En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo ve en iyi kadın oyuncu olmak üzere dört dalda Oscar’a aday gösterilen Gizli Dünya, tek kelimeyle insanın aklını alan bir film. Dram ve gerilim içeriyor, araba sahnesinde gerim gerim gerildim.…devamıEn iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo ve en iyi kadın oyuncu olmak üzere dört dalda Oscar’a aday gösterilen Gizli Dünya, tek kelimeyle insanın aklını alan bir film. Dram ve gerilim içeriyor, araba sahnesinde gerim gerim gerildim. O odada sanki sizde varmışsınız hissi veriyor.Gerçek hayattan uyarlanmış olması üzücü, kim bilir bilmediğimiz ne hayatlar yaşanıyor. Filmin süresi biraz uzun ama kendini izlettiriyor, oyunculuklar da mükemmeldi. Kesinlikle şans verin.
8/10
İnsanın zihninde tuhaf bir tat bırakıyor, 3 parçalı bir anlatımı var filmin.Bazı sahneleri rahatsız etti sadece, onlar olmasaymış daha iyi olurmuş.(fikrimce) Kaliteli bir filmdi kitap gibi diyebilirim, herkesin zevkine uymayabilir ama yine de bir şans verin derim :) Kore filmlerinden…devamıİnsanın zihninde tuhaf bir tat bırakıyor, 3 parçalı bir anlatımı var filmin.Bazı sahneleri rahatsız etti sadece, onlar olmasaymış daha iyi olurmuş.(fikrimce)
Kaliteli bir filmdi kitap gibi diyebilirim, herkesin zevkine uymayabilir ama yine de bir şans verin derim :) Kore filmlerinden alabileceğiniz tüm verimi bu filmden alabilirsiniz.
8/10
Filmde 1820 yılında bir İspermeçet balinası tarafından batırılan ve yazar Herman Melville'e 1851 yılında yayınladığı Moby Dick adlı eserini yazmaya ilham veren Essex balina avlama gemisinin ve mürettebatının başından geçen olaylar anlatılıyor. Balina sahnelerini bayıla bayıla izledim sanki oradaymışım gibi,…devamıFilmde 1820 yılında bir İspermeçet balinası tarafından batırılan ve yazar Herman Melville'e 1851 yılında yayınladığı Moby Dick adlı eserini yazmaya ilham veren Essex balina avlama gemisinin ve mürettebatının başından geçen olaylar anlatılıyor. Balina sahnelerini bayıla bayıla izledim sanki oradaymışım gibi, çok gerçekçiydi. Sonu de istediğim gibi bitti sevdim ben.
8/10
Çok mutsuz olabilirsin. Çok acı çekebilirsin. Mahvolabilirsin. Her şeyini kaybetmiş olabilirsin. Hüngür hüngür ağlıyor olabilirsin. Ölmek istiyor olabilirsin sen ne yaşarsan yaşa; Ne kar yağmaktan vazgeçer ne de yağmur diner. Hayat kendine gelmeni beklemeden akar gider ve zaman seni asla…devamıÇok mutsuz olabilirsin. Çok acı çekebilirsin. Mahvolabilirsin. Her şeyini kaybetmiş olabilirsin. Hüngür hüngür ağlıyor olabilirsin. Ölmek istiyor olabilirsin sen ne yaşarsan yaşa; Ne kar yağmaktan vazgeçer ne de yağmur diner. Hayat kendine gelmeni beklemeden akar gider ve zaman seni asla durup da beklemez. Sen ne kadar gözyaşı dökersen dök bir yerde insanlar kıskanılacasına mutlu olmaya gülmeye hatta kahkaha atmaya devam eder.
Yani; Çektiğin acıları en derin sen hissedersin. Ve onların verdiği zarar yetmiyormuşçasına kendini öldüresiye hırpalarsın.
Aslında çeker gidersin herkes kaldığını sanır.
Klasik, su gibi akan romantik komedi, Serenay aşığıyım kötü olsa bile izlerdim yani😅 Beni hiç sıkmadı, sevdim hatta..Öyle ahım-şahım beklentilere girmeden zaman geçirmek için izlenecek bir dizi, ben sevdim 🌸 7/10
Zeki Demirkubuz’un en beğenmediğim filmi diyebilirim. Çok büyük bir hevesle açtım ama ne yazık ki tatmin etmedi beni. Çok yalın, tam hayatın içerisinden bir hikaye olması ve oyunculuklar dışında pek beğendiğim söylenemez , en azından bir sonuca varılmasını isterdim. Yani…devamıZeki Demirkubuz’un en beğenmediğim filmi diyebilirim. Çok büyük bir hevesle açtım ama ne yazık ki tatmin etmedi beni. Çok yalın, tam hayatın içerisinden bir hikaye olması ve oyunculuklar dışında pek beğendiğim söylenemez , en azından bir sonuca varılmasını isterdim. Yani beni pek sıkmadı ama pek seyir zevki alabileceğinizi düşünmüyorum.
6/10
İzleyip izleyebileceğiniz en sürpriz finallerden biri, Agatha Christie'nin tarzı olduğu üzere. Başlangıçta ağır ve sıkıcı gibi gözükebilir, ancak hem senaryo, hem yaşananlar, hem de dediğim gibi oyunculuklar hikayeye büyük bir sürükleyicilik katıyor. Film 1957 yılında çekiliyor, o döneme göre bence…devamıİzleyip izleyebileceğiniz en sürpriz finallerden biri, Agatha Christie'nin tarzı olduğu üzere. Başlangıçta ağır ve sıkıcı gibi gözükebilir, ancak hem senaryo, hem yaşananlar, hem de dediğim gibi oyunculuklar hikayeye büyük bir sürükleyicilik katıyor. Film 1957 yılında çekiliyor, o döneme göre bence başyapıt sayılacak türden, tadı damağımda kaldı. son derece esprili ve zeka dolu diyalogları ve iyi oyunculukların içinde öne çıkan Charles Laughton ve Marlene Dietrich ile herkesin izlemesi özellikle de dava filmi sevenlerin kaçırmaması gereken harika bir film.
Serinin diğer iki filmi ile kıyaslandığında bu film biraz daha sonük kalmış. Tavsiyem diğer filmleri izlemeden bunu izlememeniz. Arkasındaki mesajlar ve oyuncular çok iyi ama basit bir dövüş filmine benzemese farklı mekanlarda çekilse çok daha etkili olabilirdi. Bunun yanı sıra…devamıSerinin diğer iki filmi ile kıyaslandığında bu film biraz daha sonük kalmış. Tavsiyem diğer filmleri izlemeden bunu izlememeniz. Arkasındaki mesajlar ve oyuncular çok iyi ama basit bir dövüş filmine benzemese farklı mekanlarda çekilse çok daha etkili olabilirdi. Bunun yanı sıra iki filmi birleştirip bir sona ulaştırması açısından gerekli bir filmdi. Splitle kıyaslanmazsa güzel denilebilir. Final beni mutlu etmese de güzel oldu en azından seri bi son buldu fena olmadı. Seriyi izleyin mutlaka. Tavsiye edilir...
7/10