Normalde tanımadığım hatta görüşmemin, yani yazışmamın dahi hayli garip olduğu insanlarla, afaki olmasa da yazışıyorum. Hal hatır falan soruyorlar... Tabii bunda paylaşımlarımın paha biçilmez etkisi var ama yine de böyle hal hatır sorulması falan bayağı güzelmiş yaaa. ☺️ Hep yapsam…devamıNormalde tanımadığım hatta görüşmemin, yani yazışmamın dahi hayli garip olduğu insanlarla, afaki olmasa da yazışıyorum.
Hal hatır falan soruyorlar...
Tabii bunda paylaşımlarımın paha biçilmez etkisi var ama yine de böyle hal hatır sorulması falan bayağı güzelmiş yaaa. ☺️
Hep yapsam mı ne yapsam? ☺️
İstersen dertleşebiliriz, sana yapan da bayağı yapmış, abartmışlar falan... Bunlar hiç alışık olduğum şeyler değil.
Hep hata, hep kusur...
Böyle bayağı iyiymiş yalnız.
Hem demekki benim de elimi sallasam ellisiymiş.
Ben bir adım gitsem bin adım gelecekler.
bunu da böylelikle teit etmiş oldum.
Her neyse.
Hala atamadım başımdaki belayı ama olsun.
Böyle şeyler yaşayınca, bunları düşününce insan ferahlıyor.
aslında yazmak istediğim çok çok şey var ama buraya gelince unutuyorum.
Gerçi yazmadığım şeyler değil de...
Ne bileyim işte.
Umursanmamaktan, aynı taşa takılıp kalmaktan, eleştirilmekten, anlaşılmamaktan, beni eleştirirken insanların kendi yedikleri haltları hiç göz önünde bulundurmayıp beni başka bir taraflarıyla dinliyormuş gibi yapmalarından (belki de gerçekten öyle) her şeyin benim üstüme kalmasından, triplerden, kaprislerden, düşünmekten, her türlü kötü davranışı, sözü, eylemi işitmekten, birçok şeyi sineye çekmekten, anlatamamaktan, kınadıklarını, hoş görmeyip laf söylediklerini yaptıklarında, yaşadıklarında ses çıkaramayıp adam gibi duyulmamaktan, eylem ve sözlerimin başka başka taraflara çekilmesindan, hep suçlu olmaktan, sadece işleri düştüğünde bana gelinmesinden, sadece birilerinin işi olduğunda iyi olmaktan, bana canlarının istedikleri gibi davranılmasından, boş ve saçma konuşma ve davranışlardan, kimseye dert anlatamamaktan, hiçbir şeyin yapılmamasından, hiçbir şey yapmıyormüş gibi görünmekten, sürekli birilerinin derdini dinleyip kaprislerini çekmekten, birilerinin derdine, tasasına, stresine kafa yormaktan, sırf başkaları istiyor diye bir şeyleri yapmaktan, hayatı başkalarının düşüncelerine göre yaşamaktan, olması gerektiğini düşündüğüm hiçbir şeyin olmamasından, söylenmesi gerektiğini düşündüğüm hiçbir şeyin söylenmemesinden, anlaşılmasını beklediğim hiçbir şeyin anlaşılmamasından, sorgulanmaktan, yargılanmaktan, baskı ve beklentilere maruz kalmaktan, şartlarımın bahane olarak görülmesinden, potansiyelim dışında olan şeylerin benden beklenmesinden, üst düzey ve birilerine görünecek şeyler yapmamın beklenmesinden, lafa geldi mi iyi, tartışmaya geldi mi kötü olmaktan, insanların söyledikleriyle, yaptıklarıyla çelişmelerinden, benim bunun yüzünden haksız çıkmamdam, yetersiz görülmekten, birilerinin kanatları altında yaşamaktan, susmaktan, susturulmaktan, ve daha nice nice nicelerinden... çok yoruldum.