Eskiden en büyük hayallerimden biri olan üniversite okumak şimdi hiç istemediğim bir zorunluluğa dönüşüyor gitgide. Tamam, her şeyin gittikçe zorlaşmasının, şartların kötüleşmesinin ve okuduktan sonra işsiz kalma endişesinin de bunda büyük bir rolü var ama yine de böyle düşünebileceğimi, böyle…devamıEskiden en büyük hayallerimden biri olan üniversite okumak şimdi hiç istemediğim bir zorunluluğa dönüşüyor gitgide.
Tamam, her şeyin gittikçe zorlaşmasının, şartların kötüleşmesinin ve okuduktan sonra işsiz kalma endişesinin de bunda büyük bir rolü var ama yine de böyle düşünebileceğimi, böyle hissedebileceğini hiç düşünmezdim.
İnsan ne de çabuk değişebiliyor bazen?
Bundan daha bir buçuk yıl öncesine kadar master, doktora... o kadar çok isterdim ki yükseldikçe yükselmeyi, uzmanlığı falan.
Şimdi ise sadece, bana yetecek basit bir hayat istiyorum.
Bilmiyorum! Bilmiyorum! Bilmiyorum! Hissedememiyorum. Felçli gibiyim sanki ve bu berbat bir şey. Fiziksel değil, ruhsal olarak. Bütün acılarım, üzüntülerim, korkularım, sevinçlerim... Şimdi hiçbiri yok. Herkes gibi, kendim gibi onlar da beni terk etti şimdi. Kalbimi o dört duvar arasında ezmişler…devamıBilmiyorum!
Bilmiyorum!
Bilmiyorum!
Hissedememiyorum.
Felçli gibiyim sanki ve bu berbat bir şey.
Fiziksel değil, ruhsal olarak.
Bütün acılarım, üzüntülerim, korkularım, sevinçlerim...
Şimdi hiçbiri yok.
Herkes gibi, kendim gibi onlar da beni terk etti şimdi.
Kalbimi o dört duvar arasında ezmişler sanki, ve ben hiçbir şey yapamıyorum.
Ne uğradığım ihanete ne annemi hastalığına ne de heba olan ihtimallerime ağlayabiliyorum.
Doldukça doluyorum, ama taşamıyorum...