🔥Üç filmini de birden izledim. Erotik bir film diye geçiyor ama Grinin elli tonu ve 365 dni'ya kıyasla çok bir alakası yok. Çook ağır işleyen bir film. Kitabını okumadım. Bazı yerleri ufaktan grinin elli tonunu andırıyordu sadece o. Dante ve…devamı🔥Üç filmini de birden izledim. Erotik bir film diye geçiyor ama Grinin elli tonu ve 365 dni'ya kıyasla çok bir alakası yok. Çook ağır işleyen bir film. Kitabını okumadım. Bazı yerleri ufaktan grinin elli tonunu andırıyordu sadece o. Dante ve Beatrice konuları çok güzeldi ama onun dışında çok da sevdiğim söylenemez.
⏳Ölmekten korkmuyorum, yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum. Seçtiğiniz tercihler yerine başka bir şey seçseydiniz hayatınızın nasıl olacağını hiç düşündünüz mü? Örneğin gittiğiniz okul yerine başka bir okulu seçseydiniz ya da başka bir işi ya da eşinizi... Hayat nasıl olurdu acaba? Biz…devamı⏳Ölmekten korkmuyorum, yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum.
Seçtiğiniz tercihler yerine başka bir şey seçseydiniz hayatınızın nasıl olacağını hiç düşündünüz mü?
Örneğin gittiğiniz okul yerine başka bir okulu seçseydiniz ya da başka bir işi ya da eşinizi... Hayat nasıl olurdu acaba? Biz hayatımız boyunca neyi seçersek diğerinden vazgeçmiş oluyoruz aslında.
Seçtiğiniz hayatın hepsini yaşayabilseydiniz ne olurdu sorusuna cevap veren bir film bu da.
Nemo(Bay Hiçkimse); filmin ilk sahnesinde 2092 yılında yaşayan, 117 yaşındaki son ölümlü insan olarak karşımıza çıkar.
Nemo’nun hayatı ve yaptığı ya da yapmamış olduğu seçimlerin sonuçları, onun bile hangisinin olmuş hangisinin olasılık olarak var olduğunu bilmediği bir takım hayatlar ve olaylar ekseninde gelişir.
Nemo’nun ilk önemli ve zor seçimi, ebeveynleri ayrılırken hangisi ile kalacağını belirlediği andır. Bir tren garında bir yanında annesi diğer yanında babası onun cevabını merakla ve kendilerini seçmesi umuduyla beklerler. Bu sahnelerde, hangisini seçerse, ne gibi olasılıklar olabileceği gösterilir.
Film; paralel evren, kelebek etkisi, nihilizm, varoluşçuluk imgeleriyle çevrelenmiş, geçmiş ve geleceğin iç içe geçtiği sahneleriyle izleyici için etkileyici bir hâle geliyor. Beyin yakan filmler listesine girer kesinlikle ama bu kadar uzun olmasaymış çok daha iyi olabilirmiş. İzleyecekseniz boş kafayla izlemenizi öneririm yoksa olayı toparlamak zor ve Nemo'nun yaşayabileceği hayatlar listesine bir göz atmak da şart sanki.
♀️Filmdeki Vivian karakteri asi bir genç kızdır. Etrafındaki insanların sürekli cinsiyetçi sözlerine maruz kalmaktadır. Bu noktada Vivian, bu cinsiyetçi yaklaşıma son vermek için etrafındaki insanlara bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışmıştır. Öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham…devamı♀️Filmdeki Vivian karakteri asi bir genç kızdır. Etrafındaki insanların sürekli cinsiyetçi sözlerine maruz kalmaktadır. Bu noktada Vivian, bu cinsiyetçi yaklaşıma son vermek için etrafındaki insanlara bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışmıştır. Öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham alan 16 yaşındaki kız, okulundaki cinsiyetçiliğe isyan eder ve annesinin asi geçmişinden ilham alır, okul çapında, öfke dolu bir devrimi ateşleyen bir dergi yayınlar. Kızların gücünü, uğradıkları cinsiyet eşitsizliğini ve bir kızın çıkaramadığı ses olmakta yardımcı olan bu dizi gerçektende bilinçli genç dizilerinden biri.
💮Ayrıca bu filmin kitabı var. Türkçe çevirisi Dişli Kızlar diye kitabını okumak isteyenler varsa söyleyeyim dedim.
Spoiler içeriyor
💉Ben ölmek isterken, annem benden odamı toplamamı nasıl isteyebilir? Kendi ruhumla bile yalnız kalamaz mıyım? Kitap, 15 yaşındaki bir genç kızın uyuşturucuyla birlikte hayatını anlatıyor. Kitap günlük tarzı ve aslında o tür kitapları sevmem fakat bu kitaba aşık oldum diyebilirim.…devamı💉Ben ölmek isterken, annem benden odamı toplamamı nasıl isteyebilir? Kendi ruhumla bile yalnız kalamaz mıyım?
Kitap, 15 yaşındaki bir genç kızın uyuşturucuyla birlikte hayatını anlatıyor. Kitap günlük tarzı ve aslında o tür kitapları sevmem fakat bu kitaba aşık oldum diyebilirim. Kız her bir daha içmeyeceğim deyişinde daha bir bataklığa batıyor ve başına dert alıyor. Bunların hepsini günlüğüne yazıyor. Yanlış arkadaş seçimleri, ailesinin bunu farketmemesi ve daha bir çok olay.
Birçok sevdiği çocuk oluyor. Ya da kötü alışkanlıklara sürükleyen arkadaşları.. Kız kurtulmak istesede bir bakıma bu arkadaş çevresi onu bırakmıyor. Bunların hepsini iki günlüğe anlatırken kimseye tam olarak hiçbir şeyini anlatmıyor.. Ailesi uyuşturucu kullandığını ve sattığını öğreniyor. Şiddet gösterecek bir aile değil ailesi fakat çok gözü kör diyebilirim. Kızın gerçek bir arkadaşa ihtiyacı var. Uyuşturucu aldığı zaman cinsel ilişkiye bile girdi. Hemde bir kaç defa.. Bütün ebeveynlerin ve ergenlerin okuması gereken bir kitap. Ebeveynlerin çocukların gözünden nasıl bakılacağına yardımcı bir kitap ciddi anlamda. Kitabın kahramanı sonlara doğru gerçekten iyi arkadaş ve güzel bir sevgilisi demeyeyimde güzel bir erkek arkadaşı oluyor ve günlük yazmayı bıraktıktan sonra.. büyük bir şok dalgası yaratıyor.
🔪CIA ve KGB'yi birbirine düşüren bir ajan... Anna, işinde oldukça başarılı olan suikastçı bir kadının hikayesini konu alıyor. Anna Poliatova, temelde bir suikastçıdır ama asla normal bir suikastçı değil. Kendisinin tam olarak kim olduğu ve kimin tarafında yer aldığını anca…devamı🔪CIA ve KGB'yi birbirine düşüren bir ajan...
Anna, işinde oldukça başarılı olan suikastçı bir kadının hikayesini konu alıyor. Anna Poliatova, temelde bir suikastçıdır ama asla normal bir suikastçı değil. Kendisinin tam olarak kim olduğu ve kimin tarafında yer aldığını anca filmin sonuna kadar öğrenebileceğiniz bir karmaşa. Filmdeki zaman geçişleri çok fazla bu biraz kafa karıştırıcıydı ama izledikçe kafanızda kronolojik sıra oturuyor. Dövüş sahneleri John Wick'i hatırlattı. Eğer John Wick seviyorsanız bu filmde hoşunuza gidebilir.
🧬"İnsan ruhunun geni yoktur." Film çekildiği döneme göre oldukça iyi ama yakın gelecekte bilimkurgu olmaktan uzaklaşacak bir film olduğunu düşünüyorum. İnsanların artık ırk veya renginden değil de genetiğiyle ayrımcılık yaptığı bir dünya. Film doğum anında topuktan kan alınarak en fazla…devamı🧬"İnsan ruhunun geni yoktur."
Film çekildiği döneme göre oldukça iyi ama yakın gelecekte bilimkurgu olmaktan uzaklaşacak bir film olduğunu düşünüyorum. İnsanların artık ırk veya renginden değil de genetiğiyle ayrımcılık yaptığı bir dünya. Film doğum anında topuktan kan alınarak en fazla kaç yıl yaşayacağını, hangi hastalıklara sahip olacağı söylenen Vincent'ın kusurlu olmasına rağmen %99 kusursuzlukla Jerome'un yerine geçip hayalini gerçekleştirmesini konu alıyor. Kendisine 30 yıl ömür biçilmiş hasarlı bir kalbi olmasına yanısıra genetik olarak mükemmel insanların yanında hayatta kalmaya çalışıyor. Ütopik ve distopik bir dünyanın birleşimi var. Cesur Yeni Dünya'yı hatırlatıyor bazı sahneleri. Maddi ve manevi imkansızlıkları düşünerek bazı şeyleri başaramıyoruz ama Vincent kendi kanı, DNA'sının bile neredeyse normal bir hayat yaşayamadığı bu dünyada gerçekten bir şeyi isteyince nasıl başarabileceğini de gösteriyor. Biraz eksi yönlerine gelecek olursak; film yavaş ve aksiyonsuz ilerliyor. Bazı yerlerde mantık hataları vardı. Başta ilgimi çekse de sonlara doğru sıkılmaya başlamıştım açıkçası.
❤️🖤İnsan gösteriş düşkünü olmadan gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimizle ilgili görüşümüze bağlıdır, gösteriş ise bizim hakkımızda başkalarına ne düşündürtmek istediğimize.
Ama insanlar hayal güçlerini şu ana daha büyük bir eşitlikle bakacaklarına, geçişte yaşadıkları bir acıyı hatırlamak için çok daha gayretli bir şekilde kullanıyorlar.