kızıyordum ya hep sana evde oldugunu anlamak için bile gelip her akşam oturdugun koltuga bakmam gerekiyor diye yoksa evin bütün o sessizliğinde sende var mısın anlamıyordum,düzelsin bu durum diye cok konuşuyordum.insan doyumsuz,gözü hep sahip olamadıgını aramakla meşgul oluyor.kahkaların yükseldiği bi…devamıkızıyordum ya hep sana evde oldugunu anlamak için bile gelip her akşam oturdugun koltuga bakmam gerekiyor diye yoksa evin bütün o sessizliğinde sende var mısın anlamıyordum,düzelsin bu durum diye cok konuşuyordum.insan doyumsuz,gözü hep sahip olamadıgını aramakla meşgul oluyor.kahkaların yükseldiği bi ev olamadık hiç diye cok sucladım seni ama göz ardı ettim hep,bizim huzurumuz da sessizliğimizde saklıydı belki de.durum buyken en kötü sonucu düşünmemeye calışmak ne kadar zormuş insanlar bu duyguyla yıllarca nasıl bas etmiş anlamaya calışıyorum.şimdi sana her aksam yapıp verdiğim kahvenin suyu kaynasın diye beklerken geçen o kısa sürede sana kahve yapıp da getiremicegim bi akşam hiç olmasın diye dilek dileyip iki damla yaş döküyorum.sonra sesleniyorsun genellikle “küboş kaynamadı mı “diye.oldu babacım getiriyorum diyip bırakıyorum hep oturdugun koltugun yanına.sana gelene kadar silmiş oluyorum tabi gözyaşlarımı ve hiç görmüyorsun.yasanırken on dakika süren bi rutin bile bu kadar cok sey nasıl hissettirebiliyor?her duyguyu en yoğun haliyle hissetmek mi daha cehennem yoksa hiç bir şey hissedememek mi? umuyorum rutinimiz hiç bozulmaz,ben her aksam sana bi acı kahve hazırlayıp da verebilirim ✨kızlarının kalbine sevgi tohumu ekmiş beyaz saçlı bahçıvanım :)✨