normalde bir şeyler yazmaya yeltenirim ama bazı günler iç sesim öyle gürültülü canımı sıkıyor ki hiçbir şey yazamıyorum. olsun canı sağolsun dramatik bir şarkı açmadan moda giremiyorum zaten..
son gün gelen asırı yüksek zeka ile tüm slaytları ve konuları tekte anlama kabiliyeti.. madem böyle şeylerin var niye normal zamanda kullanamiyorsun diye sorarlar adama
Kuşlar gökyüzüne aittir ama uçan bir kuş izlediğinizde amaçsızca kanat çırptığını hemen anlarsınız. Oradan oraya savrulurlar, konmak için bir dal ararlar. Nasibine düşeni bulmak ve aç karnını doyurmak için de yeryüzüne inmek zorundalar. Özgür hissedeceğim diye kanat çırpmaya çalıştığım her…devamıKuşlar gökyüzüne aittir ama uçan bir kuş izlediğinizde amaçsızca kanat çırptığını hemen anlarsınız. Oradan oraya savrulurlar, konmak için bir dal ararlar. Nasibine düşeni bulmak ve aç karnını doyurmak için de yeryüzüne inmek zorundalar. Özgür hissedeceğim diye kanat çırpmaya çalıştığım her şey böyle boş mu acaba? Suni kafeslere konulmamak için hayatın doğal kafesinin içerisinde mi çırpınıyorum? Kendime ait kıldığım, tabiatım bu dediğim şeyler içerisinde ben de bu kadar tezat mı gözüküyorum?
meyletme gönül sende devamını getirecek cesaret ve güç yok, sen seyyah bir ruhsun bakar geçersin. uzaktan izler heves edersin, yakınına gelince tutunmak nedir bilmezin. sen kendi hayallerine bile ait değilsin. sınanırsın, sınandığını bile bilmezsin. bakarsın ama görmezsin. hüzündür kalbi kalp…devamımeyletme gönül sende devamını getirecek cesaret ve güç yok, sen seyyah bir ruhsun bakar geçersin. uzaktan izler heves edersin, yakınına gelince tutunmak nedir bilmezin. sen kendi hayallerine bile ait değilsin. sınanırsın, sınandığını bile bilmezsin. bakarsın ama görmezsin.
hüzündür kalbi kalp yapan, nefesi anlamlı kılan. neşe bir avuç avuntu, yetmiyor. yetiremiyorsun kendine, ruhuna, nefsine. o yüzdendir kendini hüzünlü satırlarda, arabesk şarkılarda, kederli sahnelerde buluşun. dünyanın düzeni değil mi bu? üzüntü, acı, göz yaşı, ölüm ve keder. dünya bunlarla dönmüyor mu da hayattan beklentin biraz daha mutluluk biraz daha neşe ve biraz daha tebessüm.
mütevazı yaşamıyorsun gönül, yetinmeyi bilmiyorsun. bir tutamına her şey sığabilecekken bahçelere talipsin. tövbeden yana dönmeli dilin, günahtan dedikodudan ve haramdan yana dönüyor. sen değil şeytanını konuşturuyorsun. bir tutam aydınlanmış ruhunu karanlık sokaklara peşkeş çekiyor özünü kaybediyorsun.
meyletme gönül sınanırsın diyorum dinlemiyorsun. sen kaybediyorsun. her gün yavaş yavaş azalıyor ve kayboluyorsun. sıkı sıkı tutunmuyorsun, tutunduğunu sandığın o ip bir gün kopacak. incecik kaldı, görmüyorsun.
gör artık ve meyletme. günah, harama, dünyaya meyletme.
haftanın ezber günü, normalde söylenerek huysuzluk etmem gerekiyordu. sorumluluklarımdan bıktım diye birçok kişiyi darlamam lazımdı. yapmadım ve yapmayacağım ama bu benim için gerçekten eğlendiğim bir rutin ve bir yere yazmasaydım sıkıntıdan da çatlayacaktım.. daha düzgün rutinler edinmeliyim, içeriği huysuzluk olmayan.
Bazen tükeniyorum, ruhuma dokunacak birinin varlığını arıyorum. Uzun uzun sohbetler kurabileceğim, gülmekten yanaklarımın uyuşacağı, zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağım birini istiyorum. Senin seveceğini düşündüm diye alınmış bir kitabı okumak istiyorum, sen seversin diye atılmış bir şarkı dinlemek istiyorum. Bu herhangi biri…devamıBazen tükeniyorum, ruhuma dokunacak birinin varlığını arıyorum. Uzun uzun sohbetler kurabileceğim, gülmekten yanaklarımın uyuşacağı, zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağım birini istiyorum. Senin seveceğini düşündüm diye alınmış bir kitabı okumak istiyorum, sen seversin diye atılmış bir şarkı dinlemek istiyorum. Bu herhangi biri olabilir. Yakın bir arkadaş veya bir sevgili. Kim olduğu önemli değil, sadece düşünülmek istiyorum.