Spoiler içeriyor
Kitap yaşamın doğal akışına öyle uygun yazılmış ki. Sanki kitap yazılmamış da biri içinden geçenleri yaşamından da kesitlerle öylesine anlatıyor gibi. Kitabın pek çok yerinde yazar kendisiyle kavga ediyor. Tabii bunda hayatının, aldığı tepkilerin, yaşadıklarının da çok büyük payı var.…devamıKitap yaşamın doğal akışına öyle uygun yazılmış ki.
Sanki kitap yazılmamış da biri içinden geçenleri yaşamından da kesitlerle öylesine anlatıyor gibi.
Kitabın pek çok yerinde yazar kendisiyle kavga ediyor.
Tabii bunda hayatının, aldığı tepkilerin, yaşadıklarının da çok büyük payı var.
Dışlanmışlık, ötekileştirme bir insanın hayatında böyle izler bırakabiliyor.
Aşk, vazgeçilmez bir tutku değil, değerlere bağlı bir duygudur. Birinden vazgeçtiğiniz için kendinizi asla suçlamayın. O çok şey yapmıştır ki, ondan vazgeçmişsinizdir. Vazgeçmek suç değildir. Bazıları vazgeçilmeyi hak ederler.
Bir duyguyu bir an için hissetmiyor olmanız, o duygudan tamamen koptuğunuzu göstermez. Hissetmemenizin belli nedenleri de olabilir. Bunu o an için ya da öyle olması gerektiği için anlamsız buluyor olabilirsiniz. Bunların dışındaysa bile, her şey her zaman aynı yoğunlukta hissedilmez.