"Usanmadın mı bülbül, gül için diz çökmeye? Muhal bir vuslat için hep gözyaşı dökmeye.. Yâr belli, ağyar belli, aç mahmur gözlerini Kırıl parça parça ol, değmez boyun bükmeye.."
Anlamlar hep yalın hep aynı basmakalıp Elindekine sarıl, sorma, kim seninle kalır? Olmadan da yarın, yarını görebilen bir hastayım. Ya sabır, sabır nereye kadar? Kimden alır gücü zavallı benliğin? Suretinle hangi cadde tanır seni? Izmaritler yarım, dene ve yanıl.
Değişen ben değildim, bakış açındı. Hayata nasıl baktığındı. Güneş aslında doğarken sen battığını düşündün, bütün dünyanı basit kiremit kokulu bir eve hapsettin. Düşüncelerin hava almadı orada. Zaman geçtikçe kendini tükettin, basit ama kararlı sonraysa kararlılıktan uzak simsiyah bir kuyu oldun,…devamıDeğişen ben değildim, bakış açındı. Hayata nasıl baktığındı. Güneş aslında doğarken sen battığını düşündün, bütün dünyanı basit kiremit kokulu bir eve hapsettin. Düşüncelerin hava almadı orada. Zaman geçtikçe kendini tükettin, basit ama kararlı sonraysa kararlılıktan uzak simsiyah bir kuyu oldun, içi derin olmasa bile epeyi karanlık olanından. Değişen ben değildim. Sendin.
"Zararı mı var bu kadar sevmenin Ömrümü adasam bir sana çok mu Ah bilseler sadece sana olan özlemim Yokluğun ölümden de zor mu Nedeni sensin içimde yanan ateşin Kim gösterebilir birini bulunmaz eşin Ümit yeşertmek demek senin gelişin Ümitsizliğe doğan…devamı"Zararı mı var bu kadar sevmenin
Ömrümü adasam bir sana çok mu
Ah bilseler sadece sana olan özlemim
Yokluğun ölümden de zor mu
Nedeni sensin içimde yanan ateşin
Kim gösterebilir birini bulunmaz eşin
Ümit yeşertmek demek senin gelişin
Ümitsizliğe doğan tek senin güneşin
Kalbimi alıp lime lime etsinler
Ne çıkar sanırsın senden başka
Yangınları kıyametleri önüme getirsinler
Alamaz hiçbiri canımı aşkından başka
Ölümsüz olan ne benim ne de sen
Zira ruhumuz bağlıyken bu aşka"
Salt bir acının kemiksi tadı geliyor, baktığım gökyüzü açılımlı anılarda. Bir kadın geliyor, bir adam geçiyor ellerinden.. Adamın gözleri kadının varlığında asılı kalıyor, kadının varlığı iki ruhun içine işliyor kadının gözünde. Kadın bir manada aşkı tek başına yaşıyor fark etmeden.…devamıSalt bir acının kemiksi tadı geliyor, baktığım gökyüzü açılımlı anılarda. Bir kadın geliyor, bir adam geçiyor ellerinden..
Adamın gözleri kadının varlığında asılı kalıyor, kadının varlığı iki ruhun içine işliyor kadının gözünde.
Kadın bir manada aşkı tek başına yaşıyor fark etmeden. Adam yalnızca tene tutuluyor, kandan şehvet bütün heyecanını kucaklıyor.
Oysa kadın adamın ruhuna işlediğini sanıyor yine, sihirli oklarla varlığını ele geçirdiğini kendine sayıklıyor.
Adam kadına tutulmadan önce, kadın değersizliğini anlıyor, önce zifiri bir kavga olup, bu aşkı hicrana satıyor, ardından gece kadar kara bir buluta dönüşüyor. Adam ise kadının uçuşunun ardından aşkın kuraklığıyla kavruluyor.
Adam sandı ki kadın kara bir bulut da olsa dahi, onun bütün gecelerine bir yağmur gibi yağar ve yeni yeni ulaştığı aşkın çölünde ona bir serinlik olur.
Lakin aşk da ayrılık da tek yaşanacak şeyler olmadı hiçbir zaman. Ayrılık aşktan daha salttır, daha acıdır ama yine de ayrılık ; çifte bir duruşun artığıdır.
Gidişi adamın kurak çöllerinde güller açtısa da aşk bu ya; adam, kadın güneşin sıcağına esir olup kuraklaştığında kadına susuyor, susuzluğun yalnızca onun tenine yanan ateşten gelmediğini o zaman anlıyor.
Lakin kadın, o zaman acının verdiği susuzlukla öyle kurak ki, bir daha o aşka yağmur olamıyor.
halıda kan izleri buldum cıgarası hâlâ yanıyor cesedin başına oturdum gözleri bir tuhaf bakıyor bu çocuğu tanıyordum yıllardır yalnız yaşıyor bütün mektuplarını okudum kimseyle anlaşamıyor cinayeti otele duyurdum telefonlar üst üste çalıyor sabaha karşı başladı sorgum polis öleni ben sanıyor