Kadınların evli olması cinsel şiddete maruz kalma ihtimalini ve kaldıkları gerçeğini değiştirmiyor.. Film gerçek manada bir gerilim hissettiriyor. Tecavüze uğrayan kadının travması ayrı, karısını koruyamayan adamın travması ayrı ama içiçe perspektiflerden ele alınmış.. Hangisinin yerinde olmak daha kötü.. En masumlar…devamıKadınların evli olması cinsel şiddete maruz kalma ihtimalini ve kaldıkları gerçeğini değiştirmiyor.. Film gerçek manada bir gerilim hissettiriyor. Tecavüze uğrayan kadının travması ayrı, karısını koruyamayan adamın travması ayrı ama içiçe perspektiflerden ele alınmış.. Hangisinin yerinde olmak daha kötü..
En masumlar bazen en suçluymuş gibi hissedebilirler..
Felaket tarzında yapımları sevenler için önerilebilir. Daha çok felakete değil de felaket zamanlarında öne çıkan insan güdülerine odaklanmış. Felaket mi öldürür, kaos mu meselesi yani.. Konu iyi işleniş ise sıradan. Sonu yarım kalmış hissi veriyor. Yoruma açık..
Özellikle Amerika'daki koruyucu ailelik ve evlat edinme sistemi üzerine özendirici olsun diye çekilmiş bir film. Filmin en başında sistemin çok dolduğunu ve acilen koruyucu ve evlat edinecek ailelere ihtiyaç olduğunu söylüyor zaten. İnsan bazen kendi evladının sorunlarından dolayı bile beyaz…devamıÖzellikle Amerika'daki koruyucu ailelik ve evlat edinme sistemi üzerine özendirici olsun diye çekilmiş bir film. Filmin en başında sistemin çok dolduğunu ve acilen koruyucu ve evlat edinecek ailelere ihtiyaç olduğunu söylüyor zaten.
İnsan bazen kendi evladının sorunlarından dolayı bile beyaz bayrak kaldırırken, yabancı çocuklarla işlerin kolay olması zaten beklenmemeli.. Emeksiz ve fedakarlıksız olmaz.
Umarım gerçek hayatta da bu kadar verici koruyucu aileler ve evlat edinenler vardır.. Sadece kendimiz için değil başkaları için de yaşayabilmeli, paylaşabilmeliyiz dedirten bir yapım..
Yalnızlığı ana konu olarak alıp biraz felaket, biraz, aksiyon, biraz dünyayı kurtarma hamleleri ile süslenmiş bir film.. Uzaydır dünyadır izlerim diye heveslenerek başlamayın.. Bana göre yalnızlık filmiydi.. Zaten yeterince yalnız olduğumuz dönemde iyice bunaltıyor.. George Clooney için izlenme şansı var…devamıYalnızlığı ana konu olarak alıp biraz felaket, biraz, aksiyon, biraz dünyayı kurtarma hamleleri ile süslenmiş bir film.. Uzaydır dünyadır izlerim diye heveslenerek başlamayın.. Bana göre yalnızlık filmiydi.. Zaten yeterince yalnız olduğumuz dönemde iyice bunaltıyor.. George Clooney için izlenme şansı var yine de..
Holywood filminin basit entrikalı gerilim filmi tarzında yazılmış hali diyebilirim. Başta meraktan olsa gerek biraz keyif alır gibi oldum.. Sonrası artık bi bit şeklinde sürüncemeliydi. Benim gibi çok okuyan ve izleyen biriyseniz sizi tatmin etmez.. Ama az okuyan ve az…devamıHolywood filminin basit entrikalı gerilim filmi tarzında yazılmış hali diyebilirim. Başta meraktan olsa gerek biraz keyif alır gibi oldum.. Sonrası artık bi bit şeklinde sürüncemeliydi. Benim gibi çok okuyan ve izleyen biriyseniz sizi tatmin etmez.. Ama az okuyan ve az film izleyen biriyseniz yetecektir..
Uzun zamandır bir yapımdan bu kadar etkilenmemiştim. İçindeki cümleler düşün beni diye bağırıyor.." 50 60 yıllık ömre 100 150 yıllık hayalleri sığdıramayacağını kabullenmelisin": bence filmin ana konusu bu.. Türk deyimiyle, hamur tava geldi kömür bitti, akıl başa geldi ömür bitti..…devamıUzun zamandır bir yapımdan bu kadar etkilenmemiştim. İçindeki cümleler düşün beni diye bağırıyor.." 50 60 yıllık ömre 100 150 yıllık hayalleri sığdıramayacağını kabullenmelisin": bence filmin ana konusu bu.. Türk deyimiyle, hamur tava geldi kömür bitti, akıl başa geldi ömür bitti..
Film üzerine saatlerce konuşabilir, sayfalarca yazabilirmişim gibi hissediyorum.. Bazı sahneler duygusal olarak çok ağır geldi..
*Basit bir adamın fazla incil (dini yazı) okuması onu daha katı kalpli yapar. Çünki içindeki güçlü cümleleri yorumlayacak kapasitesi olmadığından iyi şeyleri bile yanlış yorumlar..
*İnsan orak karşısında bir samandır..
Fazla yazmayayım siz izleyin iyisi mi..
4 bölümlük mini bir dizi. Maceristan göçmeni olan Hasidik Yahudi cemaatinin New York'ta geleneklere uygun yaşam tarzını anlatan belgesel niteliğinde bir yapımdı. İzleyince kendi kültürümüzün baskıcı yanlarını gördüm. Demek ki din, dil ne olursa olsun insanlar kendini bunaltacak baskılayacak illa…devamı4 bölümlük mini bir dizi. Maceristan göçmeni olan Hasidik Yahudi cemaatinin New York'ta geleneklere uygun yaşam tarzını anlatan belgesel niteliğinde bir yapımdı. İzleyince kendi kültürümüzün baskıcı yanlarını gördüm. Demek ki din, dil ne olursa olsun insanlar kendini bunaltacak baskılayacak illa birşeyler buluyor.. Bu kurallara kimi itaat ediyor, kimi ise başkaldırıyor.. Ve bu yapım bir başkaldırı hikayesi..
Başkahraman Esther'in dediği gibi: Tanrı benden çok şey bekledi..
Not:Dizi boyunca Yiddiş dilini bolca duyuyorsunuz. İngilizce, Almanca, İbranice karışımı orjinal bir dil..
Netflix'in polisiye dizilerinden. Cinayet masası dedektiflerin maceralarını fazla uzatmadan kısa kısa tadında ele almış. Hayatın içinden olaylar, mülteci- göç sorunu, ırk ayrımına İtalyanların bakışını oldukça tarafsız ele almış. Ben keyif aldım..
İsmini çokca duyduğumuz kitaplardan. Klasik Budha öğretilerini kahraman Siddharta'nın dilinden aktarmış. Bir zamanlar çok popüler olan Ferrarisini Satan Bilge kitabına benziyor. İnsanoğlunun içindeki bir türlü huzur bulmayan, tatmin olmayan bu yüzden de aramaktan hiç vazgeçmeyen kısma dokunmaya çalışmış. Tabi bunu…devamıİsmini çokca duyduğumuz kitaplardan. Klasik Budha öğretilerini kahraman Siddharta'nın dilinden aktarmış. Bir zamanlar çok popüler olan Ferrarisini Satan Bilge kitabına benziyor. İnsanoğlunun içindeki bir türlü huzur bulmayan, tatmin olmayan bu yüzden de aramaktan hiç vazgeçmeyen kısma dokunmaya çalışmış. Tabi bunu Budha öğretileriyle yapmış. Benim inancıma uymayan pek çok noktası var. Netice de inansam Budist olurdum zaten :) Hiç bu tarz kitap okumadıysanız belki okunabilir. Ama sosyal medya bile bu tür söylencelerle dolu olduğu için bana ekstra birşey katmadı doğrusu..