Güzel hikâyeler güzel kullanılmış bir dille anlatılınca ortaya böyle kaliteli işlerin çıkması şaşırtıcı değil. Storytel'den Emre Melemez'in sesinden dinlemekse keyfi katladı. Saygın Bey daha çok yazsın, Emre Bey daha çok seslendirsin isterim. =) 🧆
10 kitaptan oluşan bu derlemi sırayla yorumlayayım istiyorum. "Albastı Gecesi" gayet iyiydi. Seriden ne beklemem gerektiğinin bir nevî turnusolü oldu. "Bir Garip Ölmüş Diyeler" muskadır, büyüdür derken çok daha iyi geldi. Şu muska/büyü işlerini çok kurcalamamak lazım. "Cinlerin Gelini" pek…devamı10 kitaptan oluşan bu derlemi sırayla yorumlayayım istiyorum. "Albastı Gecesi" gayet iyiydi. Seriden ne beklemem gerektiğinin bir nevî turnusolü oldu. "Bir Garip Ölmüş Diyeler" muskadır, büyüdür derken çok daha iyi geldi. Şu muska/büyü işlerini çok kurcalamamak lazım. "Cinlerin Gelini" pek bana hitap etmedi açıkçası. Cin taifesinden birinin bir insanı kuşak atlayarak beklemesi... Bir de sonuç ne oldu? İstediğini aldı da başı göğe mi erdi? Onu tam anlayamadım. Ne bileyim, insanlar yüz yıllardır korkup üç harfli diyor onlara. Daha gerçekçi bir hikâye bekledim herhalde. "Daüsseher" açık ara okumakta en zorlandığım kitap oldu. Edebiyat çalışmaktan bıkıp kafa dağıtmak için elime aldığım kitabın tamamen eski Türkçe olması sorunsalı sebebiyle kitap bir türlü bitmek bilmedi. Kaldı ki hortlak hikâyelerini de pek korkunç bulamıyorum nedense. "Derman" açıkçası yazarını tanıdığım için en güvendiklerinden biriydi, şaşırtmadı. Sadece sonu biraz aceleye gelmiş gibi hissettirdi. Nereye bağlayacağımı bilemedim. "Kafter" başlarda bana Peyami Safa'nın "Selma ve Gölgesi" kitabını anımsattı. Sonlara doğru ise Altay Öktem'in "Bu Kitaptan Kimse Sağ Çıkamayacak"ını... Okumaktan inanılmaz keyif aldım. "Mesarum" son sayfaya kadar gayet güzel, polisiye gibi ilerliyordu. Son cümleyle "E, o zaman olay neymiş?" dedirtti. Finalin havada kalması pek iyi olmadı yani. "Oyun" yine yazarını tanıdığım için ne beklemem gerektiğini az çok bilerek başladığım ve keyif aldığım bir hikâye oldu. Finalin biraz daha açık olmasını yeğlerdim yine de. "Uyurgezer" korkunun kraliçesinden... Congolos'un kincisi fena oluyormuş. İlginç ve güzeldi. Son olarak "Vırkalak" ise alışık olduğumuz Yaltırık öykülerinden biriydi. Kalitesi şaşırtmadı. Bence gayet güzel bir derlem olmuş. Anadolu korku hikâyelerini okumuş ve sevmişseniz, bu seriyi de beğeneceğinizi tahmin ediyorum. =)
Uzun zamandır listemdeydi, sonunda izledim. Sevdiğim oyuncuların bir arada olması çok keyifliydi. Çiftimizin başlardaki atışmalarını hoş bulsam da sonlara doğru işler iyice çığrından çıktı. Finali açık bırakılmış bence ve içimdeki iflah olmaz romantik iyi bittiğine inanmayı tercih ediyor. Yani final…devamıUzun zamandır listemdeydi, sonunda izledim. Sevdiğim oyuncuların bir arada olması çok keyifliydi. Çiftimizin başlardaki atışmalarını hoş bulsam da sonlara doğru işler iyice çığrından çıktı. Finali açık bırakılmış bence ve içimdeki iflah olmaz romantik iyi bittiğine inanmayı tercih ediyor. Yani final sahnesinden sonra her şey yoluna girmiştir bir şekilde. 😅 Duygularını açığa vuran erkek seksiliği deyince Theo. 🥰 Sevdiği adamdan vazgeçmemek için sınırları zorlamak deyince de Ivy. 🤗 Tema bir çiftin ilişkisi üzerine kurulduğu için varsa partnerinizle izlemenizi tavsiye ederim. Yoksa da gelecekteki partnerinizi ve kendinizi daha iyi anlamak için mutlaka izlemelisiniz. 🦀🌅
House'dan yıllar sonra ilaç gibi geldi. Umarım 5 sezon daha izleriz. Hem gece hem gündüz vardiyası inanılmaz yoğun, oyuncuların karakter gelişimi de bütün bu yoğunluğun içinde harika işlenmiş. Her bölümü ayrı keyif. Acil servislerin ülkemizde de böyle muhteşem işler yapabilmesini…devamıHouse'dan yıllar sonra ilaç gibi geldi. Umarım 5 sezon daha izleriz. Hem gece hem gündüz vardiyası inanılmaz yoğun, oyuncuların karakter gelişimi de bütün bu yoğunluğun içinde harika işlenmiş. Her bölümü ayrı keyif. Acil servislerin ülkemizde de böyle muhteşem işler yapabilmesini umuyorum. 🍀
Yorumlara ve puanına bakıp "bu kitap tam benlik" dedim ama açıkçası pek beklediğimi bulamadım. Normalde kadın yazarların romanlarını, öykülerini çok severim. Kendimden bir parça da mutlaka bulurum. İlk defa yapamadım. Belki doğru zaman değildi benim için. Bu arada ben kitabı…devamıYorumlara ve puanına bakıp "bu kitap tam benlik" dedim ama açıkçası pek beklediğimi bulamadım. Normalde kadın yazarların romanlarını, öykülerini çok severim. Kendimden bir parça da mutlaka bulurum. İlk defa yapamadım. Belki doğru zaman değildi benim için. Bu arada ben kitabı Storytel'den dinledim ve Canan Çiftel'in çok güzel seslendirdiğini de belirtmek isterim.
Kitabın kapağında yazan söz "Adaletin olmadığı yerde intikam başlar." tam olarak kitabın özeti. İntikam hikayelerini herkes sever çünkü adaletin yüzde yüz sağlanmadığı bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlar bir şekilde masum olanın hak ettiği gibi mutlu olmasını ister çünkü. Bunu sağlamak için…devamıKitabın kapağında yazan söz "Adaletin olmadığı yerde intikam başlar." tam olarak kitabın özeti. İntikam hikayelerini herkes sever çünkü adaletin yüzde yüz sağlanmadığı bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlar bir şekilde masum olanın hak ettiği gibi mutlu olmasını ister çünkü. Bunu sağlamak için adalet sistemi yeterli gelmediği için de bireysel intikamlara yönelir. Keşke adalet sistemi doğru düzgün çalışsa da bireysel intikamlara yönelmek zorunda kalınmasa. Özellikle de nispeten güçsüz olanlara yapılan adaletsizliklerde... Kitabın özelinde ise şunu söylemem lazım, keşke herkesin bir Asil'i olsa... Ütopik ama güzel bir hikâye. Gürgen Bey'i tebrik ederim. Adil bir dünya umuduyla...
Eleştiri gibi eleştiri. Trajikomik. Sahnede bu kadar az yer kaplayıp koskoca Harbiye'ye bu kadar hâkim olabilmek de büyük başarı. Teklemedi bile. Muhteşem bir kurgu. Başarılarının devamını da görürüz inşallah. 😎
Biraz reading slump, biraz taşınma işleri derken bu ay elime kitap alamadım desem yeridir. Tamam, "Köhne Dünya" da okunması kolay bir roman değil ama yine de haksızlık ettim bence. Zaten ilk yüz sayfayı devirince gerisi bir şekilde akıyor. Ancak şunu…devamıBiraz reading slump, biraz taşınma işleri derken bu ay elime kitap alamadım desem yeridir. Tamam, "Köhne Dünya" da okunması kolay bir roman değil ama yine de haksızlık ettim bence. Zaten ilk yüz sayfayı devirince gerisi bir şekilde akıyor. Ancak şunu da söylemem gerekiyor, Adil Yakubov'u "ULUĞBEY'İN HAZİNESİ" ile tanımamış olsaydım bu kitapta ilk elli sayfayı bile okuyamazdım. Hele de içinde bulunduğum dönemde. Oysa İbn-i Sina, Birûnî, Gazneli Mahmud, şair Unsurî gibi tarihî şahsiyetler bir yana, Melikül Şarap, Pir-î Bukrî, Ebul Hasenek gibi yan karakterler de hikâyeyi oldukça ilginç kılıyor. Okuduğuma pişman değilim ama her okura hitap etmeyeceğinin de farkındayım. =)
Muhteşem ikili yine kendilerine yakışan bir iş yapmış. Ocean's serisini oldum olası çok severdim zaten, Türk versiyonunu da bu vesileyle izledik. Güzel göndermeler vardı. Hani kahkaha attırmaz ama tebessüm ettirir cinsten. Oyuncu seçimi ise tek kelimeyle muhteşem. Bu ikiliden daha…devamıMuhteşem ikili yine kendilerine yakışan bir iş yapmış. Ocean's serisini oldum olası çok severdim zaten, Türk versiyonunu da bu vesileyle izledik. Güzel göndermeler vardı. Hani kahkaha attırmaz ama tebessüm ettirir cinsten. Oyuncu seçimi ise tek kelimeyle muhteşem. Bu ikiliden daha fazla proje bekliyoruz. 😎
Tuhaf Resimler kadar etkileyici değildi çünkü biraz absürt bir hikâye işlenmiş. Yine de merak unsuru okuru sürekli oyunda tutuyor. Yani finali beğenmeseniz bile gidiş yolundan puan verirsiniz. Umarım en kısa zamanda gizemli yazar Uketsu bize bir kitap daha bahşeder. Sayfaları…devamıTuhaf Resimler kadar etkileyici değildi çünkü biraz absürt bir hikâye işlenmiş. Yine de merak unsuru okuru sürekli oyunda tutuyor. Yani finali beğenmeseniz bile gidiş yolundan puan verirsiniz. Umarım en kısa zamanda gizemli yazar Uketsu bize bir kitap daha bahşeder. Sayfaları hevesle çevirdiğim, gözlerimin satırları adeta içine çektiği kitapları okumayı özlemişim. =)