ispanyol pansiyonu film serisinin devamı olan bu mini dizide xavier ve wendy’nin çocukları mia ve tom’un başından geçenler anlatılıyor. atina’da geçen dizide asıl hikayenin ruhuna uygun olarak birçok milletten karakter var. başta mia erasmus için atina’da; tom ise kendisine düşen…devamıispanyol pansiyonu film serisinin devamı olan bu mini dizide xavier ve wendy’nin çocukları mia ve tom’un başından geçenler anlatılıyor.
atina’da geçen dizide asıl hikayenin ruhuna uygun olarak birçok milletten karakter var. başta mia erasmus için atina’da; tom ise kendisine düşen mirası almak için atina’da olsa da içine girdikleri ortamlarla amaçlarının dışıma sapıp yeni maceralara sürükleniyorlar. bu bağlamda da kadın hakları, insan hakları, göçmen sorunu, küir görünürlüğü, kişisel ve toplumsal adalet ve eşitlik gibi birçok konuya da değiniyor.
kişisel yorumum olarak ise ben mia ve tom’u çok sevdim gerçekten tanışmak isteyeceğim, vakit geçirmek isteyeceğim kişiler. çok farklı olsalar da aslında aynılar. ikisi de azimli, kararlı, ne istediğini bilen çok tatlı tipler. yan karakterler de gayet iyi yazılmıştı. olaylar, mekanlar, kostümler iyi seçilmişti. karakterlerin evrilme süreçleri de güzeldi ama keşke yarım kalan hikayeler olmasaydı
bence en eğreti duran şey herkesin mucizevi şekilde fransızcaya hakim olmasıydı dhshajja film serisinde de aynıydı bunda da öyle ve bence çok cringe tamam en milliyetçi sizsiniz
spoiler olmasın diye içeriğini söylemeyeyim ama adada denize girdikleri sahne çok etkileyiciydi
iki günde bitirdim çok tatlıydı izlemeyi düşünenlere öneririm
son olarak; film serisiyle aynı evrende geçtiği için ortak karakterleri ve olayları var ama dizi içinde çok kesişmedikleri için ve gerekli yerlerde de gerekli açıklamalar yapıldığı için filmler izlenmeden de dizi izlenebilir. ama filmleri izlerseniz karakter analizlerinde ve karşılaştırmalı yapısal analizlerde çok işe yarar.
brandi carlile’ın sesine ve müziğine bayılan biri olarak izlediğime çok mutlu olduğum canlı performans kaydı. iki kamerayla tek sahne olarak çekilmiş ve imax sinemalarında canlı olarak yayınlanmış. büyük risk ama altından en iyi şekilde kalkılmış. şarkılar çok iyi, vokaller çok…devamıbrandi carlile’ın sesine ve müziğine bayılan biri olarak izlediğime çok mutlu olduğum canlı performans kaydı. iki kamerayla tek sahne olarak çekilmiş ve imax sinemalarında canlı olarak yayınlanmış. büyük risk ama altından en iyi şekilde kalkılmış. şarkılar çok iyi, vokaller çok iyi, ekip çok iyi, manzara çok iyi; daha ne olsun. miley cyrus ve sam smith’in de bu tarz performans filmlerini izlemiştm ama tamamen canlı kayıt ve tek sahne olmasıyla favorim kesinlikle bu oldu. umarım bu tarz projeleri hem dünya müziğinde hem ülkemizde daha sık görürüz çünkü çok keyif alıyorum djsjajsjjs
az önce festivalde izleme imkanı buldum bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim oyunculukların bazı kısımları çok cringe olsa da türk sinemasında hem konu olarak hem teknik olarak çok denenmemiş bir şey olduğu için görmezden gelinebilir konusundan dolayı sansür yemeyip vizyona girerse…devamıaz önce festivalde izleme imkanı buldum bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim oyunculukların bazı kısımları çok cringe olsa da türk sinemasında hem konu olarak hem teknik olarak çok denenmemiş bir şey olduğu için görmezden gelinebilir konusundan dolayı sansür yemeyip vizyona girerse mutlaka izleyin
42. İstanbul Film Festivali’nde bu yılki programım şöyle: Yüzleşme (Filiz Kuka) Hırçın (Charlotte Regan) Gecenin Sonuna Dek (Christoph Hochhäusler) Bırak Artık Şu Yalanlarını (Olivier Peyon) Pasajlar (Ira Sachs) LCV (Lütfen Cevap Veriniz) (İsmet Kurtuluş, Kaan Arıcı) Tanrının Yarattıkları (Saela Davis,…devamı42. İstanbul Film Festivali’nde bu yılki programım şöyle:
Yüzleşme (Filiz Kuka)
Hırçın (Charlotte Regan)
Gecenin Sonuna Dek (Christoph Hochhäusler)
Bırak Artık Şu Yalanlarını (Olivier Peyon)
Pasajlar (Ira Sachs)
LCV (Lütfen Cevap Veriniz) (İsmet Kurtuluş, Kaan Arıcı)
Tanrının Yarattıkları (Saela Davis, Anna Rose Holmer)
en çok Bırak Artık Şu Yalanlarını, LCV, Pasajlar ve Tanrının Yarattıkları için heyecanlıyım
Juraj Lerotic filmi olan Güvenli Bir Yeri de çok merak ediyorum ama bilet bulamadım ;(:(:(:(
geçen sene de şunları izleme fırsatını yakalayabilmiştim
Playground (Laura Wandel)
The Novelist’s Film (Hong Sang-soo)
Crossroads (Mahmut Fazıl Coşkun)*
Bana Karanlığını Anlat (Gizem Kızıl)*
Aşk, Mark ve Ölüm (Cem Kaya)*
The Innocents (Eskil Vogt)
Vortex (Gaspar Noé)*
işaretli filmlerin sonunda yönetmen ve oyuncularla söyleşi olmuştu umarım bu yıl da denk gelirim çooooook keyifliydi dünya gözüyle gaspar noé’yi de gördüm ya yetti bana
aranızda bu yılki festivale katılan var mı? katılıyorsanız hangi filmlere bilet aldınız?
kelimeler boğazında düğümlenir de ağzını açsan bile sesin çıkmaz ve nefesini döndüremezsin de vücudun acı içinde sarsılır ya; aynı böyle izledim bu filmi
blutv dizisi bonkis’in öncesini anlatan kitap. diziye bayıldığım için yeni sezon gelene kadar avunurum diye okudum ama inşallah yeni sezonun yerini almamıştır. diziyi izlediyseniz zaten deniz tezuysal’ın tarzına aşinasınızdır kitabı okurken izliyormuş gibi hissettim zaten karakterileri bildiğimizden gözümde canlandırmak da…devamıblutv dizisi bonkis’in öncesini anlatan kitap. diziye bayıldığım için yeni sezon gelene kadar avunurum diye okudum ama inşallah yeni sezonun yerini almamıştır. diziyi izlediyseniz zaten deniz tezuysal’ın tarzına aşinasınızdır kitabı okurken izliyormuş gibi hissettim zaten karakterileri bildiğimizden gözümde canlandırmak da zor olmadı her şeyiyle çooooook güzeldi çabucak bitti çok zevkliydi çok eğlenceli ve komikti de içim ısındı resmen okurken yüzümden eksik olmayan gülümsemelerim bittiğinde de dewamkeydi
iş hayatının mobbinginden kadının toplumdaki yerine aile baskısından basmakalıp yaşantılara birçok ciddi soruna değinmekle beraber en ufak bir umut kırıntısıyla ne kadar çok şey değiştirilebileceğine ışık tutuyor
serinin tüm filmlerini sonunda bitirdim en akılda kalıcı ölümlerin bazıları bundaydı dördüncü filmin kalite düşüklüğünden sonra bi tık daha iyi geldi ama keşke üç filmde bitseymiş zaten tüm filmlerde çok zorlama bulmuştum ölümleri ama beşinci filme kadar böyle olunca seyir…devamıserinin tüm filmlerini sonunda bitirdim en akılda kalıcı ölümlerin bazıları bundaydı dördüncü filmin kalite düşüklüğünden sonra bi tık daha iyi geldi ama keşke üç filmde bitseymiş zaten tüm filmlerde çok zorlama bulmuştum ölümleri ama beşinci filme kadar böyle olunca seyir zevki hayli düşüyo finali ilk filme bağlamalarını çok sevdim nefis bir bölümdü
sonuç olarak metrobüsle karşıya nasıl geçicem bilmiyorum
gereksiz uzundu 16 kişilik kadroyla ensemble komedi filmi yapmak kolay değil bayıldığım söylenemez ama elinden geleni yapmış diğer işleriyle karşılaştırınca karakterler ve komedi unsuru bakımından eksik kalmış bence daha iyisi yapılabilirdi ama kötü değil dediğim gibi sadece şeye takıldım fragmanda…devamıgereksiz uzundu 16 kişilik kadroyla ensemble komedi filmi yapmak kolay değil bayıldığım söylenemez ama elinden geleni yapmış diğer işleriyle karşılaştırınca karakterler ve komedi unsuru bakımından eksik kalmış bence daha iyisi yapılabilirdi ama kötü değil dediğim gibi sadece şeye takıldım fragmanda gördüğüme emin olduğum bazı sahneler yoktu onları beklerken film bitti :D