Kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum. Martin Eden, Jack London
Çağının ötesinde düşünen bir yazar. Çağının çok ötesinde cümleler var. Harika bir anlatım sırası var. Ya da biz çağın çok gerisinde kalmak zorunda bırakılmış varlıklarız. Bu yüzden bu cümleleri okuduğumda günümüzle çok bağdaştırabiliyorum. Geçmişte düşünülmüş ancak şimdiki zamanda unutturulmuş birçok…devamıÇağının ötesinde düşünen bir yazar. Çağının çok ötesinde cümleler var. Harika bir anlatım sırası var. Ya da biz çağın çok gerisinde kalmak zorunda bırakılmış varlıklarız. Bu yüzden bu cümleleri okuduğumda günümüzle çok bağdaştırabiliyorum.
Geçmişte düşünülmüş ancak şimdiki zamanda unutturulmuş birçok algıyı bu kitabı okuduğumda yorumlama şansı buldum.
Kitaptaki sözlerden yorum çıkararak, bağlantı kurduğum bazı düşünceler hakkında notlar aldım. Adeta hızlandırılmış bir hayat hikayesini kısa bir filmde izliyorsunuz gibi. Bu kısa kitapta Tolstoy'un fikirleriyle bağ kurabileceğiniz birçok an olabilir fakat asıl önemli olan, kitabın içinizde belki de unuttuğunuz birçok yere dokunup iz bırakmasıdır. Birçok altını çizdiğim varoluş hakkında düşündüren söz oldu. Gelişimini hislerini yazıya inanılmaz bir biçimde dökmüş.
Etkisinde hala olduğumu söyleyebilirim. Sadece en sonunda (dikkat spoiler sayılabilir!) Tolstoy'un fark etmesi gereken şeyi biliyordum ama henüz o raddeye ulaşamamıştı yarım gibiydi, devamı var gibi olmasına rağmen Tolstoy beklediğim hakikate son sayfada erememişti. Tam hakikate varacakken yazmayı bırakmış gibiydi. Eğer devamı varsa okumak istiyorum.
Kütüphanemde uzun zamandır duruyordu. Kafamı dağıtmak istediğim bir zaman diliminde başladım. Gerçekten de amacım buydu ve bunu yerine getirdi. Kitap sizi resmen içine çekiyor ve olayları karakterleri merak ederken buluyorsunuz kendinizi. O adım attığınız hayal ettiğiniz Dünya çok farklı ve…devamıKütüphanemde uzun zamandır duruyordu. Kafamı dağıtmak istediğim bir zaman diliminde başladım. Gerçekten de amacım buydu ve bunu yerine getirdi. Kitap sizi resmen içine çekiyor ve olayları karakterleri merak ederken buluyorsunuz kendinizi. O adım attığınız hayal ettiğiniz Dünya çok farklı ve ilginç. Yazarın anlatım tarzındaki ironi ve komedi unsurları çok hoşuma gidiyordu. Sadece bazı anlarda kahraman bakış açısıyla da hikayeyi okumak güzel olabilirdi ve ilk kitapta da bu kitapta da ben bazı kısımları aşırı merak ettim. Devamını okumak istedim ama tam o kısımda yazar olayı kesmişti ve devamı yoktu.
Yani tamamen okuyucunun hayal gücüne bırakıyor. Bu hem iyi hem kötüydü benim için. Marvin favori karakterlerimden.
Ayrıca makine ve çay sonrasındaki hayalet olayı, çok değişikti. Komik ve anlamlıydı.
Yazar daha önce ilk Doctor Who dizisinin editörlerindenmiş, bu bilgi de beni kitaba daha çok çekti. Farklı bir algıyla okumaya devam etmeye başladım. İlk kitabına kıyasla olayları kısmen hatırladığımdan, bu kitabı tek oturuşta baya okuduğumu düşünüyorum. Kitapta birçok üzerine gülünecek düşünülecek nokta ve diyalog var gerçekten anlatım tarzı ve konusu açısından şuan okuduğum yere kadar güzel giden bir kitap.
Bir şeyler oluyor, bir darbe yiyorsun, düşüyorsun ve bir farkındalık, bir uyanış başlıyor... Ama bu defa da acı hissediyorsun, çünkü narkozun etkisi geçiyor... Sonra değişmen gerektiğini öyle derinden hissediyorsun ki, artık şimdiye kadar elde ettiğin şeyler gözünden düşüyor... Her kötü…devamıBir şeyler oluyor, bir darbe yiyorsun, düşüyorsun ve bir farkındalık, bir uyanış başlıyor... Ama bu defa da acı hissediyorsun, çünkü narkozun etkisi geçiyor... Sonra değişmen gerektiğini öyle derinden hissediyorsun ki, artık şimdiye kadar elde ettiğin şeyler gözünden düşüyor...
Her kötü yaşanmışlık yara izi gibi iz bırakmaz. Ama bir tecrübe, bir ilerleme olarak hayatında muhakkak etkisi kalır. Sen acısını hissetmediğin için yok oldu sanırsın... Gerçek olan hiçbir acı tamamen yok olmaz. Ya bir değişim ya da olgunlaşma olarak hep var olur...