In omnibus requiem quaesivi, et nusquam inveni nisi in angulo cum libro. (Her şeyde erinç aradım, ama hiçbir yerde bulamadım; bir kitapla çekildiğim köşeden başka.)
Tekrardan okuma alışkanlığı kazanıyorum 1. Kitap Çok üzülerek söylüyorum ki yılın ilk kitabını bitirdim. Defalarca başlayıp bir türlü 3 sayfadan ileriye gidemediğim oldu. Asla bunu hak etmeyen tam tersine okumaya geri döndürecek bi kitaptı. Elimde süründüğü için önce kitaptan sonra…devamıTekrardan okuma alışkanlığı kazanıyorum 1. Kitap
Çok üzülerek söylüyorum ki yılın ilk kitabını bitirdim. Defalarca başlayıp bir türlü 3 sayfadan ileriye gidemediğim oldu. Asla bunu hak etmeyen tam tersine okumaya geri döndürecek bi kitaptı. Elimde süründüğü için önce kitaptan sonra beraber okumak için anlaştığımız arkadaşımdan en son da Orhan Kemal'den özür diliyorum. Okumaya geri dönme sürecimde okuduğum için de çok mutluyum.
Gelelim kitabın konusuna
Kadın ve erkek rollerinin ataerkil düzenin tersi olduğu bi dünyayı okuyoruz. Çalışıp evi geçindirmekle sorumlu olan kişi kadınlar. Bu sorada erkeklerse çamaşır, bulaşık yıkıyor, evde çocuklarına bakıyor, yemek ve ütü yapıyor. Somut durumlar kadar soyut durumlar da ters. Namus erkekler üzerinden belirlenen bir şey. Kadın istediğini yapar elinin kiridir ama erkek yaparsa.... sokaklarda sarkıntılık eden, içip içip serserilik yapan cezaevine düşen kadınlar..
Kitabın filmi de var. Okurken de izlerken de çok keyif aldım. Amacına ulaşmış ve rahatsız ediciydi tabii ki. Kadın ya da erkek böyle pislikliklerin olmadığı bi dünyada yaşasak keşke.
Kitapta çok gördüğümüz diğer şey de kadınlar üzerinden kullanılan küfürlere yaptıkları uyarlamalardı.
"Haytalık kadınların içine işlemiş, evdekiler ne yer ne içer hiiç düşünen yok"
-26.02.2026
Eğer bir doktor size hastalığınızın iyileşmediğini ve tahmini olarak en iyi ihtimalde 1 yıl ömrünüz kaldığını söyleseydi "ölmeden önce yapılacaklar" listenizde neler olurdu? Başrollerinden ötürü çok gördüğüm ve elbet bir gün izleyeceğimi düşündüğüm bir filmdi ama konusunu bile bilmiyordum. Özetle…devamıEğer bir doktor size hastalığınızın iyileşmediğini ve tahmini olarak en iyi ihtimalde 1 yıl ömrünüz kaldığını söyleseydi "ölmeden önce yapılacaklar" listenizde neler olurdu?
Başrollerinden ötürü çok gördüğüm ve elbet bir gün izleyeceğimi düşündüğüm bir filmdi ama konusunu bile bilmiyordum. Özetle yukardaki soruya iki kanser hastasının cevaplarını izliyoruz denebilir. Hastane odasında tanışan iki hasta ve onların ölmeden önce yapılacaklar listesi.
Film bittiğinde çok fazla ve karmaşık duygularla ekrana baktım. Bir yandan bana iyi hissettirdi ama bir yandan da üzdü. Ama bu filmi izlememin beni iyi hissettirdiğini söylebilirim. Hastane randevularım yaklaşırken hastaneyle alakalı birilerini izlemek yalnız olmadığımı hissettirdi.
Aslında bu filmle alakalı çok fazla şey düşünüyor ve hissediyorum ama bence gönderi için bu kadarı yeterli. Filmi çok sevdim ve canı gönülden harkese tavsiye edebilirim.
Ustaya sormuşlar: Her şeyi kaybettik şimdi napacağız Usta cevaplamış: Dexter aç, yeniden başlayacağız Tonight's the night ya (aynı gece 4 bölüm dexter izledim final bölümü 03.47 de bitirdim) Dexter'ım da Dexter'ım diye başlayayım yine 🥲🥲 Son haftalarda hayatım pek yolunda…devamıUstaya sormuşlar: Her şeyi kaybettik şimdi napacağız
Usta cevaplamış: Dexter aç, yeniden başlayacağız
Tonight's the night ya (aynı gece 4 bölüm dexter izledim final bölümü 03.47 de bitirdim)
Dexter'ım da Dexter'ım diye başlayayım yine 🥲🥲 Son haftalarda hayatım pek yolunda gitmiyor, dürüst olmak gerekirse baya kötü gidiyor. Her bir günün sonunda ertesi günün yeni bir gün olduğunu ve toparlanmış bir şekilde uyanacağımı zannediyorum. Ama işler zannettiğim gibi de gitmiyor. Böyle zamanlarda elim asla yeni bir kitap okumaya, yeni bir filmi ya da diziyi açmaya gitmiyor. Safe place dizim diyince de dexter zaten 🤭🤭 Resurrection tamamlanalı çok uzun olmasa da biraz oldu ama benim Dexter'ı açmam için ya dibi görmem ya da aşırı bir akademik stres içerisinde olmam lazımdı. Vize haftası gelince izlerim sanıyordum ama o da zannettiğim gibi olmadı. Gönderinin buraya kadar olan kısmı diziyle alakalı değildi tam olarak şimdi azıcık spoilersız yazıp sonra bolca spoilerlı yazacağım muhtemelen. (10.10.25)
"Vicdanlı bir seri katil"
İzlerken aldığım bir alıntı ile giriş yapmış olayım. Genelde spin off diziler pek sevilmez. Dexter'ın 3 spin off u var. Benim için New Blood yaaani bi dizi olsa da orijinal sin i başarılı bulup sevmiştim. Bu diziye çok övülmüş olmasına rağmen düşük beklentiyle başladım. İlk birkaç bölümde iyiymiş ama sosyal medyada abartıldığı kadar değil sanki diye düşünüyordum. Az önce bitirdim ve abartanları anladığımı söylemem gerekiyor. Eğer dizi seviyorsanız, izliyorsanız bir gün Dexter'a ce spin off larına da şans verin lütfen. Ben spoiler vericem çok bile dayandım.
⛔️SPOİLER⛔️
Aslında sırayla gitmek istiyorum ama son bölüm izlediklerim hakkında ne kadar yorum yapmadan durabilirim bilmiyorum. Micheal abiyi böyle her bölüm öldürürken izlemeyi özlemişiz bence. Daha ilk bölümden başlayarak birden müzik girdiği yerler bana komik geldi. Ben de bulaşık yıkarken müziksiz yapamam. Dizide tam 2025 e uygun olmuş. Harrison adamı öldürdükten sonra babasının yöntemiyle adam doğrayacağı zaman kulaklığı taktı açtı müziği istemsiz güldüm. İlk bölümler ortalama gidiyordu gemini yi öldürdükten sonra daha da hareketlendi bence. Dexter seri katil kardeşini tanır tanımaz öldürmüştü bunlar ikiz olarak beraber öldürüyormuş... gemini katili diye birini öldürdükten sonra bölüm sonunda aynısını bir daha görüp yaşadığı şok çok iyiydi. Mia karakterinin de kuralları koşulları var sanmıştım ben de başta ona yazık oldu. Ama hepsi bir yana Batista naptı ya. Adamın durumunu kurcalayan herkes öldü işte sen ne halt ya burnunu sokuyorsun. RİP BATİSTA 😔😔 ama fazla bile yaşadı yaptıklarına bakınca.
⛔️SPOİLER SONU⛔️
Beklentisiz başladığım ama beklentilerimin üstünde bir spin off du. Ben canım sıkkın 3 günde izler bitiririm sanıyordum. 3 günün üstüne bi hafta bile geçti bitirene kadar. Neyse her şeyi geri kazanmanın zamanı.
Mentalist(isim): Zeka keskinliği, hipnoz ve/veya telkin kullanan kişi. Düşünceleri ve davranışları hünerle yönlendiren kişi. Yukarıdaki tanım dizinin ilk sezonunda başlangıç jenerik ekranında bulunuyor. Çook uzun zaman sonra cesaretimi topladım ve uzun bir diziye başladım(151 bölüm). Bu konuya gönderinin sonunda ayrı…devamıMentalist(isim): Zeka keskinliği, hipnoz ve/veya telkin kullanan kişi. Düşünceleri ve davranışları hünerle yönlendiren kişi.
Yukarıdaki tanım dizinin ilk sezonunda başlangıç jenerik ekranında bulunuyor. Çook uzun zaman sonra cesaretimi topladım ve uzun bir diziye başladım(151 bölüm). Bu konuya gönderinin sonunda ayrı bir paragraf yazacağım ama başlarken bunu belirtmek istedim.
Yıllardır listemde olan Mentalist hakkında fikir belirtmeye geldim. Yıllardır listemde kaldı çünkü konusu çok ilgimi çekmişti. Yıllardır listemde kaldı çünkü çok uzun bir diziydi ve ben uzun dizilerden uzak dururum. Dizinin henüz 2 sezonunu bitirdim. Diziyi bitirmeme 5 sezon olmasına rağmen hakkında konuşuyorum çünkü bu bir antoloji dizisi. Anlamını ben de yeni öğrendim hemen açıklayayım. Her bölümde ya da her sezonda farklı bir hikayeyi ele alan bölüm/sezon finalinde hikayeyi sonlandıran diziler. Uzun dizi izlemekte çok zorlanan biriyim. Konunun sürekli devam etmesi beni itiyor, istikrarlı izleyemezsem koparım diye hiç izleyemiyorum. Antoloji dizisi olduğunu bilseydim çok daha önceden kesin başlardım. Yazın başında bir karar verip bu yaz listemdeki uzun dizilerden birini izleyeyim dedim ve başladım. İzlerken acele etmeme de gerek kalmadı. (Dikkatli bakarsanız antoloji dizilerini sevdiğimi fark edebilirsiniz.)
Dizinin konusu ve birkaç düşüncem
Patrick Jane psikolojiden anlayan birisi ve bir televizyon programında medyumluk (?) yaparak yaşamını sürdüren biriymiş. Ta ki televizyon programında bir seri katil hakkında konuşana kadar. (Spoiler değil, ilk bölümde Patrick'i tanırken öğrendiğimiz şeyler) Programın ardından hakkında konuştuğu katil (Red John) Jane'in eşini ve kızını öldürür. Patrick her zaman "medyum diye bir şey yoktur" der ve kendisinin de eskiden sadece psikolojiyi iyi yöneterek bundan para kazandığını söyler. Kızı ve eşinin ölümü üzerine medyumluğu bırakarak CBI'da (California Soruşturma Bürosu) çok iyi bir ekipte danışman olarak çalışmaya başlar. Amacı hem yeteneklerini kullanarak katillerin yakalamak hem de Red John davasından haberdar olarak ondan intikam almak. Biz de dizide her bölüm başka bir cinayeti ve onun çözülme sürecini izliyoruz. Diziyi izlerken Jane'in ukala tavırları diziye ayrı bir eğlence ve sinir bozuculuk katıyor. İlk bölümlerde ekibe alışmadığım için biraz garipsemiştim ama beklediğimden daha hızlı ve daha çok ekibe alıştım. Ondan sonra seve seve büyük bir keyifle izledim zaten.
Aslında karakterler hakkında da düşüncelerimi yazıyordum ama gönderi aşşırı uzun oldu ve öyle de içime sinmedi. Bu gönderi Mentalist için 3. yazdığım gönderi zaten... Yazarken konudan konuya o kadar atladım ki ortaya çıkan yazının anlaşılır olma ihtimali eksilerdeydi. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Diziyi bitirdiğimde ya da ilerleyen sezonlarda belki karakterler hakkında da eklemeler yaparım.
🌟9,5/10🌟 Yaşamak böyle oluyor. Merhabalar, selamlar. Filmin ikinci yarısının neredeyse başından sonuna ağladım. Niye ya da neye olduğunu ben de anlamadım tam olarak. Hormonları tepetaklak olmuş hamileler gibi durup durup gözümden yaşlar aktı. Üstelik filmi evde de izlemedim. Açıkhava sinemasına…devamı🌟9,5/10🌟 Yaşamak böyle oluyor.
Merhabalar, selamlar. Filmin ikinci yarısının neredeyse başından sonuna ağladım. Niye ya da neye olduğunu ben de anlamadım tam olarak. Hormonları tepetaklak olmuş hamileler gibi durup durup gözümden yaşlar aktı. Üstelik filmi evde de izlemedim. Açıkhava sinemasına gittik sevgili @mysticakdimples ve kardeşi ile. Ben çantamdan peçeteyi çıkarıp gözümü silerken kardeşi fark etti ve ablasını dürtüp beni gösterdi... Çıkışta diyor ki ufak ufak bir burun çekme sesi geliyordu biri ağlıyor diye düşünmüştüm senmişsin. Ağlamıyordum musluk sıkı kapanmamış ondan oldu. Tamam şimdi anlamsız sulugöz halimi bir kenara bırakarak film hakkında konuşmak istiyorum.
Film benim aşırı hoşuma gitti. Filmde huzurlu bir ortam yoktu aksine karakterimizin depresif ve sürekli homurdayan haliyle karşı karşıyayız. Ama film bana huzurlu hissettirdi. Karakterler hakkında,
🏘Otto, ne kadar inkar da etse kabaydı. Sürekli ters ve homurtulu tavırları insanın sinirini bozan cinstendi. Filmin sonlarına doğru en çok onun adına sevindim.
🏘Sonya, çok naif ve zarif bir kadındı benim gözümde. Film ilerledikçe ve Sonya hakkında bilgilerimiz arttıkça apayrı bi sevdirdi kendini. Herkesin Sonya'nın hakkında söylediği şeyler birbirine yakındı ve aynı noktadaydı. Merhametli, iyi ve renkli biri. Otto'nun hayatım Sonya ile renklendi dediği yerde yüreğim bi sızladı.
🏘Marisol, filmde en sevdiğim karakterdi. Kendime en yakın bulduğum karakter. İzlerken kendimi izlediğimi sandım bi ara. Kapının önünde telefon ile başlayan diyalog sahnesi vardı. (Devamını getiremeyeceğim)
🏘Ve diğer aptallar, çocukların muzipliğe eşlik eden tatlılıkları çok fenaydı. Jimmy ye başlarda ısınamamıştım ama gönlümü fetheden bir karakter de oydu. Tommy komik ve şapşal bi karakterdi ama tatlıydı. İnsanı gülümseten bi tatlılık, şapşallık. Malcolm ile Otto nun karşılaşıp konuştukları an Otto için önemli bi dönüm noktasıydı. Bıraktığı etki etkileyiciydi. BİR DE ben filmdeki kediye bayıldım ya. Kedi bile harika oynamıştı, öyle diyeyim.
Favorim olan alıntıyı da eklemek istiyorum bitirirken.
"Ve sen beni dışarda bıraktın." -Marisol
Okuduysanız teşekkürlerimi iletiyorum. Bu akşam Ankara'da yaşadığım hoş akşamlardan biri daha. Yanımdaki insanlar da çok hoştu 🤭 izlediğimiz yer daha önce açıkhava sinemasına gittiğim bir yerdi. Hava da sakin serin ve çok hoştu. Çıkışında izlediğim şeyi düşüne düşüne bir yerlerde yürümeyi çok isterdi gönlüm. Hayaller bu şekildeyken gerçekler otogara gidiş ve Ankaraya vedaydı. NEYSE çünkü ayrılmanın tek güzel yanı tekrar kavuşacağın anı düşlemek.
13/08/2025
7.75/10 Ne geceydi ama. Tremor'daki son gecem. İzlerken yarısından sonra "Dizinin ismini neden Tremor Sahilinde son gece koymuşlar ki" sorusu defalarca aklıma gelmişti. Yukarıdaki alıntıyla giriş yapınca söyleyeyim dedim, öyle. Öncelikle merhabalar ve spoiler sevmeyenler için elveda, hoşçakalın. Gönderi bol…devamı7.75/10
Ne geceydi ama. Tremor'daki son gecem.
İzlerken yarısından sonra "Dizinin ismini neden Tremor Sahilinde son gece koymuşlar ki" sorusu defalarca aklıma gelmişti. Yukarıdaki alıntıyla giriş yapınca söyleyeyim dedim, öyle. Öncelikle merhabalar ve spoiler sevmeyenler için elveda, hoşçakalın. Gönderi bol bol spoiler içerecek olup birkaç teşekkür ile sonlanacaktır, bilginize.
Dizi boyunca gönderi yazma fikri aklımda yoktu ama final bölümü öyle bir bölümdü ki bu fikri aklıma düşürecek ve hatta icraate geçirecek bir bölüm. Tam olarak neler yazacağımı da bilmiyorum ortaya ne çıkacağını merak ediyorum.
Raftaki Paulo hayranlığı herkes biliyor zaten artık. "Paulo'nun bi dizisi de çıkmış, onu mu izlesek?" şeklinde bir fikir ortaya çıktı ve izlemeye karar verildi. Açıkçası nötr bir şekilde başlamadım diziye sonuçta Oriol Paulo. Yine de çıta benim için çok yüksek değildi Paulo'yu hep filmleriyle bildiğimiz için. Ben henüz pek yorum okumadım ama Musa'nın dediğine göre birçok izleyici ilk bölümleri durağan bulmuş. Biz izlerken arkadaşlarım da buna katıldıklarını söylediler. Haraketli ve akıcı değildi ama ben dizi boyunca hiç yavaş bir tempoda olduğunu hissetmedim. Zaten 3. bölüm aşırı heyecanlı bitti ve sonrası gerilim içinde kendini izletti. Ben final bölümünü izlemeden yanlışlıkla (?) spoiler yedim ve sonunun mutlu mesut bittiğini öğrendim. Final bölümünü izlerken "anaaa, nasıl ya, bi dakika noluyo?" derken bir yandan da "nasıl mutlu mesut yaşayacaklar" diyordum. Eğer Alex'in hastanede uyanmasından sonra hemen bölüm bitseydi ben dizi ve finali için beni tatmin etmemesinin nedenlerini yazıyor olurdum. Dizi orda bitmeyip Alex'in harekete geçmesinin, gerçekten de kendini ve sevdiklerini o sondan uzaklaştırmasının üstüne bittiği için beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Alex ve Maria ile güzel ayrılması, telefon açıp Paula'ya geçmişte yaptıklarını telafi etmek istediğini söylemesi, çocukları ve Judy ile geleceği için güzel adımlar atması da finali daha sağlam ve anlamlı kıldı benim için.
🎵
A: Senin için bestelemiştim.
J: Ne zaman?
A: İki üç gün sonra.
🎵
Teşekkür paragrafı. Okuduysanız okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Raf vesilesiyle tanıştığımız ama hem varlıklarıyla, arkadaşlıklarıyla beni mutlu eden hem de izleme arkadaşlığı (?) kurduğumuz arkadaşlarım @vayyy_vayyy @tursu @bernard_shaw ve @mmusa ya teşekkür ediyorum. İzleme arkadaşlığı yapacağımız nice yapımlar olsun 🦜
-29/07/26 ✍️🏻01.55
🍃Beğenmeyen değil, kalamayan gider. Bu alıntıyı kitabın başında almıştım. Henüz 14. sayfada. Kitap bittikten sonra aldığım alıntılara tekrar bakarken ayrı bir dikkatimi çekti. Üstüne düşünerek altını çizdiğim bu cümleyi biraz daha düşünmeye itti. 🍃hatırlamak acı verir, -sevindirirken bile- ve geçmişi…devamı🍃Beğenmeyen değil, kalamayan gider.
Bu alıntıyı kitabın başında almıştım. Henüz 14. sayfada. Kitap bittikten sonra aldığım alıntılara tekrar bakarken ayrı bir dikkatimi çekti. Üstüne düşünerek altını çizdiğim bu cümleyi biraz daha düşünmeye itti.
🍃hatırlamak acı verir, -sevindirirken bile- ve geçmişi tekrar kazandırmaz (73)
Kitap 3 bölümden oluşuyor. Dürüst olmak gerekirse 1. bölümü okuduktan sonra kitaba epey bir ara verdim. Kitaba devam etmek istiyordum ama hayat temposu, okuma grubuyla başka okumalar derken başucumda beklemiş oldu. Sonra geri elime aldım ve kalanı 2 günde bitirdim (şaşırtıcı çünkü okuma eyleminden çok uzaklaştım) Okuduğum ilk bölüm ve son bölüm bambaşka kitaplara ait gibiydi.
1. bölümde sonucu, 2. bölümde gelişmeleri ve 3. bölümde de başlangıcı okuduk bence. O an olarak okumaya başladık. İkinci bölümde bir iki sene kadar geriye gittik ve son bölümde Salih'in çocukluğuna dair bazı kırılma anlarını. İlk iki bölümde okuduğumuz Salih'i oluşturan parçalar bize kitabın sonunda verilmişti.
Kitabın her bir kısmında ait olamama hissiyle beraber görüyoruz karakterimizi. Bir istisna ile. Ama bu kısma girersem spoiler olacağı için girmiyorum.
🍃Dizginsiz bir yaşama arzusu Salih' i ele geçirdi. "Keşke" dedi içinden "en az iki yüz yıl daha yaşasam. Ve bu zamanımın hepsi şimdi buraya, tam bu anın içine dolsa." (79)
Çok fazla alıntı aldığım bu kitap hakkında burada alıntı bırakmadan geçmek istemedim. Aldığım alıntılardan bazılarını da yoruma yazacağım. Okuduysanız teşekkür ederim. Umuyorum ki ait hissettiğiniz bir yer vardır ve hep sizinle kalır ^^
Bu adam suçlu. Öyle mi, suçu neymiş? Hissetmek. Peki cezası ne hissetmenin? İdam. Hissetme suçlusu. Bana bu filmi anlatan iki kelime. Bir dünya oluşturmuşlar ve bu dünyada hayatta kalmanın şartı hissetmemek. Korku yok, merak yok, sevinçler üzüntüler yok. Müzik dinleyemez,…devamıBu adam suçlu.
Öyle mi, suçu neymiş?
Hissetmek.
Peki cezası ne hissetmenin?
İdam.
Hissetme suçlusu. Bana bu filmi anlatan iki kelime. Bir dünya oluşturmuşlar ve bu dünyada hayatta kalmanın şartı hissetmemek. Korku yok, merak yok, sevinçler üzüntüler yok. Müzik dinleyemez, kitap okuyamaz, duvarınıza bir tablo asamazsınız. Bunların her biri suç. Bir insana, hayvana ya da canlı cansız fark etmeksizin hiçbir şeye sevgi besleyemezsin. İdam edilirsiniz. Herkes hislerini bastıracak olan Prozium'u almak zorunda. İlacınızı almayı unutursanız sizi hoş olmayan durumlar bekler. Sebebi ise savaşları bitirmek. Hisler olmazsa savaşlar da olmaz çünkü. Yani öyle deniyor. Olmaz mı gerçekten?
Bu filmi şuanın gözüyle izlediğinizde sizi ne kadar etkileyeceğini tartışabiliriz tabii. 2002 yapımı olduğuna bakıp ona göre izlerseniz muhakkak etkilenir ve başarılı bulursunuz bence. Benim gözümde şuanın gözüyle bile güzel ele alınmış bir distopya. Sanırım favorilerime bile girebilir benim için çok sağlam bi filmdi. Okuduysanız teşekkür ederim. Sevgiyi, gökyüzünü ve hayatı hissetmeyi unutmayın. Bir de gökkuşağına baktığınızda hissetiklerinizi.
DEXTER'IM DA DEXTER'IMMM. DAHA BÜYÜK YAZSANA KLAVYE 🥲🥲 Selamlar, saygılar efem. Bilin bakalım kim finallerinin arefesinde safe place dizisinin spin-off'una başladı (pişkin sırıtış) BEN TABİİ Kİ Pişman mıyım? Yo. Yine olsa yine yapar mıyım? Kesinlikle. Original Sin çıkalı aylar oluyor.…devamıDEXTER'IM DA DEXTER'IMMM. DAHA BÜYÜK YAZSANA KLAVYE 🥲🥲
Selamlar, saygılar efem. Bilin bakalım kim finallerinin arefesinde safe place dizisinin spin-off'una başladı (pişkin sırıtış) BEN TABİİ Kİ
Pişman mıyım? Yo. Yine olsa yine yapar mıyım? Kesinlikle.
Original Sin çıkalı aylar oluyor. İlk çıktığında 2 bölümünü izlemiştim ama beğenmeme rağmen nedense devam etmemiştim. Nedenini sonradan anlar gibi oldum. Akademik kaygılar ve baskılar olmadan Dexter izleyemiyormuşum (yine pişkin ve iflah olmaz sırıtış) Sonradan ekleme cümle: yazarken fark ettim de cidden Harry'yi suçluyorum her şeyden. Yazıyı yazarken çok şeyi yumuşattım kibarlığımı bozmamak ve kindar görünmemek adına
Bu dizide Dexter'ın ilk cinayetlerini izliyoruz. Ana dizide de var olan bazı sahneleri bu dizide de çekmişler. Böyle göndermeleri çok severim. Ben diziyi genel olarak gerçekten beğendim. İlk bölümlerinde de sevmiştim zaten ama özellikle 5. bölümden sonra ayrı bi sardı bence. Dürüst olmak gerekirse bu kadar beğendiğime de şaşırdım. Arada yıllar var ve başka oyuncular sonuçta. En fazla ne kadar yaşatabilirler ki o ruhu? Diyordum. Yaşatabilecekleri en üst düzeyde yaşatmışlardı bence karakterler cuk oturmuştu. Dexter'ı oynayan abimizin mimikler tavırlar falan Dexter gibi hissettirdi (şaşırtıcı şekilde)
Karakterleri gömmece 🥰 (bence spoiler yok ama hassasiyeti olan atlasın bana sövmesin sonra)
Debra'nın ana dizideki mallığını izleyen arkadaşlarımla baya bir konuşmuştuk zamanında. Heh işte o sonradan böyle olmamış hep böyleymiş. Mal gelmiş, mal gitmiş yani. Salak.
Çok özür diliyorum ama Harry de az göt değilmiş ha. Bunun hakkında söyleyeceğim şeyleri spoiler kısmına saklıyorum ama karakterler hakkında yazarken değinmeden edemedim.
Dexter'a gelince. Dexter'ın ritüelinin adım adım oturmasını izledik resmen dizide. Başlangıçta kuralları vardı sadece. Hatalar yapa yapa ritüelinin aşamalarına karar verişini izlemek bence çok keyifliydi. Aynı şekilde Brian'ın da ilk cinayetlerini izlemek tüyler ürpertici ama güzeldi.
ŞİMDİ SPOİLER
Aptal Harry yüzünden Laura ölmüş... Kaç senenin polisisin öyle bi hatayı nasıl yaptın diye sorarlar adama. Verecek cevabı olamaz da biz yine de sorarız yani. Laura öl(dürül)meden önce ben Brian'a üzülüyordum. Bir de baya dedim kendi kendime lan Harry Brian'ı neden almadın onun suçu neydi diye... Özür dilerim Harry bu konuda haklıymışsın. Brian ve Dexter'ın farklarını izlerken çok garip geldi gerçekten.
Dexter ve Harry ilk cinayete kadar yıllarca kurallar belirlemişler taktikler teknikler düşünmüşler, alıştırma yapmışlar. Olayların bazıları gerçekten beklenmedikti ama bazıları da bunu da düşünmüşsünüzdür ya dedirtti. Her şeyi düşündün de bunu mu düşünemedin Harry???