" İnsan sevdiğini arayıp en güzel “Bir bilebilsen” diyebilir.. Dostu ile kadeh tokuştururken “iyi dostlar biriktirdim, hepsi ailem oldu” der de gülümser.. Gece dördü görünce en güzel “Tutamıyorum Zamanı” çalar fonda.. Tutamıyoruz zamanı hakikaten.. Çok ağlamayın.. Müslüm Baba’nın da dediği…devamı" İnsan sevdiğini arayıp en güzel “Bir bilebilsen” diyebilir.. Dostu ile kadeh tokuştururken “iyi dostlar biriktirdim, hepsi ailem oldu” der de gülümser.. Gece dördü görünce en güzel “Tutamıyorum Zamanı” çalar fonda.. Tutamıyoruz zamanı hakikaten.. Çok ağlamayın.. Müslüm Baba’nın da dediği gibi hain bu aşk.. Bir ömür yetmez ki.. Sevgi ile kalın."
“Sevdiğin biri için ne kadar ileri gidebilirsin?” Masum olduğuna inanılan bir kadın hapiste. bir adam sevdiği kadını kurtarmak için her şeyi göze alıyor. Zamana karşı, sessiz ama zekice bir kaçış planı.. Gerilim dozu yavaş yavaş yükseliyor ve sonuna kadar bırakmıyor.
“Her şeyi bitirmeyi düşünüyorum. Bu düşünce sürekli aklımda. Hiç kaybolmuyor. Sadece düşünmek değil bu. Bir karar gibi.” Bir kadın, erkek arkadaşı Jake ile birlikte Jake’in ailesini ziyarete gitmek üzere yola çıkar. Ancak bu sıradan gibi görünen yolculuk, yavaş yavaş gerçeklik…devamı“Her şeyi bitirmeyi düşünüyorum. Bu düşünce sürekli aklımda. Hiç kaybolmuyor. Sadece düşünmek değil bu. Bir karar gibi.”
Bir kadın, erkek arkadaşı Jake ile birlikte Jake’in ailesini ziyarete gitmek üzere yola çıkar. Ancak bu sıradan gibi görünen yolculuk, yavaş yavaş gerçeklik algısını sorgulatan bir kabusa dönüşür. Kadın bir yandan Jake ile olan ilişkisini bitirmeyi düşünürken, diğer yandan çevresindeki her şeyin tuhaflaştığını fark eder.
bir ilişkiden çok bir zihnin içine yapılan yolculuk. Gerilim dozu yüksek, kafa karıştırıcı ve psikolojik yönü ağır bir hikâye.
Film, 1920’lerde Japonya’da gerçekten yaşamış olan Hachiko'nun hikâyesine dayanır. Tokyo’daki Shibuya İstasyonu’nda her gün sahibini bekleyen bu köpek, Japonya’da bir sadakat sembolü hâline gelmiş ve heykeli dikilmiştir. Profesör Parker Wilson, tren istasyonunda sahipsiz bir yavru köpek bulur. Japon ırkı olan…devamıFilm, 1920’lerde Japonya’da gerçekten yaşamış olan Hachiko'nun hikâyesine dayanır. Tokyo’daki Shibuya İstasyonu’nda her gün sahibini bekleyen bu köpek, Japonya’da bir sadakat sembolü hâline gelmiş ve heykeli dikilmiştir.
Profesör Parker Wilson, tren istasyonunda sahipsiz bir yavru köpek bulur. Japon ırkı olan bu köpeğe “Hachiko” adını verir ve kısa sürede aralarında özel bir bağ oluşur. Hachi, her gün sahibini tren istasyonuna kadar uğurlar ve akşam olunca onu aynı noktada bekler. Ancak bir gün profesör eve dönemez… Ve Hachi, onu yıllar boyunca beklemeye devam eder.
“Her gün aynı saatte istasyona gelirdi. Her gün, yıllarca... Sanki o gün dönecekmiş gibi.”
“Ben seni olduğun gibi seviyorum, geçmişinle, her şeyinle… Ama sen kendini sevmiyorsun Sevda.” Film, zengin bir aileden gelen Ümit ile gece kulübünde şarkıcılık yapan Sevda’nın aşkını anlatır. Ümit’in ailesi, Sevda’yı "uygunsuz" bulur ve aralarını açmak için çeşitli yollar dener. “Kara…devamı“Ben seni olduğun gibi seviyorum, geçmişinle, her şeyinle… Ama sen kendini sevmiyorsun Sevda.”
Film, zengin bir aileden gelen Ümit ile gece kulübünde şarkıcılık yapan Sevda’nın aşkını anlatır. Ümit’in ailesi, Sevda’yı "uygunsuz" bulur ve aralarını açmak için çeşitli yollar dener.
“Kara Gözlüm”, Hem sinemasal dili hem de oyunculuklarıyla izlenmeye değer bir yapımdır. Aşk, gözyaşı, fedakârlık ve toplumun yargıları bu filmde iç içe geçmiştir.
“Ben seni kalbime gömdüm, mezar taşın bile yok...” Birbirlerine tutunarak yaşamaya çalışan iki talihsiz insanın hikâyesi. Aşkları çevre baskısı ve yoksullukla sınanır. Müslüm’ün karakteri, her şeyden vazgeçip sevdiği kadın için savaşır.