Gelememeyi sen anlat, Gidememeyi ben anlatayım. Gözüm değil gönlüm kaldı, Beklemek değil özlemek yordu. Hani derler ya; Aşk arafta bir yoldu, Giden gitti dönen yoktu. Nazım Hikmet
İzlediğim en kötü distopya neyin abartıldığını anlamdım belki sadece yapımcısı ve yapım şirketi yüzünden abartılıyor öncesinde iyi bi piar çakılması yapıldığı kesin ama içi boş. Pembe dizi kıvamında distopya seviyorsanız belki izlenebilir. Dizi başında beni heyecanlandırmıştı farklı bir konu yakalandı…devamıİzlediğim en kötü distopya neyin abartıldığını anlamdım belki sadece yapımcısı ve yapım şirketi yüzünden abartılıyor öncesinde iyi bi piar çakılması yapıldığı kesin ama içi boş. Pembe dizi kıvamında distopya seviyorsanız belki izlenebilir. Dizi başında beni heyecanlandırmıştı farklı bir konu yakalandı diye ama konunun işleniş şekli berbat. Çünkü distopya işlenmesi zor bir konu bazı şeyleri iyi irdelemek lazım sadece konunun iyi olması yetmiyor. Leziz kadavralar kitabı da öyleydi konu çok iyi ama yazılamamış. Bunu izleyeceğinize 20. kere falan 12 maymun ya da revolution izleyin daha iyi. Diziyi beğenenler üstüne alınmasın herkesin zevki farklı
Anne oğluna ne olmak istediğini soruyor. Çocuk 'Bir kahraman' yanıtı veriyor. Annenin, 'O zaman bize ne getireceksin?' sualine, çocuk, 'Yedi tane Türk kafası getireceğim' diye karşılık veriyor. Küçücük çocukların zihninde kahraman olmayı Türk kafası getirmekle eşleştiriyorlar. El insaf, el vicdan.…devamıAnne oğluna ne olmak istediğini soruyor. Çocuk 'Bir kahraman' yanıtı veriyor. Annenin, 'O zaman bize ne getireceksin?' sualine, çocuk, 'Yedi tane Türk kafası getireceğim' diye karşılık veriyor. Küçücük çocukların zihninde kahraman olmayı Türk kafası getirmekle eşleştiriyorlar. El insaf, el vicdan. Yunanların faşistleri, çocuğundan ihtiyarına, kadınından erkeğine kadar, okulda, ailede, kilisede Türk düşmanlığı işliyor, nefreti köpürtüyorlar."
Belki
Sema Soykan
Zülfü Livaneli nin Serenad kitabı benim için incelemesi, bana hissettirdikleri açısından tarifi oldukça zor bir kitap. Karakter yoğunluğu üst düzeyde içinize işliyor. Ana karakterle o kadar yoğun bir bağ kuruluyor ki onların acıyı aşkı yürekten hissediyorsunuz. Prof. Wagner'i okuyunca aşkı…devamıZülfü Livaneli nin Serenad kitabı benim için incelemesi, bana hissettirdikleri açısından tarifi oldukça zor bir kitap. Karakter yoğunluğu üst düzeyde içinize işliyor. Ana karakterle o kadar yoğun bir bağ kuruluyor ki onların acıyı aşkı yürekten hissediyorsunuz. Prof. Wagner'i okuyunca aşkı kelimelerle tarif edilmeyeceğini yaşamın her anında hissederek ifade edilebileceğini anlıyorsunuz. Maya'yı okudukça dul bir kadının (dul=aşağılayıcı etiket) ön yargılara, yargısız infazlara karşı nasıl ayakta durduğunu bunun yanı da azmini ve başarısını okuyorsunuz. Bütün bunlar yanında alt hikayeler de geçen birbirinden çok farklı kadınlar ve ait oldukları kökenlerinin çektiği acılar gözlerinizi yaşartıyor. Ve çekilen her acının içinde aşkı da hissediyorsunuz, belki aşk çekilen acıların önüne geçemiyor ama bir fark yarattığı kesin. Benim okumak için geç kaldığım bir kitap umarım hala okumayanlarınız varsa geç kalmadan bu kitabın tadına varır.
Ve bu kitap sayesinde listeme eklediğim kitaplar da var tabi;
Mavi Alay Gri Aşk
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Struma-Ask Yolcusu
Uyuyan Güzeller
Ve bir tane de film
Five fingers
Sizde bunlardan faydalanmak isterseniz diye buraya bırakıyorum
Kitapla kalın sağlıcakla kalın
Müsait zamanin oldugunda... Uğrayıver yüregime.... Bir ara uzun uzun sev beni. Gelmesen de olur Malum hayat iste.. basindan Ask'ın. Herkesin Ask'ı Ama sen gel olur mu..・・ Cemal Süreya