyeyim diye filmine öncelik verdim. bence güzeldi, sembolleri ve anlamlarını anlayıp öğrenmeyi severim. bu yüzden ayrı olarak dikkatimi çekti ve izlerken sıkılmadım 🪄