tek film olarak çekilip sonradan ikiye bölünmesinden olsa gerek bu ikinci kısım ilk kısma göre çok durağandı özellikle ilk yarısı çok sıkıcıydı ikinci yarıda anlam kazanmaya başlayan film muhteşem bir sonla taçlansa da gerek müzikleri gerek senaryosu olsun ilk filmin…devamıtek film olarak çekilip sonradan ikiye bölünmesinden olsa gerek bu ikinci kısım ilk kısma göre çok durağandı özellikle ilk yarısı çok sıkıcıydı ikinci yarıda anlam kazanmaya başlayan film muhteşem bir sonla taçlansa da gerek müzikleri gerek senaryosu olsun ilk filmin gölgesinde bir ürün sunuyor
onun dışında sinematografi, kostüm, dekor, ışık, ses, renk vb her türlü teknik özelliğiyle benden tam not aldı üstüne şahane oyunculuk performansları da eklenince her şeye rağmen olağanüstü bir seyir zevki sunuyor olması işten bile değil sonuç olarak şahane ve mutlaka izlenmesi gereken bi seri olduğunu düşünüyorum
4. ve 5. filmleriyle yarattığı hayal kırıklığını giderecek boyutta bi film olmuş. abartı ve klişe bulduğum yerler elbette vardı ama bu serinin özü bu :) cast seçimi harikaydı bence herkes rolüne cuk oturmuştu spoiler vermemek adına ölümlere değinmeyeceğim ama aralarında…devamı4. ve 5. filmleriyle yarattığı hayal kırıklığını giderecek boyutta bi film olmuş.
abartı ve klişe bulduğum yerler elbette vardı ama bu serinin özü bu :) cast seçimi harikaydı bence herkes rolüne cuk oturmuştu spoiler vermemek adına ölümlere değinmeyeceğim ama aralarında beni fazlasıyla tatmin edenler kadar hiç etmeyenler de vardı diğer filmlerden farklı olarak bu filmde komedi öğeleri de öne çıkıyor ve bu benim çok hoşuma gitti
beni asıl etkileyen şey filmin psikolojik arka planı. generational trauma dediğimiz şey farklı bi şekilde ele alınmış ve gerekli olduğu kadarıyla senaryoya doyurucu bi biçimde işlenmiş
son film olarak da ilk filmlerde yaşanan her şeyin bir yere bağlanmış olması beni çok tatmin etti bayağı düşünülmüş ve cesur bir film
uzun aradan sonra stefan zweig okumak onu okumayı ne kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı. kitap başta sıkıntıdan gözüne kestirdiği bir kadını tavlamaya çalışan bir baronu konu alarak söze giriyor. adam ve kadın arasındaki cinsel çekim okurken beni bile terletti.…devamıuzun aradan sonra stefan zweig okumak onu okumayı ne kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı.
kitap başta sıkıntıdan gözüne kestirdiği bir kadını tavlamaya çalışan bir baronu konu alarak söze giriyor. adam ve kadın arasındaki cinsel çekim okurken beni bile terletti. bi yere kadar erotizmin doruklarında ilerleyen kitap çocuğu merkezine alınca masumane bir bilmeceye dönüşüyor.
kitabın en sevdiğim yanı kadraj değiştirmesiydi. bir film olarak hayal edersek kamera önce tamamen adamı takip ediyor. kadını etkisi altına aldığı o ana dek kadrajda sadece adamı ve dolayısıyla sadece onun duygularını ve düşüncelerine tanık oluyoruz. adam istediğini elde edince kamera kadını takip etmeye başlıyor. kadının da iç dünyasına girdikten sonra çocuğa odaklanıyor kamera. o andan itibaren kitabın sonuna kadar sadece çocuğu takip ediyor. bu üç sekansta da merkez süjenin dışındakiler sahneye girip çıkıyor; beraber olmadıkları anlarda ne yaptıklarını bilemiyoruz. bu da gerçekten okuma keyfini artıran takdire şayan bir teknik olarak sunuluyor okuyucuya. genelde yorucu olabilen zweig tarzının aksine sıkmamakla birlikte okuyucuyu daha da çektiğini düşünüyorum.
ben kitabın erotik kısımlarını duygu yoğunluğu ve cesur anlatımından ötürü daha çok sevdim. keskin bir dönüş almayıp o minvalde devam etse favori kitaplarımdan biri olurdu. ama yine de çok sevdim. stefan zweig okumalarıma devam etmem için de büyük motivasyon oldu.
okumayı düşünen herkese ilk fırsatta öneririm.
Spoiler içeriyor
bu kadar gürültü patırtı niyeymiş diye bi izleyeyim dedim ama gördüm ki boşunaymış. kötü bi film değil ama altı çok boş bi film. işlemek istediği her şeyi yarım yamalak bırakmış, sanat filmiyle hollywood filmi arasında kalmış. bazı yerleri mantık bile…devamıbu kadar gürültü patırtı niyeymiş diye bi izleyeyim dedim ama gördüm ki boşunaymış. kötü bi film değil ama altı çok boş bi film. işlemek istediği her şeyi yarım yamalak bırakmış, sanat filmiyle hollywood filmi arasında kalmış. bazı yerleri mantık bile aramadan yazılmış. önce konusuna değinmek istiyorum: idealist ve hırslı bir avukatın zor bi davayı kazandıktan sonra aldığı gizemli bir iş teklifi birçok hayatı beraberinde değiştirir. sadece bu kadar özetleyebilirim. çünkü belirli bi konusu yok.
SPOILER
başta bu avukatın aldığı riskler ve giriştiği tehlike sonucu hayatının nasıl değişeceğini izleyeceğiz sandım. sonra uyuşturucu karteli liderinin cinsiyet olumlama süreci ile nasıl bazı toplumsal stereotipleri yıkacağına dair iddialı bir film olacağını düşündüm ve beni çok heyecanlandırdı. daha sonra bu kartel liderinin yeni hayatına dramatik bir yaklaşım bekledim. sonra meksika’daki kayıp vakalarına ışık tutan toplumsal bir bakış yakalayacağını düşündüm. daha sonrasında aile bağlarını ve bu yöndeki bireysel fedakarları inceleyeceğini sandım. daha sonra tekrar lgbtqi+ hareketini asıl konu olarak ele alıp karakterlerin bu yöndeki davranışlarını ortaya koyacak diye düşünürken en sonunda hazin bir intikam hikayesiyle noktalandı. kısacası film bunların hiçbirine tam anlamıyla ışık tutmayı beceremedi. her çiçekten bal aldı ama ortaya elle tutulur bir ürün çıkartamadı. keşke aynı anda bin farklı şeyden bahsetmeye çalışmak yerine en azından bir ikisine odaklanıp yeterli bi film konulabilseymiş ortaya. bu kadar karmaşanın üstüne müzikal sahneleri de cabası. her şeyi aynı anda yapmaya çalışırken hiçbir şey yapamamışlar çok üzülerek söylüyorum.
zoe saldaña ve karla sofía gascón dışındakilere verilen ödüllere anlam veremedim açıkçası. özellikle adriana paz’ın toplasan 10 dk sahnesi yoktur ama cannes’da en iyi kadın oyuncu ödülü aldı. selena gomez’le ikisinin yardımcı kadın oyuncu dallarında bile aday olmaması gerekirken direkt lead ödülü aldılar hiçbir mantıklı açıklaması yok ayrıca ensemble ödülleri de gereksiz öyle bi kast durumu yok çünkü.
sinematografiye gelecek olursam renk paleti bayağı geniş: hem soluk renkler hem neonlar hem modern çizgiler hem geleneksel desenler; burada bile bi kararsızlık vardı. kamera tekniğini ve sesleri sevdim bunca kararsızlığın ve oradan oraya atlamanın arasında sabit bir çizgide ilerleyen ses ve görüntü olmasa yarıda bıraktırabilirdi.
sonuç olarak inanılmaz kötü berbat bi film değil hatta keyifle de izledim ama kalite bakımından abartıldığını ve overrated olduğunu düşünüyorum
yılın filmi mi?
kesinlikle hayır
bu oz evrenine hiç hakim değildim arkadaşımın teklifi üzerine gittim ama iyi ki gitmişim beklediğimden çok daha fazla keyif aldım oyunculukları çok çok beğendim ariana grande bu konuda beni çok şaşırttı diyebilirim beğenmediğim tek yeri bi tık uzun olmasıydı keyif…devamıbu oz evrenine hiç hakim değildim arkadaşımın teklifi üzerine gittim ama iyi ki gitmişim beklediğimden çok daha fazla keyif aldım oyunculukları çok çok beğendim ariana grande bu konuda beni çok şaşırttı diyebilirim beğenmediğim tek yeri bi tık uzun olmasıydı keyif alarak izlesem de bi ara sıkıldım onun dışında bi eksiği yok fazlası var >>>>>
Spoiler içeriyor
ben ne beklediğimi bilmeyerek başladığım bu filmi beklediğimden daha çok sevdim konusuna falan değinmicem isteyen gidip bakar gerek yok seyir zevki yüksek bi yapım mekan kıyafetler vb olarak müzik seçimleri de şahane sonu tahmin edilebilir ya da edilemez fark etmez…devamıben ne beklediğimi bilmeyerek başladığım bu filmi beklediğimden daha çok sevdim
konusuna falan değinmicem isteyen gidip bakar gerek yok seyir zevki yüksek bi yapım mekan kıyafetler vb olarak müzik seçimleri de şahane sonu tahmin edilebilir ya da edilemez fark etmez izlemesi güzel süresine göre oldukça akıcı bi film konusu dolayısıyla biraz parazit’e de benzetebilir bence
şimdi beni en çok etkileyen sahneden bahsetmek istiyorum
—————————SPOILER—————————
felix’in ölümü sonrası öğle yemeği sahnesi… napıyo bunlar diye sorgulayabilirsiniz ben de başta gıcık oldum ama zaten o dinamiğe sahip bir aileden beklenmedik bi tepki de değildi
özellikle perdeler çekildikten sonraki ortam çok yoğun hisler barındırıyordu karakterlerin hepsi bir şekilde çok yoğundu hepsi kendi içinden taşıyordu benzer duygular içine girdim ben de izlerken her şeyiyle harikaydı o sekans
çoğu kişinin rahatsız edici bulduğu sahneleri ben öyle bulmadım aksine çok gerekli ve büyük derinlik katan sahnelerdi tabi ki tuhaftı ama filmin doğasına aykırı değildi
sonuç itibariyle sanatsal ve deneysel yönü yüksek izlemeye değer bi film konusu tartışılır psikolojik incelemeler için de çok açık güzel hoş bi yapım olur yani
daha mizahsal bir yaklaşımla ilerleyeceğini sanmıştım ama daha psikolojik ve garip bi hal aldı bu haliyle de güzel ama ben aynı konunun dram ve mizah üzerinden ayrıntılı işlenmesini de görmek çok isterdim
(aylar sonraki ilk yorumumun taylor swift olması hakkında) taylor swift’in hayranı değilim ama kendisine ve özellikle bu tura yöneltilen bu kadar ilginin sebebini merak ettiğim için izledim kendisine yöneltilen ilgi hakkında sonuç edinemesem de biletleri servet pahası fiyatlara satılan turun…devamı(aylar sonraki ilk yorumumun taylor swift olması hakkında)
taylor swift’in hayranı değilim ama kendisine ve özellikle bu tura yöneltilen bu kadar ilginin sebebini merak ettiğim için izledim kendisine yöneltilen ilgi hakkında sonuç edinemesem de biletleri servet pahası fiyatlara satılan turun neden son zamanların en iyi turlarından biri olduğunu anladım öncelikle prodüksiyon çok iyi sahne tasarımı, sahne zemininin ve arkasının tamamını kaplayan dev ekranlar, her şarkı için ayrı nesneler ve dekorlar, her era için farklı konseptler ve kıyafetler, onlarca dansçı ve her biri için ayrı ayrı onlarca kostüm, girişte hayranlara dağıtılan ve teknik ekip tarafından sahne ışıklarına ve beate göre kontrol edilen ışıklı bileklikler, yükselip alçalan sahneler, konfetiler, havaifişekler vs. tam anlamıyla çok düşünülmüş ve uğraşılmış bu yönüyle insanlar oraya bir konser dinlemeye değil gerçek anlamda bir şov izlemeye gitmiş oluyor gösteri süresinin uzun olması sebebiyle bazı konsept ve koreografilerde tekrara düşülmüştü
taylor swift’in performansını değerlendirmem gerekirse vokal performansı ve sahne hakimiyeti olarak yetersiz olduğunu düşünüyorum sahne hakimiyeti hadi yine bi şekilde göz ardı edilebilir ama vokalleri fecaat
şarkı seçimlerine gelince bildiğim ve sevdiğim şarkılar kadar hiç bilmediğim şarkılar da vardı sarmayanları skipledim zaten kesilen birçok şarkı olmasına rağmen yine de süresi uzun ve kurgusu da çok başarılı
sonuç olarak aralıksız 3.5 saatlik bir gösteri ortaya koymak her yönüyle çok zor ve dansçısından müzisyenine ve arka plandaki herkes beraberce standartın çok üstünde bir iş ortaya koymuş başka bi turla türkiye’ye gelse belki gitmeyi bile düşünmezdim ama bu turu buraya taşısın deneyimlemek için canımı ortaya koyarımdhsjajasjdjjs (şka)
okul yoğunluğundan ne kitap okuyabiliyorum ne de post atmaya değer bi şeyler izleyebiliyorum yılın bitmesine 70 gün kadar kaldı ve kitap ve film hedefimde çok gerideyim ama hiç isteğim ve mental stabilitem de yok sadece yalnız kalmak ve hiçbir şey…devamıokul yoğunluğundan ne kitap okuyabiliyorum ne de post atmaya değer bi şeyler izleyebiliyorum yılın bitmesine 70 gün kadar kaldı ve kitap ve film hedefimde çok gerideyim ama hiç isteğim ve mental stabilitem de yok sadece yalnız kalmak ve hiçbir şey yapmamak istiyorum ted talk’umu dinlediğiniz için teşekkürler sjsjskakkksk