"Sürekli yapmak istemediğin şeyleri yapıyor gibi hissediyorsun, tekdüze olan tarafı burası," diyor. "İşin keyfi nerede? Bunu açıklayabilecek kadar entelektüel değilim, ama genel bir his var işte ...o boşluğu doldurmak için bir şeye ihtiyacın olduğunu hissediyorsun. Boşluğun aslında ne olduğunu tam…devamı"Sürekli yapmak istemediğin şeyleri yapıyor gibi hissediyorsun, tekdüze olan tarafı burası," diyor. "İşin keyfi nerede? Bunu açıklayabilecek kadar entelektüel değilim, ama genel bir his var işte ...o boşluğu doldurmak için bir şeye ihtiyacın olduğunu hissediyorsun.
Boşluğun aslında ne olduğunu tam olarak hiç anlayamasan da."
"Sevdiği işi yapan herkes mutlu değil. Keyif aldığın işi güzel bir ortamda yaptığını düşün. Belki de ortamın daha önemli olduğu söylenebilir. Sevdiğin işi keyifle yapabileceğin bir ortama sahip değilsen, sevdiğin iş vazgeçmek istediğin bir işe dönüşür. O yüzden 'Öncelikle sevdiğin…devamı"Sevdiği işi yapan herkes mutlu değil. Keyif aldığın işi güzel bir ortamda yaptığını düşün. Belki de ortamın daha önemli olduğu söylenebilir. Sevdiğin işi keyifle yapabileceğin bir ortama sahip değilsen, sevdiğin iş vazgeçmek istediğin bir işe dönüşür.
O yüzden 'Öncelikle sevdiğin işi bul, o zaman mutlaka mutlu olacaksın' söylemi herkes için geçerli olmayabilir. Hatta bana kalırsa fazla naif bir düşünce."
“Yetersiz ve güçsüz olduğumuz için sıradan olsak da, nazik bir yürekle hareket edebilmemiz yönünden kısacık bir anlığına da olsa, bizler de büyük birer insan olamaz mıyız?”
İnsanın dünyayla ‘kendini özdeşleştirmesi’, özgürlüğümüzün azaldığı bir duruma düştüğümüzü, bizim varlık olarak ufalandığımızı gösterir. Sen sonuç haline geliyorsun, dünya da sebep. Sen küçüldükçe, dünya büyüyor ve seni yutuyor.
"Çünkü bence esas mesele böyle insanların ahlaki ilkelerine ters düşmesi değil; aslında hiçbir ilkeleri falan olmamasına rağmen kendilerini ve herkesi öyle olduğuna inandırmaya çalışmaları."