Bazen öyle kaybolmuş hissedersinki sevgiyi bir farede bulursun ve o senin en yakın arkadaşın olur... Beni yoğun ve anlatılması zor duygular içerisinde bırakan bir kitap oldu.. Kitaptaki karakterlerden kendime arkadaş seçmeyi seviyorum ve Charlie yeni arkadaşım oldu.. Hem çok üzgün…devamıBazen öyle kaybolmuş hissedersinki sevgiyi bir farede bulursun ve o senin en yakın arkadaşın olur...
Beni yoğun ve anlatılması zor duygular içerisinde bırakan bir kitap oldu..
Kitaptaki karakterlerden kendime arkadaş seçmeyi seviyorum ve Charlie yeni arkadaşım oldu..
Hem çok üzgün hemde halime şükreder durumdayım. Çok zeki sayılmam ama bu beynimden razıyım onu kaybetmek istemem.
Son olarak size bir soru :
Gerçeği tüm ayrıntılarıyla görüp tamamen yalnız kalmak mı yoksa birçok şeyi farkında olmayıp sevilmek mi?
Birini düşünün namus davası diye felaket bir şekilde öldürülüyor. Herkes öldürüleceğini bile bile susuyor. Sonrada doğru adam olmadığı ortaya çıkıyor. Kitabın genelini düşünürsek sonu bilinmesine rağmen merak uyandıran bir hikayesi var. Sayfa sayısı az fakat çok fazla karakter var ve…devamıBirini düşünün namus davası diye felaket bir şekilde öldürülüyor. Herkes öldürüleceğini bile bile susuyor. Sonrada doğru adam olmadığı ortaya çıkıyor.
Kitabın genelini düşünürsek sonu bilinmesine rağmen merak uyandıran bir hikayesi var.
Sayfa sayısı az fakat çok fazla karakter var ve isimleri kafamı karıştırdı.
Sürekli geçmiş ve gelecek arasında gidip geldiği için ekstra kafam karıştı.
Fakat buna rağmen son sayfaları okuduğumda herşeyi anladım diyebilirim.
Okuduğum ilk cinayet kitabı sayılır ama son olmayacağı kesin Sevdim bu türü.
Çoooooook güzeeeeellll ^-^ Çok çok beğendim, çok eğlenceli.. Filmin pek bir olayı yok fakat size tatlı duygular hissettiriyor... Fakat beni derinden etkileyen ve aslında anlatamadığım karmaşık duygularımın özeti olan bir alıntı bırakmak istiyorum "Sen zaten beni ilgiye en muhtaç yaşımda…devamıÇoooooook güzeeeeellll ^-^
Çok çok beğendim, çok eğlenceli..
Filmin pek bir olayı yok fakat size tatlı duygular hissettiriyor...
Fakat beni derinden etkileyen ve aslında anlatamadığım karmaşık duygularımın özeti olan bir alıntı bırakmak istiyorum "Sen zaten beni ilgiye en muhtaç yaşımda terk ederek küçücük ruhumda kocaman, karanlık, korkunç bir çukur açtın. Şimdi o çukurun dipsiz, doyumsuz, dermansız boşluğunu doldurmak için kendime güvenli bir liman bulmak arayışıyla sürekli yanlış erkeklere yapışıp kalıyorum"
baba yarası ile büyümek zorunda kalan bütün güçlü kızlara....
Ve yine hüzünlü bir hikayenin daha sonuna geldim.. Başlarda okurken üniversiteye geldiğim ilk günlerimi hatırladım. Bende aynen Berger gibi bilmediğim bir şehirde yapayalnız kaldım ve geceleri ağladığım çok oldu. Fakat sonra alıştım ve arkadaşlar edindim. Bir kitapta kendimi okumak tuhaf…devamıVe yine hüzünlü bir hikayenin daha sonuna geldim..
Başlarda okurken üniversiteye geldiğim ilk günlerimi hatırladım. Bende aynen Berger gibi bilmediğim bir şehirde yapayalnız kaldım ve geceleri ağladığım çok oldu. Fakat sonra alıştım ve arkadaşlar edindim.
Bir kitapta kendimi okumak tuhaf ve üzüntü verici olmasına rağmen güzeldi.
Sevgili Stefan Zweig yine ve yine çok iyi bir kitap..
Üniversiteye başlamadan okumanızı tavsiye ederim🤍
Güneşli bir gün beklerken sağanak yağmurla karşılaştı gözlerim.. Sonrasında güneş açtı canlandırdı her yeri.. bana umut verir gibi... Içindeki yağmurlar geçecek ve yeniden güneş açacak der gibi... Oysaki ben güneş sevmem.. Güneş yakar tenimi daraltır ruhumu.. Şimdi ise o acıda…devamıGüneşli bir gün beklerken sağanak yağmurla karşılaştı gözlerim..
Sonrasında güneş açtı canlandırdı her yeri..
bana umut verir gibi...
Içindeki yağmurlar geçecek ve yeniden güneş açacak der gibi...
Oysaki ben güneş sevmem..
Güneş yakar tenimi daraltır ruhumu..
Şimdi ise o acıda bir umut arıyor kalbim..
Sonunda kitabı bitirdim.. Nedense Sabahattin Ali'nin kitaplarını hızlı bir şekilde okuyamıyorum. Yazmak istediğim birçok şey var fakat spoiler olmasını istemiyorum sadece şunu yazabilirim kitapta sizi şaşırtacak bir çok şey var ama en çok son yirmi sayfa şaşırtacak. Sonunu asla böyle…devamıSonunda kitabı bitirdim..
Nedense Sabahattin Ali'nin kitaplarını hızlı bir şekilde okuyamıyorum.
Yazmak istediğim birçok şey var fakat spoiler olmasını istemiyorum sadece şunu yazabilirim kitapta sizi şaşırtacak bir çok şey var ama en çok son yirmi sayfa şaşırtacak. Sonunu asla böyle beklemiyordum ve bence Yusuf tam bir gerizekalı ve düşüncesiz en başından beri..
Başta ona çok üzüldüm ama sonlara doğru sinirimi bozdu.
Sabahattin Ali ile pek iyi anlaşamadık sanırım.. yinede kitabın geneli güzeldi merak edenlere tavsiye ederim okuyun.
Bazen düşünüyorum.. Çok fazla düşünüyorum... Karışık düşünceler.. Tıpkı bu yazı gibi ... Ne nedeni nede hedefi belli.. Öylesine hiçlikten gelme sözler... Tek bildiğim sonu iyi gözükmediği...
Bugün bir adam gördüm elinde bir gül vardı, sapından tutmuş aşağıya sallayarak koşar adımlarla ve kabaca yürüyordu.. Güle olan saygısı mi yoktu yada gülü vereceği insan mı kalbini kırmıştı.. Peki ama Gül'ün ne suçu vardı, güzel ve zarif olmak, ses…devamıBugün bir adam gördüm elinde bir gül vardı, sapından tutmuş aşağıya sallayarak koşar adımlarla ve kabaca yürüyordu..
Güle olan saygısı mi yoktu yada gülü vereceği insan mı kalbini kırmıştı..
Peki ama Gül'ün ne suçu vardı, güzel ve zarif olmak, ses çıkarmamak, itiraz etmemek, sırf iki kişi arasında bir hoşlantı belirtisi olmak için dalından koparılıp bir kağıt parçasına sarılıp ve birinin eline verilmek.. çok acı bir şey gül olmak..
Bir kalp kırılmaya alışır mi? Benimki alıştı.. Ne kadar iyi biri olmaya çalışırsam çalışayım, ne kadar sorunlardan uzak dursam durayım, ne kadar sessiz kalırsam kalayım sırf doğduğum yerden dolayı kötü olarak sancaklar beni.. ve "pardon seni kast etmedim kırılma sen"…devamıBir kalp kırılmaya alışır mi? Benimki alıştı..
Ne kadar iyi biri olmaya çalışırsam çalışayım, ne kadar sorunlardan uzak dursam durayım, ne kadar sessiz kalırsam kalayım sırf doğduğum yerden dolayı kötü olarak sancaklar beni.. ve "pardon seni kast etmedim kırılma sen" diyecekler..
Peki hangisinin sonu daha korkunç kalbimin kırılmaya alışması ve hissizleşmesi mi yoksa insanların cahil önyargıları?