"cadı" sahnesini hep görüyordum, merak edip açtım. son zamanlarda film açıklamalarına neredeyse hiç bakmıyorum, körlemesine izliyorum. o yüzden daha bir zor oldu izlemesi. çok rahatsız ediciydi. özellikle valerie'yi canlandıran oyuncunun yaşı gözümün önünden gitmedi. filmden hiçbir şey anlamadım. anlamak için…devamı"cadı" sahnesini hep görüyordum, merak edip açtım. son zamanlarda film açıklamalarına neredeyse hiç bakmıyorum, körlemesine izliyorum. o yüzden daha bir zor oldu izlemesi. çok rahatsız ediciydi. özellikle valerie'yi canlandıran oyuncunun yaşı gözümün önünden gitmedi. filmden hiçbir şey anlamadım. anlamak için bitirdim ama anlamak için araştırma yapmam gerekiyor.
the hobbit serisine yeniden başladım, thranduil yüzünden... ikinci kere izleyeceğim, üşenmeden hem de jwwşkdowkdkw şaka bi yana, lotr serisinden daha çok sevmiş olabilirim. lotr legolas-gimli çok güzeldi, hobbit'teki legolas yabancı geliyor biraz ama olsun. dizisine de yakında başlarım herhalde. sondan…devamıthe hobbit serisine yeniden başladım, thranduil yüzünden... ikinci kere izleyeceğim, üşenmeden hem de jwwşkdowkdkw şaka bi yana, lotr serisinden daha çok sevmiş olabilirim. lotr legolas-gimli çok güzeldi, hobbit'teki legolas yabancı geliyor biraz ama olsun. dizisine de yakında başlarım herhalde. sondan başa doğru gideceğimi tahmin etmemiştim wjdpwösjağdldk
Spoiler içeriyor
çok bir şey yazasım yok ama kısaca nate'i hiiiiç ama hiç sevmedim. ne andy'ye ne de çabasına saygısı var. arkadaşlarına ve ona hediye getirdiği sahnede, miranda'dan gelen aramaya verdikleri tepki çok salak ve çok saçmaydı. baltalıyorlardı resmen ve andy moda…devamıçok bir şey yazasım yok ama kısaca nate'i hiiiiç ama hiç sevmedim. ne andy'ye ne de çabasına saygısı var. arkadaşlarına ve ona hediye getirdiği sahnede, miranda'dan gelen aramaya verdikleri tepki çok salak ve çok saçmaydı. baltalıyorlardı resmen ve andy moda yerine sağlık vb. bir sektörde çalışıyor olsaydı bu kadar ciddiye almamazlık yapmazlardı diye düşünüyorum. eskiden farklıydı, kıyafetleri değişti falan bla bla bla. bu değişimi kendisi istedi, kendisi için istedi ve kendinde yaptı. insanlar zamanla değişir ve hayatları da bir noktada değişir.
film boyunca bu tavırlarına gıcık oldum. neyse. filmin sonunu sevdim. bence güzeldi. andy'nin, nate'in iş haberine verdiği tepki ve andy'nin iş hayatıyla ilgili gelişmelere nate'in verdiği tepkiyi masaya yatırmıyorum bile. ciddiye bile almıyor bana kalırsa. off, her neyse bu kadar. iyi ki çok bir şey yazasım yoktu.
ekleme: sevdiğim sondan kastım da andy içindi. en başından istediği gibi kendi yolundan gidecek diye sevindim. miranda'nın da kendi içinde andy ile gurur duyduğunu biliyorum. ve emily için de sevindim çünkü bir arkadaş kazandı bu süreçte ve eminim daha iyi yerlere geleceğinden. nigel içinse üzgünüm, umarım miranda onun için iyi bir şeyler yapmıştır. andy'nin arkadaşları ve sevgilisi konusunda da hiç mutlu değilim. andy'nin "her şey konusunda" ona hak vermesinden de.
Spoiler içeriyor
iyisiyle kötüsüyle bitti. 2'den 3. sezona geçerkenki kopukluklar rahatsız etse de ve 3. sezon da o kadar kötü değildi. pars karakterini çok severdim ama oyuncu hakkındaki "iddiayı" duyduktan sonra karaktere o kadar yakın hissedemiyorum artık. bu tür olaylarda, mağdur olan…devamıiyisiyle kötüsüyle bitti. 2'den 3. sezona geçerkenki kopukluklar rahatsız etse de ve 3. sezon da o kadar kötü değildi. pars karakterini çok severdim ama oyuncu hakkındaki "iddiayı" duyduktan sonra karaktere o kadar yakın hissedemiyorum artık. bu tür olaylarda, mağdur olan tarafa inanmak veya yakın durmak önceliğimdir. son zamanlarda gündemle de pek alakam yok, biraz kabuğumdaydım. oyuncuları da pek stalklayan biri değilimdir, diziyi/filmi izlerim sonra da biraz dizi hakkındaki yapılan paylaşımlara bakar ve geçer giderim. nadirdir oyunculara dikkat ettiğim zamanlar yani. neyse. işin özü umarım hak eden hak ettiğini bulur ve bu olaylar daha çok göz önüne gelir de insanlar da yaptıkları kötülüklerin bedelini öderler. bu diziyi bugün bitirdiğim için bu dizi özelinde değerlendirdim bu durumu. çok da irdelemek istemiyorum burada, asabım bozuluyor.
neyse. ılgaz ilişkilerinde o kadar da "green flag" değildi. ceylin'in de dediği gibi çok ama çok katıydı ve ceylin sürekli ona göre yaşayıp çekiniyordu. birbirlerinde değişime sebep oldular ama bunu yaparken çok kırıp kırıldılar. neyse. çok konuşasım yok hakkında ama iyi bi' 95 bölümdü. kalanlara başarılar, iyi geceler.
Spoiler içeriyor
hatırlamışken bu filme de bir şey diyeyim. alper senden korkuyorum. çok ürkütücüsün, tuhafsın ve rahatsız edicisin. ha bir de senden nefret ediyorum. ne mal olduğun en başından belliydi. salak herif. hak ettin o sonu sen. hiç romantik bir film falan…devamıhatırlamışken bu filme de bir şey diyeyim. alper senden korkuyorum. çok ürkütücüsün, tuhafsın ve rahatsız edicisin. ha bir de senden nefret ediyorum. ne mal olduğun en başından belliydi. salak herif. hak ettin o sonu sen. hiç romantik bir film falan değildi. ada'yı manipüle edip elinde tutmaya çalıştın sadece. çok toksiksin. iğrençsin. neyse bu kadardı.
Spoiler içeriyor
deniz'in çocukluk fotoğrafını bulduğu sahne birkaç kere karşıma çıktı ara ara ama hiç oturup da izlemedim. zaten başka dvd alırken satan kişi bu filmin dvd'sini hediye etti geçen sene. biraz fa bu yüzden açıp izlemedim çünkü bilgisayarımda cd takacak parça…devamıdeniz'in çocukluk fotoğrafını bulduğu sahne birkaç kere karşıma çıktı ara ara ama hiç oturup da izlemedim. zaten başka dvd alırken satan kişi bu filmin dvd'sini hediye etti geçen sene. biraz fa bu yüzden açıp izlemedim çünkü bilgisayarımda cd takacak parça yoktu. geçen gün dvd oynatıcısı aldım ve dün geldi. heyecanla denedim ve bugün de yine heyecanla ilk filmimi seçtim.
izlerken sıkılmadım. belçim bilgin'i izlerken gözlerim de kamaştı hatta. filmin o eski dokusu, ışığı, arka plan sesleri, mekanlar falan her şeyi çok hoş hissettirdi. güzel, samimi ve sıcaktı. 2010'lu filmlerde trajik sonlar çok sevilirdi (en azından bildiklerim ve izlediklerim öyleler) o yüzden ben de bekliyordum. beklediğim gibi de oldu. özgür'ün ölümünü beklerken deniz'in ölümü ani oldu. şebnem ferah'ın hoşçakal şarkısı da çaldığında o araba sanki bana çarpmış kadar oldu, şarkı sözleri ve sahnenin uyumu sağ olsun. son sahneler güzeldi, karanlık ve gürültülü. özgür'ün doğumu, deniz'in ölümüne engel oldu ve hayata getirdi. deniz de hep bir amacı olduğunu düşünüyordu. dile getirdi bunu da. hayatının fırsatını yakaladı, çok istediği o işi kaptı. sonra da doğum gününden bir gün sonra, özgür'ün ölümüne kendi ölümüyle engel oldu. belki de özgür ve babası yıllar önce o istanbul kavgasını yapmasalardı, burak yerine özgür oturacaktı deniz'in yanına ve bunca tesadüfi karşılaşma nihayet son bulacaktı. belki de o son kaza olmayacaktı. üzücü oldu.
not: 2010'lu yıllarda bir dizi/filmdeyseniz ve ölmeyi düşünmüyorsanız beyaz elbise giymeyin wusşödmsld
neyse, umarım deniz'in kalbine iyi bakmışsındır özgür. ha bu arada başka bir evrende şehzadesin, baban çağırırsa gitme tamam mı? sadece bi uyarı, bb.
Spoiler içeriyor
dün bitirdim (3 bölüm daha gelecekmiş galiba ama şimdilik bitti). gerçekten izlenmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü gerçekten çok iyiydi. komedisi ayrı, gerçekçiliği ayrı olarak gerçekten sevdim. izlerken sinir olmamak da elde değil. özellikle 6 ve 7. bölümlerde sinir seviyem o kadar…devamıdün bitirdim (3 bölüm daha gelecekmiş galiba ama şimdilik bitti). gerçekten izlenmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü gerçekten çok iyiydi. komedisi ayrı, gerçekçiliği ayrı olarak gerçekten sevdim. izlerken sinir olmamak da elde değil.
özellikle 6 ve 7. bölümlerde sinir seviyem o kadar tavan yaptı ki 20 dakikalık bölümler işkenceye döndü. nedeni ne mi? izlerseniz anlarsınız ama şöyle söyleyeyim, bir kadının tek başına yaşamasını zorlaştıran, ısrarla rahatsız ve taciz eden, oldukça normal ve flörtten uzak bir yardım istemeyi bile altında başka anlamlar arayarak "bahane" olarak gören ve sonrasında da rezilliğini "şaka yaptım ya" diye kapatmaya çalışan erkekler... ve daha fazlası... çok yoruyorsunuz, çok. pınar'ın sonunda kendi lambasını kendi tamir etmesi de çok özeldi. onu daha önce de yapabilirdi ya da bir usta çağırabilirdi ama o, "ben yardım edebilirim" diyen bir iş arkadaşına güvenmeyi seçti, başkalarından yardım almayı seçti. buna da sağ olsun, pişman oldu. ayrıca polis hamlesine de bayıldım. gerçekte böyle alıp götürmeler olacağını sanmıyorum, hatta polisin de geleceğini ve taciz eden eski partnerini götüreceğini de ama yine de iyiydi.
ve gelirsek 7. bölüme... izlemekte zorlandığım esas bölüm buydu aslında. pınar'ın iş arkadaşları; empatiden, insan ilişkilerinden ve profesyonellikten o kadddar uzaklardı ki sinirimden telefonu ısıracaktım. pınar çok sakin bile kaldı bence. sadece bölümü izleyin, anlarsınız. umarım izleyen erkekler de anlar çünkü bölümün sonunda bile anlaşılmıyordu pınar'ın neden öfkelendiği. benim uzun uzun konuşmama gerek yok, pınar zaten derdini/derdimizi anlatıyor.
sadece şunu demek istiyorum. regl, regl olanlar için oldukça normal ve aynı zamanda zor bir dönem. her kadın farklı yaşar bu dönemi. kimi zaman hastanelik olur, kimisi ayakta geçirir ama sorun bakalım o ayakta geçirenlere de kolay mı diye. regl nedir bilmeyene zaten anlatamazsın bunu. bunun yanında, regl olsak da olmasak da duygularımız ve düşüncelerimiz var ya hani? birileri, onlara danışmadığımız halde ve küstahça bedenimiz hakkında yorum yaptığında ve üstüne bir de pişkin pişkin tavsiye verdiğinde sinirlenmek normal değil mi? pınar'ın önceki bölümlerde de gördüğümüz şekilde açık açık iş yeri zorbalığı belliyken bunun bu kadar görmezden gelinmesi, öfkesinin ve kendini savunmasının, açıklamasının da "regl döneminde yha" diye "basitleştirilerek" duygularının, düşüncelerinin, eylemlerinin önemsizleştirilmesi ve yine, ortaya koyulan açık tepkiye rağmen görmezden gelinmesi... size ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatamam muhtemelen.
neyse, bunların yanı sıra dizi çok tatlı ve güzeldi, çerezlikti. komedisi, kadınların özgürce ve rahatça hareket edip konuşabilmesi falan... hatta bir ara fark ettim ki dişil dil kullanılmış (iki tez çalışması yaptıktan sonra ben ejsşsmskwls) ve güzel kullanılmış. kadınlar kendi dilleri ve yöntemleriyle kendilerini ifade ediyorlar, başroldeler, hisleri ve düşünceleri ön planda, tepki veriyorlar, sıkıntıları görülüyor ve yansıyor vb. diğer dallarda ve komedi sektöründe dominant olan erkeklerin çiğ, bayat, komik olmayan komedisinden sonra ilaç gibi geldi.
Spoiler içeriyor
bence çok güzeldi. ilk bölümleri aralıksız izledim. onuncu bölümle on birinci bölüm arasında neredeyse 2 hafta olmasına rağmen pek bir şey unutmamışım. 12 bölüm dizi için yeterli olmuş, aşırı dram ve entrikaya kaçmadan bitirmeleri de güzeldi. daha fazlasını yani, jieum'ın…devamıbence çok güzeldi. ilk bölümleri aralıksız izledim. onuncu bölümle on birinci bölüm arasında neredeyse 2 hafta olmasına rağmen pek bir şey unutmamışım.
12 bölüm dizi için yeterli olmuş, aşırı dram ve entrikaya kaçmadan bitirmeleri de güzeldi. daha fazlasını yani, jieum'ın kimseyi hatırlamadığı ama herkesin onu hatırladığı kısımdan itibaren olan kısmının daha fazlasını görmek isterdim.
bence gayet ölçülü ve güzeldi. her karakterin ilişkisine önem verildi ve öne çıkarıldı. chowon ve doyun'un geçmişteki ilişkileri pek derin değildi, o yüzden onları da biraz daha görürüz sandım ama böyle de güzeldi.
sonradan gelen mingi/cheonsu karakterini de ikinci erkek aşık olacak sanmıştım ama düşmanlık bağına değindikleri için ve bunu işledikleri için daha güzel oldu bence.
özetle çok beğendim, gayet iyiydi. hatta adını çok görüp duymadığıma da şaşırdım. reenkarnasyon olan diziler arasında benim için üst sıralarda. kafa dağıtmaya da yardımcı oldu. jieum'ı çok sevdim, unutmayacağım
Spoiler içeriyor
eğer bir amerikan versiyonu olacaksa, la casa de papel dizisi gibi versiyonları falan, benim küçük bir tahminim var. finalini izleyenler biliyor zaten. sonda gihun'un kızı (gayeong muydu, öyle bir şeydi) babasından geriye kalanları aldı. sonrasında da cate blanchett gözüktü, oyunlar…devamıeğer bir amerikan versiyonu olacaksa, la casa de papel dizisi gibi versiyonları falan, benim küçük bir tahminim var.
finalini izleyenler biliyor zaten. sonda gihun'un kızı (gayeong muydu, öyle bir şeydi) babasından geriye kalanları aldı. sonrasında da cate blanchett gözüktü, oyunlar devam ediyor. kızı da amerika'da yaşıyor. hani diyorum belki kızı bu işin peşine düşebilir, babası neredeydi ve ne yapıyordu diye merakla koştururken belki de bizim, tüm sezon boyunca ada arayan dedektifimizle yolu kesişir. bilemiyorum ama belki.
finalde çarkın kırılmasını bekliyordum ama yine de mesajıyla güzel bir finaldi. zaten gihun ya sistemi bozacak ve kökten bitirecekti ya da bir amaç uğruna ölecekti. bebek de aralarındaki en masum kişiydi, gihun da söyledikleriyle ve eylemleriyle en azından bir şeyler yaptı. diğer karakterler hakkında konuşursam çok uzar ama final hem iyi hem kötüydü benim için.