oversharing saatim devam ederken... demin bi soruda düşündüm de beni en çok üzen insan yok beni bugüne kadar üzen insan yok tmm vardır da günübirlik üzmüşlerdir falan en fazla beni insanlar değil durumlar olaylar üzüyo bi de okulumun bitmemesi üzüyo…devamıoversharing saatim devam ederken...
demin bi soruda düşündüm de
beni en çok üzen insan yok
beni bugüne kadar üzen insan yok
tmm vardır da günübirlik üzmüşlerdir falan en fazla
beni insanlar değil durumlar olaylar üzüyo
bi de okulumun bitmemesi üzüyo
bi de sabaha günaydın mesajıyla başlamamak
bi de 35 yaşına gelip hala birini düzgünce sevmemek
bi de memleket sorunları
falan filan işte
oversharing saatim bitmiştir (umarım)
oversharing saati... küçükken hem iyi bi kariyerim olsun hem youtuber olayım hem de geceleri(gece olması önemli) roman yazayım isterdim. romanım isimsiz bi şekilde yayınlanacak insanlar aşırı sevecek ve bi gün benim yazdığım ifşa olacaktı. ve youtube kanalımda evet ben oyum…devamıoversharing saati...
küçükken hem iyi bi kariyerim olsun hem youtuber olayım hem de geceleri(gece olması önemli) roman yazayım isterdim. romanım isimsiz bi şekilde yayınlanacak insanlar aşırı sevecek ve bi gün benim yazdığım ifşa olacaktı. ve youtube kanalımda evet ben oyum diyip kendimle röportaj yapcaktım. (vizyonsuzluk dmdmdm)
ama 32 yaşına geldim hala hayalime çok uzağım mezun olmayı bekliyorum haftaya galiba vizelerim falan var aman işte hayat bazen böyledir
en son ne zaman mutsuz olduğumu hatırlamıyorum???? en son ne zaman somurtup duruyodum ne zaman kaygılıydım???? ne zaman hayatım bitmiş de bir şeyleri tamamlamak için yaşadığımı sanıyodum??? nasıl o kadar huzursuz hissedebiliyodum??? nasıl zevk aldığım şeyler kılımı kıpırdatmıyodu artık???? o…devamıen son ne zaman mutsuz olduğumu hatırlamıyorum????
en son ne zaman somurtup duruyodum
ne zaman kaygılıydım????
ne zaman hayatım bitmiş de bir şeyleri tamamlamak için yaşadığımı sanıyodum???
nasıl o kadar huzursuz hissedebiliyodum???
nasıl zevk aldığım şeyler kılımı kıpırdatmıyodu artık????
o kadar çok uzağım ki bu hislere hiçbir şekilde hatırlamıyorum:O
manifesttir
şebnem ferah dinlerken düşündüğüm bazı karakterler b99 jake peralta wampire diaries klaus ölü ozanlar derneği neil got jamie gilmore girls hem luke hem jess sex feet under nate breaking bad jesse stranger things steve normal people connell
Spoiler içeriyor
birkaç sene önce izlediğim deli gibi etkilendiğim hala ara ara ana karakteri düşündüğüm film. film her gencin yapabileceği bi hata yapıp ot içen abimizin ailesinin çocuğu uyuşturucudan kurtarmak için hastaneye yatırmasıyla başlıyor. abimiz de ailesi hoşnut olsun diye kabul ediyor…devamıbirkaç sene önce izlediğim deli gibi etkilendiğim hala ara ara ana karakteri düşündüğüm film.
film her gencin yapabileceği bi hata yapıp ot içen abimizin ailesinin çocuğu uyuşturucudan kurtarmak için hastaneye yatırmasıyla başlıyor. abimiz de ailesi hoşnut olsun diye kabul ediyor ama buranın gerçekten kurtulabileceği bi yer olmadığını görüyor ve devamında buradan kurtulmaya çalışma çırpınışlarını izliyoruz.
SPOILER
yani ot içti diye çocuğu içinde gerçek delilerin olduğu yere kapatmalarına o kadar deli oldum ki, doktorlar ne kadar hasta olursa o kadar çok para kazanacağı için ailesine sanki çocuk iyileşiyomuş gibi gösteriyorlar. bi kapana kısılıp asla kurtulamaması gittikçe mahvolması beni de mahvetti.
babasıyla arasındaki ilişki ve sondaki mektup da beni mahvetti, böyle ebeveynler keşke izleseler bu filmi.
requiem for dream, guguk kuşu tarzı filmler seviyorsanız bunu da seversiniz.
"sonra sanki dünyanın en doğal şeyiymiş gibi hiç ayrılmadık. bu konuda konuşmadık bile, durum ortadaydı." işte tam olarak robert'la böyle bi araya gelen, yazarımız patti smith'in gerçek hayatını anlattığı muhteşem bir roman. içinde çektikleri çok güzel fotoğraflar da var. hala…devamı"sonra sanki dünyanın en doğal şeyiymiş gibi hiç ayrılmadık. bu konuda konuşmadık bile, durum ortadaydı."
işte tam olarak robert'la böyle bi araya gelen, yazarımız patti smith'in gerçek hayatını anlattığı muhteşem bir roman. içinde çektikleri çok güzel fotoğraflar da var.
hala dünya üzerindeki en iyi kitap olduğunu düşünüyorum patti smith ne yazsa okurum. herkese de okutmak isterim.
"birlikte olamayalım ama ayrı da kalamayalım" teması severler için yeni bi hazine. (hiçbir şey beni bu temaya olan bağımlılığımdan koparamaz.) bu sefer hatrı sayılır bi sebeple biraraya gelemeyen ama ayrı da kalamayan rosie ve will'in seneler boyu süren dostluk/arkadaşlık/aşk ilişkilerini…devamı"birlikte olamayalım ama ayrı da kalamayalım" teması severler için yeni bi hazine. (hiçbir şey beni bu temaya olan bağımlılığımdan koparamaz.)
bu sefer hatrı sayılır bi sebeple biraraya gelemeyen ama ayrı da kalamayan rosie ve will'in seneler boyu süren dostluk/arkadaşlık/aşk ilişkilerini okuyoruz.
kitabı çok fazla normal insanlara benzeten var iletişimsizlik sorunundan dolayı ama burda sorun normal insanlardaki gibi tam olarak karakterlerimizin kendisi değil içinde bulundukları durum.
kitap kapağını çok beğendim, aralarında bi şeyin başladığı o anı koymaları hoş olmuş.
normalde böyle kitaplarda hep kadın karakterleri daha çok severim ama maalesef bu kitapta erkek karaktere üzülmekten ve hak vermekten mahvoldum.
bu tarz kitaplar okumayı seviyosanız bunu da seversiniz. ben one day'e de çok benzettim. rosie de aklımda hep uzaktaki anılardaki başrol kız olarak canlandı ona da benziyo bence.
okuyan varsa konuşmak isterim.