Ev alıp tamir edip satan Ellie ve Pete, bir gün çocuk evlat edinmeye karar verirler ve uzun bir sürecin ardından 3 kardeşi evlat edinirler. Film genel olarak bu 2 Kucuk ailenin birbirlerine alışıp tek bir aile olmasını işliyor. Bu tür…devamıEv alıp tamir edip satan Ellie ve Pete, bir gün çocuk evlat edinmeye karar verirler ve uzun bir sürecin ardından 3 kardeşi evlat edinirler. Film genel olarak bu 2 Kucuk ailenin birbirlerine alışıp tek bir aile olmasını işliyor.
Bu tür filmlerde eksik olan sahneler biraz hayal kırıklığı oluşturuyor. Mükemmel sahneler oluşturulabilecekken yapmamışlar. Örneğin Pete ve Juan'ın ilişkisi keşke daha iyi anlatilsaydi. Ellie'nin ve Pete'in Lizzie'ye nasıl aile olabileceklerini çok güzel anlattılar ancak Lita'nın hiç sahnesi yoktu. Oysa ki en küçük kardeş içinde filmi daha güzel kılacak sahneler olabilirdi.
Filmin gerçekçi yanlarını sevdim. Ergen çocuklardan uzak durulması, evlat almak istemelerinden sonra ailelerin yüzleri gülse de arkadan konuşmaları, çocukların bir yere yerleşebilme umutları, ergen çocukların cidden çok zor olabilecekleri, bazen çocukların nasıl dayanılmaz olabileceği, evlatlık çocuklar ve koruyucu aile arasında bağın oluşmasının zorluğu falan filan değinilen güzel detaylardı.
Kız kardeşi bir tarikat tarafından kaçırılan bir adam kardeşini bulmak için tarikata katılıyor. Ya simdi ne alaka dedigim cok sahne oldu. Korku veya gerilim filmi olarak izlemeyin derim çünkü ne korktum ne gerildim ne de yerimde sıçradım. Hafif bir merak…devamıKız kardeşi bir tarikat tarafından kaçırılan bir adam kardeşini bulmak için tarikata katılıyor. Ya simdi ne alaka dedigim cok sahne oldu. Korku veya gerilim filmi olarak izlemeyin derim çünkü ne korktum ne gerildim ne de yerimde sıçradım. Hafif bir merak olduğu için izledim. Karakterlerin sonu nasıl olacak onu merak ettim. Tuhaf bir sonu vardı. Böyle filmlerin ikincisini pek sevmiyorum ama bu filmin sonu resmen devamı var diye bağırıyordu bence. Çok orta bir yerde bitti. Yarım kaldı.
70 yaşında evinde emeklilikten sıkılan amcamız Ben, kıdemli asistan ilanını görünce online bir şirketin sahibi Jules'un yanında çalışmaya başlıyor. Çalışanlarıyla mesafesi olan Jules'un Ben'le dost olma hikayesi anlatılmış. Şöyle ki film bence sadece Robert De Niro'nun mimikleri için bile izlenir.…devamı70 yaşında evinde emeklilikten sıkılan amcamız Ben, kıdemli asistan ilanını görünce online bir şirketin sahibi Jules'un yanında çalışmaya başlıyor. Çalışanlarıyla mesafesi olan Jules'un Ben'le dost olma hikayesi anlatılmış.
Şöyle ki film bence sadece Robert De Niro'nun mimikleri için bile izlenir. Ifadeleri o kadar doğal ve gerçekçi ki tek bir yüz ifadesi bile oyunculuk dersi veriyor resmen.
Film boyunca kadınların ne kadar güçlü olabileceğine değinilmişti. Jules'un çalışıp Matt'in evde kalıp çocuk bakması, yemek yapması, temizlik yapması güzel bir detay olmuş. Jules'un o kadar çalışmasına rağmen saçma sapan bahanelerle CEO bulması gerekmesi kadınların iş hayatında ne kadar şanssız(?) olduğunu gösteriyor bence.
Genel olarak sade, gerçek hayatı yansıtan, ailecek izlenilebilecek bir film. Jules ve Ben'in ilişkisi güzel gelişti. Sevmediğim tek kısım sonu oldu. Güçlü bir kadın karaktere yakışmayacak bir sondu.
Spoiler içeriyor
7 yıl önce, 13 yaşında Wattpad'de okuduğum ilk kitap. Daha uygulamayı gram çözememişken sırf konusu için başlamış 1 günde de tüm yayınlanmış bölümleri okumuş, üstüne yayınlanmamış bölümler için gün sayar olmuştum. Kitabı bu kadar sevmemin nedeni ilk kez böyle bir…devamı7 yıl önce, 13 yaşında Wattpad'de okuduğum ilk kitap. Daha uygulamayı gram çözememişken sırf konusu için başlamış 1 günde de tüm yayınlanmış bölümleri okumuş, üstüne yayınlanmamış bölümler için gün sayar olmuştum. Kitabı bu kadar sevmemin nedeni ilk kez böyle bir konuyla karşılaşmam olmuştu. Öyle pek güzel değil. Uzun olsa da çerez niyetine okunacak farklı bir psikolojiyle tanıştıran bir romantik komedi.
Emre diye bir adam var. Çocukluğunda yaşadığı bir travma sonrası 2 yil kadar konuşmuyor üstüne kadınlara asla yaklaşmayan biri haline geliyor. Kadınlardan o kadar korkuyor ki yaklaştıklarında boğuyor, göğüslerini gösterdiklerinde kusuyor, cinsel organlarını görünce kriz geçiriyor. Ölmek üzere olan babasının tek dileği ilçe de "Deli" diye bilinen oğlunun evlenmesi. Elif diye de bir kız var. Bunun kardeşi Emre'nin arabasını çarpınca Elif'in ailesi kızlarını resmen "evlendirmek" adı altında satıyor. Emre'ye de başka kız yaklaşmadığı için evleniyorlar.
Kitapta en sevmediğim kısım evlenmeden önceki Emre'nin "kendini korumak" adı altında Elif'e davranış şekli oldu. Gerçekten çok abartılı sahneler vardı. Üstüne Emre'nin kendi korktuğu şeyleri yapması biraz da saçmaydı. Evlendikten sonra bu davranışları yapmasa da ilişkileri için çok yanlış davranışlardı.
Annesinin ölümünden sonra babasıyla kasabaya taşınan Nancy, ortama uyum sağlamakta zorlanıyor. Bir gün evinde hayalet olduğunu söyleyen yaşlı bir kadın sayesinde orda kalmaktan zevk almaya başlıyor. Güzel bir filmdi. Filmdeki olaylar bana Scooby Doo havası verdi. Hoşuma da gitti. Bazi…devamıAnnesinin ölümünden sonra babasıyla kasabaya taşınan Nancy, ortama uyum sağlamakta zorlanıyor. Bir gün evinde hayalet olduğunu söyleyen yaşlı bir kadın sayesinde orda kalmaktan zevk almaya başlıyor.
Güzel bir filmdi. Filmdeki olaylar bana Scooby Doo havası verdi. Hoşuma da gitti. Bazi olaylari aktarma konusunda eksik kalmışlar, burda noldu şimdi dediğim çok yer oldu. Uzatılabilecek güzel sahneler vardı ama çok çabuk geçmişler. Film bir doyum sağlamadı ama seyretmekten de zevk aldım.
Bence filmdeki kadro çok iyi. Zoe Saldana, Mark ruffolo, Ryan Reynolds, Jennifer Garner, Catherine Keener gibi güzel oyuncular var. Kadro bu kadar güzel olunca insanın beklentisi çok daha yüksek oluyor ama "bu kadroya göre" beklentimi karşılamadı. Bence bu kadroyla çok…devamıBence filmdeki kadro çok iyi. Zoe Saldana, Mark ruffolo, Ryan Reynolds, Jennifer Garner, Catherine Keener gibi güzel oyuncular var. Kadro bu kadar güzel olunca insanın beklentisi çok daha yüksek oluyor ama "bu kadroya göre" beklentimi karşılamadı. Bence bu kadroyla çok daha güzel bir film çıkarabilirlerdi. Çerezlik bir film olmak yerine daha güzel bişi olurdu. Genel olarak beğendim. Hoş ve çerezlik bir filmdi. Zaman yolculuğu filmlerini çok severek ve mantığımı bir kenara koyarak izlerim. Bunda da öyle yaptım ve gözüme batan bir şey olmadı. Ryan'ın dövüş sahnelerinin koreografisi bence çok güzeldi. Uçaklar arasındaki kovalamaca sahnelerini sevmedim çok oyunvariydi.
Bu kadroyla tabi ki imkansız ama bu filmi bir diziye yayılmış halde görmeyi çok isterdim. Uzun uzun anlatilabilecek, sıkmayacak, belki de çok zevkli gelecek bir konusu var.
Bence bu filmle ilgili en güzel şey kesinlikle animasyon ve efektler. Hayvanlar o kadar gerçekçi görünüyor ki Mogli'nin yanında hiç sırıttıklarını düşünmüyorum. Gayet güzeldi. Ben Mogli'yi oynayan çocuğun oyunculuğunu sevdim, onun yaşındaki bir çocuk için mimikleri iyiydi. Kurgu güzeldi. Işlenişi…devamıBence bu filmle ilgili en güzel şey kesinlikle animasyon ve efektler. Hayvanlar o kadar gerçekçi görünüyor ki Mogli'nin yanında hiç sırıttıklarını düşünmüyorum. Gayet güzeldi. Ben Mogli'yi oynayan çocuğun oyunculuğunu sevdim, onun yaşındaki bir çocuk için mimikleri iyiydi. Kurgu güzeldi. Işlenişi sevdim, sıkıldığım bir sahne olmadı. Film akıp gitti. Ailecek izlenilebilecek bir film bence. Replikler az geldi. Iletişimsizlik fazlaydı. O kadar güçlü hayvan varken küçücük bir çocuk Mogli'nin zor şeyleri başarması bir film için bile çok saçma geldi. Toplu bir güç gösterisi daha güzel olurdu.
~~~KONU~~~
Orman da bir kaplan var. Insanlara saldırıyor ve bir bebeği bırakıyor. O bebeği de jaguar buluyor ve bakması için kurtlara götürüyor. Kalanı full bebeğin kendi hakkı olduğunu düşünen kaplan ve Mogli'yi korumak isteyen orman halkı arasında geçiyor. Ikincisini yaparlarsa Mogli'yi büyültüp bu sefer insanlarla olan savaşı anlatırlar gibi geliyor. Güzel olur diye düşünüyorum.
Çok güzel olmasına rağmen hak ettiğinden daha az bilinen bir film. O kadar masalsı bir havası var ki okurken bir hikayeyi dinliyor gibisiniz. Çok uzun değil, sıkıcı bir sahne olduğunu düşünmüyorum. Izlerken zaman nasıl geçti anlayamadım bile. İşleniş, müzikler, oyunculuklar,…devamıÇok güzel olmasına rağmen hak ettiğinden daha az bilinen bir film. O kadar masalsı bir havası var ki okurken bir hikayeyi dinliyor gibisiniz. Çok uzun değil, sıkıcı bir sahne olduğunu düşünmüyorum. Izlerken zaman nasıl geçti anlayamadım bile. İşleniş, müzikler, oyunculuklar, çekim açıları bence güzeldi. Baş karakterler birbirine çok yakışıyorlardı, uyumlulardı. -bence karakterlerin uyumu bir filmdeki önemli şeylerden biri-
Triston adlı genç bir adam, bir kıza aşık. Kız ona yüz vermiyor ama Triston peşinden koşuyor. Sonunda Triston düşmüş bir yıldızı getirirse evleneceklerinde karar kılıyorlar. Triston yıldıza gidiyor ve onun genç bir kadın olduğunu görüyor. Olaylar genel olarak böyle başlıyor. Fantastik Sevenler İçin şans verilmesi gereken bir film, izlemekten pişman olacaklarını sanmıyorum.
Amerikan futbol oyuncusu Micheal Oher'in gerçek hayat hikayesinden uyarlama bir film. Kitap veya gerçek hayat olsun uyarlamalarda en korktuğum şey "ya konu bağlantısı olmazsa?" oluyor. Yani sahneler eksik verilirse diye korkuyorum. Tabi ki tamamını uyarlayamazlar ancak önemli bir sahnenin olmaması…devamıAmerikan futbol oyuncusu Micheal Oher'in gerçek hayat hikayesinden uyarlama bir film. Kitap veya gerçek hayat olsun uyarlamalarda en korktuğum şey "ya konu bağlantısı olmazsa?" oluyor. Yani sahneler eksik verilirse diye korkuyorum. Tabi ki tamamını uyarlayamazlar ancak önemli bir sahnenin olmaması beni üzüyor. Ancak şöyle ki bu filmde hiç öyle bir şey olmadı. Aklımda hiç bir soru işareti kalmadı, her bir sahne diğerini tamamladı. Oyunculuklar müthişti -ki bunu belirtmeye bile gerek yok- Sandra Bullock bu filmle en iyi kadın oyuncu Oscar'ını kazandı. Micheal'ı oynayan aktör Quinton Aaron'un cidden çok masum bir yüz ifadesi var. Çok şirin, tatlıydı.
Leigh Anne hayran olunası bir kadın. Herkesin örnek alması gereken mi bilemem, bu dönem de bunu da diyemem ama çok iyi kalpli bir kadındı. Arkadaşlarına karşı Micheal'ı savunması, evinden bir şey çalar mı diye korkmadan yalnız bir çocuğu sokakta bırakmaması, daha Micheal'ı tanımasının 2. Günü rahat yemek yesin diye yemeği masaya taşıması, Mike'a alışveriş yapması... Bu kadın da öyle güzel detaylar vardı ki saymakla bitmez. Kocası da ayrı hayranlık uyandırıcı tabi. Karısının fikirlerine saygı duyuyor.
Mike'ın korumacılığı aşırı tatlıydı. S.J. ile olan ilişkisine bayıldım.
Micheal'ın hayatında en sevdiğim kısım karakterini böyle güzel geliştirmesi. Babasız büyümüş, hiç iyi şeyler görmemiş ama (filmi baz alarak konuşuyorum) saf fikirli, iyi niyetli. Kendi o güzel aileye denk gelene kadar hiç korunmamış ama koruma içgüdüsü çok yüksek.
Yaşıtlarından çok daha büyük ve güçlü bir vücudu olmasına karşın IQ seviyesi düşük olan Micheal, yeni bir okula başlıyor. Babasını hiç tanımamış, annesi uyuşturucu bağımlısı, kardeşleriyle "kardeş" ilişkisi olmayan Micheal Oher kaldığı tek yerden de kovulunca evsiz kalıyor. Insanların artıklarını yiyor, okulda kalıyor. Genç yaşında gelen tüm bu olumsuzluklara rağmen çok güzel bir aileye denk geliyor. Bu ailenin desteğiyle çok ünlü bir futbol oyuncusu oluyor. Umarım böyle kötü hayat yaşayan herkes bir gün hayatının şansını bulur.
Transformers serisinden Bumblebee'nin dünyaya gelişi konu edilmiş. Başrolünde Hailee Steinfeld ve John Cena var. Ben Hailee'nin oyunculuğunu seviyor ve çok doğal buluyorum. Gene karakteri yaşayarak oynadığı bir film olmuş. Bence güzel, (bana göre) seriden bağımsız bir film olmuş. Daha çok…devamıTransformers serisinden Bumblebee'nin dünyaya gelişi konu edilmiş. Başrolünde Hailee Steinfeld ve John Cena var. Ben Hailee'nin oyunculuğunu seviyor ve çok doğal buluyorum. Gene karakteri yaşayarak oynadığı bir film olmuş. Bence güzel, (bana göre) seriden bağımsız bir film olmuş. Daha çok bu seriye başlarken izlenilenilecek bir film, savaş sahneleri ve robotlar az. Daha çok Charlie karakterinin babasının vefatını atlatarak hayata dönmesini anlatmış. Iyi seyirler. 💕