Bugüne kadar izlediğim en duygusal filmlerden biri o yüzden tekrar tekrar izlemek istememe rağmen kalbim sızladığı için izleyemedim. Filmden bir replik geliyor: "Bir kadını çello çalarken izlemek hoşuma gider." 🎻
İnsanların açgözlülüğünü sorguladığımız bir film. Fakat sonunu ya bize bırakmışlar ya da 2. Film gelebilir sinyalleri veriliyor. Çünkü filmde cevaplanmayan bazı sorular var.
Sürükleyici bir kitaptı.. Özellikle yarısından sonra daha bir ilgi çekici olmaya başladı. Daha önce kafamda canlandıramayacağım bir durumun anlatılmasıydı. Bir adam elinde hiçbir şey olmaksızın bir boşluğun içine ne bir kalemin, ne bir kağıdın, televizyonun, resmin bulunmadığı herhangi bir şey…devamıSürükleyici bir kitaptı.. Özellikle yarısından sonra daha bir ilgi çekici olmaya başladı. Daha önce kafamda canlandıramayacağım bir durumun anlatılmasıydı. Bir adam elinde hiçbir şey olmaksızın bir boşluğun içine ne bir kalemin, ne bir kağıdın, televizyonun, resmin bulunmadığı herhangi bir şey olmayan bir odanın ortasına bırakılırsa akıl sağlığını kaybetmeden yaşama nasıl tutunabilir sizce?
Cevabı merak edenlerin okumasını tavsiye ederim :)
Kitaptan bir alıntı geliyor...
"Bize hiçbir şey yapmadılar; bizi sadece tam bir boşluğun içine bıraktılar ve herkes de bilir ki, dünyada, boşluğa bırakılmışlık ve terk edilmişlik kadar insan ruhuna baskı yapan başka bir şey yoktur."
İngiliz Edebiyatının klasiklerini okumayı nedense sevmeye başladım. Aslında çok basit olan bir hikaye fakat gurur, önyargı ve aşk üzerine düşünmeye iten bir yapıt. Ben zaten oldum olası sade şeylerden hoşlanmışımdır. Basitliğin ve sadeliğin zarifliği, çekiciliği bana göre hiç değişmiyor.. Kitaptan…devamıİngiliz Edebiyatının klasiklerini okumayı nedense sevmeye başladım. Aslında çok basit olan bir hikaye fakat gurur, önyargı ve aşk üzerine düşünmeye iten bir yapıt. Ben zaten oldum olası sade şeylerden hoşlanmışımdır. Basitliğin ve sadeliğin zarifliği, çekiciliği bana göre hiç değişmiyor..
Kitaptan bir alıntı geliyor...
"Kibir ve gurur farklı şeylerdir. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimiz hakkımda ne düşündüğümüzdür. Kibir ise başkalarının bizim hakkımızda düşündükleridir."
Kitaplarını okuyup filmlerini izlediğim müziklerini çaldığım bir seri.. Bu seri popüler olduğunda 16 yaşındaydım. Beni içine çeken bir hikaye olmuştu.. Klasik vampir hikayesi diyebiliriz ama bana nedense iki karakterin farklılığı hep güzel gelmiştir. Bunun dışında hiçbir vampir filmi izlemeyen biri…devamıKitaplarını okuyup filmlerini izlediğim müziklerini çaldığım bir seri.. Bu seri popüler olduğunda 16 yaşındaydım. Beni içine çeken bir hikaye olmuştu.. Klasik vampir hikayesi diyebiliriz ama bana nedense iki karakterin farklılığı hep güzel gelmiştir. Bunun dışında hiçbir vampir filmi izlemeyen biri olarak en güzelinin bu seri olduğunu düşünmüşümdür..
Müzikle ilgili olduğu için beni içine çeken bir kitap oldu. Gözleri görmeyen bir kızın ve kendi kabuğuna çekilerek çello çalmaya çalışan bir çocuğun hikayesi ve yollarının kesişmesi.. Bu tarz hikayeleri sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap... Kitaptan bir alıntı bırakıyorum…devamıMüzikle ilgili olduğu için beni içine çeken bir kitap oldu. Gözleri görmeyen bir kızın ve kendi kabuğuna çekilerek çello çalmaya çalışan bir çocuğun hikayesi ve yollarının kesişmesi.. Bu tarz hikayeleri sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap...
Kitaptan bir alıntı bırakıyorum çok hoşuma giden bir kısım..
"O kızdan ve onun başlattığı şeyden çok korkmuştu, kendisinin başlattığı şeyden, ikisinin başlattığı şeyden. Ondan, sadece varlığıyla istediği şeyden. Sundukları karşılığında ondan istediği şeyden. Ona zaten notalarla, diyezlerle, ses kaydırmalarıyla ve trillerle gösterdiği ve zaten anlatmış olduğu şeyden. Hatta cesur ve küstah sözlerden. O gelip de tam anlamıyla hayatını gasp ettiğinden beri, onun aniden altüst olmasından korkuyordu. Ewan korkuyordu, çünkü bu sesi yitirmek her şeyi tekrar yitirmek demekti."
Mehmet Rauf'un okuduğum ilk kitabı.. Kitapta en çok dikkatimi çeken kadın erkek ilişkisi ve o zamanın durumu. Genç kızın yazdıkları ve düşünceleri kendi düşüncelerimle az çok örtüştüğü için okurken keyif aldım..
Sürekli okumayı düşündüğüm bir kitaptı. Reşat Nuri Güntekin daha önce hiç okumamıştım. ilk kez bu kitabını okuyorum ve diğer eserlerini de çok merak ettim. Böyle bir sadelikle duygular başka türlü nasıl anlatılır acaba? Nezaketli ve iyi insanlar için yaşadığımız toplum…devamıSürekli okumayı düşündüğüm bir kitaptı. Reşat Nuri Güntekin daha önce hiç okumamıştım. ilk kez bu kitabını okuyorum ve diğer eserlerini de çok merak ettim. Böyle bir sadelikle duygular başka türlü nasıl anlatılır acaba? Nezaketli ve iyi insanlar için yaşadığımız toplum nasıl bir eziyettir.. Etrafa temiz bir kalple bakıp insanlara karşı acıma duygusu beslediğimizde hayat bizi nasıl bir şekilde yıkabilir.. Kitap bu soruları düşündürdü.
Kitaptan alıntı yapacağım. Beni en çok etkileyen cümleler..
"Bu hayatta nezaket sökmez.."
"İnsanlar için şöyle böyle deriz ama aralarında iyiler de var.. Fakat yazık ki onlar bu dünyada bir türlü bahtiyar olmanın yolunu bulamıyorlar."
"Masallarda, insanlar sevdiklerini ilk defa bahçeler, su başları gibi güzel yerlerde görürler. ben onu ilk defa masallarda olduğu gibi su başlarında, gül bahçelerinde görmüş olsaydım bilmem bu kadar sevecek miydim? İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar. "
"Bir kez kendini bulan, dünyada hiçbir şeyi kaybetmez. İçindeki insanı anlayan, tüm insanlığı anlayacaktır." beni en etkileyen cümle bu olmuştur. Zengin bir adamın hayatının anlamını bulma çabası..
Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Dil olarak ve olay örgüsü olarak bana göre sürükleyiciydi. 600 sayfalık bir kitabı okumak benim için pek kolay olmadı ama yinede merak uyandırdığı için devam ettim. Ve kitabı okuduğuma değdi diye düşünüyorum..