Çocukların, masum insanların acımasızca katledildiği bir toplumda kimse insan hakları gününden falan bahsetmesin! İnsanlık bir gün mü ki sadece 10 Aralık'ta kalıyor sizin insanlığınız! İnsan olmayanların el üstünde tutulduğu, insanlarınsa hiçe sayıldığı şu zamanda insan hakları falan hikaye. İnsanlık; zengini…devamıÇocukların, masum insanların acımasızca katledildiği bir toplumda kimse insan hakları gününden falan bahsetmesin!
İnsanlık bir gün mü ki sadece 10 Aralık'ta kalıyor sizin insanlığınız!
İnsan olmayanların el üstünde tutulduğu, insanlarınsa hiçe sayıldığı şu zamanda insan hakları falan hikaye.
İnsanlık; zengini kayırıp fakiri ezmek, iyilik adı altında milleti yok yere kayırmak, onca masumun hayatını zindan etmek, sonra da insan hakları paylaşımı yaparak milletin gözünü boyamaya çalışmak mı!
Şayet böyleyse alın insanlığınızı, sizin olsun!
Bu asla kabul edilemez!
Göz boyadıklarını sananlar kendilerini kandırmaktan başka hiçbir şey yapamadılar, yapamayacaklar!
Vicdanını, insafını, adalet anlayışını, değerlerini kaybetmemiş bir avuç insan da olsak; sizin koyduğunuz hükümleri, yasaları, yaptıklarınızı, zulümlerinizi asla kabul etmeyeceğiz!
Susmak, suça ortak olmaktır!
Kafayı yememek için, bir de can sıkıntısından haberlere bakayım dedim. Her zaman olduğu gibi gördüklerim yine boş dedirtti bana, her şey boş. Öğrencisin, okumaya çalışıyorsun. Saçma sapan yerlerden saçma sapan şeyler çıkıyor üstüne. Okuyorsun da ne oluyor? İster çöpçü olsun…devamıKafayı yememek için, bir de can sıkıntısından haberlere bakayım dedim.
Her zaman olduğu gibi gördüklerim yine boş dedirtti bana, her şey boş.
Öğrencisin, okumaya çalışıyorsun.
Saçma sapan yerlerden saçma sapan şeyler çıkıyor üstüne.
Okuyorsun da ne oluyor?
İster çöpçü olsun ister profesör, insanda insanlık kalmamış.
Hayatın çok ucuz, biri her an gelip bir bıçak ya da kurşun darbesiyle yok yere seni öldürebilir.
En sevdiğinden, en yakınından ihanete uğrayabilirsin, bir anda tüm çabaların boşa gidebilir.
Uğruna feda ettiklerin bir çırpıda feda ediverirler seni.
Ortada kalırsın öylece.
Anlam veremediğinle kalırsın.
Çabaladığınla, üzüldüğünle kalırsın hepsi bu...
Ne yaparsan yap, olanın önüne geçilmiyor.
Hangi tercih yanlış, hangisi doğru bilmiyorum artık.
Neresinden tutsam elimde kalacak sanki.
İki duvar arasındayım.
Çıkışı göremiyorum...
Sabah mı? Sabah. Ben her zamankinden vasat! Kim rahat? Neyse bu kadar zırvalama yeter! Sadede geleyim. Dünki şu engelliler meselesi. Yüzyıllardır milletin gözünü kapatarak, onları tekerlekli sandalyeye oturtarak bir şeylerin değişeceğinin sanılması çok ama çok berbat, vahim. Gerekli olan düzenlemeler…devamıSabah mı?
Sabah.
Ben her zamankinden vasat!
Kim rahat?
Neyse bu kadar zırvalama yeter!
Sadede geleyim.
Dünki şu engelliler meselesi.
Yüzyıllardır milletin gözünü kapatarak, onları tekerlekli sandalyeye oturtarak bir şeylerin değişeceğinin sanılması çok ama çok berbat, vahim.
Gerekli olan düzenlemeler asla yapılmıyor ama 3 Aralık deyince milletin farkında olasa falan geliyor.
Ne denir ki?
Bir şey bulamıyorum artık.
Aslında vaktim, gücüm olsa sabaha kadar konuşurum ama yok işte.
Her neyse!
Birilerinin vicdanlarını tatmin ettiği bir 3 Aralık daha geride kaldı.