Baktılar iş uzayacak Yazı tura attılar, Bak şu kör şeytanın işine, Tutup da yazı gelmez mi, Hem de ne yazı. Köy yerinde kim okuyacak bunu Çaresiz tura diyen kazandı.
Bir çocuğun "çocuk" dilindeki duygularını çok güzel yansıtmış Zweig. Okurken ilk sayfaları gülümseyerek geçtim ama kurgunun hararetlendiği yerlerde Edgar'ın babasından, babasının annesine olan ilgisizliği sonucunda annesinin davranışlarından, bencil Baron'dan nefret ettim. Çocukların istedikleri manevi isteklerini görememenin sonuçları gerçekten çok ağır…devamıBir çocuğun "çocuk" dilindeki duygularını çok güzel yansıtmış Zweig. Okurken ilk sayfaları gülümseyerek geçtim ama kurgunun hararetlendiği yerlerde Edgar'ın babasından, babasının annesine olan ilgisizliği sonucunda annesinin davranışlarından, bencil Baron'dan nefret ettim.
Çocukların istedikleri manevi isteklerini görememenin sonuçları gerçekten çok ağır ve bunu somut bir şekilde gözümüze sokmuş Edgar.
On iki yaşındaki çocuk aklıyla kurduğu o senaryolar, ihtimaller ve duygular iç burkucu nitelikte. Biraz da çocuk bakış açısıyla olaylara bakmak isteyen için 80 sayfalık bir kitap.
Küçük Bey, Japon edebiyatında okuduğum ilk kitap oldu ve beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı. Cümlelerin tasarımları betimlemelerden yoksun, bir o kadar da düz ilerledi. Örneğin; geldim, gittim, oldu gibi. Şehir/Köy ayrımını anlatmaya çalışılması anlaşılır bir durumken anlatım içlerinde çok fazla…devamıKüçük Bey, Japon edebiyatında okuduğum ilk kitap oldu ve beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı.
Cümlelerin tasarımları betimlemelerden yoksun, bir o kadar da düz ilerledi. Örneğin; geldim, gittim, oldu gibi.
Şehir/Köy ayrımını anlatmaya çalışılması anlaşılır bir durumken anlatım içlerinde çok fazla ayrımcılık, şiddet yanlılığı da empoze edilmiş durumda.
Kitapta "kötü" karakter olarak lanse edilen kişi üzerinden homofobik söylemler mevcut.
Ayrıca çocuklar konusunda ceza, şiddet gibi fiziksel ve duygusal istismarı normalleştiren bir kültürü var baş karakterimizin.
Japon edebiyatına ön yargıyla bakmayacağım fakat yazar kendisinden epeyce soğuttu.
Denemek isteyenler için farklı bir yazarın kitabından başlanması gerektiğini söylemek isterim.
Spoiler içeriyor
Hayat her zaman adil davranmıyor değil mi? Aslında bahsi geçen her çocuğun hayatında, davranışlarını yöneten bir ailenin izi mevcut. Özellikle bunu Geber'in babasında görebiliyoruz. Ya da Feri Atz'ın betimlenenin aksine Nemeçek'in manevi olarak yanında durmasından. En çok da Boka'nın yetimhanede…devamıHayat her zaman adil davranmıyor değil mi?
Aslında bahsi geçen her çocuğun hayatında, davranışlarını yöneten bir ailenin izi mevcut. Özellikle bunu Geber'in babasında görebiliyoruz. Ya da Feri Atz'ın betimlenenin aksine Nemeçek'in manevi olarak yanında durmasından.
En çok da Boka'nın yetimhanede kalmasıyla çevresindeki çocuklara olan yaklaşımı beni aşırı duygulandıran sahnelerdi.
On dört yaşındaki çocuklara göre davranış ve düşüncelerinin gerçekten fazlasıyla detaylandırılması kitabın, yetişkin kitabı kategorisinde olması yönünde bastırılmış bence.
Nemeçek hakkında yorum yapmak çok fazla içimden gelmiyor çünkü zaten beni fazlasıyla üzüp ağlattı.
Ölmeyi hak etmedin ama yaşarken de sana yapılanları hak etmedin. Kalbimde bir tahtın var. İyi uykular Nemeçek.
Sylvia'nın hayatını yüzeysel duyduğumda bile evet bu şair-yazarı okulda sunmalıyım dedim. Sen nasıl bir kadınsın öyle! Sırça Fanus, denildiği üzere yazarımızın hayatından esinlenilerek yazılmıştır. Kendi anne ve babasının tanışmasından babasının ölüm sebebine kadar aktarmış Sylvia. Küçük detayların doğruluğu içerisindeki geniş…devamıSylvia'nın hayatını yüzeysel duyduğumda bile evet bu şair-yazarı okulda sunmalıyım dedim. Sen nasıl bir kadınsın öyle!
Sırça Fanus, denildiği üzere yazarımızın hayatından esinlenilerek yazılmıştır. Kendi anne ve babasının tanışmasından babasının ölüm sebebine kadar aktarmış Sylvia. Küçük detayların doğruluğu içerisindeki geniş çerçevedekilerin de doğruluk payları neznimde arttı açıkcası.
Sylvia'nın da ne kadar feminist olduğunu, o döneme ait "bekaret" saçmalığından sıyrılıp kendi hayatına önem vermesi bile ne kadar güçlü olduğunun göstergesidir.
Yine o döneme ait elektrotedavinin, hastalar üzerindeki sonuçlarını sorguladım kendimce. Asla tıpta araştırmadım fakat okuduğum üzere hasta olan birinin iç sesine göre hiç işe yaramış görmedim.
İçimden şunu geçirdim hep, annenden kopmasaydın çok güzel bir anne olurdun Sylvia. Umarım gittiğin yerde mutlusundur.
Okuduğum ilk Jack London kitabı ve nasıl, nereden başlayarak yazmam gerektiğini bilemiyorum. Genellikle fazla klasik kitap seçip okumaya karar veren biri değilim ve böyle bir kitabı yorumlamak haddime değil diye hissediyorum ama yine de biraz duygularımdan bahsetmek isterim. Martin, okuduğum…devamıOkuduğum ilk Jack London kitabı ve nasıl, nereden başlayarak yazmam gerektiğini bilemiyorum.
Genellikle fazla klasik kitap seçip okumaya karar veren biri değilim ve böyle bir kitabı yorumlamak haddime değil diye hissediyorum ama yine de biraz duygularımdan bahsetmek isterim.
Martin, okuduğum en realist ve bir o kadar duygusal karakter. London'unda yarı otobiyografik olarak yazmış olması da cabası. Kitapta buram buram sınıfsal ayrımdan ve üst mertebe insanlarının "entelektüel düşünme" eylemleri çatısı altında para kokusunu almalarından bahsediliyor.
Martin'in ise bir kadın uğruna yapabildiklerinden ziyade yapamadıklarının üstüne ısrarla, azimle gidiyor olması aşk adam olduğunun besbelli yansıtılmasıdır. Karakterimiz, en alt tabakadan birisidir ve aşık olduğu kadına kendini beğendirme çabası içerisinde, kendisini ne kadar da öğrenerek, çabalayarak yücelttiği - ki kitapta tüm toplumdan da yüceltildiğini belirtir - yıllarını vererek istediklerini elde ettikten sonra tepetaklak olan hayatıyla su gibi aktı gitti. Martin'e kızdığım çok zaman oldu ama bir o kadar da haklıydı.
İnsanların, bağımsız bireylere olan saygı ve sevginin o bireyin oluşumundan mı yoksa dalgalanan hayatlarında bir noktada yüceldiklerinden mi geldiğini gösteren bir evren gösterilmiş. Zannediyorum ki günümüz de dahil bu hep böyle olmuştur.
Son olarak Martin, seni sen olduğun için sevmeseler de okurlar olarak biz seni çok sevdik.
Genellikle öykü okuyan biri değilimdir fakat kitap içerisindekiler, öykü kralı olarak da bilinen Sabahattin Bey sayesinde içine çekti. İçerisinde birçok hikaye var ve iki üç hikayeden sonra mutlu son beklemeyi bırakmıştım, öyle de oldu. Genellikle okuduğum hikayelerin sonlarının olumlu bitmesine…devamıGenellikle öykü okuyan biri değilimdir fakat kitap içerisindekiler, öykü kralı olarak da bilinen Sabahattin Bey sayesinde içine çekti. İçerisinde birçok hikaye var ve iki üç hikayeden sonra mutlu son beklemeyi bırakmıştım, öyle de oldu.
Genellikle okuduğum hikayelerin sonlarının olumlu bitmesine o kadar alışmışım ki bu kitapta olumsuz bittiğini tahmin etsem de nasıl biteceğini düşünemedim.
Uzun soluklu kitaplarla aranız yoksa eğer, zaten Sabahattin Ali size ilaç gibi gelecektir.
Konu itibariyle hassas olan ve hem çocukla ilgili bölüm okuyan, meslek sahibi insanlar hem de bilinçlenmek isteyen ebeveynler için sade, toplum dilinde bir kitap. Çocukların belirli yaşlarda yaşadıkları travmalara karşı bakım verenlerin ya da yetişkinlerin nasıl yaklaşması gerektiği güzel bir…devamıKonu itibariyle hassas olan ve hem çocukla ilgili bölüm okuyan, meslek sahibi insanlar hem de bilinçlenmek isteyen ebeveynler için sade, toplum dilinde bir kitap.
Çocukların belirli yaşlarda yaşadıkları travmalara karşı bakım verenlerin ya da yetişkinlerin nasıl yaklaşması gerektiği güzel bir şekilde özetlenmiş.
Okunduktan sonra akılda bir fikir oluşabilir ve ani durumlarda atılacak ilk doğru adımlar hakkında eyleme geçebiliriz.
Ciddi anlamda bu tarz kitapların terapi veya tedavi niyetine kullanılmamasına dikkat edinilmelidir çünkü ilk olarak bir uzmana görülmekte fayda vardır.
Spoiler içeriyor
Gerçek bir cinayet olayına dayanan ve mini dizi olarak yayınlanmış netflix dizisi. İspanya'da üst mertebe bir aile Çin eyaletine bağlı 9 aylık bir bebek evlat edinir ve dışarıdan iyi bir aile tablosu sergilerler. Asunta, 12 yaşına geldiğinde bir şekilde ailesinin…devamıGerçek bir cinayet olayına dayanan ve mini dizi olarak yayınlanmış netflix dizisi.
İspanya'da üst mertebe bir aile Çin eyaletine bağlı 9 aylık bir bebek evlat edinir ve dışarıdan iyi bir aile tablosu sergilerler. Asunta, 12 yaşına geldiğinde bir şekilde ailesinin kayıp ihbarıyla gündeme gelir.
Kaçırılma davası olarak görülse de kısa bir süre sonra tüm oklar anne ve babayı işaret eder.
Problem şu ki dava sonucunda bile anne ve babayı kesin olarak katil yapan deliller olmamıştır ve jüri kararıyla 18 yıl hapse atılırlar.
Bölüm boyunca annenin ruhsal sıkıntıları ile babanın anneye saplantılı şekilde bağlı olduğunu görüyoruz. Olayların gidişatı karışık ve sonucun kesin bir yere varmaması beni çok sarstı.
Diziden sonra olayın gerçek medya paylaşımlarına baktığımda annenin hapis cezasından 7 yıl sonra intihar ettiğini ve babanın hala hapiste olduğunu gördüm. Kesinlikle olayın iç yüzünü öğrenmek isterdim.
Dizi aşırı yavaş akan ama gerçek bir olay olduğu için ilginizi çekerse eğer izlenmesi gereken bir dizi. Aksi halde fena sıkılacaksınızdır.
"Nasıl ki bir kemeri, kubbeyi ayakta tutan kilit taşıdır, toplumun kilit taşı da kadınlardır." Sözüne yer vererek başlamış romana Sema Soykan. Baş kahraman Nil'imiz, başarılı ve bir o kadar dik başlı yapısı olan avukattır. Yazar, kadın ve kadınlık kavramı üzerine…devamı"Nasıl ki bir kemeri, kubbeyi ayakta tutan kilit taşıdır, toplumun kilit taşı da kadınlardır." Sözüne yer vererek başlamış romana Sema Soykan.
Baş kahraman Nil'imiz, başarılı ve bir o kadar dik başlı yapısı olan avukattır. Yazar, kadın ve kadınlık kavramı üzerine fazlaca düşen, eski tarihteki kadın sömürgeciliğini de iyi bilen Nil'in ağzından romanda çok kez yer ve zaman bilgileri ile beraber okuyucunun bu anlamda gözlerini açtırmaya çalışmıştır.
Farklı kültür veya coğrafyalarda bile kadınların aynı zorluklardan geçtiği ve günümüze gelene kadar ki yolda kadın dayanışmasının sonucunda rahata erdiğimizi -ki bu özneldir, asla tam olarak bitmedi.- söyler.
Kurgu üzerinden anlatılan bilgiler ışığında Nil'in hayatı etkileyiciydi doğrusu. Gururunu aşkının önüne koyması, geçmişte yaşadığı olayları yapboz parçaları gibi birleştirdiği süreçteki gücü, şefkat ve merhametle harmanlanmış ana karakter yazara daha sıcak hissetmemi sağladı. Kesinlikle diğer kitaplarını da okuyacağım.
Yirmi üç yaşında bir kadın olarak bu romanı okuduğum için mutlu ve gururluyum. Her bireyin de okumasını çok isterim.