Lilith'in zarif çığlıkları adem ile yapılan antlaşmasının kanlı sofrasında artçı sarsıntılar yaratırken ruhumda, avuçlarımda minik minik gülleri vardı küçük bebeklerin. Adem özgürlüğüne ket vururken öfkeyle kaçtı cennetinden. Acı onun tek dostu olunca işte o an Lilith ateşten saçları ile yaktı…devamıLilith'in zarif çığlıkları adem ile yapılan antlaşmasının kanlı sofrasında artçı sarsıntılar yaratırken ruhumda, avuçlarımda minik minik gülleri vardı küçük bebeklerin. Adem özgürlüğüne ket vururken öfkeyle kaçtı cennetinden. Acı onun tek dostu olunca işte o an Lilith ateşten saçları ile yaktı tüm ademden olanları. Önce Lilith'den çaldı tohumları şimdi korku her yerdeydi. Güller yağdı gökten rengi Lilith ise sonu hep Adem. Şimdi Güller ile küller arasında yoktu bir fark her gözlerimi avuçlarıma indirişimde. Adem, niçin korkuyordu ise çığlıklar ondan sebeple yankı ediyordu gökte. Şimdi sen söyle bencil olan kimdi bu biçare hikayede ?
Beyyza
Bir cambaz ruhum, hayat ipi üstünde elinde sigarası dans ediyor usul usul. Bakışları değişken benliğini unutmuş. Boş bir kabuk gibi bıraktı bana bedenimi şimdi izliyorum dans edişini. Yağmur yağıyor tepemize oysa ikimizde biliyoruz belirsiz kim olduğumuz. Kayıp kimliğimiz onu her…devamıBir cambaz ruhum, hayat ipi üstünde elinde sigarası dans ediyor usul usul. Bakışları değişken benliğini unutmuş. Boş bir kabuk gibi bıraktı bana bedenimi şimdi izliyorum dans edişini. Yağmur yağıyor tepemize oysa ikimizde biliyoruz belirsiz kim olduğumuz. Kayıp kimliğimiz onu her yerde arıyoruz. Kaçmış bizden ve hayatın avuçlarına bırakmış bizi, biz henüz ne yaptığını fark edemeden. Ben artık boşluktan ibaretim ve kaybedişleri izlerken kendimi dinlerim. Akrobasi bitince ruhumla bir kahve içer geçmişi yad ederim. Onu uyuşturur varlığım, ellerim ateş olur ısıtır avuçlarını. Ruhum ısınmamak için kaçar benden oysa kaçtığı ben değilim kan revan içindeki geleceğim. Yere düşen alevler kan renginde, başımı eğince fark ediyorum bedenim yaralar içinde. Geçmiş ile geleceğim karışırken arada kalmışım, düşüncelerim birbirine tutkuyla bağlanırken oturup ağlamışım. Hislerimin azalışını ruhumun dans edişini izler gibi izleyip kendimi iplerin üstüne çıkarmışım. Üstümde ateşten elbisem dönüp duruyorum kor yağmurlar altında. Islanmış ateşten daha ateş saçlarım, düşmüş korlarıma ılık damlalar döndürüp duruyor düşüncelerime sıçrayan alevleri. Yüreğime sızıyor her bir damla aniden ve kalbim bir girdaba ev sahipliği ederken kaburgalarıma sarmaşıklar dolanıyor. Ruhum sarmaşıklar üstüne çıkmış durmadan dönüyor, dans edip zıplıyor bir elinde sopası bir diğer elinde tüttürdüğü sigarası. Bunalmış içimden kaçıyor yine ve ben izliyorum aynı sakinlikle. İkimizde cambaz ama birimiz sonunda duracak.
Beyyza
Sirenlerin usul ninnileri eşliğinde yol alıyor gemi. Mürettebat korku içinde ve herkes bir yandan gözlüyor dümeni. Bu güzel melodi getiriyor uyku, oysa ölüm yanı başlarında bir inci tanesi. Yağma vakti gelip çattığı an kaptan bağırıyor delice. Herkes ayaklanıyor gecenin en…devamıSirenlerin usul ninnileri eşliğinde yol alıyor gemi. Mürettebat korku içinde ve herkes bir yandan gözlüyor dümeni. Bu güzel melodi getiriyor uyku, oysa ölüm yanı başlarında bir inci tanesi. Yağma vakti gelip çattığı an kaptan bağırıyor delice. Herkes ayaklanıyor gecenin en kör vaktinde.
Bizler yok oluşu arzulayan kadınlarız, Ne ağlar ne de kahkaha atarız, kurduğumuz salıncakların halatları en büyük dostumuz Görüyorsun bizler karanlığı izleyen kadınlarız, İçtiğimiz şarabın kokusuna beyaz zambaklar karıştırırız. Bizler toprağa yakın olan zamanlarda yaşarız güzel kızım, Senin gibi neşeyle dolmayız,…devamıBizler yok oluşu arzulayan kadınlarız,
Ne ağlar ne de kahkaha atarız, kurduğumuz salıncakların halatları en büyük dostumuz
Görüyorsun bizler karanlığı izleyen kadınlarız,
İçtiğimiz şarabın kokusuna beyaz zambaklar karıştırırız.
Bizler toprağa yakın olan zamanlarda yaşarız güzel kızım,
Senin gibi neşeyle dolmayız,
Hep düşünürüz, isteğimiz gölgelere gömülmektir.
Ne renklerimizle yaşayabiliriz ne ışıksız kalırız, ıssız sokaklarımızda çiçekler büyütür, sarmaşıkların dolanmasına izin veririz.
Bizler kendinden kaçan kadınlarız, gölgelerimiz karanlıkta birer yapbozdur.
Alaca bakar usulca boyun eğeriz ki şafak atarken rüveydaya dönelim.
Cehenneme adımlayan kadınlarız biz, ellerimiz naftalin kokar bizim, gün ışığına kabus dokuyan kadınlarız ya biz.
Zamanımız yoktur yaşamaya, nereye aidiz bilmeyiz güzel kızım.
Bulutların ardında ağlamaya hali olmayanlardanız, bez bebek olup devriliriz öylece.
Girift içinde çırpınan avareleriz gecenin mavisinde.
İncecik kırmızı ipleri dolanıp boynuna,
Uçurum ucunda atılamayan çığlıklarıyla sağır olan,
Benliği taşlaşmış kadınlarız küçüğüm.
Yalnız kalmış olanlarız, bir başına bırakılmış atherisleriz biz.
Yaşarken ölüme terk edilenleriz, küçük kız çocuklarıyız, gecenin en soğuk tonu, şafağız biz.
Beyza Ulaşlı
Hey dostum, bana bir iyilik yapar mısın? Orada olsaydım kendim yapardım ama değilim ve bunun kelimelere dökülüp yüksek sesle yapılmasını istiyorum. Babama onu çok sevdiğimi söyle. (Babamı Beklerken)