Ne yazıyım bilemiyorum sadece tek kelimeyle harikaydi. İzleyin, izlettirin kessinlikle. Ve inanamıyorum ki suan Frankenstein'ın yaratıldığı yerde Ingolstadttayim. Ve izledigim gün şehirde Frankenstein Nacht vardi!!! 🥺
Bu benim fav kitabım. Ben zaten kadın hikayelerine bayılır, hemen empati kurup sahiplenirim. Josephine'de de öyle oldu😭 Josephine, Napolyon'un ilk karısı. Kitap onun genç kızlığı ile başlıyor, ilk evliliği, Napolyon ile evliliği ve ölümü ile de bitiyo. Napolyon cok aşıkmış…devamıBu benim fav kitabım. Ben zaten kadın hikayelerine bayılır, hemen empati kurup sahiplenirim. Josephine'de de öyle oldu😭 Josephine, Napolyon'un ilk karısı. Kitap onun genç kızlığı ile başlıyor, ilk evliliği, Napolyon ile evliliği ve ölümü ile de bitiyo. Napolyon cok aşıkmış Josephine. Ne aşk mektupları yazmış 🥺 ama ben Josephine'e kıyamıyorum dediğim gibi. Onun travmalarını okumus biri olarak seçimlerini, hatalarını yargılamak çok zor. Ölümün en kötü yanının orada Alexandre'yi görecek olmasını söylediği yer... kahroluyorum... seni tarihteki birçok kadın gibi çok seviyorum 🥲
Bu kitabı herkes okumalı gercekten tam bir Feminist manifesto. Biz kadınların değil ama erkeklerin. Ben cok random bir şekilde bu kitapla tanıştım ve herkese gördüğüm tavsiye ediyorum. Milattan önceden beri nasıl hiçbir şey değişmemiş insan hayret ediyo. Burada 'Arzuyu yargılamak'…devamıBu kitabı herkes okumalı gercekten tam bir Feminist manifesto. Biz kadınların değil ama erkeklerin. Ben cok random bir şekilde bu kitapla tanıştım ve herkese gördüğüm tavsiye ediyorum. Milattan önceden beri nasıl hiçbir şey değişmemiş insan hayret ediyo. Burada 'Arzuyu yargılamak' kısmında hep kadınlar payını almış. Erkekler kadın bedeniyle yüzyıllardır bu kadar ugrasmasaymis başka ne işleri kalırmış insan merak ediyor gerçekten. Erkekler okumalı, okumali ki anlasın. Yıllardır hatta ne yılları yüzyıllardır kadınların nelerle uğraştıkları anlamak için. Kendi bedenimiz üzerinde nasıl hiçbir söz hakkına sahip olmadığımızı görmek için. Kadın olmanın bedeli bu kadar ağır olmamalıydı. Bu zamanlardan gelen inanışlar o kadar içimize işlemiş ki -çok üzücü- hâlâ bazı yerlerde regl kadın demek pis demek. Hâlâ bazı yerlerde bu kadınlar o zamanlarda bozulur diye turşu kurmaz/ dokunmaz, hamur açmaz çünkü tutmayacağına inanır. Sizin aşağı gördüğünüz feminizm bizim hayatımız, kendimizi kabul ettirmek için yolumuz. Şaşırtıcı ki erkeğin kafasında kadın hep bir tehdit.
Umarım bu kitabın değerini anlayanlar artar. Umarım
Ya bomboş bi dizi ama tam böyle bir şey aradığım için beni çok sarmıştı hqhsjdjd VE bi dersimizin danışmanı -kendisi doktora öğrencisi:)- bu çocuğa çok benziyo YA çok zor
I will go with the book. Filme kotu demem diyemem asla ama kitap O KADAR IYIYDI KI filmin onu yeterince ele alabildiğini düşünmüyorum. Yani buna ayiracaginiz süreyle kitabını okumanızı tavsiye ederim çünkü film yüzeysel kalmış. Hala zamanınız varsa izlersiniz ama…devamıI will go with the book. Filme kotu demem diyemem asla ama kitap O KADAR IYIYDI KI filmin onu yeterince ele alabildiğini düşünmüyorum. Yani buna ayiracaginiz süreyle kitabını okumanızı tavsiye ederim çünkü film yüzeysel kalmış. Hala zamanınız varsa izlersiniz ama bence kitabı okumak must.
Vasconcelos'un en sevdiği ve benim de onun en sevdiğim kitabı. Bütün kitapları içinde kendine en yakın olarak tanimlamis bu kitabı ve evet o kadar içime dokundu bu kitap. Sevme özgürlüğü, seçme özgürlüğü, kabul etmeme özgürlüğü, hayatını yasama özgürlüğü, başkalarının istediği…devamıVasconcelos'un en sevdiği ve benim de onun en sevdiğim kitabı. Bütün kitapları içinde kendine en yakın olarak tanimlamis bu kitabı ve evet o kadar içime dokundu bu kitap. Sevme özgürlüğü, seçme özgürlüğü, kabul etmeme özgürlüğü, hayatını yasama özgürlüğü, başkalarının istediği degil kendi istediği geleceği secme özgürlüğü. Belki de şuan tam elimdeki özgürlüğü nasıl degerlendirdigimle ilgili düşünürken okuduğum içindir. Seker portakalı evet cok iyi bir kitaptı ama bu kitap bana daha gerçek hissettirdi.