En sevdiklerimden : "Bana güldüm sana öldüm süründüğüm dün gece Yıldız söndü mehtap döndü gece hükmü hal nice Sevdiğimdin sevdiğimsin bende bensin sevgili Süleyman'dan bir sır mıdır bu acaip bilmece Lütfet ey yâr hasretinde yıllar yılı kanadım Tutuşursun dokunamam uzatamam…devamıEn sevdiklerimden :
"Bana güldüm sana öldüm süründüğüm dün gece
Yıldız söndü mehtap döndü gece hükmü hal nice
Sevdiğimdin sevdiğimsin bende bensin sevgili
Süleyman'dan bir sır mıdır bu acaip bilmece
Lütfet ey yâr hasretinde yıllar yılı kanadım
Tutuşursun dokunamam uzatamam elimi
Ba'lebek'te elyas kahrım ateştendir kanadım
İnce ince nazdan öte dağ eritir inadım
İki elim şakağımda sözler ağdı masaya
Odam sessiz ruhum sessiz bas yıldıza bas aya
Geniş göğsüm yahuda'da riya oldu Kudûs'e
Ha ben sana ağlamışım ha celile isa'ya
Mısralarda anlam arar kah sekendiz kah zühal
Saçlarına dokunmaya değmez miydi bin nihal
Yalan mıyım gerçek miyim beni kimde unuttun
Şah cihan'da ilham oldu kalbimdeki Taç Mahal
Gülen yüzler gülen gözler sarmaş dolaş anında
Suya yandı nice gönül kan kırmızı tanında
Anlamsız mı kaldı ruhun bir arkadaş kıymeti
Çatık kaşlı yahya mıyım ey sevgili yanında
Kuytularda sızılardan bir akkora karıldım
Gam kasavet itin olsun bin kılıçla yarıldım
Kanım aktı canım aktı bir serkeşttim Babil'de
Harut idim marut idim günahıma sarıldım
Fuzuli'nin hecesinde aruz oldu bir bela
Pak bulağa ateş düştü güzellerde kör bela
Anlatmaya çölde kumdur susuzluğum çağ kadar
Bin yezid'e bir başım var sensizliğim kerbela
Güzelliğin azatlığı kalbe sinmiş gözlerin
Dalga dalga aşıp gitti kucağımdan sözlerin
Kurban verdim kurban oldum tanrının o nuruna
Sibirya'ya merhem oldu bana zindan közlerin
Kime kalsın ne eyleyim bu dünyanın nesini
Yere vurdum aşk külünü göğe çaldım isini
Kıyametim senin idi gövde yaktım uğrunda
Pence pençe koparmışım israilin sesini
Ne bir öfke ne bir haset ne bir gayzdır meyilim
Huzurunda sere serpe uzanmışım çiğilim
Nil nehri'nden taştı yaşım şahit olsun tüm Mısır
Her gelişin Züleyha'dır ben ki Yusuf değilim
Koşuklarım okunurken gül goncası yüzüne
Benden sana senden bana çağladığım gözüne
Kollarında yorgan döşek mayıştığım zamanlar
Titremekten hasım oldum bilge kağan sözüne
Serilsin de sarmaşıklar salkım saçak serilsin
Sarmaş dolaş bağbanlara şen bahçeler verilsin
Her firavun musası'nı sarayında büyütmüş
Vur ey aşkım parça parça Kızıldeniz gerilsin
Ateş düşmüş alaz almış kime ne ki zahmeti
Zay olmuşum hiç olmuşum kim bilir ki rahmeti
Ben ki sende sen olmuşum kırk kapıdan vazgeçtim
Bir gülüşün unutturur yesi nuru ahmet'i
Hangi gövde hangi yürek kurt soluğu solurmuş
Hangi cehil yaratılış bilgeliği bulurmuş
Bez kalesi kuşanmışım başım gökle uğraşta
Kalksın Babek görsün beni isyan nasıl olurmuş
Coğrafyası yasa vurmuş eyvah kimin ne haddi
Arzu halim atlas atlas gözyaşımda tüm ceddi
İlmin Çin'i alev alev aşkım akın tarihe
Hanedanlar bilse beni dikilmezdi Çin seddi
Merhametin sırdaşımdı toz pembeler düşünde
Kırılmışım mahvolmuşum zağlı çarkın dişinde
Sende saklı her busemde tuzlar bastım yarama
Bin hızır'ı yolcu ettim yalnız senin peşinde
Bozulur mu tüm tılsımlar yazım olmuş yazıla
Aşkın sarmış ak çehremi şafağıma kazıla
Sabahlarım hançer ağzı bayram meşki Moskof'tan
Kıyılmışım şimdi dönsün kızıl meydan kızıla
Merhalesi aşılmış da ödülü can pazarda
Beden beden satılmışım ruhum kalmış mezarda
Sulak yeşil toprağındım ordu saldın Asya'dan
Sen de ağla bulutlaşıp kabarmışım Hazar'da
Dağılmışım körpe fidan sorularda yanıtı
Heder olmuş söz cümbüşü kaderimdir kanıtı
Kızıl deyip öldürdüler yanmış derim suç oldu
Nefesim ki ayağında bir özgürlük anıtı
Yalnız sende biter oldu artık bütün lisanlar
Sende yalnız varlığını Kaf dağı'na asanlar
Mart zemheri tipisinde buza kesti tüm mevsim
Baharını doğurmaya seni arar nisanlar
Cümle varlık bütün alem yalnız senin methinde
Bilirim ki karıncayım kainatın sathında
Dönülmez bir seferdeyim doksandokuz ad ile
Kurtbala'yım tek başıma yüreğinin fethinde "
Gök Deyişler Al Betikler | Hakan İlhan Kurt