ters köşe filmlerden ters köşe diye bahsedince onun ters köşeliğini sarsmış mı oluyoruz yoksa aboo ters köşeymiş nolcak acaba diye farklı şeyler düşünürken daha çok mu ters köşe oluyoruz bana sorarsanız
Spoiler içeriyor
-hala endişe duyguları taşıyor musunuz? +endişe duyguları değil doktor. bu tek ve sürekli bi endişe hissi. -sen iyileştin alain, neden burada kalıyorsun? +burayı seviyorum. bir hastanın hayatı disiplinli ve basittir. hayatla yeniden yüzleşecek kadar cesur değilim. sence korkak mıyım? -hayır…devamı-hala endişe duyguları taşıyor musunuz?
+endişe duyguları değil doktor. bu tek ve sürekli bi endişe hissi.
-sen iyileştin alain, neden burada kalıyorsun?
+burayı seviyorum. bir hastanın hayatı disiplinli ve basittir. hayatla yeniden yüzleşecek kadar cesur değilim. sence korkak mıyım?
-hayır alain, bence mutsuzsun.
-bomboş hissediyorum, çok kötü anılara ilaveten.
+sürdürebilecek misin
-sürdürmek mi? benim için tamamen bitti. gidiyorum anlamıyor musun?
-ben fark edene kadar alkol kanıma işlemişti. bir şeyleri beklerken içmeye başladım. sonra bir gün anladım ki hayatımı bekleyerek geçirmişim.
+alain, hayatı seviyorum. sende sevdiğim eşsiz şey içinde var olan hayat.
(filme uzun uzun inceleme yazısı yazmıştım ama paylaşmak içimden gelmedi. depresif erkek karakter görmek istemiyorum dedikten sonra 2. kez izledim. alain için değerdi. burjuva sınıfına ait bi adamın aidiyetsizlik hissiyatını izlemek için daha kötü bi haldeyim desem de intihar intihardır diyip devam ettim. film boyunca mehmet pişkin'le ne kadar benzediklerini düşündüm sonra açıp onun videosunu da tekrar izledim. eğer benim yaşlarımda kadın başrolü olan bu temada bi film olsaydı benim için bi başyapıt olurdu.)
"kendimi öldürüyorum çünkü beni sevmediniz
çünkü sizleri sevmedim
çünkü bağlarımız çok gevşekti
bağlarımız güçlensin diye kendimi öldürüyorum
sizi silinmez bir lekeyle baş başa bırakıyorum"
"mutluluk önümde gider üzüntü beni izler ölüm beni bekler" "yeniden görüşmeye başlamamız için bir telefon yetebilirdi. hiçbirimiz kavuşmanın yaratabileceği düş kırıklığını göze alamadık." "nerede olursam olayım, hep yanımdasın. yok olup giden onlar. sense varlığını en çok hissettirensin." "beni üzgün değil,…devamı"mutluluk önümde gider
üzüntü beni izler
ölüm beni bekler"
"yeniden görüşmeye başlamamız için bir telefon yetebilirdi. hiçbirimiz kavuşmanın yaratabileceği düş kırıklığını göze alamadık."
"nerede olursam olayım, hep yanımdasın. yok olup giden onlar. sense varlığını en çok hissettirensin."
"beni üzgün değil, ağırbaşlı kılıyorsun. yola gelmez hopalığıma zarar veriyorsun. aşırı düşüncesizce davranıp da, nedendir bilmem, yüzün gözümün önüne gelince, çevremdeki insanlara önem vermeye başlıyorum yeniden. birtakım şeylere değer verir oluyorum, pek huyum değildir oysa. senin yerine, senin artık bilmediğin şeylerden yararlanıyorum. ölerek beni daha canlı kıldın."
"sanatta eksiltmek kusursuzlaştırmaktır. yok olmak seni negatif bir güzelliğin içinde dondurdu."
"o kadar mükemmelliyetçiydin ki mükemmelleştirmeyi bile mükemmelleştirmek istiyordun."
"kendine karşı çok sert davranırdın, oysa başkalarına hep sabırla, hoşgörüyle yaklaşırdın."
"seni en çok kaygılandıran da buydu: günün birinde düşkünlüğü seçebilecek olman. bir edilginlik türünden başka bir şey olmayan kendini bırakıştan değil, alçalmak, küçülmek, kendi kendinin yıkıntısına dönüşmek isteğinden ürküyordun."
"ölümünün acısına arkanda bıraktıkların tek başlarına katlanacaklar. intiharın bu bencil yanından hoşlanmıyordun. ama tartınca, ölümün dinginliği yaşamın acı dolu çalkantılarına üstün geldi."
(kitap çok uzun süredir elimdeydi, bir türlü toparlanıp okuyamadım. sanırım hayatımın en ufak şeye ağlayacak evresindeyim, her şey beni inanılmaz etkiliyo. yazarın 20 yıl önce intihar eden arkadaşının hayali mi gerçek mi olduğu bilinmiyo ama ben bu kadar gerçekçi oluşunu gerçek arkadaşına yazmasına bağlıyorum. kendisinin de tıpkı onun gibi intihar etmesiyse hepimize derin bi iç çekiş yaşatıyo. en çok hoşuma giden şey onun ölümüne değil de nasıl biri olduğuna bu kadar dahil oluşumuzdu. kendi arkadaşlarımı düşündüm. belki onlara saçma gelen ama onlara özgü olan davranışlarını. birinin basit ama ona özgü huylarını okumak beni ona çok yakın hissettirdi. ve biri belki bana göre tuhaf olan davranışlarımı cümlelere dökseydi içimde ona olan sevgiyle ne yapacağımı bilemezdim.)
not: okuduğum zaman konuşacağımız biri vardı bu arada beni beklemeden gitmişsin💔 okucaktım sonra yorumlucaktım(2 ay önce) beni bu kitapla tek başıma bıraktın...