Şimdi bir şeyler iyi değil, ondan dolayı hiçbir şey yapamıyorum kendim için, diyip duruyorum ama bunun bir sonu gelmeyebilir de. Hatta her şey biraz daha farklılaşabilir kötü anlamda. Dilerim böyle olmaz. Bunu düşününce de bu (istemeyerek dahi olsa) yaptığım şeyin…devamıŞimdi bir şeyler iyi değil, ondan dolayı hiçbir şey yapamıyorum kendim için, diyip duruyorum ama bunun bir sonu gelmeyebilir de.
Hatta her şey biraz daha farklılaşabilir kötü anlamda.
Dilerim böyle olmaz.
Bunu düşününce de bu (istemeyerek dahi olsa) yaptığım şeyin saçmalığı daha çok batıyor gözüme...
Ben hep seninleydim ama benim sensiz geçen çok günüm oldu sevgili. Nedeni sen değildin ama hepsi biraz haksızlıktı bana. Görülmeyen çabalarla, yetmeyen sevgilerle, sarılamayan yaralarla doluydu hepsi. Ne mana verebildim ne de dayanabildim bu tutsaklığa. Düşünmeye, hissetmeye, sevmeye küstüm. Küssem…devamıBen hep seninleydim ama benim sensiz geçen çok günüm oldu sevgili.
Nedeni sen değildin ama hepsi biraz haksızlıktı bana.
Görülmeyen çabalarla, yetmeyen sevgilerle, sarılamayan yaralarla doluydu hepsi.
Ne mana verebildim ne de dayanabildim bu tutsaklığa.
Düşünmeye, hissetmeye, sevmeye küstüm.
Küssem de zoraki yaptım tabii bunları, hakkıyla sevebilmek dışında.
Senden başka kimseye yer olmasa da gönlümde, sevmek isterdim masmavi'm.
Isterdim, isterdim çünkü sevgi histir.
Nefestir, candır bazen en büyük acın olsa da...
Beni sana bağlayan da bitmek bilmez sevgi ya, bana küstüğüm sevgiyi sevdiren de bu işte.
İşte ben böyle anladım sevginin kıymetini.
Kudretini, kuvvetini...
Yalnızca nefes aldım sensiz geçen günlerimde.
Bugünümde, dünlerimde, sen olasın istedim hep.
Nasıl olursan ol: ister arkadaş, ister sevgili.
Razıyım kardeşdiğine dahi.
Gel söyle: sevdaya tutuldum, de.
Senin olmayan bir gönül var yüreğimde, de.
Bir günümün daha sensiz geçmesine izin verme.
Acını, getir, hüzünü getir, derdini getir...
Ama sensiz olmayayım.
Hep senden bir şey olsun bende ki tamamlanayım.
Böyle yarım, eksik, hissiz, işe yaramaz bırakma benliğimi; senle çarpan, sana atan yüreğimi.
Ne serzeniş ne de sitem.
Yarım kalmış kalbimin sessiz haykırışıdır sensizliğim.
Hüznünden, efkarından yakınır mıyım hiç?
Bir damlacık sen (can suyum) ol yeter bana.
Gerisi teferruat, lafı dahi olmaz.
Al işte! Niye kendime dair hiçbir şey yapamadığımı, hiçbir zaman adam akıllı kendimi düşünemediğimi bana hatırlattın! Keşke bunu yapmasaydım, sen buna hiç mi hiç değmiyorsun! Sana söylenen hiçbir şey yokken, sen herhangi bir şekilde eleştirilmemişken vs. ... O rahatsız olduğun…devamıAl işte! Niye kendime dair hiçbir şey yapamadığımı, hiçbir zaman adam akıllı kendimi düşünemediğimi bana hatırlattın!
Keşke bunu yapmasaydım, sen buna hiç mi hiç değmiyorsun!
Sana söylenen hiçbir şey yokken, sen herhangi bir şekilde eleştirilmemişken vs. ... O rahatsız olduğun durumları asla ama asla yaşamamışken, bana destek olabileceğin, olman gereken yerde bunu seçmeyip bir de bana çıkıştın haa!
rezil!!!
Düştüğünde kaldırmaya çalıştım, uğraştım, didindim, çabaladım... Kendimi hiçe saydım!
Paramparça ettin hayatımı!
Ailemi karşıma aldım, annemi sırf senden dolayı, neler yapmaya ittim, o kadar uğraştım!
Sen ne yaptın, bunu!
Ben bunu hak etmedim anladın mı, hak etmedim!!!
Keşke yapmasaydım! keşke!
Biraz da ben düşünülseydim, üstüne düşülen, üzerine titrenen ben olsaydım! ...
Selamlar. Şu sıralar okumak, izlemek, dinlemek, yazmak, ders çalışmak... Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Evet, kendimce sebeplerim var ama böyle olmasıyla da bunların içinden çıkamıyorum. Daha da fazla kapılıyorum sanki. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlayamıyorum, sanki bir gün bir saat gibi.…devamıSelamlar.
Şu sıralar okumak, izlemek, dinlemek, yazmak, ders çalışmak...
Hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Evet, kendimce sebeplerim var ama böyle olmasıyla da bunların içinden çıkamıyorum.
Daha da fazla kapılıyorum sanki.
Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlayamıyorum, sanki bir gün bir saat gibi.
İçimden hiçbir şey gelmiyorum.
Yaptıklarımı da öyle monoton bir şekilde yapıyorum.
Yapmam gereken çok şey var ama ertelemiş hatta öylece bırakmış durumdayım.
Yapar mıyım, yapmaz mıyım o bile belli değil; şu zaman yaparım, bile demeyerek kendimi dahi kandıramıyorum.
İşin en sorunlu yanı buna görev ve sorumluluklarım da dahil.
İş iyice içinden çıkılamaz bir hal alıyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum.
Sanırım hayatımdaki meseleleri çözmeden buna da bir son veremeyeceğim ama o meselelerin çözümleri de elimde değil.
Üstelik çözülecek gibi de durmuyor...
“Manasız bir girişle belki, belki de biraz tükenişle. Ben geldim sevip de sevilmediğim. Hayır hayır, seni suçlamıyorum. Böyle olmalıydı zaten. Hem bilirsin, hiçbir şey olmaması gerektiği gibi değildir aslında. Biz kabullenemeyiz sadece. Ben pek hoş gelmedim belki ama sen hep…devamı“Manasız bir girişle belki, belki de biraz tükenişle.
Ben geldim sevip de sevilmediğim.
Hayır hayır, seni suçlamıyorum.
Böyle olmalıydı zaten.
Hem bilirsin, hiçbir şey olmaması gerektiği gibi değildir aslında.
Biz kabullenemeyiz sadece.
Ben pek hoş gelmedim belki ama sen hep hoş geldin.
Hoş, hiç gitmedin ya!
Saatlerce burada durup sana dair nice hoşluk sıralayabilirim.
Aramızda kalsın, senden başka da hoşluğum yok benim.
Ne sözlerim hoş ne değişlerim.
Sözü hoş eden yazanı değil dinleyenidir avukat.
Böyle sohbetleri seversin bilirim.
Ne diyorum biliyor musun?
Şöyle otursam karşına, sana seni anlatsam, anlatsam, anlatsam... Sanki oradaki sen değilmişsin gibi.
Sen olduğunu çaktırma haa, heyecandan mıdır, çekinmekten mi, yoksa seni de bu kuytu kuyuya çekmek istememekten midir bilmem, ben sana seni anlatamam en derinim.
Seni anlattıkça anlasam mesela, kerelerce anlasam, binlerce kez okusam seni...
Yetmez, yetmez biliyorum.
Ne kalemim yeter ne de dimağım.
Ben yetmmem, yetemem sana.
Sana kuşlar yeter, kelebekler yeter, meltemler yeter, yitik rüzgarlar, gül kokuları yeter...
Kalemimin yetmeyeceğini bile bile geldim yanına.
Şayet kabul edersen gücümün son damlasına kadar seni anlatmaya geldim.”