Charles Dickens'in aynı adlı romanında uyarlanan bir BBC dizisi. 14 bölümden oluşan 7 saatlik süresi var. Bir zamanlar zengin olan Mr. Dorrit iflas edip borçlular hapishanesine düşer. Amy de hapishanede doğar. Diğer 2 kardeşinin aksine hapishane de babasına bakarak günlerini…devamıCharles Dickens'in aynı adlı romanında uyarlanan bir BBC dizisi. 14 bölümden oluşan 7 saatlik süresi var.
Bir zamanlar zengin olan Mr. Dorrit iflas edip borçlular hapishanesine düşer. Amy de hapishanede doğar. Diğer 2 kardeşinin aksine hapishane de babasına bakarak günlerini geçirir. Annesi doğumda ölmüştür. Mrs. Clennam'ın Amy 'yi dikiş işine aldıktan sonra orda Arthur ile karşılaşmasıyla hayatı değişir.
Hikayede 3 4 kişinin kesişen yolları var. Bazen zararları bazen de haberleri olmadan yardımları dokunuyor. Mesela Rigaud korkunç birkarakter ya oyuncuok iyi canlandmış. Bu ne alaka dedim ama hikayeye katkısı çok oldu. Miss Wade saçmaydı mesela bence hikayeye katkısı yoktu onun. Mr. Dorrit aşağılık kompleksi olan bencil bir karakterdi. Fanny intikam için evlenmesi kadınların özeti. Kendini düşünmesi hayatı yaşamasını taktir ettim. Pancks bir insan nasıl domuza benzeyebilir ya gerçekten benziyor. Onun oyunculuğu da çok iyiydi. Sonunda o ev sahibinin fıyadını açığa çıkarmadı içime su serpti. İyi kalpli biri olması özünde sevdim.
Ah John üzümlü kekim. İyiler hep kaybeder mükemmel bir karakterdi ya. Arthur eğitimine zenginliğine rağmen iyi kalpli biri olması yardımsever olması nadir görülür bir İngilize göre. Takdir ettiğim biriydi. Mutluluğu sonuna kadar hak etti. Kalp sana. Amy sevmediğim ve yaptıklarına göre taktir etmediğim kişi. Hiçbir zaman anlamadığım kendinen geçercesine bir yardımseverlik, fedakarlık örneği. Yine de taktir görmüyor. Zengin hayatında uğradığı zorbalık ve sesini çıkarmaması. Bu kadar aciz güçsüz sessiz pasif karaktere tahammül edemedim. Sonunda bu kadar şeyin ödülünü almasına sevindim.
Borçlar hapishanesi diye bir olayı yeni duydum. Ölüm kısımları biraz komikti. İstedikleri zaman ölüyorlar gibi oldu. Evin yıkılma anını çok beklemişim. İyi oldu ya temizlik gibiydi. İlk bölümden beri olan sır kendini merak ettiriyor. Ben de çeşitli fikirler ürettim ama tutması. O gizem olaya heyecan katmış. Romanı okumadım ama çok katmanlı bir hikaye dedikleri bu sanırım.
Ben bölümlerin 25 dk olmasına sinir oldum ya cidden bu kadar izlenir mi bir oturuşta en azından 1 saat izlersin bu kadar da değil.
İzlerken sıkıldığım oldu ama güzel bir dönem dizisi. Öneririm.
Spoiler içeriyor
Üç kardeşin çalışma, ev ve ikili ilişkilerini konu alan bir dizi. Benim için güzel başlayıp, başladığı gibi bitmeyen bir dizi oldu. Depresif ilerliyor onu bilerek izlenmeli. İlk defa bir kore dizisi bitirdim iki tane yarım bırkamışlığım var. Pek bildiğim bir…devamıÜç kardeşin çalışma, ev ve ikili ilişkilerini konu alan bir dizi. Benim için güzel başlayıp, başladığı gibi bitmeyen bir dizi oldu. Depresif ilerliyor onu bilerek izlenmeli.
İlk defa bir kore dizisi bitirdim iki tane yarım bırkamışlığım var. Pek bildiğim bir kültür değil. O yüzden izlerken zorlandım bize benzer Yönleri de var değişik yönleri de. Ben sevmem kore yapımı ilk sebebi birbirlerine çok benziyorlar karıştırıyorum. İkinci de gözüme hitap etmiyor uzak doğulu insanlar.
TV de yayınlanmış sonra netflix bünyesine katılmış.
Diziyi anneleri öldükten sonraki hüzünlerini anlatan bir kesiti görüp izlemeye karar verdim. Konuyu bilmeden daldım diyebilirim. Meğer anneleri dizisinin neredeyse sonunda ölüyormuş. Ara ara ben bu diziyi neden izliyorum dediğim oldu. Ama tuhaf bir şekilde sürükleyici. Çok yavaş ve sakin ilerliyor. Giriş kısmı çok uzun 5 bölüm sırf giriş. 10 bölümde biterdi fazla uzatmışlar.
Mafya olaylarını anlamadım ve çok saçmaydı. Keşke normal bir kişi olsaydı Gru kareakteri. Köydeki hali ile mafya hali arasında dev fark var hiç hoşuma gitmedi. Böyle bir değişim olmasaydı keşke. O kadar suratsız bir karakterdi ki her güldüğünde mutlu oldum ya.
Kardeşlerin en büyük dramı ev iş arasındaki mesafe. Şehirde çalışıp ilçenin köyünde oturdukları için gidiş geliş çok uzun sürüyor. Buna da baya değiniliyor.
Yeom mi jung çok güçsüz bir karakter tanıdıkça daha iyi anladım bunu. Hikayeyi de güçlenecek bitiremedi. Pek sevmedim onu sonlara doğru iyice irite oldum hatta.
Yeom ki jung bana çok benzettim. Bakımları kıyafetleri kendine bakması özellikle de özel hayatı aynı ben. Kıyafetleri çok güzeldi link olsa alırdım. Erkek kardeşleri de komikti. Mesleğini asla anlamdım onun. Araba takıntısı ve bunu inanılmaz abartması da tuhaftı. Üç kardeşin birine çok konuşmamaları da tuhaftı. Aslında aile genel olarak mutsuz be konuşmuyorlar. Dizide sadece bunda bilmiyorum temas eksikliği var inanılmaz gözüme battı. Yani kültürel sanırım sarılmak tokalaşmak vs yoktu.
Baba bizim babalar gibiydi. Annesi de üzüldüm o kadar çile çekti sefa süremedi kadın. Annemi hatırlattı bana. Başka ben anne ölüyor öyle ilerliyor konu sandım anne aşığı olarak bolca ağlarım dedim. Ağladım biraz da.
Sonu muama bitseydi ama bu son bölüm sonu gibi olmuş. Daha güzel bir son olsaydı keşke. Yani daha anlafıcqk çok şey var aslında da yoruldum. Genle olarak mutsuz bir hikaye izledim iyi ama izlenmese de olur. Ruhumu sömürdü birqz mutlu hikaye izlemeye gidiyorum.
Anne Bronte'nin romanında uyarlanan bir BBC mini dizisi. Ben romanı okumadım ama eminim diziyle birebir aynıdır çünkü kanal uyarlama mini dizilerini çok güzel yapıyor. Kapak tasarımı saçma olmuş bence izleyince manasız buldum. Bronte kardeşlerin hikayelerinde bir kasvet, dram, trajedi ve…devamıAnne Bronte'nin romanında uyarlanan bir BBC mini dizisi. Ben romanı okumadım ama eminim diziyle birebir aynıdır çünkü kanal uyarlama mini dizilerini çok güzel yapıyor. Kapak tasarımı saçma olmuş bence izleyince manasız buldum.
Bronte kardeşlerin hikayelerinde bir kasvet, dram, trajedi ve yavaş ilerleyen hikayeyle ruhumu emiyor. İyiki romanını okumamışım. Oyunculuklar ortam dönem işini seven ben için çok güzeldi.
Hikaye bir kasaba yada köy bilmiyorum oraya yeni taşınan bir kadın ve oğluyla başlıyor. Komşularıyla ve kadının gizemli hayatını görüyoruz. İlk bölüm böyle. İkinci bölümde geçmişe dönüş. Artık 3.bölümde de olayların sonuca bağlnamadıyla mutlu son. En azından mutlu sonla bitiyor. İzlemeknisteyen olur diye spoiler siz anlatmak istedim.
Sonlara doğru artık geber be adam dedim. Kadının tahammül seviyesine güçlü durmasına da hayran kaldım.
Ama daha düşüncesiz acımasız bir kadın olabilirdi. Çünkü yazar ve kardeşleri dönemin feminist aykırı kadınlarları. Tabiki o zaman şu an gibi radikal fikirler davranışlar olamazdı. Ama biraz daha iyilik meleği olmasaydı keşke. Yaşadıklarının bedelini ödemesini isterdim. Ve ben bu evlilik konusunda büyüklerin fikirlerini çoğu zaman olmasa da dinlenmesi, kulak verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Burda da teyzesinin uyarılarını duyunca aklıma geldi. Çevremde de görüyorum haklı çıkıyorlar. Tecrübe paraya satın alınmıyor işte.
Gılbert'ı görünce diyorum zor olacak feminist ruhumla ama o dönemde doğmalıymışım ben ya. İkili arasındaki karşı tarafa geçmeyen bir sevgi var. Birbirlerine bile hissettiremiyorlar ama yüzeysel değil. Dile dökülmeyen davranışlara yansımadan bir sevgi hissettim ben. Ruhsal bir şey.
Dönem yapımı sevenlere yada romanı okuyanlara öneririm. 3 bölümlük güzel bir diziydi.
Güzel bir seriye giriş filmiydi. Çok olaylı değildi. Sıkılmadan izledim. Bu kadar çok filmi olan özellikle kahraman filmleri başka filmlere, dizilere, yan dizilere vs çok uzantılı olduğu için izlemekten kaçıyorum. Dc yada marvel evreni başka daha neler varsa onlardan. Çünkü…devamıGüzel bir seriye giriş filmiydi. Çok olaylı değildi. Sıkılmadan izledim.
Bu kadar çok filmi olan özellikle kahraman filmleri başka filmlere, dizilere, yan dizilere vs çok uzantılı olduğu için izlemekten kaçıyorum. Dc yada marvel evreni başka daha neler varsa onlardan. Çünkü sana her şeyi izlettirmeden konuya hakim olmayacağın bir ortam yaratıyorlar bu zorunluluğa karşıyım. Bu seride de internette deadpool serisinde Logan var sanırım, ki o seriyi izledim ben, izlenmeli diyor. Bir de son çıkan yan film yeni mutantlar var onu da izledim ben seriden ayrı olarak. Geriye kalan filmleri de çıkış tarihine kadar izleyeceğim bakalım.
Spoiler içeriyor
Bu yolculuk da bitti. Bu yolculuk da 13 Ay sürmüş. Diğer filmlerin aksine bu film daha bir savaş süreciyle geçti. Bilbo nun cesareti fedakarlığı hayranlık uyandırdı bende. Kili, Fili ve Thorin ölümlerine çok üzüldüm. Hatta yok ya ölmemişlerdir. Birinin onları…devamıBu yolculuk da bitti. Bu yolculuk da 13 Ay sürmüş. Diğer filmlerin aksine bu film daha bir savaş süreciyle geçti. Bilbo nun cesareti fedakarlığı hayranlık uyandırdı bende.
Kili, Fili ve Thorin ölümlerine çok üzüldüm. Hatta yok ya ölmemişlerdir. Birinin onları diriltmesini bile bekledim. Uzun yolculuktan sonra sonları böyle bitmemeliydi ya.
Kili ve Tauriel ikilisi de hoşuma gitmişti. Ruhlarını seven karakterleri severim. Duygulandım düşündükçe üzülürüm. Vay be
Yerli komedi dizisi arayışında olduğum için baktım ama 4 bölümde sıkıldım. Dramı daha yoğun olan bir film. Karakterlerin dostluğu, naifliği ve entrikasız olması güzel. Ben Nazlı ve Nikoyu hiç sevmedim. Nazlı nankör şımarığın teki. Niko da şerefsiz bence.
Filmde saç ve makyajlar o kadar iyi ki oyunculardan tanıyamadığım çok oldu. Yolculuğa devam ederken genişleyen oyuncu kadrosunu sevdim. Ormandaki örümcek sahnelerini izlerken zorlandım aşırı korktuğum için. Ejderhanın görseli ve konuşması güzeldi. Yani 3 saat dizi olsa 3 bölüm izlemem…devamıFilmde saç ve makyajlar o kadar iyi ki oyunculardan tanıyamadığım çok oldu. Yolculuğa devam ederken genişleyen oyuncu kadrosunu sevdim.
Ormandaki örümcek sahnelerini izlerken zorlandım aşırı korktuğum için. Ejderhanın görseli ve konuşması güzeldi.
Yani 3 saat dizi olsa 3 bölüm izlemem ama bu filmde süre akıp geçiyor.
Aslında ilk önce bu seriyi sonra yüzüklerin efendisini hepsi 3 saatlik filmler. Bir saatten 3 sezonluk dizi olur. Öyle düşünüp dizi izler gibi izlemek lazım. Bir daha izlemek istersem öyle yapıcam.
Spoiler içeriyor
6 sezon 190 bölüm izlediğim ve muhtemel izleyeceğim en uzun dizi. İkonik karakterler ve replikler, jenerik müziği, birbirinin yerini doldurmayan oyuncular ve oyunculuklarla iz bırakan bir yapım oldu benim için. Hiç bitmez gibi geliyordu ama bitti. Öncelikle ben tamamen böyle…devamı6 sezon 190 bölüm izlediğim ve muhtemel izleyeceğim en uzun dizi. İkonik karakterler ve replikler, jenerik müziği, birbirinin yerini doldurmayan oyuncular ve oyunculuklarla iz bırakan bir yapım oldu benim için.
Hiç bitmez gibi geliyordu ama bitti. Öncelikle ben tamamen böyle bir efsane Türk dizisini izlemek için direk daldım diziye sıfır bilgiyle.
İlk 2 sezon cidden birkaç olay dışında hiç komik değildi. 3.sezon burhanın girişiyle sonunda yüzüm güldü. Burhan için başladım hatta onu bekleyene kadar 60 bölüm izledim. Ama Burhan başta bizim bildiğimiz komik karakter değildi pek. O yüzden sezonun sonuna doğru tam karakteri oturdu.
3. Sezon sonunda ikonik selin, şesu ve volkan ayrıldı. Şesuyu sonradan çok özledim. Berbat bir kişi olsa da komik eğlenceliydi tanrıverdi asla yerini dolduramadı. Ayrılması hakkında bir laf bile edilmemesi de seyirciye saygısızlık olarak görüyorum.
Selin de çok ikonikti. Tam bir aptal güzeldi. Güzelliğine kıyafetlerine hayran kaldım. Ama volkana bakması tam bir akıl tutulması.
Volkanı sevmiyorum zaten. Ama Aslı volkan ilişkisi o kadar gerçekçi ki abi kardeş diyalogları.
4. ve 5. Sezonlar en iyisi en zirvesi dizinin. Seçmem gerekirse 5 bir tık daha iyi.
Şahika keşke ne sacit ile ne de volkan ile olsaydı çünkü onlarla beraberken o özünü göremedik. Ofisteki hallerini sevdim ben hep.
Burhan tam bir yıldız. Lafları hareketleri paragöz çıkarcı olması şok. Hemşehrim olur kendisi.
Fatoş keşke tanrıverdisiz çapkın güzel kadın olarak kalsaydı. O baştaki fatoşun özledim ben sonlara doğru.
Cem ve aslının sonlarını sevdim. Aileler arada olmasa hiç ayrılmazdı onlar zaten. İkisi de yetişkin olmayı beceremedileri için ayrıldılar. Cem Baştaki o klas janti halini kaybettiği halleri sevmedin. Yakında o kadar mızmız ana kuzusu kaprisli biri ki şaşırdım. Aslı da ak kaşık değil ama arkadaşları ve ailesinden daha iyisini hak ediyor bence.
Unutuyordum şu kapıcı psikopat da cidden korkunçtu.
İfot özlüyeceğimi sanmazdım ama son sezon sensiz hiç olmadı canım. Volkanın askerlik bahanesi güzel uydu ayrılırken ama ifoya küs yalanı hiç olmadı. İfotsuz bir Tahsin asla olmadı. Keşke ya son sezon olmasaydı yada sezon başında beri olmasalardı. Çünkü az görme fırsatımız oldu ama enişte ile hala da gayet iyi karakterlermiş.
Sezon ortasında Gazanfer Özcan ın vefat etmesi yüzünden diziden ayrılması herkes için aslında final zili olmuş. Bu arada hala rolünü oynayan oyuncu ile Tahsin amcamın da gerçekte evli olması da bana şok oldu. Eşi öldükten sonra diziye girmesi o dünyaya gitmesi çok zor olmuştur.
Çıkan karakterlere üzüldüm gelenlere sevdim böyle bir yolculuk oldu.
Unuttuğum karakterler de vardı en dikkatimi çekenleri yazdım. Bir karakteri tam sevmedim hiçbirini tanımak istemezdim aslında ben. Her bölüm bir karakterin iğrenç tarafını gördük sonra iyi tarafını durumlara göre hallerini. Yani kimse tek renk değildi herkes griydi. Gerçekçilik de burda başlıyor zaten. Saf iyi kötü yoktu.
Ama Burhan cidden çok kötü bir karakterdi komik olmak dışında içinde iyilik yokdu ya. İzlemesi en keyifli olanlar da hep onlar ama Burhan şahika selin şesu.
Dizide en sevmediğim bu karakter bunu yapmaz diyemiyorsun bir bölüm bence karakterine uymayan bir davranış yapıyor. Bir karakter her bölüm her şeyi yapabilir. Karakteri tanıdıkça bunu yapmaz dersin. Komedi olduğu için bu şart belki de ama benim için eksi yöndü. Hiçbirini sevmiyorum ama hepsini özlüyeceğim. Biraz duygulandım.
Söylemek istediğim çok şey var izleyen biriyle oturup dizi hakkında saatlerce konuşmam gerek ama izleyen yok çevremde.
Çok beğendiğim belli aralıklarla tekrar izleyeceğim bir film ve seri. Çünkü kaliteli, bu türde böyle güzel filmler gelir mi daha sanmam. O yüzden abartılıyor zaten hak da ediyor. Görselliği ile aileyle izlenebilecek bir seri olmasıyla, bol macera ve heyecan içermesiyle…devamıÇok beğendiğim belli aralıklarla tekrar izleyeceğim bir film ve seri. Çünkü kaliteli, bu türde böyle güzel filmler gelir mi daha sanmam. O yüzden abartılıyor zaten hak da ediyor. Görselliği ile aileyle izlenebilecek bir seri olmasıyla, bol macera ve heyecan içermesiyle bir numara bence.
Yüzüklerin efendisi serisinden 60 yıl öncesini, Bilbo nun hikayesini anlatıyor. Yapım yılına göre izledim ama ilk bu seri de izlenebilir. Yine bir yolculuk yaptılar bundan sonra savaş sahneleri olacak sanırım dağ da bakalım. Kıymetlimsi tekrar görmeyi sevdim hem korkuyorum ondan hem de üzülüyorum.
Bir de artık hep yapılan farklı ve eşitlikçi olucaz kaygısıyla saçmalamayan son serilerden. Siyahi yada farklı bir Dış görünüşle o dönemde o dünyada var olmayan olmayacak kişileri koymamaları gerçekçiliğini arttırıyor. Dönem yapımları da bundan nefret ediyorum, bütün gerçekçiliğini alıyor. Bu olayı son yıllarda çok yapıyorlar. O dönem ve evrende böyle bir şey yok günümüz için yap bunu oraya dokunmayın işte.