Önceki gönderimde bahsettiğim kısa film rafa eklenmiş bir izleyin derim. Böylelikle belki dizisini de izlemek konusunda sizi teşvik edebilir. Youtube'da bulabilirsiniz koşun gidin izleyin (kısa film hakkındaki izlenimlerinizi merak ediyorum.)
Diziyi sosyal medyada boş boş gezerken keşfetmiştim. Bana keşfetiren videoyu yapan arkadaşın Allah tuttuğunu altın etsin. Dizi hasar alan bir uzay gemisinin mürettebatının gizemli ve insan namına bir canlının bulunmayıp sıradışı ekosistemi olan gezegene acil olarak tahliye olmalarıyla başlıyor. Fakat…devamıDiziyi sosyal medyada boş boş gezerken keşfetmiştim. Bana keşfetiren videoyu yapan arkadaşın Allah tuttuğunu altın etsin.
Dizi hasar alan bir uzay gemisinin mürettebatının gizemli ve insan namına bir canlının bulunmayıp sıradışı ekosistemi olan gezegene acil olarak tahliye olmalarıyla başlıyor. Fakat bu gezegen sandığınız gezegenlerden değil kendine has ve benim açımdan büyüleyici ve rastlanmamış bitki örtüsü ve birbiri içinde etkileşimde olan canlılar içeriyor.
Ki bu karmaşık ekosistemin ve kestirilemezlik , bilinmezlik yaratan bu gezegen ile oluşturulan bu atmosfer beni içine çekmekle kalmayıp gezegene merakımı da kamçıladı.
Kısa film olan "Scavengers(2016)" (rafa istekte bulundum umarım eklenir.) İzlediğinizde açıklamaya çalışıp cümleleri bir araya getirip tanımlayamadığım bu ekosistemi nasıl bir şey olduğunu daha iyi anlayabileceksiniz. Zaten kısa filmin çok sevilmesiyle bu animasyon dizisinin yapılmasına öncülük etmiş.
Görselliği olsun müzikleri olsun atmosferi sonuna kadar destekliyor. Tamamıyla oturmuş bir atmosferi de bana göre yok gibi çünkü dizinin yaratıcısının hayal gücüne bağlı bir ekosistem ve bunu elinden geldiğince kullanmış diyebilirim. Kestirilemez uçsuz bucaksız bir etkileşim zinciri buna hayran kaldığımı dile getirmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Dizi muallakta bitmedi fakat kafamda bir iki soru bırakmadı değil umarım devamını yayınlarlar böyle kalmaz.
10/10
Niye izledim bilmiyorum ama idare ederdi şimdi. Ara ara artistik paten( I,Tonya iyi filmdir. Tasviye ederim onu izleyin o film biraz biyografi spor tarzında idi. O tarzı daha çok severim. ) filmlerine sararım bu filmi de öyle keşfettim. Uzundur Komedi…devamıNiye izledim bilmiyorum ama idare ederdi şimdi.
Ara ara artistik paten( I,Tonya iyi filmdir. Tasviye ederim onu izleyin o film biraz biyografi spor tarzında idi. O tarzı daha çok severim. ) filmlerine sararım bu filmi de öyle keşfettim. Uzundur Komedi de izlemediğim için de güzel bir karışım olur diye düşünmüştüm yanılmışım ama gene de izlemeye devam edip bitirdim.
Jimmy ve Chazz adındaki iki rakip artistik patencinin ömür boyu hayatlarından men edilmesini anlatıyor. Tabi bir şekilde kuralarda bir boşluk bularak çiftler kategorisinde yarışabileceklerini öğreniyorlar. Tabi zaman kısıtlılığından Kadın Partner bulamıyorlar . Denize düşen yılana sarılır misali birbirilerinin partnerleri oluveriyorlar.
Kötüler klişe (uzundur bu tarz izlemediğim için garipsemiştim ama eski filmlerdeki klişe kötüleri birazcık düşündürdü). Paten sahneleri idare eder bazıları uçmuş yer çekimi izin vermez yani (Ne bekliyordum sanki di mi öylesine izlediğimden dolayı yadırgamadım). Şakaların çoğu Chazz'ın dahil olduğu şakalar diyelim +18 yaş kitlesi ve üzerine hitap ediyor.
Neyse izlerken keyif aldım ne yalan söyleyeyim ama siz izleyin beğenirsiniz gibi bir iddaada bulunamam çünkü bu filmi verilen puanlar 9,7 ve benim 6'im
İnternette gezinirken ayın iç yapısının ne olduğu doğrulandı diye bir yazı gördüm. Yazıyı okumayı bitirdikten sonra yorumlardan birinin bu belgesel size ayın oluşumuyla ilgili farklı bir bakış açısı sunucak dedi ve ben de izleyeyim bari dedim. Şu ana kadar Ay'ın…devamıİnternette gezinirken ayın iç yapısının ne olduğu doğrulandı diye bir yazı gördüm. Yazıyı okumayı bitirdikten sonra yorumlardan birinin bu belgesel size ayın oluşumuyla ilgili farklı bir bakış açısı sunucak dedi ve ben de izleyeyim bari dedim.
Şu ana kadar Ay'ın yapısını düşünmediğimi farkettim. Ay'ın iç çekirdeğinin katı mı akışkan mı olduğu.Milyarlarca yıldır akşamlarımıza dostluk eden ve bazı metaforlarda kulandığımız Ay'ı ve bu sebeple de iki üç bilgi edinebilmek amacıyla izledim.
Ay'ın yapısını açığa çıkarabilmek tabiki de güneş sistemimizin tarihini bir ihtimalde gezegenimizin de bazı sırlarını daha iyi bir şekilde yorumlamamıza yardımcı olacaktır.
Belgeselde Ay'ın oluşumuyla ilgili iki üç teoriden bahsediyor. Bu teoriler tabi ki daha kanıtlanmamış fakat evreni anlamanıza küçük de olsa yardımı dokunuyor. Sonuçta evren birbiri içerisinde etkileşimi bir yer.
NOT: bu gönderiyi 4. sezon 3. bölümünü izlerken gelen ilhamla yazıyorum. Felsefik açıdan acayip tatmin oldum diyebilirim yani olaylar sadece olup bitmiyor , bazı temellere dayatılıyor ve bu izletirirken gerçekten yaşamış gibi hissettirdiğinden “ beni yakaladın adamım “ oluyorum. İzlerken…devamıNOT: bu gönderiyi 4. sezon 3. bölümünü izlerken gelen ilhamla yazıyorum.
Felsefik açıdan acayip tatmin oldum diyebilirim yani olaylar sadece olup bitmiyor , bazı temellere dayatılıyor ve bu izletirirken gerçekten yaşamış gibi hissettirdiğinden “ beni yakaladın adamım “ oluyorum.
İzlerken bazı şeyleri çözdüğünüzü, teorilerinizin doğru olduğuna inandırıyor izlediğiniz bölümler itibariyle. Bu açıdan acayip keyif verici , tatmin edici bir anime ve bundan sebeptir ki tamam ile izleyip kendinizle çelişip , tartışarak olayların farkına varıp keyfini yaşamanız gerekiyor. Buna en iyi örnek de 4 sezon olabilir benim kanaatimce. Sürekli bir şekilde teorileriniz çürüyor-evriltip bambaşka bir açıdan bakıyorsunuz(4. Sezon 15 bölümü bitirip 16 bölümü izlerken yazıyorum bu paragrafı )- karakterlerin gözünüzde bıraktığı izlenimler değişiyor devamlı bir şekilde. Bu yüzdendir ki bu bölümlerdeki gelişmelerden sonra karakterlerin dediklerine ve yaptıklarına temkinli bir şekilde ve kuşkucu bir şekilde yaklaşmaya başladım. Evet haravette kapılmayıp ,akılanmam 16 bölüm sürdü ve halâ akılanamadım dkdkdbjssdbvsdhbvbds
(Bu paragrafı yayınlanmış bütün yayınlanan bölümlerini izledikten sonra yazıyorum)
Biraz da animelerdeki duygunun aktarışından bahsedeyim bu anime özelinde. İzlerken -normalde düzenli anime izleyen bir olmadığından kaynaklı bu etkiyi yaratmasını beklemediğimden aktarayım dedim.- anime olmasından sıyrılıp evrenin içine sürüklendiğimi söyleyebilirim. Onlarla aynı hisleri hissederken buluyorsunuz kendinizi ki bu çok hoşuma gitti. Normalde de karakterlere aynı hisleri hissederseniz fakat bu kadar olayın içinde gibi değerlendirme yaptıracağını düşünmemiştim.
Soundtrackler acayip uğraşılmış,emek verilmiş ve sahneleri çok iyi bir şekilde yansıtacak şekilde bestelenmiş .
Beğendiğim soundtrackleri de yazayım (evet yazacak bir şey bulamadım sdkkd)
Bauklotze - Hiroyuki Sawano(favorim)
Symphonicsuite (Aot) Part2-1st: Attack on Titan (Wmid -Hiroyuku Sawano(ikinci favorim )
Symphonicsuite (Aot) Part1-4th: 7-B- Hiroyuki Sawano
Zeek's plan- Kohta Yamamoto
Night of the end - Kohta Yamamoto
Final bölümü de 5 aralıkta çıkacağından tamamiyle değerlendirmek için bir bölüm daha var şu ana kadar kesinlikle çok iyi bir olay örgüsü, aksiyon, tatmin edici soundtracklar içeriyor.
Yarımyamalaak bir gönderi oldu sevdiğim noktaları baştan savma yazdım snsnnd
Uzun süredir gönderi yazamıyordum ki hâlâ zorlasam da yazamıyorum ama bu dizinin hiç gönderisi olmadığından ve izlemek isteyenlere fikir vermek amacıyla yazmaya koyuldum umarım yardımcı olabilirim. Görsellik , atmosfer açısından sınıfta kalmış ama hikayesi için izlenilebilir. Bazı konulara da açıklık…devamıUzun süredir gönderi yazamıyordum ki hâlâ zorlasam da yazamıyorum ama bu dizinin hiç gönderisi olmadığından ve izlemek isteyenlere fikir vermek amacıyla yazmaya koyuldum umarım yardımcı olabilirim.
Görsellik , atmosfer açısından sınıfta kalmış ama hikayesi için izlenilebilir. Bazı konulara da açıklık getirmesi de cabası
Yani demem o ki Blade Runner evreninin atmosferini yakalayamamış (ki yanından dahi geçilmemiş).
İlk filmde (Blade Runner 2017(1982)) kullanılan neon saplı şemsiyeler dışında pek bir şey yoktu atmosferi sağlama açısından .
Bir de diziyi anime sanatının kurucu milletlerine yaptırıp anime olmaması, 3d animasyon yapmış olmaları da ayrı bir ironi eğer anime tarzında yapılsaydı beğenilmeyeceğine kuşkum yoktu çünkü görsellik de Anime sanatında başı çeken unsurlardan olduğundan ve iyi bir hikayesi olmasından dolayı iyi bir birleşim olurdu.
(Örn: Blade Runner Blackout 2022)
Dizde ayrıntılar da düşünülmüş serinin olaylarına göndermeleri iyi düşünülmüş ama bu görsellik fiyaskosunu gene örtemiyor.
Dizimiz Elle adında bir replikanın yarımyamalak anılarla bilmediği bir yerde uyanmasıyla başlıyor. Elinde yarım anılarıyla kendisinin kim olduğunu ve neler yaşandığını öğrenmeye çalışıyor. Replikaları avlama için yapılan bir etkinlikde avlanmaya çalışılan Elle yaratılışının amacına ters bir şekilde kendisine yapılanların intikamını almaya çalışıyor.
Bununla başlayan bir hikaye detaylandırarak Blade Runner evreninde kafamda bazı şeyleri oturttu.
*Replikalar itaatkar olarak üretilirler.
Tyrell şirketinin nasıl wallace şirketine katıldığı, Niander Wallace Jr.'ın nasıl kör olduğu ve misyonuna (misyonu dehşet verici) ve Niander Wallace'ın nasıl hayatının son bulduğuna açıklık getiriyor dizi bunları öğrenmek isterseniz izleyin derim.
5.5/10
Bu filmi Asperger sendromuyla (Otizm spektrum bozukluğu altında sınıflandırılıyor artık.)* ilgili birkaç bilgi okurken keşfetmiştim. Asperger Sendromuna sahip olan insanların nasıl bir şekilde davrandıklarını iyi yansıtmış. Onun dışında Komedi, Romantik ve Dram tarzında. Bunları Güzel harmanlamışlar filmi izlerken irdeletirmedi. Karakterleri…devamıBu filmi Asperger sendromuyla (Otizm spektrum bozukluğu altında sınıflandırılıyor artık.)* ilgili birkaç bilgi okurken keşfetmiştim. Asperger Sendromuna sahip olan insanların nasıl bir şekilde davrandıklarını iyi yansıtmış. Onun dışında Komedi, Romantik ve Dram tarzında. Bunları Güzel harmanlamışlar filmi izlerken irdeletirmedi.
Karakterleri böyle Amelie filminde olduğu gibi anlatmaları hoşuma gidiyor böylelikle karakter analizi yapmanıza gerek kalmıyor ki bu da güzel.
Hoş tatlı boş vaktinizde keyiflenmek için açabileceğiniz tarzda bir film.
*Otizm spektrum bozukluğunun bir çeşidi olan asperger sendromu, sosyalleşebilme ve etkili iletişim kurabilme yeteneklerini sınırlayan gelişimsel bir bozukluktur. Bu sendroma sahip olan kişiler dar ilgi alanlarına sahip olup, katı rutinler ve sıklıkla tekrarlayan davranışlar sergilerler.
Filmde de Simon'un bu tür davranışları göze çarpıyor ama onunla ilgilenen bir abisi var. Ki Simon'un anlaşabildiği tek kişi fakat bu Abisi için de zor .
Daha fazla kurcalarsam spoiler vermek zorunda kalacağım (ki bu filmi tanıtmak istiyorum haberi olmayanlara) o yüzden pek deşmeyeceğim zaten filmin açıklamasında bulunuyor.
İzlerken keyifli vakit geçirdim. Simon'un kendi bakış açısından dünyayı ve içindeki olayları anlamaya çalışması da iyi yansıtılmış.
Tavsiye ediyor muyum ? Kesinlikle ayıracağınız 1,5 saatinize renk katacak tarzda bir yapım.
*@muad.dib.
Kahve ve sigara pek sağlıklı değil ha? 11 masanın 11 farklı hikayesi onların sohbetlerine kulak vermek keyifli bir deneyimdi. Hoşuma giden tekniklerden birisi de bir sohbette temel olarak konuşulan konun diğer sohbette örnek olarak gösterilmesi, bahsi geçilmesi hoşuma gitti. Bu…devamıKahve ve sigara pek sağlıklı değil ha?
11 masanın 11 farklı hikayesi onların sohbetlerine kulak vermek keyifli bir deneyimdi.
Hoşuma giden tekniklerden birisi de bir sohbette temel olarak konuşulan konun diğer sohbette örnek olarak gösterilmesi, bahsi geçilmesi hoşuma gitti. Bu biraz izleyicinin ilgisini canlı tutmak için kulanılan bir teknik bence çünkü bunun farkına vardığınızda önceki sohbetti anımsayıp edindiğiniz bilgi , bahsi geçen şeye daha hakim oluyorsunuz. Bazen aynı örnekleri vermeleri de ayrıca ilgiyi taze tutuyor. Mesela Indy 500 , Tesla'nın Rezonans iletkeni teorisi
Filmdeki sırf konuşmak için uydurulmuş hikayeler de güzeldi mesela Elvis hikkayesi pek hoşuma gitti.
Son olarak hoşuma giden favori sohbetler:
İkizler
Kuzen
Tesla bobini
Delirium
Champagne
Beynim filmi sindirmeye çalışıyor bu yüzden bazı kaynaklardan da yardım alarak aklımdakileri toparlayıp eleştirimi yazabildim. Rüyaların başka gerçekliklere açılan pencereler olduğu, muazzam güçlerinin yanında gerçeklik tarafından sınırlandırılamayacak sonsuzlukta genişleyebildiklerini, gerçek hayatta canımızı sıkan sorunların rüyalarda kendini gösterdiğini ve rüyalarımıza nüksettiğini…devamıBeynim filmi sindirmeye çalışıyor bu yüzden bazı kaynaklardan da yardım alarak aklımdakileri toparlayıp eleştirimi yazabildim.
Rüyaların başka gerçekliklere açılan pencereler olduğu, muazzam güçlerinin yanında gerçeklik tarafından sınırlandırılamayacak sonsuzlukta genişleyebildiklerini, gerçek hayatta canımızı sıkan sorunların rüyalarda kendini gösterdiğini ve rüyalarımıza nüksettiğini bunlarla beraber rüyaların absürdlüğüyle karmaşasıyla iyi araya getirmiş bir Anime
Animenin kopuk , karmaşık, absürt, katmanlı olması bir ara ne izliyorum gibi düşüncelere sürüklemediğini söyleyemem fakat rüyaların da absürt ,anlaşılması güç olmasından kaynaklanıyor. Bunu karmaşık bulsam da filme ara sıra odağımı yitirdiğini söyleyebilirim. Yanisi detaylara dikkat edilip bunların filmin ilerleyen bölümlerinde bir anlam kazandıran bol göndermeli ve animeler arasında klasik sayılan bir anime
Animeden beklediğimden daha çok gönderme var diyebilirim. Bu göndermelerden bazılarını anlamak için araştırma yaptım bir çok filmin sahnesine de gönderme içeriyor . Animede bahsetmeye değer onca detay var ama benim dikkatimi çeken ve yazmaya değer olanlardan bahsettim.
Bilim kurgulara bayılırım Animeleri pek sevdiğimi de söyleyemem bu filminde İnception’la olan konu paraleliği sayesinde keşfettim. Hatta İnception’nın bu filmden etkilenip benzer iki üç sahne bile kulanılmış diye okudum. Bunu kanıtlayan Resmi bir kaynak görmedim. Nolan’la yapılan izlediğim röportajlarda da böyle bir şeye rastlamadım ama bu benzerlik açıklıyor her şeyi sanki.
Filmde ne diye mavi kelebeklerin sık kulanıldığı merak ettim ve tabiki de bunlar da bir olaya gönderme olduğunu seziyordum. Hatta sizinle de paylaşayım;
Bosna ve Kosova’daki katliamlarda öldürülen sivillerin gömüldüğü toplu mezarların yeri bilinmiyordu, ki pek çoğu hala bilinmiyor. Söylenenlere göre toplu mezarların saklanmasında gösterilen itina pek az şeyde gösterilmiş. Mezarlar hem derin kazılmış hem de üstü kapatıldıktan sonra çevrenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak yeşillendirilmiş. Bugüne kadar toplu mezar bulma işiyle ilgilenen insanların kullandıkları yöntemler (uydu resimleri vb) bu yüzden pek işe yaramamış. Mevcut coğrafyanın belli bazı bölgelerinde kelebek nüfusunda ciddi artışlar gözlemlenmiş. Bu bölgeleri inceleyen uzmanlar, bitki örtüsünde de tuhaf bir zenginleşme keşfetmişler. Toplu mezarlara gömülen cesetler toprağa karıştıkça toprağın besleyiciliğini artırmışlar ve bu da bölgede bulunan misk otu ya da yavşan otu olarak bildiğimiz bitkinin coşup fışkırmasına ve yalnızca bu bitki ile beslenen mavi kelebek nüfusunun artan besin miktarına paralel olarak artmasına sebep olmuş. Bunun nasıl olduğunu anlamak için araştırma yaparlarken bu yerlerin altındaki cesetlere ulaşmışlar, araştırma derinleşmiş ve toplu mezarlara ulaşmışlar.
Paprikanın kelebeklerle yok oluşu bu olayla böyle bağdaştırılmış
Animeyi yaratan kişinin bu tip göndermeleri filme ayrı bir tat ve derinlik kazandırdığını söyleyebilirim.
Oipidus’a yapılan göndermede çok iyiydi.
Son olarak filmin son sahnesinden bahsedeyim.
Spoiler varrrrrrrrrrrrrrrrrr❌❌❌❌❌
Paprika orda bir dengeden bahsediyor
"Kadın-erkek, iyi-kötü, siyah-beyaz
Ancak o zaman, her şey dengesini bulmaktadır."
Sondaki Dr. Chiba'nın robot tarafından yutulması ve onun sonra kendini de feda etmesi bu yüzdendir. Her şeyin dengede olması gerekir.
Böylelikle her ikisinin de birleşmesi ile yeni bir Dr. Chiba doğması ve başkanı yutması çünkü çocukken gelişme evreleriyle iyiyle kötüyü de yutup o vakit ki haline geri gelmiştir en sevdiğim detay da bu oldu.
Ben böyle yorumladım siz nasıl yorumladınız bilmem ama
Spoiler Bitttttttttttttttttti✅✅✅✅✅✅✅
Bu kadardı dostlar
8.5/10