Kendimi uçurumdan atacağım artık Bütün elektronik eşyalarım bozuldu aq çıldırıcam bilgisayarım güç içine göçtü telefonu yeni değiştirdim kulaklığımı alıcam oda bozuldu neyse hallolmayacak şeyler değil çok şükür sakinim şimdi
Bu geceki Overthink şarkım “Çağan Şengül Küçüğüm” En sevdiğim yeri burası (2:06) bundan 5 saniye önceki melodiside çok hoşuma gidiyor Gelemiyorum Dizim yara, yüzüm kara sana Gidemiyorum Senden uzağa bir adım daha Ruhum araf, bedenim harap Sesim ziyan, sözüm yalan…devamıBu geceki Overthink şarkım
“Çağan Şengül Küçüğüm”
En sevdiğim yeri burası (2:06) bundan 5 saniye önceki melodiside çok hoşuma gidiyor
Gelemiyorum
Dizim yara, yüzüm kara sana
Gidemiyorum
Senden uzağa bir adım daha
Ruhum araf, bedenim harap
Sesim ziyan, sözüm yalan ulaşmıyor sana
Spoiler içeriyor
Kitap, insanın sözleriyle kurduğu bağı merkeze alarak, dilin ne kadar güçlü ve aynı zamanda ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Ahlak kavramını ön plana çıkarırken, iyi niyetle söylenen bir sözün bile düşünülmeden dile getirildiğinde nasıl incitici olabileceğini hissettiriyor. Sözcüklerin sadece anlık…devamıKitap, insanın sözleriyle kurduğu bağı merkeze alarak, dilin ne kadar güçlü ve aynı zamanda ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Ahlak kavramını ön plana çıkarırken, iyi niyetle söylenen bir sözün bile düşünülmeden dile getirildiğinde nasıl incitici olabileceğini hissettiriyor. Sözcüklerin sadece anlık duyguların dışavurumu olmadığını, aynı zamanda bir sorumluluk taşıdığını vurguluyor.
Okur, kitap boyunca susmanın bazen konuşmaktan daha doğru olabileceğini ve her gerçeğin her zaman dile getirilmesinin gerekmediğini fark ediyor. Bu anlamda eser, insanı başkalarını yargılamadan önce kendini sorgulamaya, iletişimde daha dikkatli ve daha özenli olmaya çağırıyor. Günlük hayatta fark etmeden yapılan hataları görünür kılmasıyla, ahlaki farkındalık kazandıran etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor.
Spoiler içeriyor
Kelebek Etkisi, yüzeyde geçmişi değiştirme fikrini anlatsa da, özünde zihnin bu yükü taşıyamayacağını söyleyen karanlık bir film. Evan’ın yaşadığı şey bir süper güç değil, psikolojik bir lanettir. Geçmişe dönebilme yetisi, onun akıl sağlığını her seferinde biraz daha aşındırır. Zamanla oynamanın…devamıKelebek Etkisi, yüzeyde geçmişi değiştirme fikrini anlatsa da, özünde zihnin bu yükü taşıyamayacağını söyleyen karanlık bir film. Evan’ın yaşadığı şey bir süper güç değil, psikolojik bir lanettir. Geçmişe dönebilme yetisi, onun akıl sağlığını her seferinde biraz daha aşındırır. Zamanla oynamanın bedeli fiziksel değil, zihinseldir.Evan her geri dönüşte hafızasını koruduğu için tek bir hayat yaşamaz; aynı bedende birden fazla hayat taşır. Bu da bilinçte bir bölünmeye yol açar. Kimliğini sabitleyemez, aidiyet duygusunu kaybeder ve gerçeklikle bağı giderek zayıflar. Babasında da görülen psikolojik bozukluk, Evan’ın çöküşünün tesadüf olmadığını gösterir. Bu, yalnızca travmanın değil, genetik bir kırılganlığın tetiklenmesidir. Zaman, Evan’ı iyileştirmez; sadece içindeki çatlağı büyütür. Bazı şeyleri düzeltmeye çalışmak insanı iyileştirmez; bazen en doğru seçim, vazgeçmektir. Evan’ın kendini denklemin dışına çıkarması, zamanı değil, kendi zihnini kurtarma çabasıdır.
KULAKLIĞIM BOZULDU BEN 7 8 saat otobüs yolculuğunda ne yapacağım AĞLICAM hayır bide yurda gidiyorum kulaklıksız yaşanılmaz yaa tam zamanı buldu bozulacak
Spoiler içeriyor
Film bence bekleneni vermeyen, ama bu yüzden etkileyici bir döngü deneyimi sunuyor. İzlerken klasik “döngü kırılır, herkes kurtulur” beklentisiyle gidiyorsun, ama sonuç tam tersine gidiyor: tren yolcuları ölüyor, kahraman zaten ölü, ama bilinç yeni bir gerçeklikte devam ediyor. Bu ters…devamıFilm bence bekleneni vermeyen, ama bu yüzden etkileyici bir döngü deneyimi sunuyor. İzlerken klasik “döngü kırılır, herkes kurtulur” beklentisiyle gidiyorsun, ama sonuç tam tersine gidiyor: tren yolcuları ölüyor, kahraman zaten ölü, ama bilinç yeni bir gerçeklikte devam ediyor. Bu ters köşe, filmi hem şok edici hem de duygusal kılıyor.
Jake Gyllenhaal’ın performansı, karakterin hem çaresiz hem de umut dolu duygusunu çok iyi aktarıyor; film kısa ama yoğun bir felsefi ve duygusal yük taşıyor. Döngü tekniği, klasik aksiyon-döngü filmlerinden farklı olarak, “her şeyi değiştiremeyiz ama anlam katabiliriz” mesajını veriyor.
Spoiler içeriyor
Predestination, zaman yolculuğu yapan bir ajanın geçmişte gerçekleşecek büyük bir felaketi önleme çabasını konu alır. Film, doğrusal olmayan bir anlatımla ilerler; karakterin farklı zamanlardaki hâlleri ve yaşadığı olaylar iç içe geçer. Hikâye ilerledikçe ana karakterin kimliği, geçmişi ve geleceği arasındaki…devamıPredestination, zaman yolculuğu yapan bir ajanın geçmişte gerçekleşecek büyük bir felaketi önleme çabasını konu alır. Film, doğrusal olmayan bir anlatımla ilerler; karakterin farklı zamanlardaki hâlleri ve yaşadığı olaylar iç içe geçer. Hikâye ilerledikçe ana karakterin kimliği, geçmişi ve geleceği arasındaki bağlar açığa çıkar. Film, zaman döngüsü üzerinden kader, özgür irade ve kimlik kavramlarını sorgular ve izleyiciyi sürekli şüpheye düşüren bir yapı kurar. Filmi beğendim. Konusu gerçekten özgün ve finali bayağı şaşırtıcıydı. İzlerken zaman zaman kafam karıştı ama bu karışıklık filmin yapısından kaynaklıydı; bilinçli olarak izleyiciyi zorlayan bir anlatımı var. En çok hoşuma giden nokta ise şu oldu: Karakterin hayatında iki farklı kader varmış gibi görünse de, her iki kaderde de sonuç aynı. Kadın ya da erkek olması, farklı seçimler yapması hiçbir şeyi değiştirmiyor. Film bana göre tam olarak bunu söylüyor: Kaçmaya çalıştığın şey kader değil, kendin. Bu da filmi etkileyici ama aynı zamanda biraz karamsar yapıyor.
Bu geceki overthink şarkım Ados Gri Bu şarkı Çağan şengülün en çok sevdiği şarkılardan biriymiş buda böyle gereksiz bilgi AH ŞU ELLERİMMTIRMANIYOR SANDI GÖKLERİ…
Spoiler içeriyor
Uzay Yolcuları, bir aşk hikâyesi gibi başlar ama aslında bize yalnızlığın insanı nasıl sessizce ahlaksızlaştırabildiğini anlatır. Jim’in yaptığı şey ne ani bir hata ne de saf bir romantik hamledir; uzun süreli yalnızlığın, korkunun ve yok olma fikrinin iç içe geçip…devamıUzay Yolcuları, bir aşk hikâyesi gibi başlar ama aslında bize yalnızlığın insanı nasıl sessizce ahlaksızlaştırabildiğini anlatır. Jim’in yaptığı şey ne ani bir hata ne de saf bir romantik hamledir; uzun süreli yalnızlığın, korkunun ve yok olma fikrinin iç içe geçip verdiği bencil ama insanî bir karardır. Bu, onu haklı çıkarmaz; sadece tehlikenin nerede olduğunu gösterir.Aurora’nın uyanışıyla birlikte film, aşkı değil eşitsizliği merkeze alır. Çünkü bir taraf gerçeği bilir, diğer taraf bilmeden yaşar. Böyle bir zeminde doğan her duygu, ne kadar samimi olursa olsun, baştan lekelenmiştir. Güven kırılmıştır ve geri dönüşü yoktur.Bence hikâyenin kırılma noktası şudur:
Jim ve Aurora arasında aşk olmasaydı, bu hikâye “katlanılabilir” bir sona ulaşamazdı.
Aşk burada kurtarıcı değil; yapılan yanlışı yumuşatan, travmayı yaşanabilir hâle getiren bir araçtır. Aşk sayesinde Aurora affetmez; dayanır. Sevgi, özgür bir seçimden çok, kaçışı olmayan bir hayatta tutunacak bir dala dönüşür.
Final gerçek bir mutlu son değil; sadece yaptıklarını kabul etmişler. Film şunu söylüyor: Bazı bağlar aşk değil, şartlar yüzünden oluşur.