Mecnun: Nasııııl? Abi o son dediğini hiç anlamadım. İsmail abi: O gemi mutlaka bir gün gelecek Mecnun. Mecnun: Ah be abi ne gemiymiş o. Gemi de gemi! Gemi de gemi! Ne var ki o gemide o kadar? İsmail abi: Babam…devamıMecnun: Nasııııl? Abi o son dediğini hiç anlamadım.
İsmail abi: O gemi mutlaka bir gün gelecek Mecnun.
Mecnun: Ah be abi ne gemiymiş o. Gemi de gemi! Gemi de gemi! Ne var ki o gemide o kadar?
İsmail abi: Babam var Mecnun, babam!
...
Baba: İsmail şimdi bu ablayla bu abiyle birlikte gideceksin. Sonra yeni bir evin olacak. Orada bir sürü yeni arkadaşlarınla tanışacaksın. Unutma İsmail, arkadaşlarınla hatıraların senin her şeyin. Onlara asla sırtını çevirme tamam mı?
İsmail: Sen niye gelmiyorsun peki?
Baba: Ben gemide olacağım ya. Her gün el sallayacağım sana o gemiden. Sonra geleceğim seni de alacağım. Beraber çekip gideceğiz buralardan.
...
İsmail abi: Buradan gelip alacak beni!
Mecnun: Senin baban!..
İsmail abi: Nasıııl?
Mecnun: Senin baban o gemide be İsmail abi! O gemi kesin gelecek bir gün!
Erdal bakkal: Oğlum sen dağcılıktan ne anlarsın ki İsmail abi: Dağcılık bizde aileden gelir, benim halamı dağa kaldırmışlar Erdal bakkal: Ya yürü git işine Allah aşkına Leyla ile Mecnun
Gerilim romanları yazarı Mort Rainey yeni kitabı üzerinde çalışmak üzere ıssız bir eve yerleşmiştir. Bir gün John Shoother adında bir adam Mort'u rahatsız etmeye başlar, iddiasına göre Mort, John'a ait olan öyküyü çalmıştır. John ona hatasını düzeltmesini söyler, Mort inkar…devamıGerilim romanları yazarı Mort Rainey yeni kitabı üzerinde çalışmak üzere ıssız bir eve yerleşmiştir. Bir gün John Shoother adında bir adam Mort'u rahatsız etmeye başlar, iddiasına göre Mort, John'a ait olan öyküyü çalmıştır. John ona hatasını düzeltmesini söyler, Mort inkar etmeye devam ettikçe adamın tehditleri daha da ciddiye biner.
Film, Stephen King'in "Gece Yarısını Dört Geçe" kitabında geçen "Gizli Pencere/Gizli Bahçe" hikayesinden uyarlamadır. Stephen King'i severim, hikayeleri oldukça yaratıcıdır, zaten bu kurgu da öyleydi ama film çok durağandı, yarım bırakmak istedim fakat bir buçuk saatti zaten ve sonunda da ne olacak diye merak ettiğim için devam ettim. Açıkçası en sondaki ters köşesi hariç bence kötüydü. Yani hem müzik olarak hem de atmosfer olarak daha karanlık, gerilimli bir hikaye yaratabilirlerdi. Sona kadar sıkıcı ilerledi, heyecan dolu sahneleri de vardı tabii ama genel anlamda yetersiz kalmış. Sonda kadının içeri girip her şeyi fark ettiği an çok iyiydi.
7/10
Fırtınalı ve yağmurlu gecede bir motele sığınan ve teker teker ölen insanlar... Bana, Agatha Christie'nin "10 Küçük Zenci" kitabını anımsattı. Aksiyonu ve gizemi son dakikaya kadar devam etti, sonda da çok iyi bir ters köşe karşıladı bizi. Kendi türündeki filmler…devamıFırtınalı ve yağmurlu gecede bir motele sığınan ve teker teker ölen insanlar...
Bana, Agatha Christie'nin "10 Küçük Zenci" kitabını anımsattı. Aksiyonu ve gizemi son dakikaya kadar devam etti, sonda da çok iyi bir ters köşe karşıladı bizi. Kendi türündeki filmler arasında ön sıralarda olmayı hak eden bir yapım.
Filmin isminden de anlaşılacağı üzere psikolojik bir vaka bekliyordum, öyle de oldu. Konusu iyi işlenmiş, birçok sahnesinde heyecandan kalbim ağzımda izledim. :D Oyunculuklar da harika, hele ki sondaki şişko adam karakterini o kadar iyi oynamış ki hissettiriyordu bize. İnsanın aklını ve mantığını zorlayan bir filmdi. 9/10
Eskiden Baba Candır diye bir dizi vardı, ya çok severdimmmm o kadar safe hissettirirdi kii 🥹💗 sırf Haluk&Ece için izliyordum. Bir edit izledim ve çok özledim, sanırım tekrar başlayacağım. 🙂↕️
Bu neydi böyle yaa, inanılmaz ters köşe oldum. Hemşiresinden polisine kadar herkesten şüphelendiğim bir filmdi. Karakterimiz Ray, karısı ve kızıyla seyahat ederken bir benzin istasyonunda mola veriyor, kızı yüksek bir yerden düşüp kolunu kırıyor, Ray hastaneye götürüyor kızı. Sonra annesi…devamıBu neydi böyle yaa, inanılmaz ters köşe oldum. Hemşiresinden polisine kadar herkesten şüphelendiğim bir filmdi. Karakterimiz Ray, karısı ve kızıyla seyahat ederken bir benzin istasyonunda mola veriyor, kızı yüksek bir yerden düşüp kolunu kırıyor, Ray hastaneye götürüyor kızı. Sonra annesi ve kızı MR için alt kata indiklerinde Ray da biraz kestiriyor, uyandıktan sonra hiçbir şeyin bıraktığı gibi olmadığını görüyor...
Film gerçekten harikaydı. Sadece sondaki ters köşe olmasaydı da olurdu hani, onsuz bir son olsaydı daha tadında olurdu. Bazen bir şeyde çok ters köşe olunca olmuyor, dozunda bırakılması lazım. 9/10
Öncelikle filmin +18 olduğunu belirtmekle başlayayım. Memories of Murder, 1986-1991 yılları arasında Güney Kore'nin Hwaseong bölgesinde yaşanan gerçek seri cinayetlere dayanır. Filmde art arda işlenen gizemli kadın cinayetlerini çözmeye çalışan iki dedektifi izliyoruz. Dedektifler katili bulmaya çalışır ancak deliller yetersiz…devamıÖncelikle filmin +18 olduğunu belirtmekle başlayayım. Memories of Murder, 1986-1991 yılları arasında Güney Kore'nin Hwaseong bölgesinde yaşanan gerçek seri cinayetlere dayanır. Filmde art arda işlenen gizemli kadın cinayetlerini çözmeye çalışan iki dedektifi izliyoruz. Dedektifler katili bulmaya çalışır ancak deliller yetersiz bulunur ve her yeni cinayette psikolojileri daha da yıpranır...
Her cinayetin ortak özelliği vardır;
• Kurbanlar hep kadın
• Yağmurlu bir gece
• Kırmızı giysiler
• Bir radyo şarkısından sonra
Film sadece polisiye değil, aynı zamanda toplumsal bir eleştiri ve insan psikolojisinin derinliklerini de anlatan bir filmdi. Gerçek hayatta da suçlar masumlara atılır, polisler baskı uygular, insanlar korkar mecbur yalan söylerler... Filmin sonunda da harika bir mesaj veriyor bizlere. Ben çok beğendim açıkçası, su gibi aktı bitti. Sinirlendiğim bir nokta oldu, mesela katil hep yağmurlu geceleri tercih ediyor. Bunu tüm kasaba bilmesine rağmen yine de kalkıp yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkıyorlar hem de ıssız yerlerde yürüyorlar. Çok mantıksızdı burası sonuçta katil daha yakalanmamış ve cinayetler devam ediyor. 🤦🏻♀️
Bir ters köşeye kendimi çok hazırlamıştım ama çıkmadı, olsun :d
Gerçekten de atmosferi olsun, oyuncukları olsun harika bir filmdi. 9/10
"Seni unutmayı hatırlayamıyorum..." Film, kısa süreli hafıza kaybı ve yeni anılar oluşturamama hastalığına sahip Leonard Shelby'nin, karısını öldüren ve bu hastalığı yaşamasına neden olan faili ortaya çıkarmasını ve intikamını konu ediniyor. Oldukça karmaşık bir filmdi, klasik Nolan. Sonda "ne izledim…devamı"Seni unutmayı hatırlayamıyorum..."
Film, kısa süreli hafıza kaybı ve yeni anılar oluşturamama hastalığına sahip Leonard Shelby'nin, karısını öldüren ve bu hastalığı yaşamasına neden olan faili ortaya çıkarmasını ve intikamını konu ediniyor.
Oldukça karmaşık bir filmdi, klasik Nolan. Sonda "ne izledim ben" dedirten filmlerindendi. Çok çok şaşırdığım bir son değildi aslında, daha iyi bir ters köşe beklerdim açıkçası ama idare ederdi.
Adamın yerinde olmak istemezdim :d hiçbir şeyi hatırlayamıyor, hatırlamak için fotoğraf makinesiyle gittiği, kaldığı yerleri ya da konuştuğu tüm kişilerin fotoğrafını çekip altına kim olduğuna dair uyarılar yazıyordu. Ben olsam kime güveneceğimi şaşırırım. :D
Karışıktı ama anlaşılırdı. 8/10
"Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var."
"Kendine bu kadar güvenme evlat. Ne kadar iyi olursan ol, asla dikkatleri üstüne çekme. Bu en büyük hatan olur. Her zaman küçük görünmek zorundasın. Sessiz ol, küçük adam ol. Aptalı oyna, istenmeyeni... Saf görünen zeki ol." Kevin Lomax, başarılı bir…devamı"Kendine bu kadar güvenme evlat. Ne kadar iyi olursan ol, asla dikkatleri üstüne çekme. Bu en büyük hatan olur. Her zaman küçük görünmek zorundasın. Sessiz ol, küçük adam ol. Aptalı oyna, istenmeyeni... Saf görünen zeki ol."
Kevin Lomax, başarılı bir savunma avukatıdır. Mutlu bir evlilik süren avukatın hayatındaki her şey yolunda gibidir. Bir gün, müvekkili haksız olduğu halde kazandığı bir dava sonrasında New York’taki çok büyük bir hukuk bürosundan müthiş bir teklif alır. Teklifi yapan dünyanın en büyük hukuk bürolarından birinin lideri olan John Milton’dur. Kevin’ın vereceği ‘evet’ cevabı, hayatını geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirecektir.
Bu filmi baya bi ertelemiştim artık izlemek istedim. Hayalimdeki tüm mesleklerin bu filmde olması beni yaraladı :d her neyse genel olarak film güzeldi fakat biraz uzatılmış gibi geldi. Kibir ve kendini beğenmişlere çok güzel bir mesaj veriyor, keyifli ve düşündürücü bir filmdi.
Sanırım Al Pacino'nun oynadığı tüm filmleri izlemek için yemin etmişim :D bu izlediğim beşinci filmi, devamı da gelecek. Oyunculuklar iyi, konu iyi, fantastik de var ve böylece değişik bir şey çıkmış ortaya. 8/10