Şimdi içimden de bir kara tren kalkıyordu sanki benim. Vagonları hüzünle dolu, bilinmez, bir meçhul âleme doğru gidiyordu bu tren. Çocuğum... Çocukluğum... Hüzünlerim... Acılarım... Hepsi bu kara trene yüklenip gidiyordu.
Kadınların hayatı durağanlık içindeyken ya da can sıkıntısıyla dolu olduğunda, bu her zaman için Vahşi Kadın'ın ortaya çıkma zamanının geldiğini gösterir, ruhun yaratıcı işlevinin deltayı doldurmasının zamanıdır. Clarissa P. Estés
"EN BÜYÜK DEVRİM MEMLEKET İÇİN YAPILIR SANIRDIM, SEVDA BENİ GAFİL AVLADI VE EN BÜYÜK DEVRİM BİR KADINI SEVMEKLE YAPILIRMIŞ, AYRIMINA VARDIM. Kırmızı güller çabuk solar.
Başkalarının sevgisini kazanabilmek için yavaş yavaş kendimizi onların değer yargıları doğrultusunda şekillendirmeye başladık. Onlar gözle görünen özelliklerimize değer verdiklerinden, kokumuza özen göstermeyip dış yüzümüzle ilgilendik daha çok. Daha dik durmaya çalıştık yapay güller gibi, yapraklarımızı daha geç dökmek için çabaladık,…devamıBaşkalarının sevgisini kazanabilmek için yavaş yavaş kendimizi onların değer yargıları doğrultusunda şekillendirmeye başladık. Onlar gözle görünen özelliklerimize değer verdiklerinden, kokumuza özen göstermeyip dış yüzümüzle ilgilendik daha çok. Daha dik durmaya çalıştık yapay güller gibi, yapraklarımızı daha geç dökmek için çabaladık, hislendiğimizde taç yapraklarımız kırışmasın diye ağlamak. Ve ihmal edilen kokumuz zamanla uçmaya başladı.
Başkalarının beklentisi doğrultusunda şekilden şekile giriyor, renkten renge bürünüyorduk. Büyüyün diyorlardı, büyüyorduk. Parlatın kendinizi diyorlardı, parlatıyorduk sessiz bir telaşla. Bizi, önce görmek istedikleri gibi şekillendiriyor sonra da sanki dünyada eşimiz yokmuş gibi övüyorlardı.
Ama aldığımız övgülere rağmen, içten içe sevilmediğimizi hissediyorduk. Bizi kokumuzla ilgilenenler sevebilirdi yalnızca. Çünkü bir gülü gül yapan, kokusudur her şeyden önce. Başkalarının bize karşı duydukları his, olsa olsa beğeni olabilirdi.
Senin yüreğin iyilik dolu acı çekmeden yaşaman imkansız. Bu film beni fazla duygulandırdı. Kedi sahibi biri olarak Olcay Hanımı o kadar anlıyorum ki filmi izlerken acaba ben göçüp gittiğimde arkamdan kedilerime bakan olurmu diye düşündüm daha çok. Olcay Hanım gibi…devamıSenin yüreğin iyilik dolu acı çekmeden yaşaman imkansız.
Bu film beni fazla duygulandırdı. Kedi sahibi biri olarak Olcay Hanımı o kadar anlıyorum ki filmi izlerken acaba ben göçüp gittiğimde arkamdan kedilerime bakan olurmu diye düşündüm daha çok.
Olcay Hanım gibi kaybolan İstanbul yıllarına üzüldüm kendimi buldum aslında Olcay Hanımda. Böyle bir durumda olsaydık Olcay abla kesinlikle bakardım Hanım'a hemde gözüm gibi bakardım ah sonu çok anlamlı ve güzeldi. Yıldız Kenterin oyunculuğu zaten mükemmeldi. Kesinlikle izleyin. Sağlıcakla kalın.
... "Hayat hikayenizi merak ediyorum." "Hikaye mi? Benim hikayem filan yok. Bugün dünden, yarın bugünden farksız benim için. Öbür gün ve daha öbür gün ise kim bilir nasıl olacak? Orasını ancak Tanrı bilir ve Tanrı kerimdir."
"İnsan kibrite benzer. Bakıldığında aynı görünürler fakat hepsi birbirinden farklıdır. Kimi daha çok yanar, kimi daha az ve bazısı ise hiç yanmaz. Kutuyu açıp diğerlerinden farklı duran bir kibrit gördüğünde ilk onu yakmak istersin. Kalın olan çöpün daha çok yanacağını…devamı"İnsan kibrite benzer. Bakıldığında aynı görünürler fakat hepsi birbirinden farklıdır. Kimi daha çok yanar, kimi daha az ve bazısı ise hiç yanmaz.
Kutuyu açıp diğerlerinden farklı duran bir kibrit gördüğünde ilk onu yakmak istersin. Kalın olan çöpün daha çok yanacağını düşünürsün mesela. Fakat kendini bile ısıtamaz. İnce çöpün de işe yaramayacağını zannedersin ama bir bakmışsın tek başına koca bir ormanı yakmış.
Kimi kibrit çöpü tek başına yanmaz, beraberinde kimi yakacağını düşünür. Kimi ise barutsuzdur, ömrü boyunca öylece yanmayı bekler; artık bir amacı yoktu
Var olur ve söner."
Bekir Yılmaz
~Biz Hangi Kibrit Çöpüyüz