Kendi hayatına nezaket ve merhamet duymayan bir adamı izliyoruz. İnsan, evvela kendine merhamet duymalıdır. Ardından bir anneye, bir çocuğa veyahut bir kadına sadık olabilir ancak bütün bunların üstünde bir bencillik parlar.
Hiçbir sınırı yoktu. Utanacak hiçbir şeyi yoktu. Alnı ve gönlü ardına kadar açıktı. Kendi koyduğu kurallara göre oynuyordu. Kendi halinde kimseye iyi görünme kaygısı yaşamadan hayatın ağacında, dalların arasında parlayan bir yaprak gibi rüzgarla savrulup duruyordu. Büyük konuşmuyordu, sözleri öfkeyle…devamıHiçbir sınırı yoktu.
Utanacak hiçbir şeyi yoktu.
Alnı ve gönlü ardına kadar açıktı.
Kendi koyduğu kurallara göre oynuyordu. Kendi halinde kimseye iyi görünme kaygısı yaşamadan hayatın ağacında, dalların arasında parlayan bir yaprak gibi rüzgarla savrulup duruyordu.
Büyük konuşmuyordu, sözleri öfkeyle saçılırken bile adaletinde yargılanıyordu.
Buz gibi bir gerçekti, o iyi biriydi.