Aslında bir çocuk filmi değil bence çok duygusal çok güzel mesajları içerisinde barındıran bir film ve hayal gücünün nelere kadir olabileceğinide gözler önüne seriyor bir ara gözlerim bile yaşardı herkese rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir film....
1983 yılında Tahiti’den San Diego’ya giderken kasırgaya yakalanan Tami Oldham ile Richard Sharp’ın gerçek hikayesinden esinlenen Adrift, olayın kahramanının yazdığı kitap üzerinden serbest bir uyarlama. Karakterler denizde sürüklenirken, izleyici de flashback ve halüsinasyon sahneleri ile duygu karmaşasına sürükleniyor. Shailene Woodley’i…devamı1983 yılında Tahiti’den San Diego’ya giderken kasırgaya yakalanan Tami Oldham ile Richard Sharp’ın gerçek hikayesinden esinlenen Adrift, olayın kahramanının yazdığı kitap üzerinden serbest bir uyarlama. Karakterler denizde sürüklenirken, izleyici de flashback ve halüsinasyon sahneleri ile duygu karmaşasına sürükleniyor. Shailene Woodley’i zaten çok beğeniyorum, performans anlamında da bu filmi neredeyse tek başına sırtlamış. Görüntü yönetmeni de iyi iş çıkarmış, özetle; dramatik bir hayatta kalma mücadelesi Adrift…
Sinema tarihini etkilemiş çoğu yönetmen tek plan çekim tarzını denemiş, yüzlerinin akıyla ayrılmıştı. Orson Welles ve Alfred Hicthcock da dahildi bu listeye üstelik. Ancak hiçbiri Sebastian Schipper’in yaptığını yapamadı. 140 dakika tek plan çekime girişmeyi kafaya koymak bile sağlam bir…devamıSinema tarihini etkilemiş çoğu yönetmen tek plan çekim tarzını denemiş, yüzlerinin akıyla ayrılmıştı. Orson Welles ve Alfred Hicthcock da dahildi bu listeye üstelik. Ancak hiçbiri Sebastian Schipper’in yaptığını yapamadı. 140 dakika tek plan çekime girişmeyi kafaya koymak bile sağlam bir psikoloji gerektirirdi kuşkusuz. Üstelik buna bir de kaliteli senaryo ekleyip yapmak sıra dışı bir şeydi. Bu noktada zaman bakımından filmin en yakın rakibi Russkiy Kovcheg’in senaryosunun olmadığını tekrar belirtmekte yarar var..
Güzeldi bee :)) o nasıl tatlı bişey öyle :) kızı anlıyorum zombi bile olsa o tatlılığa karşı konulamaz :) farklı bi senaryosu olduğundan ötürü izlenmeye değer kesinlikle.. Aşk her insanı değiştirebilir. Hatta bi zombiyi bile (Ama maalesef bu değişiklik kalıcı…devamıGüzeldi bee :)) o nasıl tatlı bişey öyle :) kızı anlıyorum zombi bile olsa o tatlılığa karşı konulamaz :) farklı bi senaryosu olduğundan ötürü izlenmeye değer kesinlikle.. Aşk her insanı değiştirebilir. Hatta bi zombiyi bile (Ama maalesef bu değişiklik kalıcı olmaz o ayrı bişey ) neyse işin özü film güzel arkadaşlar buyrun izleyin. Ha son bi hatırlatma bu bi zombi filmi değil haberiniz olsun. Yani öyle çok aksiyon gerilim korku beklemeyin. Ama filmide kaçırmayın ben izlerken çok zevk aldım
Son yıllarda gördüğüm en iyi ve en özgün senaryoya sahip film. Başroldeki oyuncunun 7 kişiyi birden oynadığını ve çok fazla teknik kullanıldığını duymak da sizi şaşırtabilir.
Yapılabilcek en rahatsız edici, en psikopat filmlerden birisi böyle bir filmide Haneke’den başkası yapamazdı herhalde. Film resmen izleyiciyle dalga geçiyor. Oyunculuk performansları müthiş. Özellikle psikopatlardan birinin kumandayı alarak zamanı geriye sardığı sahnede Haneke seyirciyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. İzlenmesi…devamıYapılabilcek en rahatsız edici, en psikopat filmlerden birisi böyle bir filmide Haneke’den başkası yapamazdı herhalde. Film resmen izleyiciyle dalga geçiyor. Oyunculuk performansları müthiş. Özellikle psikopatlardan birinin kumandayı alarak zamanı geriye sardığı sahnede Haneke seyirciyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. İzlenmesi gereken ama insanın asabını bozan bir film .
Aslında ilk başta kitabın ismine baktığımda sıkıcı bir kitaba benzediğini düşünmüştüm bu yüzden de sürekli bu kitabı okumayı erteliyordum. daha sonra okuyacak az kitabım kaldı ve buna başladım. okuduktan sonra fark ettim ki, kitabı kapağına göre (benim yaptığımı düşünürsek ismine…devamıAslında ilk başta kitabın ismine baktığımda sıkıcı bir kitaba benzediğini düşünmüştüm bu yüzden de sürekli bu kitabı okumayı erteliyordum. daha sonra okuyacak az kitabım kaldı ve buna başladım. okuduktan sonra fark ettim ki, kitabı kapağına göre (benim yaptığımı düşünürsek ismine göre) yargılamamalıyım. Çünkü kitap tek kelimeyle muhteşem.
Hayatımda gördüğüm en iyi filmlerden birisi olan hatta hayatımda gördüğüm en etkileyici film diyebileceğim "Whiplash"in yönetmeni Damien Chazelle'in yeni işi La La Land için elbette heyecanlıydım. Ortaya atılan fikir ve oyuncu kadrosu değil, sadece yönetmenin adını duymak bile beni bu…devamıHayatımda gördüğüm en iyi filmlerden birisi olan hatta hayatımda gördüğüm en etkileyici film diyebileceğim "Whiplash"in yönetmeni Damien Chazelle'in yeni işi La La Land için elbette heyecanlıydım. Ortaya atılan fikir ve oyuncu kadrosu değil, sadece yönetmenin adını duymak bile beni bu filme karşı büyük bir beklentiye soktu. Ve bir sürü ödüller alınca da La La Land'i izlemek için iyice sabırsızlanmaya başladım. Ve La La Land, beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. La La Land, günümüz Los Angeles'da yaşayan 2 kişi hakkında. Aktris olma hayalleri peşinde koşup bir türlü başarılı olamayan Mia ve caz müziğine aşık olduğu halde patronu tarafından "Jingle Bells" çalmaya zorlanmış ve hayalini tam olarak gerçekleştirememiş olan Sebastian'a ve bu ikilinin birbirini nasıl keşfettiği, birbirlerine aşık olmalarını ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışmalarını anlatıyor diyebilirim kısaca. La La Land, tek kelimeyle büyülü bir film. Ağız sulandıran dekorları, makyajları, kostümleri ve kamera lensiyle sanki 1940'lı yıllarda vizyona girmiş bir film izliyor gibi hissediyorsunuz, hikayenin günümüzde geçmesine rağmen. Bu konuda yönetmen Chazelle, imkansızı başarmış diyebilirim. Hem etkileyici bir senaryoya hem de teknik bakımdan güzel bir iş çıkarmış.